<?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?>
<rss version="2.0">
<channel>
<title>Haberler</title>
<link>http://www.woltran.org</link>
<description></description>
<ttl>1</ttl>
<item>
 <title>Güvenli İnternet Günü ilk defa kutlandı</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img191.imageshack.us/img191/6264/20100223083508guvenliin.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Güvenli İnternet Günü, Türkiye&amp;#8217;de ilk defa kutlandı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Çocuklar ve gençler başta olmak üzere internet kullanan herkese güvenli bir internet ortamı sağlamak için Avrupa Komisyonu &amp;#8220;Güvenli İnternet Programı&amp;#8221; kapsamında INSAFE tarafından 2004 yılında başlatılan &amp;#8220;Güvenli İnternet Günü&amp;#8221;, ilk kez Türkiye&amp;#8217;de gerçekleştirildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
INSAFE tarafından 2004 yılından beri düzenlenen, çocuklar ve gençler başta olmak üzere internet kullanan herkesin internetten gelebilecek tehlikelere karşı bilinçlenmesini amaçlayan &amp;#8220;Güvenli İnternet Günü&amp;#8221;, bu yıl ilk kez Ulaştırma Bakanlığı İnternet Kurulu&amp;#8217;nun düzenlediği organizasyon ile ülkemizde kutlandı. İstanbul Mövenpick Hotel&amp;#8217;de düzenlenen etkinlik, Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı M. Habib Soluk, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Dr. Tayfun Acarer ve İnternet Kurulu Başkan Vekili Serhat Özeren&amp;#8217;in açılış konuşmalarıyla başladı. Turkcell, Türk Telekom ve Mynet&amp;#8217;in sponsorluğuyla gerçekleşen etkinlikte, çocukların eğlenirken, güvenli internet kullanımı konusunda bilgi edinmesini amaçlayan &amp;#8220;Güvenli Çocuk Web Sitesi&amp;#8221; de 8 yaşındaki ilköğretim öğrencisi Berrak Berber ve Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı M. Habib Soluk tarafından resmen açıldı ve sonrasında da BTK Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı İnternet Daire Başkanı Osman N. Şen, Güvenli Çocuk Web Sitesi hakkında bilgiler verdi. Etkinliğe yabancı konuk olarak katılan INSAFE Koordinatörü Janice Richardson ve Uluslararası Telekomünikasyon Birliği Bilgi İletişim Teknolojileri Uygulamaları ve Sibergüvenlik Bölüm Başkanı Souheil Marine dünyada güvenli internet uygulamaları konusunda konuşma yaptı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;#8220;Ailemizin Afacan Çocuğu: İnternet&amp;#8221;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Etkinlik kapsamında düzenlenen ve Gazeteci ve Televizyon Programcısı Tayfun Talipoğlu tarafından yönetilen &amp;#8220;Ailemizin Afacan Çocuğu: İnternet&amp;#8221;  konulu panelde, INSAFE Koordinatörü Janice Richardson,  Anadolu Üniversitesi BÖTE Bölüm Başkanı Prof. Dr. H. Ferhan Odabaşı, Amatem Klinik Şefi Doç. Dr. Nesrin Dilbaz, Bilgi Üniversitesi Bilişim Teknolojileri Hukuku Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Leyle Keser Berber ve BTK-TİB İnternet Daire Başkanlığı İletişim Uzmanı Mehmet Sarı,  internet çocuk ve aile etkileşimini tartıştı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
BTK Üyesi Dr. Turgut Ayhan Beydoğan&amp;#8217;ın yönettiği &amp;#8220;Kimliğinizi ve Kişiliğinizi Koruyun&amp;#8221; konulu bir panele de ev sahipliği yapan &amp;#8220;Güvenli İnternet Günü&amp;#8221;, Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Koray Öztürkler&amp;#8217;in &amp;#8220;Mobil İnternetin Güvenli Kullanımı&amp;#8221; konulu sunumuyla devam etti. Etkinlikte son olarak Türk Telekom Bilgi Güvenliği Grup Müdürü Mustafa Koç, &amp;#8220;Güvenli İnternet Uygulamaları&amp;#8221; konusununda bir konuşma yaptı.&lt;br /&gt;
 &lt;br /&gt;
&amp;#8220;Ailelerin İnternet Algıları ve Eğilimleri&amp;#8221; Araştırması&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;#8220;Güvenli İnternet Günü&amp;#8221; etkinliği çerçevesinde DOR Araştırma tarafından 6-17 yaş aralığında İnternet kullanıcısı çocuğu olan 10.992 ebeveyn ve 12-17 yaş aralığındaki 2.816 çocuk üzerinde gerçekleştirilen &amp;#8220;Ailelerin İnternet Algıları ve Eğilimleri&amp;#8221; araştırmasının sonuçları da kamuoyuyla paylaşıldı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Güvenli İnternet Günü&amp;#8217;ne özel olarak hazırlanan ve bir çocuğun bir günlük internet macerasını anlatan tanıtım filmi de etkinlik kapsamında gösterildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
www.gig.org.tr, www.guvenliweb.org.tr, www.guvenlicocuk.org.tr&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4279</link>
 <pubDate>Tue, 23 Feb 2010 22:42:59 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Yanlış virüs alarmını aza indiren çözüm</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img132.imageshack.us/img132/7200/adsz4b6a81043847ethumb2.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;strong&gt;Kaspersky Lab&amp;#8217;in yenilikçi patenti, ABD Patent bürosu tarafından 7 640 589 numarasıyla kayıt edildi. Patentli sistem, otomatik olarak antivirüs veri tabanında yanlış alarma yol açan hataları düzeltiyor. Bu hataları kontrol listeleriyle karşılaştırarak programlardaki bilgi, URL adresleri veya kullanıcının bilgisayarında fark edilen diğer unsurları doğrudan anti virüs sağlayıcısına iletiliyor.  Herhangi bir uyuşmazlık varsa sistem nesnenin tehlike durumunu hesaplıyor. Çeşitli kriterlere göre yapılan hesaplama sonunda, programın güvenli olduğu ortaya çıkarsa anti virüs veri tabanındaki gerekli düzeltmeler anında yapılıyor. Kaspersky Lab&amp;#8217;in patentli sisteminin diğer bir artısı ise yanlış alarmı aza indirirken, kötü niyetli program algılama hassasiyetini etkilememesi...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kullanıcılar için güvenli adresler listesinin sürekli güncellenmesi çok önemli bir unsur. Bu yüzden, söz konusu sistem; içinde tehlikeli program olup olmadığını kontrol etmek için güvenli adresler listesini de otomatik olarak güncelliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Patent uygulamasının sahipleri olan Yuri Mashevsky, Yuri Namestnikov, Nikolay Denishchenko, Pavel Zelensky, Igor Chekunov ve Andrey Efremov Kaspersky Lab&amp;#8217;de uzman olarak görev yapıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kaspersky Lab uzmanlarının geliştirdiği inovatif  teknoloji yazılım programlarının bununla sınırlı olmadığı, şirket uzmanları tarafından bilgi güvenliği alanına yönelik olarak geliştirilmiş 50&amp;#8217;yi aşkın inovatif patentin Amerika, Rusya, Çin ve Avrupa&amp;#8217;da ilgili kurumlardan onay için beklemekte olduğu belirtiliyor.  &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4278</link>
 <pubDate>Thu, 04 Feb 2010 12:21:27 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>PlayStation 3: Hack yöntemi herkese açıldı</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img33.imageshack.us/img33/4846/20090908165923.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;strong&gt;Geohot takma adlı George Hotz, PlayStation 3 için geliştirdiği hack yöntemini yayımladı. Yalnız programın çalıştırılması için yine de donanım manipülasyonu gerekiyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hack yöntemi PS3 anakartının belli bir bölümüne yapılan lehim bağlantısı ve ufak bir Linux programından oluşuyor. Bu, hack yönteminin güncel PS3-Slim modellerinde işe yaramadığı anlamına gelebilir; zira Sony, Slim modellerinden Linux desteğini kaldırdı. Hotz hackleme sırasında hangi konsol tipini kullandığını açıklamadı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Buna ek olarak hack yönteminin sadece eski PlayStation firmware sürümlerinde çalıştığı da ortaya çıktı. Hotz web günlüğünde konsolun belleğine veri erişimi sağlamak için 2.4.2 nolu firmware ile çalıştığını açıkladı. Lakin hacker, saldırının sonra çıkan sürümlerde de işe yaraması gerektiğini belirtiyor. Güncel PS3 firmware sürümü 3.15.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bunları dışında Hotz blog girdisinde hack yönteminin yazılım korsanlığı için kullanılmaması gerektiğini belirtti. Açık kapının sadece konsolda &quot;daha anlamlı&quot; bir şeyler başarmaya yönelik araştırma girişimleri için düşünüldüğünü ekledi.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4277</link>
 <pubDate>Thu, 28 Jan 2010 11:01:25 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Internet Explorer'da daha çok hata</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img4.imageshack.us/img4/9068/44b5eb31b3c7eethumb250.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;strong&gt;Kılı kırk yaran güvenlik şirketleri microsoft'a kabus yaşatmaya devam ediyor. tüm uyarılara rağmen iki yıldır kapatılmayan bir hata tüm sistemleri tehdit ediyor&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Core Security Technologies şirketinden Jorge Luis Alvarez Medina'nın yaptığı açıklamaya göre Internet Explorer tarayıcısı içinde, kötü niyetli kişilerin kullanıcının bilgisayarına girip dosyaları görüntüleyebilmesine olanak veren bir hata keşfedildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hatanın keşfedilmesi yeni değil, Medina, iki yıl önce de aynı hatayı Microsoft'a rapor ettiklerini, Microsoft'un hatayı yamamak için bazı önlemler aldığını fakat bu güvenlik açığının hala tarayıcıda bulunduğunu belirtti. Medina, 3 Şubat'ta gerçekleşecek Black Hat hacker toplantısında durumun tartışılacağını sözlerine ekledi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Medina'nın açıklamasına göre bu hata tüm Windows sürümlerinde, NT'den 7'ye kadar ve tüm Internet Explorer sürümlerinde bulunmakta. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4276</link>
 <pubDate>Tue, 26 Jan 2010 17:12:11 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Sanal arkadaşlıkta yeni boyut</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img714.imageshack.us/img714/7918/20100122011748mansetic2.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Artık eşleşme yapılırken DNA uyumuna bakılıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
“Scientific Match” adlı internet sitesi, DNA eşleştirmeleri yaparak, sağlıklı çocuklar dünyaya getirecek çiftleri bir araya getiriyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sitenin kurucusu Eric Holzle, yapılan DNA testiyle seks hayatında son derece uyumlu ve birbirlerini aldatma olasılığı düşük olan çiftleri de buluşturduklarını belirtti. Eski bir mühendis olan Holzle, “DNA eşleştirme sistemi, size en uygun geni bularak, bağışıklık sistemi güçlü çocuklar dünyaya getirmenizi sağlıyor” dedi. ABD ve Avrupa’da birçok siteye de DNA eşleştirme servisi veren Scientific Match’e ömür boyu üyeliğin bedeli 1940 dolar.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4275</link>
 <pubDate>Mon, 25 Jan 2010 01:28:56 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Firefox 3.7 şaşırtacak!</title>
 <description>&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img31.imageshack.us/img31/5051/20091126130729.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Mozilla Firefox gelişim sürecinde beklenmedik bir değişiklik yaparak, Firefox 3.7'yi takviminden çıkartma kararı aldı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yıllık büyük güncellemeler ve sürüm yükseltmeler yerine otomatik güncellemeler ile Firefox 3.7'de yer alması planlanan özellikler, parça parça sunulacak. Böylece FF 3.7'nin bir önemi kalmıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
4 ila 6 haftalık sürelerle yapılacak düzenli güvenlik güncellemeleri, Mozilla Firefox direktörü Mike Beltzner'e göre daha büyük önem taşıyacak. Böylece Mozilla'ın geçen yıl yaptığı Firefox 3.6 ve 3.7 açıklaması da geçersiz hale geliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Esas büyük değişimi getirecek olan ana sürüm Firefox 4.0 planlarında bir değişiklik yok. Mozilla'nın 3.7 ile ilgili fikrini değiştirmesinin sebebi ise Firefox 3.6'nın yaşadığı süreç oldu. Şu anda Firefox 3.6 RC yani Release Candidate sürümüyle indirilip denenebiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&quot;Yeni sürüm hazırlama takvimizi nelerin kötü etkilediğini öğrendik ve bu sayede gelecek sürümleri hazırlarken bu tecrübelerimizden faydalanabileceğiz&quot; diyen Beltzner, yei güncellemen kod adını Lorentz koyduklarını da açıkladı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Electrolysis projesinde hedeflenen amaçları yerine getirmek isteyen Firefox geliştiricileri, öncelikle eklentileri, tarayıcının kendi kodlarından ayıracak. Ayrıca tek bir sekme çöktüğü zaman bütün internet tarayıcının çökmesi de engellenecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu yalıtılmış sekmeler özelliği Google'ın Chrome internet tarayıcısında halihazırda var. Chrome'un en büyük avantajlarından birisini oluşturan bu özellik Firefox ve diğer tarayıcılar tarafından da uzun vadede standart bir hal alacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Mozilla'nın tarayıcıdan yalıatacağı ilk eklendi Adobe Flash olacak. Adobe Flash çökmeleri, Firefox'un çökmesine sebep olmayacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Beltzner'ın açıklaması da Adobe Flash çökmelerinin, Firefox çökmelerinde en büyük paya sahip olduğu yönünde. Sadece bu eklentinin yalıtılması bile Firefox kullanıcılarını rahatlatacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu değişiklik eklenti uyumluluğunu etkileyemeyecek. Yani kullanıcılar ek bir sıkıntı yaşamayacak. Mozilla da bu tür özellikleri yeni sürüm için bekletmeme kararı almış durumda. Windows Vista ve Windows 7 için tasarlanan yeni arayüzün de denemeleri sürüyor, bu özellik de böylece kullanıcılar tarafından erkenden test edilebilecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Firefox'a gelecek olan özellikler, bunlarla sınırlı değil. Eklenecek diğer özellikler için Firefox 3.7'nin özelliklerine bakabilirsiniz.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4272</link>
 <pubDate>Mon, 18 Jan 2010 14:09:11 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>2016'dan gelen mesajlar!</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img189.imageshack.us/img189/6733/20100106180531.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;2000 yılına girerken tüm dünyada kargaşaya yol açması beklenen tarih krizi çok ucuz atlatılmıştı. Fakat görünüşe göre tarihle ilgili sorunlar tam olarak geçmiş değil. Geçenlerde Avustralya'nın kredi kartı sistemi bir tarih krizine daha şahit oldu. Ödeme noktasındaki cihazlar 2010 tarihini doğru tanımlayamadıkları için kullanılan kredi kartlarının tarihlerini 2016 olarak görmeye başladılar. Bunun sonucu olarak da kredi kartlarının tümü son kullanım tarihi geçmiş olarak algıladı ve işlemlere izin vermedi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Aynı sorun şimdi de bazı Windows Mobile işletim sistemine sahip cep telefonlarında karşımıza çıkmaya başladı. Özellikle Windows Mobile 6.1 ve 6.5 sürümlerini kullanan cep telefonlarına yıl başından beri gelen tüm SMS'ler 2016 yılında gönderilmiş gibi görünüyor. Microsoft da bu durumu doğruladı ve sorunun farkında olduklarını söyledi. Microsoft'tan bir yetkili şu anda çok yaygın şikayetler ile karşılaşmadıklarını fakat yine de üreticiler ve yazılım ekibi ile birlikte konuyu araştırdıklarını, en kısa zamanda da çözüme ulaşacaklarını söyledi.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4269</link>
 <pubDate>Thu, 07 Jan 2010 11:43:39 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>GSM şifreleme algoritması kırıldı</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img706.imageshack.us/img706/5117/gsmhackcode300x175.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;Günümüzde dünya genelinde büyük miktarda telefon konuşmasını sırtlayan 3.5 milyar GSM bağlantısının yirmi bir senelik 64-bitlik şifreleme algorimasıyla korunduğunu biliyor muydunuz? &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bilmeliydiniz, A5/1 gizlilik algoritması olarak adlandırılan bu koruma yöntemi 1988 yılında oluşturulmuştu. Alman bilgisayar mühendisi Karsten Nohl bu algoritmayı çözmeyi başardı ve çalışmalarını kod kırma meraklıları ve kötü niyetli olmadığını düşündüğü kişiler için yayınladı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Karsten ve ekibi ikili kodları basit bir şifre deneme (brute force) yöntemiyle elde etmişler, şifreyiş tahmin etmek için rastgele dizinlerden oluşan sayıları kullanmışlar. 2007&amp;#8242;den beri 128-bit&amp;#8217;lik A5/3 anahtarını öneren ancak operatörlerden çok az talep gönderen GSM Association Nohl&amp;#8217;un denemeleri hakkında GSM operatörlerine sitemde bulunmuş ve bir an önce mevcut kodlarını güncelleyerek şebekelerini tekrar güvence altına almalarını istemiş. 64-bit&amp;#8217;lik bir kod kırıldıysa, modifiye edilen bir 64-bitlik kod da nihayetinde kırılabilir. Bu arada önemli olan bir nokta da sadece koda sahip olmak telefon dinlemeleri için yeterli olmuyor, korsanın aralıksız ve büyük miktarda sayısal haberleşme yığınıyla da uğraşması gerekiyor. Ancak Karsten&amp;#8217;in belirttiğine göre telefon dinleme yazılımları açık kaynak kodla uğraşan çevreler aracılığıyla çoktan elde edilebilir hâle geldi. Siz en iyisi önemli ve gizli meselelerinizi yüz yüze konuşmayı tercih edin&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4268</link>
 <pubDate>Wed, 30 Dec 2009 20:47:06 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Facebook'a e-posta ile bilgi gönderme özelliği başlıyor</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img63.imageshack.us/img63/4408/20091218121100.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;Eğer bir Facebook kullanıcısı iseniz büyük ihtimalle siz de her gün e-postanızın gelen kutusunda sayısız durum değişikliği ve benzer konuda mesaj alıyorsunuzdur. Bunlar şu ana kadar sadece sizi bilgilendirmek için kullanılıyor ama yakın zamanda bu durum değişecek. Size gelen bu e-postaları yanıtlayarak siteye bilgi aktarabileceksiniz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bunun ilk adımı olarak Facebook, size gelen arkadaşlarınızın durum güncellemelerine e-posta ile yorum yapma özelliğini etkinleştirecek. Şu anda sadece kısıtlı sayıda kullanıcıya açılan ve halen test sürecinde olan bu uygulama ile arkadaşlarınızın durum mesajlarına aldığınız e-postaları sadece yanıtlamanız ve yorumunuzu yazmanız yeterli olacak. Gönderilen e-posta Facebook sunucuları tarafından açılacak ve ilgili durum mesajının altına sizin adınızla yorum olarak eklenebilecek.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4267</link>
 <pubDate>Sat, 19 Dec 2009 12:37:40 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>İnternet bankacılığında yeni dönem</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img101.imageshack.us/img101/7876/372658981250.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;Bireysel İnternet Bankacılığında ''Tek Kullanımlık Şifre'' uygulamasının 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren başlayacağı bildirildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Alınan bilgilere göre, bankalar yaklaşan yeni yıl öncesi şubelerinde hesapları bulunan ve internet bankacılığını kullanan müşterilerine e-posta göndererek, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) Bankalarda Bilgi Sistemleri Yönteminde Esas Alınacak İlkelere İlişkin Tebliği uyarınca, 1 Ocak 2010 tarihi itibariyle Bireysel İnternet Bankacılığına giriş için SMS ile tek kullanımlık şifrenin zorunlu hale geleceği belirtildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu tarihten itibaren Türkiye'deki tüm bankaları kapsayan uygulama ile hesap sahiplerinden müşteri numarası, parola ve şifre bilgilerine ek olarak ''tek kullanımlık şifreleri''ni girmeleri de isteneceği kaydedildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yeni uygulamada müşterinin internet şubesine girmek istediğinde bankanın kendisine kısa mesaj aracılığıyla ''Tek Kullanımlık Şifre''yi göndereceği vurgulandı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Gönderilen uyarılarda, internet şubesi kullananların işlerinin aksamaması için 1 Ocak 2010 tarihine kadar kayıtlı ve güncel bir cep telefonu numarasını ilgili bankalara teyit ettirmeleri veya bildirmeleri istendi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Uygulama ile İnternet Bankacılığı'na girişlerin daha güvenli hale geleceği ve müşterilerin artık şifrelerini hatırlamalarına gerek kalmayacağı kaydedildi.&lt;br /&gt;
&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4266</link>
 <pubDate>Sun, 13 Dec 2009 16:04:40 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Windows Live Messenger 2010 ortaya çıktı</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img62.imageshack.us/img62/9904/20091210230706.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;Microsoft'un bir sonraki Windows Live dalgasına dair ilk görüntüler ortaya çıktı. Windows Live setinin (Live Temel Parçalar) en çok merak edilen parçası Windows Live Messenger 2010'un ilk betasına ait ilk resimler Neowin.net portalında ortaya çıktı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2010'da çıkması planlanan Windows Live Wave 4'ün özellikle sosyal ağlarla etkileşime ağırlık vereceği belli oluyor. Zira Live Messenger 2010'un arabiriminde temel değişiklikler söz konusu ve bu değişikliklerden biri de pencereye eklenmiş yeni &quot;Social Stream&quot; (sosyal akış) bölümü. Burada kişi listenizde bulunup Twitter, Facebook ve web günlüğü girdilerini güncelleyen arkadaşlarınızı takip etmeniz mümkün.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ayrıca birçok Messenger hayranının ek programlara başvurarak elde ettiği bir özellik de artık varsayılan olarak sunuluyor: Sekmeli sohbet. Bu özellik sayesinde tek bir pencerede tüm konuşmalarınız sekmeler halinde gösteriliyor. Live setinin bir diğer bileşeni Live Writer'ın da bir ekran görüntüsü ortaya çıktı. Microsoft yeni beta sürümde Office'ten bilinen Ribbon arabirimine başvurmuş.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Wave 4'ün halka açık beta sürümünün 2010'un ilk çeyreğinde yayımlanması bekleniyor.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4265</link>
 <pubDate>Fri, 11 Dec 2009 22:21:23 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Windows'un sahtesine dikkat!</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img215.imageshack.us/img215/4583/20091023115542.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;Korsan yazılımları sahte ambalajlarla pazara sunan organize suç örgütleri nedeniyle tüketiciler mağdur oluyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Taklit ambalajlar içinde kurulum CD'si olmayan, el kitapçığı fotokopileri ve hatalı etiketlerle satılan sahte ve ikinci el Windows paketleri, kullanıcıları ciddi sorunlarla baş başa bırakıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sahte Windows kullanıcıları çeşitli tehditlere karşı savunmasız kalırken, yetkililere göre bu tür sahte ürünleri satanlar, dolandırıcılık ve telif haklarını ihlal suçlarını işliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Son aylarda sahte veya kullanılmış 2. el Windows işletim sistemi ürünlerinin pazarda dolaştığını tespit eden yetkililer, gerekli uyarılar üzerine harekete geçerek bu ürünleri satanlar veya aracı olanlar hakkında yasal süreci başlattılar. Taklit ambalajlar içinde kurulum CD'si dahi olmayan bu yazılımların, çok düşük bir fiyatla pazarlandığı için büyük bir pazar oluşturduğuna dikkat çeken uzmanlara göre bu kara ekonomi ağırlıkla organize suç örgütlerini besliyor. Her yıl yaklaşık 9,5 milyar dolarlık Ar-Ge yatırımı ile yenilikçi yazılımlar geliştiren Microsoft, dünya çapında tüketicileri sahte yazılımların neden olduğu sorunlar konusunda bilgilendirirken, yerel kamu otoritelerini sahte yazılımın ekonomiye verdiği zararlar hakkında aydınlatıcı çalışmalar yapıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sahte ürün paketlerinde kılavuz olarak sadece kitapçıkların renkli fotokopileri yer alıyor. Ürün CD'lerinin üzerindeki lisans etiketlerinde yazılı olması gereken yerde ise işletim sisteminin tam adı yerinde sadece basit bir Windows ibaresi bulunuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Microsoft Telif Hakları Müdür Elçim Barkay, bu tür girişimlerle kayıt dışı ekonominin desteklendiğine dikkat çekerek özellikle tüketicilerin bundan büyük zarar gördüğünü söyledi: Barkay, konu hakkında şu yorumda bulundu:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&quot;Bugün güvenlik kuvvetlerimizin durumun bilincinde olduklarını görüyor, korsan yazılıma karşı aktif mücadelelerini saygıyla izliyoruz. Sahte yazılımları düşük bayi fiyatlarıyla kötü ambalajlarda pazarlayanlar, bir haksız rekabet unsuru olarak dürüst bilgisayar firmalarının ticaretini de olumsuz etkiliyor. Sahte lisans ile ikinci el lisans etiketlerinin (COA) son kullanıcıya satışı ve son kullanıcının bu şekilde hile ile kandırılması ve güveninin kötüye kullanılması sadece telif haklarına aykırılık suçuna yol açmakla kalmıyor, aynı zamanda Türk Ceza Kanunu'nda yer alan dolandırıcılık suçunu da oluşturuyor. Dolandırıcılık bir kamu suçu olup cezası 7 yıla kadar hapistir. Sanıklara hem dolandırıcılık, hem de telif hakları ihlali durumunda verilebilecek ceza ise 12 yıla kadar hapistir. Bilerek veya bilmeyerek sahte Windows satın alıp kullananları ise çok ciddi güvenlik riskleri bekliyor. Yapılan araştırmalara göre sahte yazılımlarla birlikte birçok casus yazılım ve virüs makinelere bulaşarak bilgisayarları kullanılmaz hale getirirken, güncellemeleri yapılamayan bilgisayarlar bir süre sonra İnternet atakları karşısında ciddi anlamda savunmasız kalıyor&quot;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Korsan yazılımlar nedeniyle kurumsal bilgileriniz hasar görmesin&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Dünya çapında giderek artan güvenlik risklerinin korsan yazılımla ilişkisi daha net olarak ortaya çıkıyor. Harrison Group Inc. tarafından yapılan bir araştırma, kurumların kullandığı lisanssız ve yasadışı yazılımların % 43'ü bilgisayarların 24 saat veya daha fazla devre dışı kalmasına yol açan kritik hatalara neden olduğu gibi, bu tür yazılımların % 73'ü nedeniyle kurumsal bilgilerin ya hasar gördüğü veya tamamen kaybolduğu anlaşıldı. Dahası birçok insan farkında olmadan parasını ödeyerek satın aldıkları bu tür yazılımları gerçek anlamda kullanamıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Fikri mülkiyet hakları ve korsan yazılıma karşı çeşitli yollardan mücadelesini sürdüren Microsoft Türkiye, sahte yazılım kullanımı ile bireysel, kurumsal ve kamu düzeyinde ortaya çıkması olası hasarlar konusunda ilgilileri ve yetkilileri uyarıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sahte yazılım dağıtanlar ile verilen mücadelenin büyüklüğüne rağmen Türkiye'de yazılımların yasadışı kullanım oranı dünya ortalamasının iki katında gerçekleştiğini ifade eden IDC Türkiye Ülke Müdürü Nevin Çizmecioğulları konuyla ilgili olarak şu açıklamada bulundu:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&quot;IDC'nin bu konuda hazırlamış olduğu rapora göre dünyada korsan yazılım kullanımı % 35'ler seviyesindeyken, Türkiye'de yasadışı kullanım oranı % 65'leri buluyor. 2008 yılı raporumuzda göre Türkiye'deki mevcut korsan yazılım kullanım oranını sadece % 10 düşürmekle ekonomiye önemli katma değerler sağlamak mümkün görünüyor. IDC raporuna göre korsan yazılım oranının % 10 azaltılmasıyla 36.000 kişiye istihdam yaratılabilir ve toplam vergi gelirlerinde 80 milyon ABD Doları artış elde edilebilir.&quot;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Tüketiciler için Sahte Yazılım Bildirimi İrtibat Telefonu : 444MSTR&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4264</link>
 <pubDate>Thu, 10 Dec 2009 20:01:05 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Facebook'a &quot;Panik tuşu&quot; geliyor</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img192.imageshack.us/img192/7818/20091208115733.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;Facebook ve diğer sosyal ağlar da çocukların online güvenliği için gereken adımları atmayı değerlendiriyor. Panik tuşu denilen bir özellik ile, çocuklar uygun olmayan içerikle karşılaştıkları zaman site yöneticilerini uyarabilecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Facebook bu girişimi değerlendirirken, diğer şirketler harekete geçti. Sunday Times'ın haberine göre bu karara 140 kadar İngiliz şirketi imza attı. Çocukları internetteki tehlikelerden koruma amaçlı gönüllü karar yakında devlet desteği ile uygulamaya girecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu insiyatif kapsamında, sitelerin güvenli arama imkanı sunması gerekiyor. Ailelerin çocuklarının zararlı içeriğe erişimini kısıtlayabileceği araçlar bir zorunluluk. İngiliz hükümeti de ailelere, öğretmenlere ve çocuklara yönelik, ulusal bir reklam kampanyası yapacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu girişim, İngiliz hükümetinin fakir aileler için 270.000 PC satın aldığı program ile bağlantılı. Alınan bu bilgisayarlara istenilen yazılımlar kurulabilecek ve önceden yüklü internet tarayıcılarda da bu panik tuşu özelliği sunulabilecek.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4263</link>
 <pubDate>Tue, 08 Dec 2009 13:01:44 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Ölümün şifresi!</title>
 <description>&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img402.imageshack.us/img402/796/20091207095735dna.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ölümün şifresi 'telomer'de gizli...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Neden ölüyoruz?&amp;#8217; sorusuna cevap bulmaya çalışan çok sayıda bilimci ve araştırma merkezi var.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu sorunun yanıtı onlara göre en azından şimdilik kromozomlarda gizli. Kısacası, &amp;#8216;Ölümsüzlüğün ya da ölümün şifresi&amp;#8217; büyük bir olasılıkla kromozomların uçlarında bulunan ve hücrelerin çoğalma kapasitelerini belirleyen &amp;#8216;telomer&amp;#8217; adı verilen alanda saklı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Vücudumuz milyarlarca hücreden oluşuyor. Hücrelerimizin ortak veya farklı özellikleri var. Özellikleri aynı olan hücreler bir araya gelerek doku ve organları oluşturuyor. Hücreleri yöneten talimatlar ise &amp;#8220;DNA&amp;#8221; denilen yapının içindeki şifrelerde muhafaza ediliyor. Hücrelerimizi, yani bizi işte bu şifreler yönetiyor. Bu şifrelerin verdiği kararlarla yiyor, içiyor, düşünüyor, seviniyor, üzülüp ağlıyor ya da mutlu oluyoruz. Yine bu şifrelerin verdiği kararlarla acıkıp doyuyor, susuyor, sevişiyoruz. Kısacası her şey DNA&amp;#8217;mızdaki o şifrelerde gizli.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
DNA: KARAR VERİCİ&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
DNA denilen bu &amp;#8220;büyük karar verici&amp;#8221; gücün yapısı bir merdivene benziyor. Bu merdivenin basamakları Adenin, Timin, Cytosin ve Guanin adı verilen kimyasallardan oluşuyor. Yalnızda dört kelimeden oluşan bu dünyanın en basit ama en büyük, en güçlü ve en karmaşık merdiveni bize, bedenimize her gün yüzlerce, binlerce talimat veriyor. Bu talimatlardaki bir hata bazen daha siz doğmadan hayatınıza ciddi darbeler indirebiliyor. Ya da bu talimatların içine gizlenmiş küçük hatacıklar ileri yaşlarda kan basıncınızı, kan şekerinizi, kan kolesterolünüzü yükseltiyor, kalp krizi, felç geçirmenize sebep olabiliyor. Ayrıca DNA&amp;#8217;nızın bütünlüğünün korunması doğumdan ölüme kadar zorunlu olan bir süreç. Onda meydana gelebilecek en ufak herhangi bir hasar bağışıklık sisteminizin çökmesine, alerjik problemlere yol açabiliyor, kanserle sonuçlanabiliyor. Özetle DNA&amp;#8217;mız çok ama çok önemli.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
TELOMER NEYİN NESİ&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Genetik kodlarımızın yer aldığı DNA&amp;#8217;nın içine sıkıştırıldığı biyolojik materyallere ise kromozom deniyor. Her bir DNA bir kromozomun içine sıkıştırılıyor. Her hücrede aynı sayıda, yani 46 kromozom var. Kromozomları bugün basit tetkiklerle bile gözlemek, resimlemek ve onlarda meydana gelen kırılmaları, kopmaları belirlemek mümkün olabiliyor. Kromozomların en uç kısımları ise &amp;#8220;telomer&amp;#8221; adını alıyor. Son zamanlarda yapılan birçok çalışmada bilimciler hayatımızın süresini belirleyen temel karar vericinin işte bu telomer isimli yapıyla alakalı olabileceğini ortaya koydu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Aslında daha altmışlı yıllarda Amerikalı bir araştırmacı Leonard Hayflick hücresel yaşlanmanın temel belirleyicisinin telomer olabileceğini ileri süren bir görüş ortaya atmıştı. Anatomist Hayflick araştırmaları sonucunda &amp;#8220;biyolojik yaşlanmanın temel karar vericisinin kromozomların ucundaki telomer isimli bölümler&amp;#8221; olduğunu ileri sürmüştü. Bu yıl Nobel ödülünü alan araştırmacının çalıştığı alan ve ona ödül kazandıran alan da telomerle ilgili.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu yılın tıp Nobel&amp;#8217;ini kazanan Dr. Elizabeth Blackburn yaptığı çalışmalarla DNA&amp;#8217;nın işte bu en gizemli bölümünün telomerlerin yapısını aydınlatan önemli bulgulara ulaştı. Dr. Blackburn ve arkadaşlarının yaptığı çalışmalar telomer yapısının bütünlüğünü korumaya yarayan &amp;#8220;telomeraz&amp;#8221; maddesinin gençlik iksiri olabileceği ya da kanserle mücadelede önemli bir unsur olarak kullanılabileceği yönündeki düşünceleri iyice güçlendirdi. Nedeni şu:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
TELOMERAZ&amp;#8217;IN ÖNEMİ&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kromozomların ucundaki telomer bölümünün uzunluğu hücrelerin yaşını gösteriyor. En azından teorik olarak böyle kabul ediliyor. Hücre bölündükçe telomer bölümü kısalıyor. Örneğin yeni doğan bir bebekte telomerler oldukça uzunken, 60-70 yaşındaki birinde telomerlerin boyu çok ama çok kısa bulunuyor. Telomerler tamamen ortadan kalktığında durum iyice tatsızlaşıyor. Çünkü bu telomerler ayakkabı bağınızın ucundaki plastik kaplamalar gibi bir şey. Nasıl ki o plastik bölüm kaybolunca bağınızın ucu püsküllenip bütünlüğü bozuluyorsa, telomeri ortadan kalkmış kromozom da aynı duruma düşüyor. Teoriye göre her hücrenin kaç defa bölündükten sonra telomerinin kısalıp kaybolacağı, yani hücrenin kendi kendine ölümü ne zaman gerçekleştireceği aslında genetik hafızasında yazılı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kısacası telomerlerin kısalmasını önleyen telomeraz isimli enzime hükmetmek demek, gençlik iksirini de bulmak anlamına geliyor. Yani bu telomer enzimi fevkalade önemli. Yalnız uzun yaşamak adına değil, &amp;#8220;ölümsüz ve sonsuz çoğalma yeteneğine sahip bir hücre&amp;#8221; anlamına gelen kanser problemine çözmek söz konusu olduğunda da durum aynı. Kısacası telomeraz konusu çok ama çok önemli.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
ÖMÜR MÜ KANSER Mİ&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kanser hücrelerinin kontrol edilemeyecek bir süratle çoğalmasına dur diyebilecek yollardan birinin bu enzimin aktivitesini baskılamak olduğunu düşünenler var. Onlar bu yönde atılabilecek olumlu bir adımın kansere çare bile olabileceği düşüncesindeler. Telomeraz aktivitesini engelleyen &amp;#8211;ve böylelikle kanser hücresinin sonsuza kadar bölünebilme yeteneğini kontrol altına alan- ilaç ve aşılar da tartışılıyor. Kısacası telomer konusu çok ama çok önemli. Ömrü uzatmanın da, kanserle mücadeleyi daha başarılı bir zemine çekmenin de anahtarı telomerler ve telomeraz enzimi olabilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Stress telomer törpüsü&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Leonard Hayflick kırk yıl önce yaptığı araştırmalar sonucu geliştirdiği teorisinde &amp;#8220;hücresel yaşlanmanın telomerlerin kısalmasıyla ilgili bir süreç olduğunu&amp;#8221; ileri sürdü. Daha sonra yapılan birçok araştırmada bu gözlemi doğrulayan bulgulara ulaşıldı. &amp;#8220;Neden yaşlanıyoruz?&amp;#8221; sorusunun yanıtı muhtemelen telomerlerde gizli. Mesela stresin başlı başına bir &amp;#8220;telomer törpüsü&amp;#8221; olduğunu gösteren bulgular var. Stresin telomerazı baskıladığı ve telomerlerin kısalmasını hızlandırdığı, yani daha hızlı yaşlandırdığı anlaşılıyor. Dr. Leonard Hayflick göre insan ömrünün ulaşabileceği maksimum süre 125 yılı geçmiyor. Günümüz bilimcileri de hücrelerin &amp;#8220;kendi yaşamını sona erdirme&amp;#8221; özelliklerine yürekten inanıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İyi yaşlanmanın şifreleri&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ne süre ile yaşayacağımız yalnız genetik mirasımız tarafından belirlenmiyor. Bu mirasın nasıl yönetildiği de önemli. Sağlık kontrollerini düzenli yaptıran, sağlık sorunlarını çözmede geç kalmayan, beslenmede, uykuda, stres yönetiminde ve bedensel aktivitesinde dikkatli davranıp ciddi hatalar yapmayan, eğitim düzeyi iyi kişilerin ömrü daha uzun oluyor. Yaşanılan çevre de önemli. Temiz bir çevrede yaşamak ömrü uzatıyor. Güçlü dostluk ve arkadaşlık bağlarına sahip olmak ise son derece etkili bir özellik. Ayrıca sağlam ve sıcak aile ilişkileri de fevkalade önemli sayılıyor. İnançlı olmak, inanç zenginliği ve gücüne sahip olmak değeri son yıllarda çok daha iyi anlaşılan bir &amp;#8220;ömür uzatıcı faktör&amp;#8221; olarak ortaya çıktı. Aidiyet duygularının sağlamlığı, hoşgörüyü, affediciliği, sevmeyi, merhamet etmeyi, paylaşmayı, bölüşmeyi, gerektiğinde kabullenmeyi, &amp;#8220;bu da geçer&amp;#8221; diyebilmeyi kolaylaştırıyor. Yani uzun ömrün sırrı sadece yaban mersini, brokoli ya da üzüm çekirdeğinin içine sıkıştırılmış değildir.&lt;br /&gt;
&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4262</link>
 <pubDate>Mon, 07 Dec 2009 22:42:13 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Dünyanın en hızlı RAM'leri</title>
 <description>&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Overclock ve performans tutkunları için son derece kısıtlı sayıda satışa sunulacak bellekler...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Corsair yeni Dominator GTX 2250MHz Kit belleği duyurdu. Dünyanın en hızlı belleği olarak duyurduğu yeni RAM'ler overclock ve performans tutkunlarına hitap ediyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Intel'in X58 ve P55 platformları için tasarlanan bu kit 1DIMM (X58 ve P55) veya 2 DIMM (P55) konfigürasyonlarda 2250MHz frekansa kadar destekliyor. Belleğin hızı 1.65V güçte 8-8-8-24 olarak ölçülüyor. Üç kanal DIMM konfigürasyonunda ise hızı biraz düşerek 2133MHz oluyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Corsair'in yeni kitleri AMD platformunda da çalışıyor ama 1.65V güç ile 6-6-6-18 zamanlama ve 1800MHz hızında.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Corsair bu kitlerin oldukça kısıtlı sayıda üretileceğini ve sadece Corsair Online Store üzerinde 8 Aralık'ta satışa sunulacağını duyurdu.&lt;br /&gt;
&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4260</link>
 <pubDate>Sun, 06 Dec 2009 21:43:00 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Bing çöktü !</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img37.imageshack.us/img37/9016/20091204054651binglogo.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;Google'ın güçlü rakibi yeni arama motoru Bing, dün çöktü...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Google'a rakip olarak ortaya çıkan Microsoft'un yeni arama motoru Bing'e dün sabah 10 sularında erişmek isteyen kullanıcılar hata mesajıyla karşılaştı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&quot;Oops. This isn't the page you wanted&quot; yani &quot;bu aradığınız sayfa değil&quot; şeklinde bir uyarı yazısıyla kullanıcıların karşısına çıkan Bing, arama sayfasının yenilenmesini kullanıcılardan talep ediyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu sayfanın ardından ekrana gelen yeni sayfada Bing, kullanıcıların 5 karakter girerek devam etmesini istiyor. Böylece Bing, kullanıcıları tek tek ayıklayarak virüs sorgulamasına karşı kendini koruma altına alıyor.&lt;br /&gt;
&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4259</link>
 <pubDate>Fri, 04 Dec 2009 19:45:54 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Office 2010'un çıkış tarihi belli oldu</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img217.imageshack.us/img217/432/office.gif&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;Microsoft, dev büro paketinin yeni sürümünü Haziran 2010'da piyasaya sürecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Tüm uygulamalarda Ribbon arabirimini sunacak yeni ofis seti Windows'un yanında Mac OS X için de sunulacak. Mac platformuna has sürümün 2010 yazı içerisinde hazır olacağı söyleniyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Office 2010'un altı farklı sürümü piyasaya sürülecek. Bunların bir tanesi MS Word ve Excel'i barındıran, fonksiyonları azaltılmış, ücretsiz ve reklam içeren Starter sürüm olacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Diğer sürümlerin hiyerarşik sırası şu şekilde: Home and Student, Home and Business, Standard, Professional ve Professional Plus. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Microsoft, Office 2010'un tam sürümünün yanında halihazırda bir Office 2007 lisansına sahip olanlar için yükseltme sürümü de sunacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Office 2010 Windows XP, Vista ve Windows 7'nin 32- ve 64-bit sürümleri için sunulacak; yalnız Windows XP x64'e destek verilmeyecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Tam ve yükseltme sürümlerin fiyatları hakkında herhangi bir açıklama yapılmadı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Office 2010 uygulamalarının tam listesi şu şekilde:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Access 2010&lt;br /&gt;
Excel 2010&lt;br /&gt;
InfoPath Designer 2010&lt;br /&gt;
InfoPath Filler 2010&lt;br /&gt;
OneNote 2010&lt;br /&gt;
Outlook 2010&lt;br /&gt;
PowerPoint 2010&lt;br /&gt;
Publisher 2010&lt;br /&gt;
SharePoint Workspace 2010&lt;br /&gt;
Word 2010&lt;br /&gt;
Office Communicator 2010&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4257</link>
 <pubDate>Tue, 01 Dec 2009 16:24:00 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Kurban Bayramınız Kutlu Olsun</title>
 <description>&lt;div style=&quot;text-align:center;&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img81.imageshack.us/img81/7956/20891770323aab1fbdbasz3.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;PowerGroup Ailesi olarak Tüm İslam Aleminin Kurban bayramını kutlar hayırlara vesile olmasını dileriz... Umarız Tüm bir Yılınız bayram günü neşesinde geçer .....&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4254</link>
 <pubDate>Fri, 27 Nov 2009 08:47:53 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Tüm Öğretmenlerimizin Öğretmenler Gününü Kutlarız</title>
 <description>&lt;div style=&quot;text-align:center;&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img291.imageshack.us/img291/4062/30m7dxejpgch2.gif&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&quot;Dünyanın her yerinde öğretmenler toplumun en özverili ve en saygıdeğer öğeleridir.&quot;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style=&quot;text-align:right;&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;strong&gt;( M.Kemal ATATÜRK )&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4252</link>
 <pubDate>Tue, 24 Nov 2009 11:40:35 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Şimdi de çerez yasaları!</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/121913434afc424769175.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;Avrupa Birliği çerezlere (cookie) savaş açtı!&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hemen her şeye savaş açan Avrupa Birliği, şimdi de internetin en çok tartışılan konusuna el atıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Çerez veya cookie olarak bilinen ufak dosyalar genellikle internet siteleri tarafından kullanıcıların bilgisayarına kaydedilir ve bu kullanıcının internet sitesine önceki erişimleri hakkında ufak bilgiler barındırır. Büyük oranda online reklamcılık hizmetleri sağlayanlar tarafından kullanılan bu çerezler, Avrupa Birliği'nin engeline takılmak üzere.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Avrupa Birliği'nin kişisel haklar ve internette gizlilik bağlamında uzun zamandır incelemekte olduğu çerezler konusunda artık somut adımlar atmaya başlayacağı duyuruldu. Gelen haberlere göre AB, Avrupa'da bulunan internet sitelerinin kullanıcılarını açıkça konuyla ilgili bilgilendirmeden ve kullanıcının onayını almadan artık onların bilgisayarlarına her hangi bir bilgi depolayamayacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Daha önce 2003 yılında çerezler konusunda rahatsızlıklarını dile getirmiş olan Avrupa Birliği bu yeni kararını çıkartacağı bir yasa ile desteklemeye hazırlanıyor. Yasa tasarı aşamsından çıktıktan sonra Avrupa Meclisi'nden de geçti. Bu, önümüzdeki 18 ay içerisinde aktif olarak yürürlüğe gireceği anlamını taşıyor. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4251</link>
 <pubDate>Thu, 12 Nov 2009 19:15:03 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Google'dan büyüğü de varmış</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/112011464afafe62d2ed6.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;İnternetin gerçek kralı kim?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İnternetin 1 numaralı isminin Google olduğunu mu düşünüyorsunuz? Ama ondan büyüğü de varmış!&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İnternet kullanıcıları Eylül ayında Microsoft web sitelerinde toplam 4 milyar saat geçirdi. Bu, sörf yapmak için harcanan sürenin yaklaşık yüzde 15'ine denk geliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu sonucu ortaya çıkaran firma Amerikan pazar araştırmacısı ComScore. Alt sıralarda Google ve Yahoo'nun web siteleri var; onları Facebook sosyal ağı takip ediyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Araştırmaya göre 15 yaş üzeri toplam 1,2 milyar kullanıcı yaklaşık 27 milyar saatini web'de geçiriyor. Fakat araştırmaya Windows Live Messenger gibi anında mesajlaşma yazılımları da dahil edilmiş.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Microsoft'un internet hizmetlerinde harcanan vaktin neredeyse yüzde 70'i Windows Live Messenger hesabında geçiriliyor. Google'da da benzer bir tablo söz konusu: Google'da en fazla vakit geçirilen platform YouTube oluyor.&lt;br /&gt;
&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4249</link>
 <pubDate>Wed, 11 Nov 2009 20:14:06 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Atamızı Saygıyla Anıyoruz !</title>
 <description>&lt;div style=&quot;text-align:center;&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict//101111184af92e36df1d2.gif&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;strong&gt;Büyük ölülere matem gerekmez, fikirlerine bağlılık gerekir.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div style=&quot;text-align:right;&quot;&gt;(M.Kemal ATATÜRK) &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4248</link>
 <pubDate>Tue, 10 Nov 2009 11:09:00 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Facebook oyunu cep boşaltıyor</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/091154134af7e6c5f121f.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;Facebook oyunları cebi nasıl boşaltıyor? 63 milyon oyuncu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu habere kulak verin: Basit bir Facebook oyunu, nasıl oluyor da kurbanının cebini boşaltabiliyor?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Mafia Wars, FarmVille, Restaurant City gibi oyunların inanılmaz popularitesi üzerinden para kazanmak isteyen dolandırıcılar, küçük çocukları hedef aldı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Farmville isimli oyunu 63 milyon kişi oynuyor. Daha önce bu oyunun yasaklanma haberini de sizlere iletmiştik. Şimdi bu oyunla ilgili ortada büyük dolandırıcılık iddiaları dolaşıyor. Oyunda kullanılan sanal para birimini kazanmak oldukça zor, ücretsiz oyun bu para biriminden isteyenlere satarak gelir elde ediyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Farklı ödeme şekilleri var, kredi kartı, PayPal ve benzeri yollarla satın almak mümkün. Kredi kartı olmayan çocuklar ise cep telefonu numaralarını vererek oyun içi para alma seçeneğiyle kandırılıyor. Daha sonra bu hatların sahibi olan aileler inanılmaz faturalarla karşılaşıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
13 yaş altını hedef alıyorlar&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu dolandırıcılığı oyunun yapımcıları ya da Facebook yapmıyor. Ödeme imkanı olmayan kullanıcılar için ekranın altında yer alan sponsorluk ilanları var. Bu ilanlar bazı oyunlarda tıklanma ve reklam gösterimi karşılığında oyuncuya sanal para veriyor. Ancak özellikle Farmville altında bu seçenek pek yer almıyor. Önceden dediğimiz gibi telefon numarası girerek satın alma seçeneği sunuluyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Daha da kötüsü var, bazı sponsorlar telefon numarasını sadece anket sonuçları göndermek için istediklerini belirtiyor ama sonuçta büyük bir fatura gönderiyorlar. Pek çok şirket üzerinden yönlendirilen ödemeleri takip ederek ana şirkete ulaşmak ve bu abonelikleri iptal ettirmek çok zor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sanal bir traktör almak isteyen çocuklar, ailelerine gerçek bir traktör parası harcatabiliyor. Özellikle 13 yaş altı çocuklar ideal hedefler ama bu tuzaklara her yaş grubundan oyuncu düşebiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Zynga önlem alıyor, Offerpal CEO değiştiriyor&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bütün bu tehlikeleri gören Facebook ve Farmville oyununun yapımcısı Zynga önlemleri sıkılaştırarak, oyunların altında yer alan sponsorlar için daha sıkı şartlar getiriyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu mesele bu ayın başında kızıştı, meseleyi kurcalayan blogcular oyunun yapımcı şirketini hızla harekete geçirdi. Offerpal isimli şirket, CEO'su Anu Shukla'nın blogcu Arrington ile karşılaşması ve konuşmalarının videosu ortaya çıktıktan sonra görevinden alındı. İşler büyük ve milyonlarca aboneye sahip şirketler ve Facebook bu tür endüstriye zarar veren durumlara iyi bakmıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu önlemler sonucunda Zynga daha önce olan güvenlik notunu bir yılda F'den B+'ya çekmeyi başarmış durumda. Bununla birlikte tehlike hiçbir zaman geçmiş değil. Facebook kullanıcılarının oyun ve uygulamalar konusunda ama daha da önemlisi bunlar üzerinden sunulan reklamlar ve bağlantılar konusunda çok dikkatli davranması gerekiyor.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4247</link>
 <pubDate>Mon, 09 Nov 2009 11:53:23 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>USB 3.0 belleklere girdi</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/071109174af5393dea8c8.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;USB 3.0 yavaş yavaş günlük yaşama giriyor: İşte hızlı USB'yi destekleyen ilk USB bellek...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Veri transferinde hız söz konusu olduğunda son zamanların en ilgi çekici konusu USB 3.0. Fakat USB 3.0'ın yaygın olarak üretilmesinin önündeki en büyük engel destekleyen cihazların şu anda çok az bulunuyor olması. Her ne kadar ASUS gibi devler bu konuda önemli adımlar atmış olsa da, gündelik hayata girmesi için daha fazla ürünün piyasaya çıkması gerekiyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Flash bellek üreticisi Super Talent bu eksikliği gidermek adına yeni flash belleği SuperSpeed USB 3.0 RAIDDRive'ı piyasaya sunmaya hazırlanıyor. 32, 64 ve 128 GB'lık üç farklı seçenek sunulan ürün var olan USB 2.0 ile de uyumlu. Bu sayede saniyede 480Mb veri transferi hızına ulaşılabiliyor ama elinizin altında USB 3.0 destekli bir cihaz varsa transfer hızının saniyede 4.8Gb'e kadar ulaşması mümkün.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
95x37x13,5 ebatlarında olan SuperSpeed USB 3.0 RAIDDRive'ın Aralık ayı içerisinde satışa sunulacağı duyuruldu. Fiyat konusunda ise Super Talent henüz bir açıklama yapmadı.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4246</link>
 <pubDate>Sat, 07 Nov 2009 11:05:57 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Google aramalarında yenilik!</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/061756164af44720c6b6f.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;Google'ın arama seçeneklerine eklediği yeni özellikler keşfedilmeyi bekliyor. İşte yenilikler...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Google sol yanda yer alan seçenekler listesinde değişiklikler yaptı. &quot;More text&quot; yani daha fazla metin seçeneği, sonuçların altında daha uzun açıklamalar görmemizi sağlıyor. Bu seçeneği ekran görüntüsünden görebilirsiniz ancak seçenek, yayınlandıktan kısa süre sonra, gizemli bir şekilde ortadan kalktı. Haber yayına hazırlanırken de halen ortalarda yoktu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Gelelim diğer yeniliklere: &quot;Images from page&quot; seçeneğine tıklandığında her arama sonucu için küçük bir resim gösteriliyor. Bu özellik daha önce Firefox eklentileriyle sağlanabiliyordu. &quot;Images from the page&quot; seçeneği aynı siteden birden çok küçük resim gösteriyor ve yararlı bir özellik. Sayfa yükleme süresine de fark edilir bir etki yapmıyor. Elbette durum bağlantı hızınıza göre değişebilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu küçük resimler sayfaların ekran görüntüleri değil, genellikle konuyla ilgili yayınlanan görseller. Bloglar içerisinde arama yaptığınızda ya da forumdan bir bağlantı ekrana geldiğinde konuyla alakasız görsellere sık sık rastlamak mümkün.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Google'ın sol taraftaki detaylı arama seçenekleri oldukça çeşitli, daha az veya daha fazla alışverişle ilgili sonuç aratmak bile mümkün. Türkiye Google'da göremediğiniz seçenekleri Google'ın ana sayfasında sol altta yer alan Google.com in English'e tıklayarak açılan sayfada yaptığınız aramalarda bulabilirsiniz.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4245</link>
 <pubDate>Fri, 06 Nov 2009 17:53:14 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>MSN değişiyor!</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/052313434af34007aa01c.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;Microsoft, kelebek logosundan sonra MSN'in eskiyen yüzünü değiştirmeye karar verdi. Yeni ana sayfa daha ferah bir tasarıma sahip olmasının yanında, Facebook ve Twitter'dan gelen bilgileri gösterebilen bütünleşik bir tasarım. Kullanıcılar MSN'den ayrılmadan bu sosyal ağlarda mesaj yazabiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Önceki sürümde etrafa dağılmış olan bağlantıların yarısından fazlası kaldırılmış. Bunlar 5 menü altında toplanmış. Kategoriler: eğlence, haberler, spor, yaşam tarzı ve finans.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Microsoft başkan yardımcısı Erik Jorgensen &quot;Şimdi internetteki dağınıklığı toplama vakti. İnsanlar daha derli toplu ve aradıklarını kolayca bulabilecekleri bir internet istiyor. Microsoft aramaya, multimedyaya ve teknik inovasyona yatırım yapıyor.&quot; dedi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yeni MSN doğal olarak Microsoft'un yüzde 10'lük pazar payına sahip arama motoru Bing ile entegre çalışıyor. Yeni MSN'de yer alan bir özellik de kullanıcıların bulunduğu bölgeye göre olaylar ve hizmetler hakkında bilgi alabildiği MSN Local Edition oluyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
MSN henüz yeni tasarımıyla yayında değil, ancak yeni tasarımı merak edenler,  Linkleri görebilmek için &lt;a href=&quot;uyeler.php?m=kayitol&quot;&gt;Üye&lt;/a&gt; olmalısınız. tıklayarak[/url] önizleme sayfasına göz atabilir...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4243</link>
 <pubDate>Thu, 05 Nov 2009 23:11:20 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Facebook gizlilik sözleşmesi değişiyor</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/031215204af002b893d86.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;Facebook hakkında pek de hoşunuza gitmeyecek haberler geliyor: İşte son gelişmeler.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Facebook'ta değişikliklerin ardı arkası kesilmiyor. Milyonlarca kullanıcının itirazları duyulmuyor. Arayüzdeki değişiklikler bir kenara, kullanıcılar bilgileri için endişeleniyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Facebook gizlilik sözleşmelerini değiştirerek, reklamcılara sağladığı kullanıcı bilgilerinin sınırlarını &quot;genişletme&quot; kararı aldığını açıkladı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hazırlanan yeni sözleşmeye göre reklamverenlerin reklamlarının performansı hakkında daha fazla bilgi verilecek fakat verilen bilgiler anonim halde olacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
PR dan sorumlu Elliot Schrage'a göre birçok reklamveren zaten bu yöntemi başka sitelerde kullanıyor. Facebook da reklamlarla ilgili geri dönüşleri yaparken bilgileri tamamen anonim hale getirecek. Açık profile sahip kullanıcıların da duvar yazıları arama motorları tarafından indekslenebilir hale gelecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Dikkatsizler yandı!&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yeni değişikliklerle dikkatsiz kullanıcılar yandı. Duvarlarında yazan her şey, kendi dikkatsizlikleri sonucu ve Facebook için yasal sorun oluşturmadan halka açılacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yapılan bir başka değişiklikle de Facebook'un kullanıcıların konumlarından yararlanmak istediğini anlıyoruz. Yeni düzenlemelere göre, konum belirten bir içerik yolladığınızda Facebook size bu konum bilgisini paylaşmak isteyip istemediğinizi soracak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yapılan bu son değişiklikler ise Kanada'nın Facebook'un gizlilik sözleşmelerinin ne kadar şeffaf olduğunu sorgulaması sonucunda gelişti. Yani bu değişikliklerin Kanadalıları mutlu etmek için yapıldığını söyleyebiliriz. Ama aslında Facebook kendini korurken, gizliliğe dikkat etmeyen kullanıcıların bilgilerini de kullanıma açmış oluyor.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4242</link>
 <pubDate>Tue, 03 Nov 2009 12:12:15 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Google Chrome&amp;#8217;a patent davası açıldı</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/011649594aeda01779e25.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;Google Chrome&amp;#8217;un güncellemelerini son kullanıcılara ulaştıran Courgette teknolojisinin patentinin kendisine ait olduğunu iddia eden Red Bend Google&amp;#8217;a dava açtı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Tarayıcı pazarında Chrome ile var olmaya çalışan Google'a İsrail'den kötü bir haber geldi. Patenti kendilerine ait bir teknolojinin Google Chrome'da izinsiz olarak kullanıldığını öne süren İsrail merkezli Red Bend şirketi Google'a dava açtı. Şirketin iddiasına göre, Google Chrome güncellemelerinin kullanıcılara ulaştırılmasını sağlayan teknolojinin patenti kendilerine ait ve Google bunu izinsiz olarak kullanıyor. Courgette adı verilen sıkıştırma algoritması güncellemelerin boyutunu optimize ederek bant genişliğinin daha verimli bir biçimde kullanılabilmesini sağlıyor. 2003 yılında patenti alınan teknolojinin izinsiz kullanımından doğan zararların karşılanmasını talep eden şirket ABD'de de bir şube ile faaliyet gösteriyor. Red Bend özellikle yazılım yönetimine yönelik mobil uygulamalar geliştiren bir şirket olarak biliniyor.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4241</link>
 <pubDate>Sun, 01 Nov 2009 16:47:32 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Ve ilk USB 3.0 anakart!</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/301857384aeb1b02bca7b.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;ASUS'un yeni anakartı süper hızlı USB 3.0'ı destekleyen ilk anakart; ama hepsi bu kadar değil.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
ASUS'un yeni Xtreme Design P7P55D-E Premium anakartı Intel P55 çipset üzerine kurulu. Bu çipset USB 3.0 desteklememesine karşın, ASUS meseleyi adını açıklamadığı üçüncü parti bir USB 3.0 kontrol çipini anakarta entegre ederek bu sorunun üstesinden gelmiş.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
USB 3.0 portları anakartın arka çıkışları arasında yer alıyor. Ama bununla da kalmıyor; bu anakart aynı zamanda bir çift 6Gb/s hıza sahip SATA portuna ve 6 adet 3Gb/s portuna sahip. Ekran kartı için iki adet PCIe X16 slota sahip olan anakart, AMD'nin CrossFire X ve Nvidia'nın SLI teknolojilerini destekliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Böylece oyuncular iki ekran kartını bir arada kullanabiliyor. Bu anakartta iki adet de Gigabit Ethernet portu bulunuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sadece anakart değil, genişleme kartı da tanıtıldı&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
SuperSpeed USB de denilen USB 3.0 portlarına dönecek olursak; bunlar USB 1.1 ve 2.0'ı da destekliyor. Zaten anakartın 10 adet USB 2.0 portu ve eSata bağlantısı da bulunuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
ASUS bununla da yetinmedi ve U3S6 PCIe x4 genişleme kartını duyurdu. Bu kart, P7P55D anakartlara USB 3.0 ve 6Gb/s SATA portları ekliyor. P7P55D'nin özellikleri P7P55D-E'nin özellikleriyle uyuşuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kartın tanıtımıyla birlikte Intel'in kendi USB 3.0 destekli çipsetlerini ertelemesi de önemini kaybediyor. Yeni anakartın ve genişleme kartının fiyatı ve piyasada ne zaman olacağı ise henüz açıklanmadı.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4240</link>
 <pubDate>Fri, 30 Oct 2009 18:55:54 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Cumhuriyetimiz 86 Yaşında</title>
 <description>&lt;div style=&quot;text-align:center;&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict//291208484ae969b08040c.gif&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;strong&gt;29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun ,&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;span style=&quot;color:#FFFFFF&quot;&gt;&lt;strong&gt;NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE !&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4239</link>
 <pubDate>Thu, 29 Oct 2009 12:07:00 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>İnternette güvenli dolaşmak!</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/281531084ae8479c7cdb5.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;Bilgisayarın fişini çekip, dolaba kitlemeden İnternette güvenli dolaşmak mümkün mü?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Grip virüsüne yakalanmaktan kendimizi ne kadar koruyabiliriz? Bu ne kadar mümkünse, internette de yüzde 100 güvenli gezinmek o kadar mümkün. Kaspersky Lab Türkiye Genel Müdürü, Murat Göçe, bilgisayarın fişini çekip, dolaba kitlemeden, internette güvenli gezinmenin mümkün olduğunu belirterek, bunun sırrını 10 temel maddede sıraladı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yaşantımıza birçok kolaylık ve yenilik getiren internet, beraberinde birçok tehlikeyi de getiriyor. Kullanıcının artık bunun bilincinde olup, internet üzerinden gelebilecek tehlikelere karşı önlemini alması gerekiyor. Ancak, ne kadar önlem alınırsa alınsın, kullanıcının yüzde 100 güvenceye kavuşturulması da şimdilik mümkün görünmüyor. Nitekim Kaspersky Lab&amp;#8217;in kurucusu Eugene Kaspersky, bunu şöyle açıklıyor:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;#8220;İnternet, flash bellek, CD veya DVD gibi harici bağlantılardan veri alışverişi yapan kişi, bu bağlantı noktalarını iptal ettiğinde ya da bilgisayarını kapattığında güvenliğe kavuştuğunu düşünebilir.  Bir grip virüsüne yakalanmaktan kendinizi büsbütün korumanız nasıl imkansızsa, kötü amaçlı yazılımlardan da yüzde yüz korunmayı garanti etmek imkansızdır.&amp;#8221;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kaspersky Lab Türkiye Genel Müdürü, Murat Göçe de sadece bilgisayarının internet bağlantısını kesen, hatta bir dolaba kitleyen kullanıcının yüzde 99 güvenliğe kavuşabileceğine dikkat çekiyor. Geriye kalan yüzde 1&amp;#8217;i yangın, deprem gibi doğal afetler olarak sıralayan Göçe, bu noktada kullanıcının bilinçlenmesinin önem kazandığını belirterek, &amp;#8220;Nasıl ki kullanıcı internetin kendisine sağlayacağı imkan ve kolaylıkları öğrenmek için çaba harcıyorsa, internetten gelebilecek tehlikelere karşı da kendini eğitmelidir. Bu konuda çeşitli yayınlarda çıkan yazıları okuyup tehditler hakkında bilgi sahibi olmalıdır. Çünkü bilgisayara ne kadar güvenlik imkanı sağlanırsa sağlansın, kullanıcı bilinçli değilse bu koruma anlamını yitirebilir&amp;#8221; dedikten sonra önerilerini şöyle sıraladı:  &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İŞTE VİRÜSTEN KORUNMANIN 10 PÜF NOKTASI&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
1. Antivirüs, antispy, antiphising, antispam, Uygulama kontrolü, Sandbox (güvenli ortam) ve güvenlik duvarı içeren kapsamlı güvenlik teknolojilerini kullanın. Önemli verilerinizi yedekleyip saklayın.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2. Sadece lisanslı yazılım yükleyin. Korsan yazılımın sadece telif hakkını çiğnemekle sınırlı kalmayıp, ülkenin vergi kaybına da neden olacağını unutmayın.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
3. Kullanacağınız lisanslı yazılımın büyük yatırım, sürekli araştırma ve geliştirme çalışmalarıyla ortaya çıktığı bir gerçek. Ücretsiz yazılımların bu konuları ihmal ettiğini aklınızdan çıkarmayın.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
4. Yasal yazılım, düzenli bir şekilde güncelleşiyor. Bilgisayarınızda kullandığınız yazılım güncelleştirmelerinden sizi haberdar ettiğinde yeni bilgileri hemen yükleyin.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
5. Güvenliğinizi göz önünde bulundurup, kullandığınız yazılımı gözden geçirin ve bilgisayarınızı zararlı yazılımlara karşı düzenli olarak tarayın.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
6. Ağ tehditleri ve yeni türde dolandırıcılıklara karşı gerçeğe uygun haberleri dikkate alın. Bu haberlerin Hoax (Sahte içerikli) olmadığını anlamak için uzmanlardan yardım isteyin. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
7. İnternet üzerinde oyun oynarken sezgilerinizi kullanın. MSN, Facebook gibi sosyal ağlar ve sohbet ortamlarında kredi kartı, şifre gibi kişisel bilgileri asla paylaşmayın. Karışık şifreler kullanın ve şifrenizi sık sık &amp;#8211; en az ayda bir kere &amp;#8211; değiştirmeyi de ihmal etmeyin.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
8. Ağ saldırılarının çoğunun &amp;#8216;insan faktörü&amp;#8217;nden yararlanarak, sadece merakınızı çekerek başarılı olduğunu unutmayın. İndirip çalıştırdığınız tüm dosyalar, tanıdığınız kişilerden gelse bile bağlantılarına dikkat edin.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
9. Tüm hesaplarınız için tek bir şifre yerine, her hesap için ayrı ayrı şifre oluşturun. Aksi takdirde özel bilginize sızan korsanın çözeceği şifreyle, bütün hesaplarınızı kolayca ele geçireceğini unutmayın. Önemli verilerinizin kopyalarının yedeklerini saklayın.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
10. İnternette dolaşan her bilginin başkaları tarafından okunabileceğini asla unutmayın. Çok gizli bilgiler içeren e-postalar yollayacaksanız, içeriğin başkaları tarafından okunmasını engelleyen yazılım ve sertifikalar kullanın.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4238</link>
 <pubDate>Wed, 28 Oct 2009 15:30:20 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Türkiye uydu interneti ile tanışmaya hazırlanıyor</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/271738544ae7140eb567a.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;Yakın zamana kadar televizyon ve telekomünikasyon şirketlerine yönelik uydu hizmeti veren Eutelsat, Tooway markasıyla Avrupa'da ev ve iş yerine kullanıcılarına verdiği internet hizmeti Türkiye'ye de sunmaya hazırlanıyor.  &lt;br /&gt;
 &lt;br /&gt;
Bunun için distribütör arayışında olduklarını söyleyen Eutelsat Bölge Satış Direktörü Ali Korur, abone bulacak, cihazların montesini yapıp, servis hizmetini verecek bir temsilci bulduklarında hizmete başlayacaklarını açıkladı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Türkiye'nin kuzey ve doğu komşularını da kapsama alanı içerisine alan Tooway, uydu üzerinde geniş bant internet kullanma imkanı sunacak. Mobil internet 3G ile sabit internet ADSL'ye alternatif olmadıklarını anlatan Ali Korur, her iki sistemin de tamamlayıcısı olduklarına dikkat çekiyor. Korur, &quot;Bizim hizmetimizin en önemli özelliği uydu üzerinden kesintisiz internet hizmet verebilmemiz. Avrupa'da 3G kullanıcıları mobil iken hizmet alıyor, evlerine geldikleri zaman da 3G santrallerinin meşguliyetine takılmamak için bizim uydu hizmetimizi tercih ediyor. Uydu internet için ADSL'de olduğu gibi telefon aboneliği gerekmiyor. Abonelik sözleşmesiyle kullanıcıya bir kutu veriyoruz. Evine çanak anten ve modem gönderiyor ve bir saat içerisinde de kuruyoruz.&quot;dedi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kuzey Amerika'da 400 binden fazla abonenin tercih ettiği sistem Avrupa'da 2007 yılından beri kullanılıyor. İnternet uydusun hizmet verdiği ülkeler arasında Almanya, İtalya, İspanya, İngiltere, Fransa, İsviçre, Baltık ülkeleri, Bulgaristan ve Ukrayna gibi ülkeler yer alıyor. 2010 yılına kadar Avrupa'da 14 milyon evin tercih etmesi bekleniyor. Şuan ADSL'de verilen hızdan daha yüksek bir hizmet verdiklerini belirten Ali Korur, 2010 yılı sonuna doğru atılacak yeni uydu ile de 10 MBPS download hızına ulaşacaklarını söylüyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Önümüzdeki yıl Tooway'in Türkiye'de pazarlama ve satış yılı olacak. Telefon (3G) veya kablo (ADSL) ile internete bağlanamayan kitleyi hedeflediklerini belirten Ali Korur, &quot;Şu an Marmara bölgesinden hizmet verebileceğimiz bölgeleri tespit ediyoruz. Türkiye genelinde 200 bin aboneye ulaşmayı hedefliyoruz. Kablonun ulaşamadığı bölgelerde hızlı internet kullanmak isteyen fakat ulaşamayan kullanıcı kitlesine hitap edeceğiz. Böylece bilişim altyapısı eksik olan bölgelere en hızlı interneti sunacağız. Aslında bu hizmet yalnızca ülkenin ücra köşelerine değil, 3G santralinden veya ADSL santralinden 5 km'den fazla uzakta kalan kullanıcılar da hız düştüğü için kullanıcı kitlemizi oluşturuyor.&quot; şeklinde konuştu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Uydu internete ev içerisinde birden fazla kişi bağlanabiliyor. Apartman olarak veya KOBİ'ler isterlerse 10-15 bilgisayarın bağlanabileceği kapasitede de satın alabiliyor. Uydu çanaklarının yanına bir çanak ekleniyor veya Hotbird çanağı Tooway ile değiştiriliyor. Böylece TV izlenirken, internet hizmetinden de yararlanılıyor. Abonelik ücreti Avrupa'da normal ADSL ücretlerine yakın olduğu gibi Türkiye'de de ADSL ücretine yakın olacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Çanak ve modem ücreti tüketicilere yüksek gelebileceğini hesaplayan Tooway, 2-3 yıllık abonelik karşılığı ücretsiz vermeyi planlanıyor.&lt;br /&gt;
&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4236</link>
 <pubDate>Tue, 27 Oct 2009 17:36:27 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>BeautifulPeople.com artık Türkiye'de de aktif.</title>
 <description>&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/271223474ae6ca338a81e.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Sadece güzel kadınlarla yakışıklı erkeklerin üye olabildiği çöpçatanlık ajansı BeautifulPeople.com (Güzel İnsanlar), dün itibarıyla Türkiye'de de aktif. Üstelik Aysun Kayacı, Kıvanç Tatlıtuğ isimlerini verecek kadar da konuya hâkimler...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sadece güzel kadınların ve yakışıklı erkeklerin üye olabildiği, türünün tek örneği olan çöpçatanlık ajansı &amp;#8216;BeautifulPeople.com&amp;#8217; dün itibarıyla Türkiye&amp;#8217;de de aktif oldu. Danimarka&amp;#8217;da yedi sene önce kurulan ve Britanya, ABD ve Japonya dahil olmak üzere 16 ülkede kullanıma açık olan site adından da duyurduğu gibi, sadece &amp;#8216;güzel insanlara&amp;#8217; açık.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu ajans aracılığıyla karşı cinsle tanışmak isteyenlerin küçük bir elemeye tabi tutulması gerekiyor. Siteye dileyen herkes, ücretsiz olarak başvuru formunu doldurarak kayıt yaptırabiliyor. Ancak kayıt işleminin tamamlanması, forma iliştirip siteye yüklenen fotoğrafın, sitenin diğer üyeleri tarafından oylanmasından sonra olabiliyor. Başvuru sahibinin karşı cinsinden üyelerin çoğunluğu olumlu oy vermezse başvuru kabul edilmiyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sadece yüzde 20 alınmış&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Üyeler, başvuran kişiyi güzel bulup bulmadıklarını, &amp;#8216;Evet, kesinlikle&amp;#8217;, &amp;#8216;Hımm, evet, tamam&amp;#8217;, &amp;#8216;Hımm, hayır, pek değil&amp;#8217; ya da &amp;#8216;Hayır kesinlikle değil&amp;#8217; seçeneklerinden birini seçerek belirtiyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Şimdilik 180 bin üyesi olan ajansa başvuranların şu ana kadar sadece yüzde 20&amp;#8217;si yeterince güzel bulunup sisteme alınmış. Sitenin ret cevabı verdiği kimi insanlar da ajansın yaratıcılarına ölüm tehditleri savurmuş. Öte yandan kabul edilen şanslıları, sitenin sunduğu çeşitli &amp;#8216;imkânlar&amp;#8217; bekliyor: &amp;#8220;Parlak partiler, küresel çapta jet sosyeteyle temas, top model ajanslarıyla iletişime geçme ihtimali...&amp;#8221;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Site, elitist tavrından ve insanları güzel-çirkin diye ayırmasından dolayı ciddi eleştirilere maruz kalsa ve yüzeysellikle suçlansa da, 180 bin üyeye ulaşan ajansın kurucuları gidişattan memnun. Şu ana kadar 80 bin üye site aracılığıyla karşı cinsle romantik ilişki kurmuş, 10 binden fazla üyeyse ciddi bir ilişki ya da evlilik yaşamış. Site aracılığıyla başlayan ilişkilerin sonucunda bugüne kadar 400 &amp;#8216;güzel bebek&amp;#8217; dünyaya gelmiş.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sitenin 34 yaşındaki yönetici direktörü Greg Hodge, &amp;#8220;Size çekici gelen biriyle olmak istemenin nesi sığ? Bir barda ya da kulüpte de size çekici gelen insana yaklaşırsınız, bunda yüzeysel bir durum yok. İnsanlar internette çekici olmayan insanlarla karşılaşıp para ve zaman kaybetmekten bıktı&amp;#8221; diyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Fethi Kantarcı kıyası...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hodge&amp;#8217;un, sitenin Türkiye&amp;#8217;de aktif hale gelmesi üzerine yaptığı yorum da ilginç: &amp;#8220;Türkiye&amp;#8217;den yüksek bir katılım olacağını düşünüyorum. Neticede Türkiye Aysun Kayacı ve Kıvanç Tatlıtuğ&amp;#8217;un ülkesi, her ne kadar Fethi Kantarcı&amp;#8217;nın da ülkesi olsa da...&amp;#8221;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;#8216;BeautifulPeople.com&amp;#8217;un kurucusu Robert Hintze ise &amp;#8220;BeautifulPeople.com, her insanın çekici bulduğu birileriyle olmak istediği prensibine dayanıyor. Kapıdan sadece güzel insanların girmesini sağlayarak ilk engeli ortadan kaldırıyoruz. Diğer siteler suaygırları ve yaban domuzlarının ormanı. Bizse leopar ve ceylan rezerviyiz!&amp;#8221; diye konuşuyor&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4235</link>
 <pubDate>Tue, 27 Oct 2009 12:01:00 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Dünyanın ilk LED LCD monitörü</title>
 <description>&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict//271147574ae6c1cd493eb.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;LED teknolojisiyle daha gerçekçi bir oyun keyfine hazırlanın. LG Electronics&amp;#8217;in geliştirdiği ve dünyanın ilk LED LCD monitörü olan LG W86, görüntü kalitesiyle gerçekçi bir oyun atmosferi vaat ediyor. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
LCD monitörlere göre %30 daha ince ve hafif olan yeni W86, normal CCFL monitörlerden yaklaşık %40 daha az enerji tüketiyor. Gelişmiş arkadan LED aydınlatma teknolojisine sahip olan yeni W86, 20.5mm&amp;#8217;lik inceliğiyle de çoğu monitörün üçte biri kadar ince ve hafif. 2.000.000:1 gibi etkileyici bir dinamik kontrast oranına sahip olan W86; fotoğrafların, filmlerin ve oyunların tüm detaylarını gözler önüne seriyor. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
W86&amp;#8217;nın 22 ve 24 inçlik modelleri, Full HD 1080p çözünürlük sunuyor. Tüm modellerin tepki süresiyse sadece iki milisaniye. Modelin sahip olduğu yeni &amp;#8220;Auto Bright&amp;#8221; özelliği, ekranın parlaklığını odadaki ışığın ve ekrandaki içeriğin parlaklığına göre hassas bir biçimde ayarlıyor, bu sayede en iyi görüntü kalitesine ulaşıyor, enerji tasarrufu sağlıyor ve göz yorgunluğunu minimuma indiriyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İki adet HDMI çıkışı, W86&amp;#8217;nın üstün görüntü kalitesinde PC&amp;#8217;lere, oyun konsollarına ve Blu-ray cihazlara kolaylıkla bağlanabilmesine olanak tanıyor. Monitördeki 16:9 en / boy oranı, geniş ekran filmleri seyrederken seyir keyfini bozan siyah kuşak olmadan ekranın tamamında görüntü veriyor. Ekrandaki görüntüyü ve yazıları daha büyük olmaları için daha düşük bir çözünürlüğe geçiren &amp;#8220;EZ Zooming&amp;#8221; özelliği de yorgun gözler için bir alternatif sunuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4234</link>
 <pubDate>Tue, 27 Oct 2009 11:46:54 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>İnterneti prizden dağıtın</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/262116044ae5f5744ff9a.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;MSI firması ePower 85AV+ ile 85 Mbit/s veri aktarım hızına ulaşan bir güç hattı adaptörü sunuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Güç hattı adaptörleriyle evinizdeki elektrik sistemi üzerinden internet bağlantısını evin farklı prizlerine aktarabiliyorsunuz. Ağ kurulumu cihazı prize taktığınız anda gerçekleşiyor. MSI'a göre kullanıcı iki veya daha fazla adaptörü istenilen prizlere taktığı anda ağ yapılandırması tüm eve dağıtılmış oluyor. ePower 85AV+ bu dağıtımı yaparken 128-bit AES şifreleme tekniğini kullanıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu yeni sürümde cihaz takılı olsa dahi üzerindeki tümleşik prize istediğiniz elektrikli cihazı takıp kullanabiliyorsunuz. Dolayısıyla ana priz sadece ağ dağıtımına adanmış olmuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
WLAN güç hattı adaptörü&lt;br /&gt;
Tümleşik 11n erişim noktasına sahip ePower 200AV güç hattı adaptörü ise prize takıldığı vakit ağ erişimini WLAN'a dönüştürüyor. MSI'a göre cihaz bu işi yaparken 128-bit AES (güç hattı için) ve WPA2 şifreleme (WLAN için) metodunu kullanıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
ePower 85AV+ yaklaşık 70 Euro'ya, ePower 200AV ise yaklaşık 90 Euro'ya satışa sunuluyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bilgi için: Msi&lt;br /&gt;
Telefon: (216) 456 99 70 &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4233</link>
 <pubDate>Mon, 26 Oct 2009 21:13:36 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Windows 7'li dokunmatik</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/261013304ae55a2a3d073.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;Dokunmatik ekranlı PC devri Windows 7 ile başlıyor: İşte çok etkileyici bir örnek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Windows 7'nin çıkışına paralel olarak Archos, yeni işletim sistemini kullanan ilk Tablet PC piyasaya sürülüyor. Archos 9 sadece 17 mm kalınlığında ve üreticinin verdiği bilgilere göre ağırlığı 1 kilogramın altında.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cihazın 8,9 inç LED aydınlatmalı ve 1024 x 600 pikseli çözebilen bir ekranı var. Kullanım doğrudan dokunmatik ekran veya sağ taraftaki optik fare üzerinden gerçekleşiyor. Ek olarak cihazın sol tarafında sağ ve sol fare tuşunun görevlerini yerine getiren iki tuş daha var.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cihazın iç dünyası Intel Atom Z510 işlemci, 1 GB RAM ve 60 GB sabit diskten oluşuyor. Tablet PC kablosuz standartları konusunda WLAN 802.11b/g ve Bluetooth'u destekliyor. Modele göre HSDPA seçime bağlı olarak sunuluyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bağlantı arabirimleri arasında kulaklık ve mikrofonun girişinin yanında bir USB portu ve bir Ethernet girişi var. Bunun dışında cihaz 1,3 Megapiksel kamera ile donatıldı. Archos tümleşik Li-Ion bataryanın performansı hakkında bir yorum yapmadı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cihaz piyasada ve tavsiye edilen satış fiyatı yaklaşık 500 Euro (yurtdışı).&lt;br /&gt;
&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4232</link>
 <pubDate>Mon, 26 Oct 2009 10:11:14 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>İyi ki varsın İnternet</title>
 <description>&lt;img src=&quot;http://veteknoloji.com/resimler/haberler/20091025124849_internet.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;Kaliforniya'da iki bilgisayar arasında kurulan ağ bağlantısı 40 yıl sonra tüm dünyayı birbirine bağlayan bir deve dönüştü.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İnternet, tam olarak 40 yıl önce, Kaliforniya Üniversitesi'nde iki bilgisayarın Len Kleinrock ve ekibi tarafından birbirine bağlanmasıyla doğmuş oldu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İnternet, 60'lı yıllarda Amerikan savunma bakanlığının isteği üzerine, olası felaket senaryolarının ardından dahi işlevselliğini koruyabilecek bir iletişim sistemi yaratmak amacı ile ARPANET adı altında başlatılan askeri bir projeydi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
UCLA ve Stanford Araştırma Enstitüsü arasındaki bağlantının sağlanması için bir buçuk ay daha geçmesi gerekti. 29 Ekim 1969'daki ilk deneme sırasında kurulan ağ &quot;logon&quot; kelimesinin ilk iki harfi aktarıldıktan sonra çöktü.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kısa süre içerisinde ağa Utah Üniversitesi ve UC Santa Barbara da katıldı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bugün milyarlarca insanı birbirine bağlayan, birlikte getirdiği yeni sorunlar kadar sağladığı kolaylıklar da büyük olan internet, hayatımızın 'vazgeçilmez'i oldu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Associated Press'in hazırladığı internetin gelişimindeki önemli kilometre taşları ise şu şekilde:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
1972: Ray Tomlinson ağ üzerinden ilk e-posta iletisini gönderdi ve &quot;@&quot; sembolü kullanıma girmiş oldu.&lt;br /&gt;
1973: İngiltere ve Norveç'te iki uluslararası erişim noktası kuruldu.&lt;br /&gt;
1983: &quot;.com&quot; ve &quot;.gov&quot; gibi uzantıları içeren ilk alan adı uygulaması kullanılmaya başlandı.&lt;br /&gt;
1988: İnternetin ilk kurtçuk (worm) saldırısı gerçekleşti ve binlerce bilgisayar bu saldırıdan etkilendi.&lt;br /&gt;
1994: İlk ticari internet tarayıcısı olan Netscape duyuruldu ve bir yıl sonra da Amazon ilk çevrimiçi mağazasını açtı.&lt;br /&gt;
1999: Napster müzik pazarını yeniden şekillendirdi.&lt;br /&gt;
2000: Gerçekleşen büyük dot-com krizi internet sitelerinin para kazanma yöntemlerinin değişmesine neden oldu.&lt;br /&gt;
2002: Dünyadaki internet kullanıcısı sayısı 500 milyonu geçti.&lt;br /&gt;
2004: Mark Zuckerberg, Harvard Üniversitesinde öğrenciyken Facebook'u kurdu.&lt;br /&gt;
2005: İlk video paylaşım sitesi olan Youtube hayatımıza girdi.&lt;br /&gt;
2006: Dünyadaki internet kullanıcısı sayısı 1 milyarı aştı.&lt;br /&gt;
2008: Dünyadaki internet kullanıcısı sayısı 1.5 milyarı geçti. Çin'deki internet kullanıcısı sayısı 250 milyonu geçerek birinci sırada olan Amerika'yı ikinci sıraya geriletti.&lt;br /&gt;
2009: Seattle Post-Intelligencer tamamen internet üzerinden yayın yapan ilk gazete oldu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
+25 Ekim 2009 Pazar, 12:48&lt;br /&gt;
	&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4230</link>
 <pubDate>Sun, 25 Oct 2009 13:48:43 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Facebook'a öfke yağıyor!</title>
 <description>&lt;img src=&quot;http://veteknoloji.com/resimler/haberler/20091025104641_ilovefacebook.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;Facebook'taki değişiklikler...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Facebook'taki en son tasarım değişiklikleri ve kızgın kullanıcılardan mesajlar. Hepsi burada.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Facebook'un ana sayfasında yapacağı değişiklikleri sizlere daha önce yaptığımız haberlerde duyurmuştuk. Facebook'ta daha önce bahsettiğimiz değişiklikler sonunda gerçekleşti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ana sayfada iki haber kaynağı yer alıyor, bunlardan biri son 24 saat içerisindeki en ilginç içeriği gösteriyor, diğeri ise gerçek zamanlı olarak yapılan güncellemeleri sunuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Facebook geliştiricisi Raylene Yung &quot;Gerçek zamanlı olarak paylaşılanları görebilmek son derece önemli. Bununla birlikte diğer ilginç içeriği de kaçırmadığınızdan emin olmak istedik&quot; diyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yung &quot;Kullanıcılarımızdan gelen istekler ve yeni tasarımlar üzerinde yaptığımız denemeler sonucunda bugün gördüğünüz değişiklikleri yapmaya karar verdik&quot; diyerek sözlerini sürdürdü.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Facebook'un yeni yüzüne karşı tepkiler&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yung, Facebook'un haber kaynağına etiketlenen fotoğraflar, hayran sayfalarındaki güncellemeler, davetler ve yeni arkadaşları da eklediğini belirtti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yung geleceğini bildiği şikayetleri daha en başından önlemek için bu güncellemenin Facebook'u &quot;daha değerli bir tecrübe&quot; haline getireceğini vurguladı. Ama bu gelen şikayetleri engelleyemedi. Pek çok kullanıcı yeni arayüzden nefret ettiğini ve Facebook'u bu arayüz değişmezse terk edeceğini açıkça söylüyor. Bununla birlikte Facebook'un kullanıcı sayısı durmadan artıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İşte kullanıcı tepkilerinden bazıları:&lt;br /&gt;
&quot;Arkadaşlarımın ne eklediğini de görmek istemiyorum ki. Yer harcıyor, sayfa geç yüklüyor başka da bir işe yaramıyor.&quot;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&quot;Bu arayüz değişmezse Facebook hesabımı silerim, öncekine zor alıştım zaten...&quot;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&quot;Twitter'a benzemiş, hiç hoşlanmam Twitter'dan! İlk Facebook'u özledim&quot;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
+25 Ekim 2009 Pazar, 10:46&lt;br /&gt;
CHIP Online &lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4229</link>
 <pubDate>Sun, 25 Oct 2009 13:47:45 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Tuttum SmartQ V5 internet tablet</title>
 <description>&lt;img src=&quot;http://www.zamazing.org/imaj/mrtlms/wallpaper-smartq5-3b.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#FFFF00&quot;&gt;SmartQ firmasından iddialı bir MID daha. İşte ürünün göze çarpan özellikleri:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
    * 600 MHz ARM11 işlemci&lt;br /&gt;
    * 256MB DDR2 RAM&lt;br /&gt;
    * WiFi&lt;br /&gt;
    * Bluetooth 2.0 EDR&lt;br /&gt;
    * 4.3 inç dokunmatik LCD ekran (800 x 480)&lt;br /&gt;
    * 1080p HDMI-Out&lt;br /&gt;
    * USB 2.0 OTG&lt;br /&gt;
    * 2GB dahili hafıza&lt;br /&gt;
    * SD kart slotu&lt;br /&gt;
    * 3.5 mm kulaklık girişi&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Öncelikli olarak Çin'de piyasaya çıkacak cihazın fiyatı ve diğer ülkelerde satılıp satılmayacağı henüz belli değil&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
 Linkleri görebilmek için &lt;a href=&quot;uyeler.php?m=kayitol&quot;&gt;Üye&lt;/a&gt; olmalısınız.</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4228</link>
 <pubDate>Sun, 25 Oct 2009 13:32:41 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Nvidia interneti değiştirecek</title>
 <description>&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict//250111454ae37ba141d54.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;RealityServer internet'i değiştirmeye geliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Nvidia'dan internet kullanıcılarını yakından ilgilendiren bir haber! Nvidia tarayıcılarımızda.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Son bir kaç yıl içerisinde Google'ın bilişim dünyasına kazandırdığı terimlerden biri olan 'cloud computing'in, Türkçe'si bulut bilgi işlem.Çok konuşulan bir kavram. 'Cloud' (Bulut) terimi, aslında internet üzerindeki sunucular ve bunların oluşturduğu ağlara uygun görülmüş bir tanım.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bulut bilgi işlem ise bu çerçevede; 'bilişim teknolojilerine ilişkin kaynak ve kabiliyetlerin servis olarak sunulması' olarak tanımlanıyor. Bulut bilgi işlem ile uygulamalar, web üzerinden; yerel sistemde herhangi bir kurulum gerektirmeden çalıştırılabiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Daha da ötesinde; veri depolama, bilgi işleme, uygulama geliştirme ve iletişim gibi tüm işlemler için sanal ve dinamik bir zemin oluşturuyor. Tıpkı Servis Odaklı Mimari gibi, Bulut bilgi işlemde, bir teknolojiden çok, mimari bir devrimi ifade ediyor. Ağ erişiminin yaygınlaşması, kimilerine göre bizleri 'web 3.0' kavramıyla tanıştıracak olan bu değişimin en önemli etkenlerinden biri.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ağ üzerinden 3D&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu bilgiler ışığında; Nvidia'nın 3 boyutlu modellerin ağ üzerinde 'render' edilmesini mümkün kılan bir sistem geliştirdikleri yönündeki açıklamaları, doğal olarak heyecan uyandırıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
'Bilgisayarda tasarlanmış modellerin, görüntülenmek üzere yine bilgisayar tarafından işlenmesi' olarak kabaca tanımlayabileceğimiz 'render' hadisesinin, özellikle oyunlar gibi 3 boyutlu uygulamalar söz konusu olduğunda, ciddi bir işlemci gücü gerektirdiği biliniyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Daha açık bir şekilde ifade etmek gerekirse, Eğer RealityServer tasarlandığı gibi çalışırsa, ekran kartlarına büyük meblalar yatıran profesyoneller bilgisayar toplarken 'Hangi ekran kartını alsam?' sorusunu sormaya gerek duymayacak. Dahası mobil cihazların en büyük problemleri olan enerji tüketimi, aşırı ısınma ve yavaşlama gibi dertleri ortadan kaldıracak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Peki bunun bedeli ne oalcak? Bedeli donanıma büyük meblalar yatırmak yerine, hizmet kullanımı karşılığında ücret ödemek olacak. İşlenen ve depolanan veri miktarına göre ücretlendirme dışında da seçenekler olacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
3D 'in hayatımızdaki yeri&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Düşünüldüğünde, böylesi bir uygulamanın sunacağı olanaklar, gerçekten de sınırsız görünüyor. Gerçek zamanlı, foto realistik imajların, çalıştırıldığı bilgisayarın işlem gücüne bakmaksızın kitlelere ulaşabileceği düşüncesi, kulağa bir bilim-kurgu filminden fırlamış gibi gelse de, pratikte uygulanabileceği alanların sayısı neredeyse sonsuz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Çevrimiçi alışverişlerinizde, örneğin mobilya alırken, evinizi 'sanki içindeymişçesine' döşeyebildiğinizi, aydınlatmadan dokulara kadar her şeyi en ince ayrıntısıyla görebildiğinizi bir düşünün...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Nvidia'dan Dan Vivoldi, bütün bunların çok yakın bir zamanda, RealityServer ile mümkün olacağını söylüyor. MentalImages tarafından geliştirilen teknolojinin, iRay 'render' motoru, Tesla GPU'lar (grafik işleme üniteleri) ve Reality platformuyla çalışacağı ve RealityServer'a erişimin 30 Kasım 2009'da açılacağı bildiriliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
+24 Ekim 2009 Cumartesi, 20:42&lt;br /&gt;
CHIP Online&lt;br /&gt;
	&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4226</link>
 <pubDate>Sun, 25 Oct 2009 01:09:03 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Windows 7 ilk gün 10 bin adet sattı.</title>
 <description>&lt;img src=&quot;http://veteknoloji.com/resimler/haberler/20091024041826_windows7.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;Yazılım firması Microsoft'un yeni işletim sistemi Windows 7, Türkiye'de pazara sunulduğu ilk günde 10 bin adet satarken, pazartesiye kadar pazara sunulan 30 bin sistemin tamamının satılması bekleniyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Uyumlu bilgisayarlarda ekranda parmakla çoklu dokunarak kullanım sunan Windows 7, Türkiye&amp;#8217;ye özel uygulamalarıyla da dikkat çekiyor. Türklerin tavla merakını bilen Microsoft, sadece Türkiye&amp;#8217;deki sürümlerine tavlanın dokunularak oynandığı özelliği ekledi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Türkiye&amp;#8217;de Windows 7 Home Basic 123 Dolar, Windows 7 Home Premium 145 Dolar, Windows 7 Professional 236 Dolar ve Windows 7 Ultimate 250 dolardan satılacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4225</link>
 <pubDate>Sun, 25 Oct 2009 01:02:43 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>3G ile tehditler çoğaldı</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/241152264ae2c04a18953.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;3G teknolojisiyle birlikte internet kullanımının yaygınlaştığı mobil cihazlarda virüs tehditlerinin çoğalması, anti-virüs programlarının satışını artırdı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kaspersky Lab Türkiye Genel Müdürü Murat Göçe  yaptığı açıklamada, 3G ile birlikte mobil cihazlarda internet kullanımının arttığını, bu nedenle mobil cihazların hacker, kötü kopyalayıcılar için cazip bir pazar haline dönüşmeye başladığını, saldırıları buraya yönelttiklerini söyledi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Mobil cihazlarda yaşanan tehditleri, yüksek meblağlar tutabilecek şekilde telefondan SMS atılması, MMS yollanması, hatta mobil cihazların üzerindeki bilgilerin başkalarının eline gönderilmesi olarak sıralayan Göçe, bir kısım tehditlerin de cihazı bozmaya, çalışmasını engellemeye yönelik olduğunu anlattı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Göçe, ''En kötü sayılabilecek şey sizin mobil cihazınızdaki bilgileri üçüncü kişilere yolluyor. Bu görüşme de olabilir, attığınız SMS'in bir kopyası da olabilir, hatta mobil cihazınızdaki banka, kart bilgilerinizin, özel resimlerinizin üçüncü kişilerin eline geçmesi olabilir'' dedi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Murat Göçe, önümüzdeki yıllarda bu tür tehditlerin hızla artacağına işaret etti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
3G teknolojisinden önce mobil koruma programları çok az satılırken 3G ile birlikte bu mobil koruma ürünlerinin satışının arttığına dikkati çeken Göçe, ''Şu anda piyasada bayağı bir talep var'' dedi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
SATIŞLAR SON 1-2 AYDA YÜZ KAT ARTTI&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Göçe, insanların sorun yaşadıkları için anti-virüs programlarını aldıklarını belirterek, ''Çünkü yapı olarak Türk insanı başına bir şey gelmeden yeni bir tedbir almıyor. Virüsler ortaya çıkmaya başladı, insanlar anti-virüs programı alımlarını hızlandırdı'' diye konuştu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Anti-virüs programı satışlarının son 1-2 ayda yüz katı arttığına işaret eden Göçe, mağazalardan ve kullanıcılardan çok ciddi talep gördüklerini söyledi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Göçe, ''Eskiden aylık ortalama 20-30 kişi buna talep gösterirken şimdi her ay 1000-2000 talep gelmeye başladı. Bu daha başlangıç. 2010 yılında satışların hızla artacağını düşünüyorum. Bu konuda çok büyük canlar yanacak'' dedi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
UZAKTAN TELEFONU KİLİTLEYEBİLİRSİNİZ&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kaspersky olarak telefonun korumanın yanında ağırlık verdikleri konunun bilgileri korumak olduğunu söyleyen Göçe, şunları kaydetti:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
''Telefonunuzu bir yerde unuttunuz ya da çaldırdıysanız bu yazılım sayesinde telefonun yeni sahibinin kim olduğu, yeni numara bilgisi size yollanıyor. Yani 'ben şu numaralı telefona takıldım' diyor. Siz gidip polise şikayet edebilirsiniz ya da SMS atarak o bilgilerinizi telefondan silebilirsiniz. Hatta uzaktan telefonu kilitleyebilirsiniz, çalışmaz hale getirebilirsiniz. Bulunduğu lokasyonu tespit edebilirsiniz. Anti-virüs olarak bu tür yazılımlar da eklenmeye başladı. Hem virüslerden hem de kaybolma durumunda bilgilerinizin başkasının eline geçmesinden koruyor.''&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İSTEMEDİĞİMİZ KİŞİLERDEN SMS GELMESİNİ ENGELLEYEBİLİRSİNİZ&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Programın ekstra özellikleri bulunduğuna da işaret eden Göçe, ''İstemediğiniz kişilerden SMS gelmesini engelleyebilirsiniz. O kişiler SMS atsa da rahatlıkla silinir. Ayrıca mobil cihazlarınızdan zararlı sitelere girilmesini de engelleyebilirsiniz. Çocuğunuza aldığınız bir telefonda içerik elemesi yapmanız mümkün'' dedi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Göçe, Akıllı telefonlar için Internet ataklarından, zararlı yazılımlardan ve istenmeyen SMS'lerden koruyan, telefonun çalınması durumunda bilgilerin güvenliğini sağlayan Kaspersky Mobile Security ürünlerinin fiyatının mağazalarda 25 dolar artı KDV ile satıldığını, ''www.kaspersky.com.tr'' adresinde ise fiyatının 18 dolar artı KDV olduğunu bildirdi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ürünün kurulumunun çok basit olduğunu söyleyen Göçe, güncellemelerin SMS veya GPRS üzerinden kendiliğinden yapıldığını, kullanıcıların ekstra çaba sarf etmesi gerekmediğini belirtti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
12 yıllık şirket olan Kaspersky'in Türkiye'de 10 yıldır ürün satışı bulunduğunu, bir yıl önce de ofisinin açıldığını anımsatan Göçe, Türkiye'de ciddi reklam ve eleman yatırımı yapacaklarını, pazarın hakimi olma gibi bir hedefleri bulunduğunu kaydetti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Göçe, referansları arasında Türkiye'nin sayılı üniversiteleri ve devlet kuruluşlarının yanı sıra TÜBİTAK, Acıbadem Hastanesi gibi kuruluşlar yer aldığını anlattı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Murat Göçe, ''Türkiye'de internet üzerinden bir şekilde şifresi ya da parolası çalınıp, banka hesabı boşaltılan veya kredi kartından harcama yapılan insanların sayısının en az 200-300 bin kişi olduğunu düşünüyoruz. Mobil cihazlar tarafında kullanımı çok yeni olduğu için henüz o aşamaya gelmedi ama genel anlamda banka mağdurlar çok fazla'' dedi.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4224</link>
 <pubDate>Sat, 24 Oct 2009 11:51:46 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Kağıt gibi laptop</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/231821444ae1ca083979d.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;Dell incelikte rekor kırmaya kararlı: Firmanın yeni laptop'u Adamo XPS'e çok şaşıracaksınız.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Dell kısa bir süre içerisinde &quot;Adamo XPS&quot; adında çok ince bir notebook tanıtacak. Hemen hemen 10 mm kalınlığındaki cihaz hakkında detaylı bilgilerin 22 Ekimde açıklanması bekleniyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
ABD medya organlarının bildirdiği habere göre Dell, XPS Adamo hakkındaki bilgileri gizli tutmayı tercih ediyor. Örneğin cihazın ne kesin ebatları ne de teknik spesifikasyonları ortaya çıktı. Üreticinin web sitesinde umuma açılan tek bilgi cihazın 9,99 mm kalınlığında olması. Eğer durum gerçekten böyleyse Adamo XPS dünyanın en ince notebook'u oluyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Karşılaştırmak gerekirse: Güncel MacBook Air 19,4 mm, XPS selefi &quot;Adamo 13&quot; 16,4 mm ve Sony'nin henüz piyasaya sürülmemiş Vaio X'i ise 13,9 mm kalınlığında. Sadece 10 mm kalınlık ile Adamo XPS, bir MacBook Air'in yarısı kadar kalın oluyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İnternet haberlerine göre cihazın fiyatı yaklaşık 2000 Dolar olacak. Ayrıca laptop kapağının özel bir ısı algılayıcısına dokunulduğunda otomatikman açılacağı iddia ediliyor.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4223</link>
 <pubDate>Fri, 23 Oct 2009 18:20:07 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>AMD üç çekirdekli işlemcilerini duyurdu</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/221640094ae060b9d2f76.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;AMD, aralarında ilk üç çekirdekli Athlon II X3'lerin de bulunduğu bir dizi yeni işlemciyi duyurdu. Yeni Athlon 2'ler 45 watt'lık tüketimiyle dikkat çekiyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
AMD'nin duyurduğu üç çekirdekli Athlon II X3 işlemciler Athlon II X2 ve Athlon II X4 seri işlemciler arasında yer alıyor. 95 watt'lık enerji sarfeden işlemcilerin saat hızları ise 2.2 GHz ile 2.9 GHz arasında değişiyor. Yeni işlemciler masaüstü bilgisayarlar ve yeni nesil mini masaüstü bilgisayarlarda kullanılmak üzere tasarlanmış. Analistlerin yorumlarına göre iki çekirdekli işlemciler ile dört çekirdekli işlemciler arasındaki fiyat-performans uçurumunu kapatmak açısından önemli bir yere konuylan yeni işlemciler bin adetlik satışlarda 76 dolarla 102 dolar arasında ücretle taliplisine ulaştırılıyor. Yeni işlemcilerle birlikte yalnızca 45 watt güç sarfeden yeni Athlon II modellerini de duyurdu. AMD sözcüsünün açıklamasına göre yeni işlemciler 45 nanometre teknolojisiyle üretildi.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4222</link>
 <pubDate>Thu, 22 Oct 2009 16:38:24 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Beyne fiber-optik kablo</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/212150184adf57ead256e.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;Bilim adamları insan beynin gizemlerini halen tam olarak çözebilmiş değiller. Fakat bu onları demekten alı koymuyor. Bir grup bilim adamı beyni ve beyin aktivitelerini daha yakından inceleyebilmek için ilginç bir deney yaptılar. Bir farenin kafatasında ufak bir delik açarak, beynine fiber optik kablolar bağladılar. Daha sonra bu fiber optik kablolardan farenin beynine mavi bir ışık huzmesi gönderdiler. O ana kadar gayet sakin olan fare bir anda tüm gücüyle saat yönünün tersi istikametine daireler çizerek koşmaya başladı. Farede hiç bir sağlık sorunu meydana gelmemiş olması, bilim adamları için deneyin önemli bir başarısıydı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bilim adamları beyne sadece ışık göndererek farklı tepkiler elde edebildikleri keşfettikten sonra çalışmalarını sürdürdüler. Fakat beynin son derece karmaşık yapısı, beyne gönderilecek ışık ile tam olarak arzu edilen tepkinin alınmasını oldukça zor hale getiriyor. Buna rağmen fareler üzerinde yapılan deneylerde Parkinson hastalığı benzeri durumların, bu yöntem ile belli bir oranda tedavi edilebildiğini tespit ettiler. Bu konuda fiber optik kabloların alternatifi olan elektro şok tedavilerinin aksine, herhangi bir hafıza kaybı durumuna rastlanmamış olması, bu yöntemin geliştirilerek yan etkileri en aza indirilmiş tedavi yöntemlerinin geliştirilmesinin mümkün olduğunu ortaya koyuyor.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4221</link>
 <pubDate>Wed, 21 Oct 2009 21:48:55 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Boşa çalışan sunucular 25 milyar dolar harcıyor</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/201503024adda6f6eb711.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;
Kelton Research tarafından yapılan bir araştırma dünya genelinde, kullanılmayan sunucuların sebep olduğu kayıplarla ilgili çarpıcı veriler ortaya koydu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Araştırmaya göre dünya genelindeki sunucuların yaklaşık yüzde 15'ine tekabül eden bir kısmı &quot;işe yarar&quot; bir şey yapmıyor. Sunucuların yüzde 83'ü ise daha verimli kullanım sağlayan sunucu yazılımlarını üzerinde barındırmıyor. Bu verilerden daha çarpıcı olanı ise söz konusu sunucuların boşa çalışmasının yol açtığı maddi zarar. Kullanılmayan sunucular sebebiyle her yıl yaklaşık 25 milyar dolar çöpe gidiyor. Araştırmaya göre dünya genelinde aktif olarak kullanılmayan 4,75 milyon adet 7/24 çalışan sunucu bulunduğu tahmin ediliyor. Bu sunucuların enerji harcamalarının maliyeti ise yaklaşık 3,8 milyar dolar. Eylül ayında gerçekleştirilen araştırmanın amacı, işletmelerin sunucular yüzünden yaptıkları harcamalara dikkat çekmek.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4220</link>
 <pubDate>Tue, 20 Oct 2009 15:00:32 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>İnternetimiz kaliteli değil</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict//192339414adcce8d3384b.gif&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;Oxford Üniversitesi Said İşletme Okulundan MBA öğrencileri ile Oviedo Üniversitesi Uygulamalı Ekonomi Bölümü tarafından gerçekleştirilen ''2009 Geniş bant Kalite Araştırması''nda Türkiye, geniş bant bağlantı kalitesi ve penetrasyon oranı bakımında 66 ülke arasında 42'inci sırada yer aldı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cisco'dan yapılan yazılı açıklamada yer verilen ve küresel çapta ikinci kez yapılan araştırmaya, bu yıl 24 ülke daha eklenirken 240'ı aşkın ilde geniş bant kalitesi ölçüldü.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Araştırma sonuçlarına göre, 66 ülkenin 62'sinde geniş bant bağlantı kalitesi, geçtiğimiz yıla oranla yükseldi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İndirme (download) hızı, yüzde 49 oranında artarak 4.75 Mbps'ye yükselirken, yükleme (upload) hızı, yüzde 69 artarak ortalama 1.3 Mbps'ye yükseldi. Geniş bant internette gecikme hızı, yüzde 21 oranında düşerek 170 milisaniyeye geriledi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Güney Kore, geniş bant liderliği tablosunda 138.6 puanla en üstte yer alırken, Japonya 115.3 puanla ikinci, Hong Kong 111 puanla üçüncü oldu. İsveç, İsviçre, Hollanda, Singapur, Lüksemburg, Danimarka ve Norveç, listede ilk 10'daki diğer ülkeler olarak sıralandı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2009 yılında geniş bant kalitesini yüzde 72 oranında yükselten Güney Kore, yüksek penetrasyonla birlikte Japonya'dan liderliği aldı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Aynı dönemde geniş bant kalitesi yüzde 38 oranında artan İsveç, Avrupa'daki en yüksek geniş bant kalitesiyle, ilk 10'da Güney Kore ve Japonya'yı yakalarken, nüfusu yoğun iller ve kırsal bölgelerde gözlenen geniş bant kalite farkını en hızlı kapatan ülke oldu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Türkiye, geniş bant bağlantı kalitesi ve penetrasyon oranı bakımından geniş bant liderliğinde 66 ülke arasında 42'inci sırada yer aldı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
39 ülkenin, standart çözünürlükteki web tv seyretmek, dosya paylaşımı veya düşük çözünürlüklü video iletişim araçlarını kullanmak için yeterli geniş bant kalitesine sahip olduğuna yer veren araştırmaya göre, Güney Kore, Japonya, İsveç, Litvanya, Bulgaristan, Letonya, Hollanda, Danimarka ve Romanya'da yüksek çözünürlüklü internet TV veya 3-5 sene içinde hayata geçmesi planlanan video iletişim araçları gibi gelecek nesil web uygulamalarına yetecek seviyede bağlantı kalitesi bulunuyor. Geçen yıl içinde geniş bant kalitesini en fazla artıran ülke yüzde 72 ile Güney Kore olurken, Bulgaristan yüzde 56 ile ikinci, Litvanya yüzde 55 ile üçüncü, İsveç yüzde 38 ile dördüncü ve Romanya yüzde 34 ile beşinci oldu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ülkelerin büyük çoğunluğunda şehir merkezleri ile kırsal kesimlerde kalite bakımından farklar olduğu gözlenirken, Litvanya, Rusya ve Letonya, dijital kalitede en büyük farkların gözlendiği ülkeler oldu. İsveç, Birleşik Arap Emirlikleri ve İzlanda'da şehir merkezleri ile diğer bölgeler arasındaki kalite farkının çok daha düşük seviyelerde olduğu belirlendi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Büyük şehirler dışında, en yüksek kalitede bağlantı olanağı tanıyan ülkeler ise Japonya, Kore ve İsveç olarak sıralandı.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4219</link>
 <pubDate>Mon, 19 Oct 2009 23:37:28 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Http:// gerçekten ikinci / gerekli miydi ?</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/141522544ad5c29e6e339.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;
İnternetin mucidi, geriye dönebilse sizce neyi değiştirmek isterdi? Cevap &quot;kesme işaretinde&quot; gizli.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
World Wide Web Konsorsiyum'unun direktörü ve M.I.T. profesörü olan Tim Berners-Lee, bir röportajda ilginç bir soruyla karşılaştı ve çok daha ilginç bir cevap verdi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İnternetin mucidi olarak tanınan Tim'e &quot;Her şeyi baştan yapacak olsan neyi farklı yapardın? Pişmanlıkların var mı?&quot; sorusu soruldu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Gülümseyerek cevap veren Lee, bugünkü aklı olsa bir değişiklik yapacağını söyledi ve küçük pişmanlığını paylaştı. http'yi bugün yapsa önündeki çift kesme &quot; //&quot; işaretinden bir tanesini çıkartacağını söyledi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Çift kesme işaretinin o günlerde bir programcılık standartı olduğunu, ancak sonradan bunun gerekli olmadığının anlaşıldığını belirten Lee, aradan geçen sene zarfında, o küçük işaret fazlasının insanlara verdiği ek zahmetten ve kağıda yapılan baskıda kapladığı yer yüzünden, kesilen fazladan ağaçlar için vicdan azabı çektiğini söyledi.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4216</link>
 <pubDate>Wed, 14 Oct 2009 15:21:02 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Photoshop CS5 ile ilgili video yayınlandı</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/132217054ad4d231b4599.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;Adobe, Facebook grubuna Photoshop'un bir sonraki sürümü CS5 ile ilgili yenilikleri ve önemli ipuçlarını içeren bir video yayınladı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Videoda Photoshop Labs tarafından geliştirilen yeni Photoshop özellikleri ile ilgili bilgiler yer alıyor. Videoda dikkat çeken yenilikler arasında yenilenmiş fırçalar ve warp aracı dikkat çekiyor. Videoda yeni fırça tiplerinin farklı kullanım alanları ile ilgili bilgiler de yer alıyor. Adobe After Effects'de bulunan Puppet aracının Photoshop'a da eklendiği dikka çekerken, yeni warp aracının nasıl kullanılacağı ile ilgili ipuçları da videoda yer alıyor. Adobe'den söz konusu yenilikleri CS5 sürümünde olacağı ile ilgili resmi bir açıklama gelmese de, söz konusu görüntüler yüksek ihtimalle bir sonraki Photoshop sürümü olan CS5'e ait. Söz konusu videoyu  Linkleri görebilmek için &lt;a href=&quot;uyeler.php?m=kayitol&quot;&gt;Üye&lt;/a&gt; olmalısınız. tıklayarak izleyebilirsiniz. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4215</link>
 <pubDate>Tue, 13 Oct 2009 22:16:20 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Windows 7 için geri sayım</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/111238034ad1a77bdd1b0.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;Microsoft'un yeni işletim sistemi Windows 7, iki hafta sonra satışa sunuluyor. Windows 7, Avrupa Birliği ülkelerinde, Internet Explorer (IE) tarayıcısı eklenmeden piyasaya sürülecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Microsoft&amp;#8217;un Vista'dan sonraki yeni işletim sistemi &amp;#8220;Windows 7&amp;#8221;, 22 Ekim&amp;#8217;de piyasaya sürülüyor. Pek tutulmayan Vista&amp;#8217;nın ardından geliştirilen Windows 7&amp;#8217;de, performans ve kullanım kolaylığı gibi özellikler ön plana çıkıyor. Ayrıca yeni işletim sisteminde güvenlik konusuna da büyük önem veriliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Microsoft Başkanı Steve Ballmer, daha önce yaptığı açıklamalarda, yeni işletim sisteminin öncekilere oranla daha çabuk açılıp kapanacağını, daha az güvenlik alarmı vereceğini ve dizüstü bilgisayarların batarya ömrünün uzamasını sağlayacak şekilde daha az enerji tüketeceğini açıklamıştı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Piyasaya etkileri&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Steve Ballmer, bu hafta Münih&amp;#8217;te düzenlediği basın toplantısında, yeni işletim sistemi ile ilgili soruları yanıtladı. Ballmer, Vista&amp;#8217;nın yerini alacak olan Windows 7&amp;#8217;nin piyasaya olası etkisi ile ilgili bir soru üzerine, &amp;#8220;Bir dalgalanma olacaktır ancak muhtemelen çok büyük olmayacak&amp;#8221; diye konuştu. Ballmer, Windows 7&amp;#8217;nin bilgisayarlara olan talebi az oranda artırmasını beklendiğini belirtti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kamu sektörünün ilgisi düşük&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yapılan kamuoyu anketlerine göre, kurumsal kullanıcı şeklinde adlandırılan kamu ve özel sektör firmaları Windows 7'ye geçmeyi düşünmüyor. ScriptLogic'in temmuz ayında, bin firmayla yaptığı araştırmaya göre her 10 kuruluştan 6'sı yeni Windows'a &quot;hayır&quot; diyor. Gerekçe olarak ise arasında ekonomik krizin yanı sıra yeni işletim sisteminin mevcut programlarla uyumlu çalışabilmesi konusunda duyulan kaygılar gösteriliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Öte yandan, Microsoft, yeni işletim sistemi Windows 7'yi, Avrupa Birliği ülkelerinde, Internet Explorer (IE) tarayıcısı eklenmeden piyasaya süreceğini açıklamıştı. Avrupa Komisyonu bu kararı memnuniyetle karşıladığını duyurdu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Windows ile birlikte Internet Explorer yazılımının da zorunlu tutulduğu, böylece rakip tarayıcı yazılımlara karşı haksız rekabet oluşturulduğu yolunda AB'den gelen anti-tekel eleştirileri dikkate alan firma, Windows'un yeni sürümünü bu ülkelerde IE'siz piyasaya verme kararı aldı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Windows 7'nin özellikleri&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Windows 7 günümüzün vazgeçilmezleri arasında yer alan cep telefonu, dijital fotoğraf makinesi gibi cihazlarla daha uyumlu çalışacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Windows 7, Vista'nın aksine, çok az işlem gücüne sahip bilgisayarlarda da çalışabilecek. 1 GB RAM ve 1 GHz hıza sahip işlemci, Windows 7 için yeterli olacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Windows 7'nin güncellenmiş bir görev çubuğu, yeni hareketli masaüstü efektleri, içeriğe duyarlı mönüsü ve gösterişli bir masaüstü arama özelliği olacak.&lt;br /&gt;
&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4214</link>
 <pubDate>Sun, 11 Oct 2009 12:36:53 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Farklı bir Google ana sayfası</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/101705384ad094b25b302.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;Google'ın ana sayfası yeterince sade değil mi? Öyleyse test aşamasındaki bu ana sayfa tam size göre.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Google minimalist tasarım akımı ile tanınır. Ama son denemesi ile Google kendini bile aşmayı başardı. Arama motoru devi test etmekte olduğu yeni tasarımı ile sayfada bulunması zorunlu olmayan her şeyi kaldırıp bir kenara attı ve sadece Google logosu ve arama kutusunu bıraktı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İşin güzeli Google'ın uç noktalarda gezen minimalist tasarımda, diğer bağlantıları görmek isteyenlerin tek yapması gereken fareyi hareket ettirmek. Bunu yaptığınızda butonlar gelmiyor ama işinize yarayabilecek ve var olan ana sayfada bulunan çoğu önemli bağlantı geri geliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Eğer siz de Google'ın bu yeni tasarımı test etmek isterseniz yapmanız gereken Google.com'a girmek. Fakat tarayıcınız otomatik olarak Türkçe Google.com.tr'yi açacak olursa, sayfadaki &quot;Google.com in English&quot; bağlantısını kullanarak Google.com'u yüklemelisiniz. Ardından şu kodu kopyalayıp tarayıcınızın adres satırına yapıştırın (hepsi bitişik olacak şekilde) ve Enter tuşuna basın.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;codetitle&quot;&gt;Kod:&lt;/div&gt;&lt;div class=&quot;code&quot;&gt;javascript:void(document.cookie=&amp;quot;PREF=ID=2602f2ce49362929:U= 7b6893b1882d5a94:TM=1239881060:LM=1254195610:L=0qXJlAA:GM =1:S=CwDGQD20E8U14zDg;path=/; domain=.google.com&amp;quot;);&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ardından sayfayı yeniden yükleyin ve sonrasında kapatın. Bundan sonra Google.com'u açtığınızda Google'ın yeni ana sayfa tasarımı yüklenecek. Eğer bu tasarımdan sıkılıp Google'ı eski haline döndürmek isterseniz tarayıcınızın çerezlerini (cookie) temizlemeniz yeterli.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Henüz test aşamasında olduğu için bu Google görünümünü ancak bu kod yardımı ile test edebilirsiniz. Kod IE 8, Chrome 3 ve Firefox 3.5'ta çalışıyor fakat tarayıcınızın sürümüne veya özel ayarlarına göre bu sonucu alamayabilirsiniz.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4212</link>
 <pubDate>Sat, 10 Oct 2009 17:04:00 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Facebook'a yeni tasarım</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/092050174acf77d919997.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;Sosyal ağ devi Facebook yeniden tasarımını değiştiriyor olabilir. Daha önce yaptığı her değişiklikle tepki almayı başaran Facebook, internette dolaşan ilk ekran görüntülerine ve haberlere göre ana sayfasında çeşitli değişiklikler yapmaya hazırlanıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yeni arayüz kullanıcıların ağlarında olup biteni daha kolay takip edebilmesi için tasarlanıyor. İstenmeyen içeriğin süzülebilmesi için haber kaynağı filtreleri geliştiriliyor. Sağ tarafta yer alan sütun değiştiriliyor. Facebook Lite'daki gibi bir de yayıncı kutusu ekleniyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Facebook yayıncı&lt;br /&gt;
Yeni tasarımda en önemli değişiklik durum güncellemelerinin, internet bağlantılarının, fotoğrafların, videoların ve olayların yayınlandığı Paylaş kısmının değişimi. Artık Haber kaynağının sağında durum güncelle seçeneği olacak. Aynı işi yapacak olan bu tuşun ekran görüntüsü ve detayları mevcut değil.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Seçme haberlere ne olacak?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Facebook'tan akşam postası...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Haber kaynağı&lt;br /&gt;
Normalde paylaş düğmesinin yer aldığı kısma en iyi haberler filtresi ekleniyor. Bu durum güncellemeleri bağlantısına benzer bir şekilde çalışacakmış. Bunun yanında bir başlık yer alıyor, akşam haberleri ya da yeni olaylar olarak ismi değişen bir haber başlığı bu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ekranın sağında bulunan seçme haberler kısmı ise kalkıyor. Etkinler de bu sayede yükselip görüş açısına giriyor. Bu da genellikle gözden kaçan etkinlikleri daha etkin bir şekilde takip edebilme olanağı sunuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bununla birlikte Facebook, yeniden tasarımların kötü bir ünü olduğunu da unutmamalı. Kullanıcılar değişikliklere olumsuz tepki verdiğinde kampanyalar çığ gibi büyüyor. Elbette bu tür kampanyalar Facebook'un değişimini engelleyemeyecek, ama geçişin sancılı olacağı da kesin... &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4211</link>
 <pubDate>Fri, 09 Oct 2009 20:50:02 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>İnternete de plaka geliyor</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/071106194acc4bfbbc989.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;İnternette 'com' yerine şehir uzantısı uygulaması başlıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İnternet adreslerinde artık şehir uzantısı uygulamasına geçiliyor. New York Belediyesi tarafından başlatılacak yeni uygulamaya göre, kentteki internet sitelerinde &quot;com&quot; uzantısı yerine New York şehrinin kısaltılması olan &quot;nyc&quot; uzantısı da kullanılacak.  &lt;br /&gt;
 &lt;br /&gt;
Şehir uzantısı uygulamasına geçeceklerini dün açıklayan New York belediyesi yetkilileri bu konuda dünyaya öncülük ettikleri belirterek, yeni uzantıya geçiş maliyetinin internet sitesi başına yaklaşık 10 dolar olacağını kaydettiler. New York Belediyesi ile ICANN firması tarafından ortaklaşa başlatılacak yeni uzantı kampanyası 2010 yılında başlayacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
New York'ta başlatılacak şehir uzantısı uygulamasının büyük ilgi göreceğini tahmin eden yetkililer, bu şekilde New York belediyesine çok ciddi maddi bir katkı sağlanacağı görüşünde birleşiyor. Yetkililer New York şehir uzantısı kullanımı için yaptıkları yatırımın bir milyon doları geçtiğini belirttiler.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Paris ve Barcelona kentlerinin de aynı uygulamaya geçmek için çalışma içerisinde oldukları, eski ABD Başkan yardımcısı çevreci Al Gore'unda, internette yeşil siteler uygulamasına geçmek için çalışmalar yaptığı ve çevreci sitelerin de bir süre sonra &quot;com&quot; uzantısı yerine &quot;eco&quot; uzantısı kullanmaya başlayacağı bildirildi.&lt;br /&gt;
&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4210</link>
 <pubDate>Wed, 07 Oct 2009 11:06:00 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Facebook Translation Açıldı</title>
 <description>&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/051259444ac9c390cf1b0.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;Facebook geliştirici ekibi tarafından çevrimiçi sayfa dili çevirici hizmetini başlattı. Sosyal ağ içerisinde sayfaları veya ilgili hedefi çeviri yapmak için geliştiriliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Toplam 24 dili destekleyeceği söylenen Translate hizmeti Facebook kendi sitesinde yayımladığı blogdan yayımlandı. Demo olarak İspanyolca-Fransızca olarak test edilen çevrimiçi hizmette başarı sağlandı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/051300154ac9c3afa56fe.png&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Dans'un Şirket Blogunda Cat Lee şunları söyledi &quot; Facebook Connect hizmeti ile Herhangi bir ülkenin turist kurulları veya siteye girmek isteyen turistler bu çevrimiçi hizmetten faydalanabilecekler. &quot;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu Hizmete sizde web sitenize koyacağınız bir kaç HTML ve JavaScript kodu ile katılabiirsiniz. Facebook Connect uygulamasını kullanan web siteleri bu uygulmayı web sitelerine koyabilirler. Ayrıntılı bilgi Facebook Translation Wiki Açık Tartışma Platformu makalelerinde bulabilirler.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt; Linkleri görebilmek için &lt;a href=&quot;uyeler.php?m=kayitol&quot;&gt;Üye&lt;/a&gt; olmalısınız.</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4209</link>
 <pubDate>Mon, 05 Oct 2009 13:01:17 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Erişim engeline ilk &amp;#8216;kullanıcı&amp;#8217; itirazı</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/011541094ac4a365a7779.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Türkiye'de bir erişim engeli kararına karşı &quot;muhatap&quot; sıfatıyla ilk kez bir kullanıcı tarafından itiraz dilekçesi verildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Geçtiğimiz hafta Beyoğlu Başsavcılığı&amp;#8217;nın Türkiye&amp;#8217;den erişimini engellediği MySpace ve last.fm tedbir kararına karşı bir kullanıcı tarafından itiraz dilekçesi verildi. &amp;#8216;Muhatap&amp;#8217; sıfatıyla verilen dilekçe, bir internet sitesine Türkiye&amp;#8217;de erişim engeli konması kararına karşı bir kullanıcının yaptığı ilk yasal itiraz niteliği taşıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim görevlisi Doç. Dr. Yaman Akdeniz ve avukatı Altan Akdeniz&amp;#8217;in &amp;#8216;kullanıcı&amp;#8217; sıfatıyla sundukları itiraz dilekçesi, Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı&amp;#8217;na 29 Eylül sabahı teslim edildi. Dilekçede, MySpace ve last.fm&amp;#8217;e erişim engeline dayanak yapılan &amp;#8220;5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu&amp;#8217;nun Ek Madde 4&amp;#8217;ün 3. fıkrası hükmünün Anayasa&amp;#8217;ya aykırı olduğu&amp;#8221; belirtilerek iptal edilmesi talebiyle Anayasa mahkemesi&amp;#8217;ne gönderilmesi talep edildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İtirazda &amp;#8220;Müyap&amp;#8217;ın bu sitelerde yer alan bazı verilerin ihlal içerdiğini iddia etmesinin bu sitelerin toptan yasaklanması için yeterli gerekçe olmadığı&amp;#8221; savunularak engelin kaldırılması talep edildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Doç. Dr. Akdeniz&amp;#8217;den alınan bilgiye göre, MySpace ve last.fm firmaları da dahil olmak üzere erişim engeli kararına bugüne kadar herhangi bir itiraz yapılmamış. Akdeniz&amp;#8217;in yanı sıra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi&amp;#8217;nde öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Kerem Altıparmak ile Avukat Altan Akdeniz&amp;#8217;in katkılarıyla hazırlanan itiraz dilekçesi, Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından incelendikten sonra Beyoğlu Sulh Ceza Mahkeme&amp;#8217;sine gönderilecek.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4208</link>
 <pubDate>Thu, 01 Oct 2009 15:39:52 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Facebook'ta sesli chat dönemi</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/231049324ab9d30cd45bc.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Facebook, kullanıcılarına sesli sohbeti hizmete sunmaya hazırlanıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Önümüzdeki günlerde kullanıma sunulacak olan hizmetten sadece kullanıcılar değil üçüncü parti yazılım geliştiricileri de yararlanabilecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yeni teknoloji Facebook&amp;#8217;un kendisi tarafından sunulmuyor. Boston merkezli Second Life ve EVE Online gibi sanal dünyalar için entegre ses hizmeti sunan Vivox şirketi, Facebook üzerinden sesli sohbetin servis sağlayacısı konumunda.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Şu an kapalı beta sürümünde olan hizmet sayesinde Facebook kullanıcıları arkadaş listesinde bulunan bir kişiyi arayabilecek. Ancak her kullanıcı Vivox&amp;#8217;un eklentisini indirmek zorunda. Bu eklenti bir kere kurulduğunda Facebook ile sorunsuz bir şekilde çalışıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bire bir konuşma ve grup sohbetleri sunan eklenti sayesinde Facebook hesabı olmayanlarla da konuşulabilecek. Vivox, telefon hattı üzerinden normal telefonları arama özelliği de sunuyor. Şu an için Facebook, yeni hizmetin reklamında hiçbir şekilde şirket olarak yer almıyor. Bir çok kullanıcının da eklenti gerektiren bir üçüncü parti yazılım hizmetini kullanmaktan kaçınacağı düşünülüyor.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4207</link>
 <pubDate>Wed, 23 Sep 2009 10:48:51 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Yahoo'nun pazar payı artıyor</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img23.imageshack.us/img23/5337/aramamotorlariqm7.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Google'ın rakipleri, pastadan daha çok dilim almaya kararlı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ocak ayı değerlendirmelerine göre AOL, Yahoo ve Microsoft arama motorlarının pazar payı artarken Google arama motorunun pazar payı azaldı. Amerika menşeli araştırma da Google,  pazar payının azalmasına rağmen yüzde 63&amp;#8217;lük oranla pastadaki en büyük dilime sahip.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yahoo'nun pazar payı yüzde 21&amp;#8217;e çıkarken Microsoft 0.2'lik artışla yüzde 8.5'a,  AOL'da 0.1'lik artışla yüzde 3.4&amp;#8217;e ulaştı. Silicon Alley Insider'dan bir gözlemciye göre, Yahoo son zamanlarında Pazar payını sürekli artırıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yahoo'nun Ağustos pazar payı yüzde 19 civarlarındaydı. Ağustos ayından itibaren Yahoo istikrarlı bir artış gösterdi.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4206</link>
 <pubDate>Thu, 19 Feb 2009 21:10:32 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Bu fikirler dünyayı değiştirebilir</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img144.imageshack.us/img144/6964/20090219022135dunyaht2.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
TIME dergisi 21. yüzyılda dünyayı değiştirebileceği düşünülen olayları yazdı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
1- Ülkeler dünyanın sorunlarını çözmek için işbirliği yapacak. Bunun için 3 hedef var; çevreyi korumak, doğum oranını azaltmak, yoksulluğu bitirmek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2- Tüketici kendi kendine hizmet edecek. Örneğin, doktora gitmek yerine ekranda ağrıyan yerimizi işaretleyip gerekli tedaviyi öğrenebileceğiz. Garson kullanmak yerine, ekrandan sipariş verebileceğiz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
3- Filmlerde oyuncular yerine konu önem kazanacak. Artık filmlerin başarısını Brad Pitt ve George Clooney gibi ünlü isimler değil, filmin konusu belirleyecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
4- Eski teröristler topluma kazandırılacak, bunların terörü çözüm için çalışmaları sağlanacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
5- Küresel ısınmayı için uçuk alternatifler tartışılacak. Dev aynalar kullanarak güneş ışınlarını geri yansıtmak, okyanusları demir bakımından zenginleştirerek daha çok karbondioksit emilimi sağlamak gibi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
6- Hayat yaşlılar için düzenlenecek. Yaşlılar bir yük olarak görülmeyecek, üretim ve ticaret 50 yaş ve üzerindekilere hitap edecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
7- Doğal kaynakları zengin olan fakir ülkeler zenginleşecek. İstikrarlı para politikaları, serbest ticaret, verimli yatırım sayesinde kaynaklar daha iyi yönetilecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
8- Kadınlara eğitim ve ekonomik fırsatlar sağlanacak. Yoksul ülkelerde kadınların üretime katılması için mikrokredi uygulaması başlatılacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
9- Spor dünyayı şekillendirecek. En sıkı takip edilen programlar listesinde spor ve haber programları birinci sıraya oturuyor. Dünyada barışı sağlayabileceğine bile inanılan sporun küreselleşme ve kaynak yaratmada da işe yarayacağı düşünülüyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
10- Bilim hayatın her alanında hüküm sürecek. Örneğin yemek yapmak gibi basit işler bile bir bilim dalı haline gelecek. Hangi yiyeceğin, hangi ısıda ne kadar pişirilmesi gerektiği gelişen yemek pişirme aletleri teknolojisi ve bilim sayesinde kesin olarak belirlenecek.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4205</link>
 <pubDate>Thu, 19 Feb 2009 21:08:58 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>DNA ile suçlunun yüzü belirlenecek</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img144.imageshack.us/img144/2623/20090219022830dnacg6.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Amerikalı bilimadamları olay yerinde bulunan suçluya ait DNA örneği ile suçlunun yüz hatlarının ve ten renginin tespit edilebileceğini söyledi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Pennsylvania Üniversitesi&amp;#8217;nden Dr. Mark Shriver, &quot;Genetik haritalandırma sayesinde cilt rengini ve yüz şeklini belirleyen genler sayesinde suçlunun yüzü belirlenebilecek&quot; dedi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Adli tıbbın, DNA&amp;#8217;dan yola çıkarak suçluları bulması yaygın bir teknik haline geldi. 2004 yılında görgü tanıklarının beyaz olduğunu söyleyen yedi kadının ölümünden sorumlu olan bir suçlunun, DNA sayesinde aslında siyah olduğu belirlenmişti. Seri katil Derek Todd Lee, bu sayede yakalanmıştı.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4204</link>
 <pubDate>Thu, 19 Feb 2009 21:07:59 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Evrenin ilk anı gözlemlenebilecek</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img514.imageshack.us/img514/5896/20090219023946evrengg9.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;	&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Gökbilimciler Big Bang&amp;#8217;in oluşumuyla ilgili en temel kanıtın peşine düştüler. Eğer evrenin oluşumuyla meydana gelen çekim dalgaları saptanırsa evrenin ilk anı ve evrimi hakkındaki bulmaca da çözülecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Gökbilimciler önümüzdeki on yıl içerisinde genişleyen evren teorisi için en somut kanıtlar bulmayı hedefliyor. Aranan kanıt 13.7 milyar yıl önce evrenin ve zamanın başlangıcından kalan mikroskobik yoğunluktaki dalgaların ölçümlenebilmesi ile bulunacak. Bu aynı zamanda, evrenin oluştuğu ilk anın da anlaşılabilmesi ve gözlemlenebilmesini sağlayacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
ÇEKİM DALGALARI ARAŞTIRILIYOR&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Chicago Üniversitesi&amp;#8217;nden John Carlstrom, dokuz farklı üniversiteden gelen bilim adamlarıyla birlikte, dünya üzerindeki en güçlü teleskoplardan biri olan Güney Kutbu Teleskopu (GKT) ile evrenin başlangıcına ve evrimine ait kanıt arıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Takımın ajandasında, genişleyen evren teorisinin tabii tutulacağı en zor test var. Bunun için, Einstein&amp;#8217;ın genel görelilik teorisinin öngördüğü üzere, evrenin genişlemesi sonucu oluşması gereken çok zayıf çekim dalgalarının bulunması gerekiyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu aynı zamanda genişleyen evren teorisinin çeşitli versiyonlarının da doğru olarak yeniden kurgulanmasını sağlayacak. Carlstrom bunu şöyle açıklıyor: &amp;#8220;Eğer çekim dalgalarını bulabilirsek bu bize genişleyen evren hakkındaki her şeyi anlatacak. Şu anda bununla ilgili geçmişe oranla az olsa da farklı açıklamalar var. Ama bunların hiçbir bu kadar olağanüstü ve sıcak &amp;#8216;Big Bang&amp;#8217;in kuantum ölçeğindeki bir dalgalanama ile başladığını öngörmüyor.&amp;#8221;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
FARKLI EVRENLER&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Carlstrom ve Fermi Ulusal Laboratuarları&amp;#8217;ndan Profesör Scott Dodelsun geçtiğimiz günlerde katldıkları &amp;#8216;Başlangıcından Sonuna Evren&amp;#8217; adlı konferansta çalışmaları hakkında bilgi verdiler. Konferansın dinleyicileri arasında paralel evrenler kuramını ortaya atan Alan Guth da vardı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İKİ BÜYÜK DÜZENSİZLİK&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Dodelson konferansta şunları söyledi: &amp;#8220;Farklı evrenler olda bile, teorinin tanımı gereği bu evrenlerle kontak kurabilme olanağımız yok. Ancak genişleyen evren kuramını araştırmanın yolu var. Bu teoriye göre evrenin oluşumuyla iki çeşit düzensizlik meydana geldi. Bunlardan ilki atom altı parçacıkların yoğunluklarıyla meydana gelen ve evrenin her yerinde devam eden dalgalanmalar. Bu dalgalanmalar zaten bilim adamları tarafından gözlemlendi.&amp;#8221;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Genellikle bunlar atomik ölçektedir ve bunun farkına varmayız. Ama genişleme bunları anlık olarak kozmik boyutlarda gerebilir. Teori bu haliyle çalışıyor. Bu dalgalanmaların nasıl olduğunu hesaplayabiliyoruz ve görünen o ki bunlar uzayda gördüğümüz galaksileri oluşturacak biçimde sonuçlanıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İkinci düzensizlik tipi ise Einstein&amp;#8217;nın belirttiği uzayın ve zamanın bükülmesi olarak da tanımladığına benzer olan çekim dalgalarıdır. Çekim dalgalarının, gökbilimcilerin elektromanyetik radyasyon frekanslarını ölçen uygun teleskoplarla gözlemleyebileceği kozmik düzeye ulaşma ihtimalleri var.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Eğer John Carlstrom&amp;#8217;un üzerinde çalıştığı alet yeterince duyarlı olursa bu gerçekleşebilir.&amp;#8221;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
YENİ POLARİMETRE HAZIRLANIYOR&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Carlstrom ve ekibi Güney Kutbu Teleskopu (GKT) ile gözlem yapmanın yanı sıra yani teleskopla birlikte çalışan, çekim dalgalarını ölçebilecek bir polarimetre üzerinde de çalışıyorlar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
GKT elektromanyetik spektrumda kızılötesi ile mikrodalga arasındaki dalga boylarını ölçebiliyor. Teleskop Big Bang&amp;#8217;den sonra oluşan ayrıca kozmik mikrodalga radyasyon alanlarını tarıyor. Bilim adamları bunu şöyle açıklıyor. GKT&amp;#8217;nin elde ettiği veriler kozmik senfoninin davul ve korna sesleri gibidir. Şimdiyse bilim adamlar kulaklarını senfoninin daha düşük seslerini yani çekim dalgalarını algılamak için dört açıyorlar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
KARANLIK ENERJİ DE ÇÖZÜLECEK&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
GKT ayrıca evrenin bir başka büyük sırrı olan karanlık enerjiyi çözmek için de kullanılıyor. Karanlık enerji evreni öteye itiyor ve çekim gücünü alt ediyor. Karanlık enerji görünmezdir ama gök bilimciler etkilerini son birkaç milyar yılda şekil alan galaksi demetlerinde görüyorlar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Dodelson tüm bunlardan sonra soruların cevap bulacağından umutlu: &amp;#8220;Şu anda büyük resmin parçalarına sahibiz ama hangi fizik yasalarının bunları oluşturduğunu henüz bilmiyoruz.sonraki amacımız bu fizik yasalarını bulmak olacak.&amp;#8221;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4203</link>
 <pubDate>Thu, 19 Feb 2009 21:06:45 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Uzaktan kumandalı cep telefonu</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img58.imageshack.us/img58/1775/20090219025334cepzf1.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Mobile World Congress ilginç bir ürüne daha ev sahipliği yaptı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Mobile World Congress, gün geçmiyor ki ilginç bir ürüne ev sahipliği yapmasın. I-Mate kredi kartı boyutundaki, Centurion isimli cep telefonunu gözler önüne serdi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Centurion isminin, aynı zamanda bir American Express kredi kartında kullanılması da dikkat çekici. I-Mate bununla da yetinmedi. Warrior laptop shell yapılı cep telefonunu tanıttı. Bu akıllı telefon, PC ve Mac&amp;#8217;leri uzaktan kontrol edebiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Legionnaire adıyla bilinen bu akıllı telefon, aynı zamanda dokunmatik bir ekran da sunuyor ve touch-pad olarak bile kullanılabiliyor. HSDA bağlantısı, GPS, Bluetooth ve microSDHC hafıza kartı girişi hem Centurion hem de Legionnaire de bulunuyor. Cep cihazlarının Windows 6.5 işletim sistem kullanması bekleniyor.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4202</link>
 <pubDate>Thu, 19 Feb 2009 21:05:08 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>İlk Türk helikopteri geliyor</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img511.imageshack.us/img511/4461/2009021604084643177bb4.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Türk helikopteri için Tatar ortaklığı gündemde&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün üç gün süren Rusya ve Tataristan gezilerini takip eden Akşam yazarı İsmail Küçükkaya, ilk Türk helikopterinin müjdesini verdi:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İLK TÜRK HELİKOPTERİ&lt;br /&gt;
Uçakta tam Kazan Üniversitesi'nden bahsederken Gül, çok ilginç ve önemli bulduğumuz bir haberi bize anlattı. 'Yola çıkmadan İstanbul Teknik Üniversitesi'nden bir mektup gönderdiler' diyen Gül, şunları söyledi:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
'İlk Türk helikopterini yapmak üzere üniversite önemli çalışmalar yapıyor. Planlama onaylamıştı. Kendi helikopterimizi yapacağız. Araştırmalar sürüyor, 30 milyon dolar harcanmış, işler başarılı gittiği için 20 milyon dolar daha harcanacak. Tataristan'la işbirliği yollarını arıyorlar. Bunu da konuştuk. Tataristan ağır sanayi, uçak ve helikopter yapımında çok ileri bir ülke.'&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
ÇIKMAZ SOKAKLARIN KESİŞME NOKTASIYDI TÜRKİYE&lt;br /&gt;
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, sohbetimizin sonlarına doğru, Rusya ve ona bağlı cumhuriyetlerle ilgili kendi gözlemlerinden yola çıkarak şöyle bir tespitte bulundu: 'Buralarda bir yandan eski devlet sisteminin hantal yapısı egemen. Bununla birlikte bilime, sanayiye araştırmaya büyük paralar ayırma alışkanlığı. Şimdi serbest piyasa ekonomisine geçip, küresel rekabete girince sistemlerini rehabilite etmeye çalışıyorlar.' Gül daha sonra gezisinin iki durağında yaşadıklarından etkilenmenin coşkusuyla bir anlamda Türkiye'nin eski dış politikasını eleştirirken, diğer yandan son dönemde izlenen dış politikayı övdü, şu değerlendirmeyi yaptı:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
'Türkiye, kendi içindeki ve bölgesindeki sorunlardan kurtulabilirse büyük işler başarabilir. Şimdi yaşadıklarımız Türkiye'nin kendi bölgesine sahip çıkmasıdır. Bir ülke kendi bölgesinde güçlü ve etkin değilse uzaklarda hiç etkin değildir. Bir bölgede güvenlik ve istikrar yoksa ekonomik kalkınma asla sağlanamaz. Buralarda çıkmaz sokaklar yapılmıştı. Doğuya bakıyorsunuz çıkmaz sokak, güneye inmek istiyorsunuz çıkmaz sokak, aynı şey batı ve kuzey için de geçerliydi. Çıkmaz sokakların kesişme noktasıydı Türkiye. Hepsi bizden kaynaklanıyordu demek istemiyorum ama diyalog yoktu. Şimdi diyalog yolu ile çıkmaz sokakları aşıyoruz. Tüccarlar bile çıkmaz sokaklara dükkan açmazlar.'&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yoğun, renkli ve başarılı bir ziyaret oldu Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Rusya ve Tataristan ziyareti. Hele İlber Ortaylı Hoca da yanımızda olduğu için o tarihi mekanların hikayesini de öğrenme şansına ulaştığımız için ayrıca mutlu olduk. &lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4201</link>
 <pubDate>Tue, 17 Feb 2009 02:57:03 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Türk bilim adamlarının büyük buluşu</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img511.imageshack.us/img511/9913/20090216041321bilimteknzl9.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Türk bilim adamları, günümüzde kesin tedavisi olmayan ve her yüz kişide bir görülen şizofreniye, beyinden fazla miktarda salgılanan ''agmatin'' adlı kimyasalın neden olduğunu kanıtladı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Albay Prof. Dr. Tayfun Uzbay ve ekibi, yüksek dozda agmatin verilen farelerde şizofreninin modellendiğini ve hastalığın tedavisinde kullanılan mevcut ilaçların bu modelde hiçbir şekilde iyileşmeyi sağlamadığını belirledi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Araştırmacılar, ABD'de tarım alanında kullanılan 3 maddenin yeni bir tedavi yöntemi olarak şizofrenide kullanılabileceğini ortaya koydu.&lt;br /&gt;
Bilim adamları, tıp literatürüne giren ve patent alan araştırma kapsamında, şizofreniye neden olduğu saptanan maddenin kanda tahlil edilip edilemeyeceğine ilişkin yeni bir çalışmaya da imza attı.&lt;br /&gt;
GATA Ocak 2009 Haber Bülteni'nde, ''çalışmanın TÜBİTAK destekli olduğu ve patent alınmasının ardından araştırma sonuçlarının 'European Neuropsychopparmacology ve Journol of Psychopharmacology' isimli dergilerde yayına kabul edildiği'' belirtildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
ŞİZOFRENLERDE REALİZASYON YAPILAMIYOR&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Uzmanlardan alınan bilgiye göre, hezeyanlar ve paranoid düşüncelerle kendini gösteren şizofreni, dışardan gelen uyarılar beyinde realize edilemediği ya da yanlış kodlandığı için, kişi konuya ilişkin doğru bir değerlendirme yapamıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sağlıklı kişilerde iletişim esnasında kurulan sözlü ya da davranışsal uyarılar, beynin içindeki duygu ve düşünceleri yönlendiren kısımda realize ediliyor ve sinir ağları aracılığıyla beyin kabuğuna iletilerek uygulamaya sokuluyor. Sistem doğru işlemediğinde, uyarı dış katmana hatalı gidiyor ve realizasyon yapılamıyor. Bu nedenle şizofreni hastası ''Bana bakıyor, benimle ilgili planları var ya da beni öldürmek istiyor...'' gibi düşünceler içine giriyor. Bu durumun, ağırlaşması halinde de kişi gerçekte var olmayan kişilerle konuşmaya başlıyor, kendini çeşitli hayallere inandırıyor ve hezeyanlar içine giriyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Şizofreni tedavisinde günümüzde kullanılan ilaçlar ise bunları dengeliyor ancak kesin iyileşme sağlamıyor. Hepsinden önemlisi hastalığın nedeni tam olarak bilinmediğinden, kullanılan ilaçların etkisi kişiden kişiye değişebiliyor. Bilim adamlarının öngörüsüne göre, ilaçlar ya bu semptomları bastırıyor ya da onarıyor. Vakaların çoğunda ya ömür boyu ilaca bağımlılık ortaya çıkıyor ya da ilaca rağmen semptomlar devam ediyor. Özellikle hezeyan dönemlerinde intihar oranlarının oldukça yüksek olduğu belirlenen şizofreni hastaları, bu dönemde yakın çevresine de zarar verebiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
PROJE BAŞLATILDI&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Çalışmaya imza atan GATA Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Albay Prof. Dr. Uzbay başkanlığında Doç. Dr. Gökhan Göktalay, uzman Dr. Hakan Kayır ile uzman Dr. Murat Yıldırım, alkol-nikotin-eroin gibi maddelerin etkilerini deney hayvanları üzerinde araştırıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Araştırmacılar, yaptıkları çalışmalarla madde bağımlısı yapılan farelerle şizofreni hastalığı arasındaki ilişkiyi ele aldı ve ''Alkol ve madde bağımlılığı ile şizofreninin nörobiyolojik temellerinin araştırılması'' adlı projeyi başlattı.&lt;br /&gt;
Projede, araştırmacılar madde bağımlısı yapılan hayvanlarla, şizofreni modellenen hayvanların beyinlerindeki ortaklıkları ve ilaçların madde bağımlılığı tedavisinde kullanılıp kullanılamayacağını, madde bağımlılığı yapan bazı maddelerin de şizofreniyi tedavi edip edemediğini inceledi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
KİMYASAL MADDE VERİLEN FARELER ŞİZOFREN OLDU&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Proje kapsamında GATA'lı araştırmacılar, 5 yıl süren araştırmaları sonunda şizofreni modellenen fareler üzerinde yaptıkları incelemelerde önemli bulgulara ulaştı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Çalışmada laboratuvar ortamında alkolik yapılan farelere ayrı ayrı deneylerde şizofreni tedavisinde kullanılan ilaçlar ve beyinden salgılanan ''agmatin'' isimli kimyasal bir madde veriliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Araştırmacılar, deneylerde yüksek dozda agmatin verilen hayvanlarda, şiddetli şizofreni belirtilerini saptadı. Farelerde, şizofreni ilaçları verildiğinde de iyileşme sağlanamadığını ortaya koyan araştırmacılar, agmatinin şizofreni yapabilecek önemli bir etken olduğunu saptadı.&lt;br /&gt;
Türk araştırmacılar, bu durumun kullanılan şizofreni ilaçlarında tam başarı elde edilememesinin nedeni olabileceğini de ortaya koydu.&lt;br /&gt;
Prof. Dr. Uzbay ve arkadaşları ayrıca agmatin oluşumunu engelleyen ve halen ABD'de tarımda parazit ve mantar öldürücü olarak kullanılan üç kimyasal maddenin veya buna benzer kimyasalların toksisite değerlendirmeleri yapıldıktan sonra şizofreninin tedavi edilmesinde denenebileceğini de öngördü.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu kapsamda Uludağ Üniversitesinde yürütülen ''Kan analizi ile agmatin tayini yapılabilir mi?'' çalışmasının sonuçlanmasıyla da hezeyan dönemlerindeki şizofreni hastalarında agmatinin artıp artmadığı araştırılabilecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Öte yandan, şizofreni tanı ve tedavisinde çığır açacak olan buluşa ilaç firmalarının da ilgi göstererek klinik araştırmalar için kaynak aktarması, altyapısı uygun araştırma merkezlerinde klinik öncesi ve sonrası faz çalışmalarının yapılması gerekiyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
PATENT ENSTİTÜSÜ NE DİYOR?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Türk bilim adamları, bu önemli buluşlarıyla Türk Patent Enstitüsünden (TPE) patent aldı. Çalışmaya Avusturya Patent Enstitüsünden de ''uluslararası incelemeli patent'' verildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
TPE Başkanı Başkanı Prof. Dr. Habip Asan da Prof. Dr. Uzbay ve ekibinin 31 Ekim 2007'de ''Şizofreni Tedavisi İçin Yeni Bir Farmasotik Bileşik'' başlıklı başvuru yaptıklarını belirterek, patentin 21 Ocak 2009'da yayımlanan Resmi Patent Bülteninde ilan edildiğini bildirdi. Asan, ''Verilen bu patent, başvuru tarihi olan 31 Ekim 2007 tarihinden başlamak üzere 20 yıl süre ile geçerli olacak'' dedi.&lt;br /&gt;
Sağlık alanındaki patentin önemini vurgulayan Asan, çalışmanın ''madde bağımlılığı ile şizofreni arasında biyolojik bir benzerlik olması düşüncesi, bu hastalıklardan biri için kullanılan ilaçların diğeri için de yararlı olabileceği fikrinden doğduğunu'' belirtti.&lt;br /&gt;
Asan, çalışmayla ilgili şu bilgileri verdi:&lt;br /&gt;
''Çalışmada agmatinin morfin ve alkol bağımlılığı üzerine olumlu etkileri göz önüne alındığında şizofreni modelinde de olumlu etkiler oluşturabileceği öngörülmüş ancak agmatinin şizofreni belirtilerine neden olduğu gösterilmiştir.&lt;br /&gt;
Buluşun amacı, agmatin ile şizofreni arasındaki bağlantıyı göstermek suretiyle şizofreni tedavisinde kullanılmak üzere yeni bir farmasotik terkip, sözü geçen terkibin farmasotik olarak kabul edilen türevleri ve farmasotik olarak kabul edilen tuzlarını elde etmektir. Buluşun bir diğer amacı ise agmatin ve şizofreni arasındaki doğrusal ilişkiye dayanarak şizofreni tanısı için yeni bir yöntem ve bu yönteme uygun kanda ve beyinde agmatin düzeyini hızlı ve doğru bir biçimde ölçmeye yardımcı olabilecek bir kit veya düzenek geliştirmektir. Bu amaçla, agmatin ve şizofreni arasındaki bağlantıyı gösterir çalışmalar gerçekleştirilmiştir.'' &lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4200</link>
 <pubDate>Tue, 17 Feb 2009 02:56:11 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Vista alana Windows 7 bedava</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img172.imageshack.us/img172/7564/20090216014625300457sk3.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Microsoft, 2009 yılının ikinci yarısında satın alınacak Windows Vista&amp;#8217;lı bilgisayarları ücretsiz olarak Windows 7&amp;#8217;ye yükseltecek bir kampanya üzerinde çalışıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
TechARP tarafından yayınlanan bir rapora göre Microsoft, Windows 7&amp;#8217;nin piyasaya çıkışında Windows Vista kullanıcılarına ücretsiz ürün yükseltmesi imkanı tanıyacak bir kampanya yapmayı düşünüyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Tüketicilerin halihazırda piyasada olan Windows Vista&amp;#8217;lı bilgisayarları satın almasını teşvik etmek için yapılması düşünülen kampanya, daha önce Windows XP&amp;#8217;den Vista&amp;#8217;ya geçiş sürecinde de yapılmıştı. 26 Ekim 2006 ile 15 Mart 2007 tarihleri arasında Windows XP yüklü bilgisayar satın alan tüketiciler ücretsiz olarak Windows Vista işletim sistemine sahip olmuştu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Windows 7&amp;#8217;nin piyasaya çıkış tarihini 2010 olarak açıklayan Microsoft, bu tarihi yeni işletim sistemine olan yoğun ilgi nedeniyle erkene çekebilir. Bununla birlikte, firmanın 1 Temmuz 2009 ile 31Ocak 2010 tarihleri arasında anlaşmalı bilgisayar üreticileri tarafından satılan bilgisayarları ücretsiz olarak Windows 7&amp;#8217;ye yükseltecek bir program üzerinde çalışıldığı ifade ediliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Şimdiye kadar Windows işletim sistemlerinin pazara sunuluşu konusunda yayınladığı raporların hepsi tutan TechARP isimli firmanın raporuna göre, Windows 7, 2010&amp;#8217;dan önce, Noel tatili döneminde piyasaya sürülebileceği ifade ediliyor. Microsoft yetkilileri ise TechARP tarafından yayınlanan raporu reddediyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Firmadan konu ile ilgili yapılan bir açıklamada &amp;#8220;Microsoft iş ortaklarıyla yeni ürün tekliflerinin sunumu konusunda sık olarak fikir alışverişinde bulunmaktadır, ancak şu durumda yeni bir şey duyurmuyoruz&amp;#8221; denildi.&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4199</link>
 <pubDate>Tue, 17 Feb 2009 02:55:07 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Ampuller yasaklanıyor !</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img266.imageshack.us/img266/871/20090216114331230655bc4.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Avrupa 1 Eylül'den itibaren &quot;Akkor&quot; olarak bildiğimiz ampulleri yasaklamaya hazırlanıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Normal yani akkor ampullerin Avrupa&amp;#8217;da yasaklanması gündemde. AB genelinde 1 Eylül'den itibaren aşamalı olarak tasarruf lambalarına geçilmesi planlanıyor. Tüketicilerinse lamba alırken dikkat etmelerinde fayda var.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
AB'ye üye 27 ülkeden uzmanlar geçen yıl Aralık ayında Birlik içindeki lambaların enerji verimliliği konusunda asgari standartlar üzerinde anlaştı. Bu standartlarla birlikte Avrupa genelinde akkor ampullerin piyasadan kaldırılması kararlaştırıldı. Akkor ampullerin yasaklanmasıyla ilgili tartışmalar sürüyor. Tüketiciler içinse bu ampullere pek çok alternatif mevcut. Tasarruf ampullerinin yanında halojen lambalar ya da kısaca LED adı verilen ışık yayıcı diyotların satışı devam ediyor. Alternatif lamba satın alırken dikkat edilmesi gereken noktalar şöyle:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
YÜZDE 80 DAHA VERİMLİ&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Akkor ampuller ihtiyaç duyduğu enerjinin büyük bir bölümünü ısı olarak dışarıya atıyor. Akkor ampuller ihtiyaç duyduğu elektriğin sadece yüzde beşini aydınlatma için kullanıyor. Kalan enerji ısı olarak dışarı veriliyor. Bunun karşılığında tasarruf ampulleri gerek duydukları enerjinin yüzde 25&amp;#8217;ini ışığa dönüştürüyor. Böylece 11 Watt&amp;#8217;lık bir tasarruf ampulü, yaydığı ışığa denk gelen 60 Watt&amp;#8217;lık akkor ampulüne göre yüzde 80 daha az elektrik tüketiyor. Halojen lambalar tasarruf ampulleriyle verimlilik konusunda boy ölçüşemezken, en ucuzları akkor ampullere oranla yüzde 50 elektrik tasarrufu sağlayabiliyor. Kısaca LED (Light Emitting Diode &amp;#8211; LED) olarak tanımlanan ışık yayıcı diyotlarsa akkor ampullere göre yüzde 80 daha verimli olsa da şimdilik piyasada sadece düşük Watt&amp;#8217;lı örneklerine rastlanabiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
UZUN ÖMÜR&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Normal ampullere alternatif lambalar enerji konusunda daha tasarruflu olsalar da, fiyatları, akkor ampullerden daha yüksek. Normal bir ampulün fiyatı ortalama 1 euroyken, tüketiciler tasarruf ampulleri için yaklaşık 5&amp;#8211;8 euro, nispeten ucuz olan bir halojen lamba için de 8&amp;#8211;10 euro vermek durumunda.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ancak tasarruflu ampullere, normal ampullere kıyasla satın alırken ödenen yüksek fiyat, uzun vadede düşen elektrik tüketimiyle dengelenmiş oluyor. Bunun dışında tasarruf lambaları daha uzun ömürlü oldukları için de avantajlı. Tasarruf ampullerinin ömrü ortalama 10 bin yanma saati yani normal ampullere göre 10 kat daha uzunken, LED lambaların ömrüyse üreticilerine göre sınırsız. Ancak 40 Watt&amp;#8217;lık bir LED lambanın fiyatı yaklaşık 50 euroyu buluyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Özellikle halojen lambaların yaydığı ışık, normal ampullerin yaydığına en yakın olanı. Halojen lambalar da akkor ampuller gibi aydınlatma dereceleri ayarlanıp, kısılabiliyor. Tasarruf ampullerindeyse ışığın rengi ve renkleri yansıtma derecesine dikkat edilmesi tavsiye ediliyor. Oturma ve yatak odaları için sıcak beyaz ışık yayan lambalar uygunken, örneğin mutfak için kırmızısı düşük, mavi oranı yüksek, soğuk beyaz ışık kullanılabilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Tasarruf ampulleri &amp;#8220;elektronik alet&amp;#8221; olarak tanımlamak mümkün. Bu ampuller sağlık için sakıncalı cıva ihtiva ediyor ve tıpkı piller gibi normal çöp yerine bunlar için uygun imha konteynerlerine atılması gerekiyor. Halojen lamba ve LED&amp;#8217;lerin ise normal çöpe atılmalarında bir sakınca yok.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
DÜNYA KRİZLERLE BOĞUŞUYOR&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ekonomik kriz, mali kriz, enerji krizi, iklim krizi... Dünya krizlerle boğuşuyor, krizlerden acil çıkış yolları aranıyor. Gerek ABD'de gerekse Almanya'da hazırlanan konjonktür paketlerinde yeşil ekonomiye yönelme sinyalleri veriliyor. Uluslararası kuruluşlar, Sanayileşme çağı sona erdi! Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü OECD ile Dünya Bankası'nın da aralarında bulunduğu pek çok uluslararası organizasyonun öngörüsü bu şekilde. Uluslararası kuruluşlar, ancak çevre teknolojilerinin ve yenilenebilir enerjilerin 21'inci yüzyılda dünyanın yaşanabilecek bir yer olarak kalmasına yardımcı olabileceği uyarısında bulunuyor. Almanya'da faaliyet gösteren Çevre ve Kalkınma Forumu'nun halka ilişkiler sorumlusu Jürgen Meier'e göre 'yeşil gelecek' zaten başladı. Meier, &quot;henüz ortada konjonktür programları yokken, Almanya'da yenilenebilir enerjilerin devreye girmesi sayesinde, yaklaşık 250 bin kişiye istihdam olanağı sağladık. Bu yeni işler son yıllarda yürütülen araştırma-geliştirme çalışmaları sayesinde oluştu. Bunun kadar önemli olan bir diğer konuysa enerjiden tasarruf edilmesi. Konutların modernleştirilmesi ve binaların izole edilmesi sayesinde, özellikle ısınma için kullanılan doğalgazdan tasarruf sağlanıyor. Böylece yatırılan her Euro, yeni istihdam alanları olarak geri dönüyor. Bu ekonomi için olduğu kadar iklimin korunması için de önemli&quot; diye konuşuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
TÜRKİYE'DE DAĞITMAK İÇİN 3 MİLYON TASARRUFLU AMPUL ALINDI&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Enerji Bakanlığı, Vatandaşa bedava dağıtılmak üzere Devlet Malzeme Ofisi'ne (DMO) 3 milyon adet tasarruflu ampul siparişi verdi. Proje için Hazine'den 5 milyon YTL ayrıldı. DMO, alım için ihale hazırlıklarına başladı. İhale tamamlandıktan sonra Vatandaşa 3 milyon tasarruflu ampul bedava dağıtılacak. Türkiye'de yaklaşık 50 milyon adet ampul kullanılıyor. Ampullerin değiştirilmesi, Vatandaşın elektrik faturalarına da olumlu yansıyacak. Enerji Bakanlığı'nın hesaplamalarına göre 100 vatlık akkor ampul yerine 20 vatlık aynı ışığı veren tasarruflu ampulün kullanılması durumunda yıllık yaklaşık 77 YTL tasarruf edilebiliyor. Türkiye'de elektrik tüketimi aylık ortalama 14-15 milyar kilovat saat (kwh) iken bu rakam yaz ortalarında 19 milyar kwh'ye çıkabiliyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Türkiye'de tüm ampullerin tasarruflu yeni modelleriyle değiştirilmesi halinde yılda iki Keban Barajı'nın üretimine eşdeğer miktarda elektrik tasarrufu sağlanabileceğini açıklamıştı. Bu da yıllık 2 milyar dolarlık kazanca denk geliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
TÜRKİYE'DE KULLANIM %30 ORANINDA&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Giderek kullanımı yaygınlaşan tasarruflu ampule, son elektrik zamları iyice ivme kazandırdı. Kullanım oranı yüzde 30&amp;#8217;larda olan tasarruflu ampullerin, küresel ısınma ve zam kaygılarıyla konutlardaki oranlarının yüzde 80&amp;#8217;lere kadar çıkması bekleniyor. 100 milyon Euro&amp;#8217;luk büyüklüğe ulaşan aydınlatma sektöründe, konut başına ayda 10 YTL&amp;#8217;lik enerji tasarrufu sağlayan ampullerin payı hızla artıyor. 18 milyon hanenin bulunduğu Türkiye&amp;#8217;de bu ampullerin kullanımının artmasıyla birlikte sağlanacak yıllık enerji tasarrufu, 1.8 milyar YTL&amp;#8217;ye ulaşacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Küresel ısınmaya karşı alınan önlemlerle enerji tasarruflu ampullere yönelik başlayan talep, elektriğe gelen zamlarla daha da arttı. 100 milyon euroluk büyüklüğe ulaşan aydınlatma sektöründe tasarruflu ampullerin oranı giderek artıyor. Tasaruflu ampullerin Türkiye&amp;#8217;de kullanım oranının ise yüzde 30 oranında olduğu tahmin ediliyor.&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4198</link>
 <pubDate>Tue, 17 Feb 2009 02:53:58 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Conficker terörü henüz engellenemedi</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img266.imageshack.us/img266/958/20090216072812200902161qs0.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Tahribatın boyutları ve en çok etkilenen ülkeler burada...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
PandaLabs'tan gelen bilgilere göre Conficker solucanı yayılmasını sürdürüyor ve bu malware'den etkilenen bilgisayarların sayısı artmaya devam ediyor. PandaLabs tarafından yürütülen bu çalışmaya göre taranan bilgisayarların yüzde 6'sında (5,77) bu solucana rastlandı. İki milyon bilgisayarda yapılan bu araştırma, Çin'de üretilien bu malware'in şu anda 83 ülkeye yayıldığını; ABD, Brezilya, İspanya, Meksika ve Tayvan'da tahrip edici boyutlarda yaygınlaştığını gösteriyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Microsoft'un MS08-067 yamasıyla kapattığı açığı kullanarak yayılan solucan, bu yamanın yüklenmesine rağmen kolay temizlenemiyor. Özellikle ardışık sayılardan veya basit klavye dizilişlerinden oluşan 123456, qwerty, 123qwe, qweasd gibi basit şifreleri çok rahat kıran Conficker bu sayede yayılmasını hızlandırıyor. Ülkemizde de THY'nın sistemlerine giren ve 400 bilgisayara bulaşarak bilet işlemlerinin aksamasına neden olan solucan USB flash diskler ile daha hızlı yayılıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Coficker nasıl çalışıyor?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Çalışma mantığı ise şöyle: Conficker öncelikle Windows içinde bulunan ses hizmetleri, sunucu yazılımları gibi arkaplan servislerinin çalışmasını sağlayan &quot;services.exe&quot; isimli uygulamayı enfekte ederek, aslında Windows'un çalışması için gerekli olan bu uygulamanın bir parçası haline geliyor. Services.exe'nin bir parçası haline gelen zararlı betik parçacığı, kendisini Windows'un sistem klasörü altına kopyalayarak, 5-8 karakterli bir &quot;dll&quot; dosyası olarak saklıyor. Windows'un uygulama ayarlarını tutan &quot;Registry&quot; içinde bir düzenleme yapan uygulama, bu noktadan sonra kendini sistem için gerekli bir servis olarak tanımlayarak bilgisayar açık olduğu her an arkaplanda çalışmaya devam ediyor. Solucan bilgisayarın en son alınmış olan Sistem Geri Yükleme Nokta'sını siliyor ve durumu kurtarılması güç bir hale getiriyor, daha sonra da çalışmaya başladığı andan itibaren oluşturduğu HTTP sunucusu ile Conficker'i üreten saldırganların sitesi üzerinden bilgisayara dosyalar yüklemeye başlıyor ve bu şekilde istedikleri işlemleri yapmalarına imkan sağlıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Solucan malware'lerin birçoğu bağlanmaya çalıştıkları siteler sayesinde kolayca yakalanabilirken, Conficker tamamen rastgele isimlere bağlanmaya çalışan karmaşık algoritması sayesinde yakalanması imkansız bir hale geliyor. Çünkü bağlandığı bu yüzlerce site arasından hangisinin saldırganlara ait olduğu bulunamıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Blaster ve Kournikova solucanlarından bu yana bu kadar güçlü ve çabuk dağılan bir worm saldırısı olmamıştı. Bu saldırıdan etkilenmemek için bilgisayarımıza transfer ettiğimiz veriye ve bu transfer esnasında kullanmış olduğumuz kaynağa dikkat etmemiz gerekmekte. &lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4197</link>
 <pubDate>Tue, 17 Feb 2009 02:52:04 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>IE'nin düşüşü tam gaz!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img24.imageshack.us/img24/2360/20090204011052iext9.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;Internet Explorer'ın 7. hüsran ayı!&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Üst üste gelen 7. hüsran ayı: Tarayıcı savaşlarında IE'nin önlenemez düşüşü devam ediyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Tarayıcı savaşların cephesinden gelen son rakamlar, tablonun aynı şekilde seyretmeye devam ettiğini ortaya koyuyor. IE kan kaybederken, rakiplerinin güç kazanması sürüyor ve Microsoft'un tüm çabalarına rağmen bu tablo değişmiyor. Net Applications son raporunda Internet Explorer'ın devam eden düşüşünün, üst üste 7. ayda da pazar payı kaybederek artık kendi içerisinde sabit bir ivme kazandığını ortaya koydu. Internet Explorer'ın açıklanan son pazar payı, yüde 67,55'de kaldı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
IE 2008'in Ekim ve Kasım aylarında ortalama %1'er pay kaybetmiş, aynı dönemde ise Firefox ve Safari bu kaybı elde etmek için yarışa başlamıştı. Diğer yandan Chrome, her ne kadar beklentilerin altında kalsa da, %1,12 ile %0,7'lik paya sahip Opera'nın önüne geçmeyi başardı. Son rakamlara göre en etkileyi yükselişi yine Firefox elde etti ve %21,53'lük pazar payına ulaştı. Safari ise Firefox kadar büyük bir pay elde edemese de, halen güç kazanmaya devam ediyor. Safari'nin payı yüzde 8,29 olarak açıklandı.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4196</link>
 <pubDate>Wed, 04 Feb 2009 02:04:01 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Rus hacker'lar durmuyor</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img80.imageshack.us/img80/6397/200902031053117271783bj0.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Bir Rus hacker macerası daha: Bu kez Kazakistan'ın internet sistemini felç ettiler...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Geçtiğimiz günlerde basına yansıyan bir haber, gündeme bomba gibi düştü. Çarşamba günü bir güvenlik araştırma şirketinin yaptığı son açıklamaya göre bir Rus hacker, Kırgızistan'ın internet bağlantısını çökertmiş durumda.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
SecureWorks isimli güvenlik araştırma şirketinin direktörü Don Jackson, bu konuyla ilgili yaptığı konuşmasında 18 Haziran tarihinden bu yana Kırgızistan'ın iki büyük internet servis sağlayıcısının seri saldırılara maruz kaldığını kaydederek, denial-of-service (DDoS) saldırılarının Rus hacker'lar tarafından gerçekleştirildiğinin altını çizdi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Geçen yıl aynı tipteki saldırıların Gürcistan'daki internet servis sağlayıcılarına da yapıldığını belirten Jackson, Rusya ve Kırgızistan arasında son günlerde yaşanan politik gerilimin bu saldırılara neden olabileceğine de vurgu yapmayı ihmal etmedi.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4195</link>
 <pubDate>Wed, 04 Feb 2009 02:02:26 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Mars'ı gezmek ister misiniz?</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img6.imageshack.us/img6/5672/20090203112951mansetic1qu1.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
NASA ve Google işbirliğiyle kızıl gezegende bir sanal yolculuğa çıkın.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
NASA ve internet arama motoru Google'un işbirliği çerçevesinde, Dünyanın ardından, Mars'da da sanal gezinti yapılabilecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
NASA'nın resmi sitesinden duyurulan habere göre, Mars'ın, internet üzerinden yüksek çözünürlüklü ve üç boyutlu görüntüsüne herkesin ulaşabileceği yeni &quot;Google Earth Mars&quot; uygulamasıyla, merak edilen kızıl gezegenin her hangi bir noktasına ait yüksek çözünürlüklü uydu görüntülerine ulaşılabilinecek. Halkın Mars yapısını anlamasına yardımcı olacak gerçekçi üç boyutlu görüntülerin yanı sıra uygulama, araştırmacılara veri paylaşımı yapabilecekleri bir platform da sağlayacak. Kullanıcıların Mars yüzeyinde bulunan ve dünyadakilerden çok daha büyük boyutlara sahip uçsuz bucaksız kanyon ve dağlarda sanal olarak uçuş yapmasına olanak tanıyan uygulamayla kullanıcılar aynı zamanda tüm gezegene benzersiz bir bakış açısı sağlayan Mars araçları gözünden gezegeni keşfetme imkanı da bulacak. Kullanıcılar Mars keşif uydusunun elde ettiği en son uydu görüntülerini de görebilecek ve yeni keşifler hakkında bilgi sahibi olacak. Yeni uygulama, kullanıcıların Mars haritasına kendi üç boyutlu içeriklerini eklemelerine ve dünyayla paylaşmalarına da olanak tanıyor. NASA ve Google, Nasa'nın verilerini dünyayla paylaşmak adına işbirliği için Kasım 2006'da anlaşmıştı.&lt;br /&gt;
 &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4194</link>
 <pubDate>Wed, 04 Feb 2009 01:59:20 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Özel bir Nokia daha!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img23.imageshack.us/img23/1644/20090203112649200902012vp2.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt; Nokia 8800 Royal: Bir cep telefonu usta eller tarafından işlenirse işte böyle olur...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İngiliz mücevher uzmanı Goldstriker, Nokia 8800 Carbon Arte'nin özel bir sürümünü duyurdu: Nokia Royal.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
8,2 karat 1160 adet beyaz elmas lüks cep telefonunu süslüyor. Bunun dışında Nokia Royal'ın el yapımı kasası platin plakalar ve sekiz platin vida ile süslendi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cüzdanına güvenenler şu andan itibaren Nokia Royal cep telefonunu Pariser Colette Store'dan satın alabilir. 50 adet ile sınırlı olan elmas telefonun fiyatı ise sadece talep üzerine söyleniyor. Ama tahmin etmek serbest...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bilgi için: Nokia Danışma Hattı&lt;br /&gt;
Telefon: 0 212 337 17 17&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4193</link>
 <pubDate>Wed, 04 Feb 2009 01:56:16 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Bu televizyon bildiğiniz gibi değil</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img23.imageshack.us/img23/2120/20090203112543253046pi5.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
İnanmayacaksınız ama bu televizynda hayal edebildiğiniz herşeyi yapabileceksiniz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Dokunmatik ekranlar cep telefonlarında hızla yaygınlaşıyor. Şimdi de laptop ekranları dokunmatik teknolojisiyle tanışmaya başladı. Ancak görünen o ki, yakın gelecekte dev LCD ekranlarda da bu teknolojiyi sıklıkla görmeye başlayacağız.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Samsung imzasını taşıyan 50 inç'lik LCD ekran, görenleri kendine hayran bırakmayı başarıyor. Tabii ki bunun nedeni sadece 50 inç büyüklüğe sahip olması değil, aynı zamanda multitouch, yani çoklu dokunmatik desteği de sunuyor olması.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sadece dokunuşla ekrandaki her obje dilenilen şekilde hareket ettirilebiliyor ve kontrol bu şekilde sağlanabiliyor. Samsung'un ilk kez CES fuarında tanıttığı ekran'ın ne zaman piyasada olacağı ya da fiyatı hakkında net bir açıklama yapılmış değil.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4192</link>
 <pubDate>Wed, 04 Feb 2009 01:53:12 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Firefox 3.1 bir süre daha bekletecek</title>
 <description>&lt;div style=&quot;text-align:left;&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img161.imageshack.us/img161/9514/74374685hr0.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;Mozilla Firefox'un 3.1 sürümünün üçüncü betası, JavaScript motorundaki bir sorun nedeni ile bir süre daha gecikecek. Firefox'un 3.1 kararlı sürümünün çıkış tarihi için belirlenen takvimin, bu sorun sebebiyle ileri alınıp alınmayacağı konusunda ise bir açıklama gelmedi. Konuyla ilgili açıklamayı yapan Mozilla Firefox Direktörü Mike Beltzner, 3.1 sürümünün Mart ayına kadar çıkıp çıkmayacağı konusunda şimdiden birşey söyleyemeceklerini bildirdi. Toplam 18 adet önemli hata üzerinde çalışmaların sürdüğünü belirten Beltzner bu hatalardan birinin; çözülmemesi durumunda yeni bir sürüm çıkarmayı engelleyecek kadar önemli olduğunu da vurguladı.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4191</link>
 <pubDate>Sat, 31 Jan 2009 15:00:50 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Windows Vista SP2 RC sürümü test kullanıcılarına sunuluyor</title>
 <description>&lt;div style=&quot;text-align:left;&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img140.imageshack.us/img140/8060/vistapg8.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;Şu anda bütün ışıklar Windows 7&amp;#8242;ye çevirilmiş durumda ancak Microsoft&amp;#8217;un diğer işletim sistemlerine de aynı ilgiyi göstermesi gerekiyor. Zaten şirket de bunun farkında ki hayalkırıklığı yaratan Windows Vista&amp;#8217;yı biraz daha iyileştirme çalışmaları sürüyor. Yakın zamanda gelmesi beklenen Windows Vista Service Pack 2&amp;#8242;nin final sürümü öncesi aday &amp;#8220;RC&amp;#8221; sürümü belirli kullanıcılara dağıtılmak üzere.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Windows Vista SP2 RC bu hafta içerisinde test kullanıcılarına sunulacak. Bu demek oluyor ki, Nisan ayında Windows Vista SP2&amp;#8242;nin üreticilere dağıtımına başlanabilir. İnternet üzerinden ne zaman indirilebileceği ise henüz belirlenmiş değil.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4190</link>
 <pubDate>Sat, 31 Jan 2009 13:46:56 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Parmak izi okuyuculu USB bellek</title>
 <description>&lt;div style=&quot;text-align:left;&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img132.imageshack.us/img132/563/p1bj8.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#A22ADA&quot;&gt;&lt;strong&gt;Leyio isimli yeni ürün oldukça iddialı görünüyor. 16 GB veri alanını wireless olması sayesinde istediğiniz gibi bilgisayarlarla ve diğer Leyio'lar ile paylaşabilmenizin yanısıra bu özel USB belleğin bir dijital ekranı ve USB port'u olması sonucu alete takacağınız diğer flash bellekteki dosyalar içine aktarılabiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Parmak izi okuyucusu saysinde oldukça güvenli de olan Leyio İngiltere'de en geç Nisan ayında satışa sunulması bekleniyor. Henüz fiyat konusunda bir açıklama yapılmasa da 50-100 euro arasında bir fiyata sahip olacağı tahmin ediliyor.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4189</link>
 <pubDate>Sat, 31 Jan 2009 13:43:32 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Geleceğin bilgisayarları lazerle hız kazanacak</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img220.imageshack.us/img220/9437/20090130084102lazersi5.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Araştırmacılar, optik bilgisayarların gerçekleşmesi için mini lazerler geliştiriyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Geleceğin bilgisayarları fiziksel iletim hızları ve enerji kayıpları nedeniyle bazı kısıtlar altında geliştirilebiliyorlar. Bu durumu ortadan kaldırmak amacıyla çalışan araştırmacılar, farklı yöntemler deneyerek geleceğin veri iletim kapasitesini arttırmanın yollarını arıyorlar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Araştırmacılar, bilgisayar dünyasının gelişmesi için kısa dönemde graphen gibi daha iyi iletlkenler geliştirme yoluna gitseler de, uzun dönemde bu efor kesin bir çözüm sağlamıyor. Uzun dönemde oda ısısında çalışan süperiletkenler geliştirmeye çalışan araştırmacılar, bununla birlikte kuantum bilgisayarlar üzerinde de çalışıyorlar ancak, kuantum bilgisayarların önünde büyük problemler bulunuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Çok daha hızlı bilgisayarlara giden yoldaki asıl çözüm ise işlemleri gerçekleştirecek verinin taşınmasında elektrik yerine ışığın kullanılması. Araştırmacılar şimdiye kadar ışığı yakalamak, ayrıştırmak, formunu değiştirmek ve devre yaratma, tamamen ışıkla çalışan hafızalar üretmeyi mümkün kılacak gelişmeler elde etmiş olsalar da, tamamen optik düzenle çalışacak bilgisayarların geliştirilmesi için mikroskobik büyüklükte güvenilir ışık kaynaklarına ihtiyaç duyuluyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yüksek yoğunlukta odaklanmış ışın yaratmak için kullanılabilecek tek ışık kaynağı lazer olarak biliniyor. Lazer ışınları genellikle bir oyuğun duvarlarına çarptırılan ışık demetlerinin yansıtılmasıyla oluşturuluyor. Ne var ki, mikroskobik bir boyutta yaratılmış olan bir oyuk, doğrusal ışınların oluşturulmasını zorlaştırıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Son yıllarda spiral mikrolazer olarak adlandırılan yeni bir tip lazerde küçük çentikler bulunuyor. Işık demetleri çentiğe gönderilerek yansıtılıyor ve bu şekilde daha yoğun bir ışın yayılabiliyor. Her ne kadar bu yöntemle geliştirilen lazerler oldukça gelişmiş olsa da, araştırmacılar yine de farklı yönlere ilerleyen ışın demetlerinin önüne nasıl geçileceğini araştırıyorlar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Martina Hentscheland ve çalışma arkadaşı Tae-Yoon Kwon tarafından spiral lazerler üzerine yapılan derinlemesine bir araştırma sonucu ortaya koydukları yeni bir teori, lazerlerle ortaya çıkarılan ışın demetlerinin bilgisayar dünyasında kullanılmasına olanak tanıyabileceğini iddia ediyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İki araştırmacının teorisinde, daha sivri açılarla köşelere çarpan ışık demetlerinin sızdığı, geri kalan demetlerinse kıtı kıtına da olsa çember içinde kaldıkları öne sürülüyor. Ne var ki bu model de tek başına spiral lazerleri karakterize etmeye yeterli olmuyor. Bunun üzerine araştırmacılar, modellerini yeni elektromanyetik dalga ve lazer eşitlikleriyle genişlettiler.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Genişletilen model, saat yönü ve tersi yönde yayılan iki farklı ışık demetinin yayıldığını gösterdi, bu durum araştırmacıların yarıiletken parçanın nereye ve nasıl yerleştirildiğinde en uygun verimlilikle çalışacağını görmelerini sağladı. Buna göre, kullanılacak çentiğin büyüklüğü, ayrıştırılması istenen lazer ışınının dalgaboyunun iki katı kadar olmakla birlikte, ışığı oluşturacak yarıiletken hızlandırıcının da disk şeklindeki yapıdan %10&amp;#8217;luk bir payla dışarda olması gerekiyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu modelin kullanılmasıyla elde edilen sonuç, ışının tek yönlü yayılma niteliğini büyük ölçüde arttırırken, daha verimli olmasını sağlıyor.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4188</link>
 <pubDate>Sat, 31 Jan 2009 03:35:28 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Avrupa'ya yüzde 100 geniş bant internet ağı</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt; &lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img230.imageshack.us/img230/6218/20090130063215internetlr3.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;	&lt;br /&gt;
&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
AB, kıta Avrupa'sını yüzde 100 geniş bant internet ağı ile kaplayacak. AB Komisyonu bu çalışma için 1 milyar euroluk bütçe ayırdı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Avrupa Ekonomik Kalkınma Planı kapsamında tüm Avrupa şehirleri önümüzdeki yılın sonuna kadar yüzde 100 hızlı internet erişimi ile kaplanacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Konuyla ilgili hazırlanan rapora göre genişbant internet erişimi, 2015 yılına kadar 1 milyon yeni iş imkanı ve 850 milyon avroluk bir iş hacmi yaratacak. Dünyada yaşanan ekonomik krize rağmen alınan bu karar, Siemens, Ericsson, Nokia, Alcatel-Lucent gibi Avrupalı tedarik şirketlerinin yanı sıra GSM ve uydu şirketlerine de iş imkanı sağlayacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
AB'nin rekabeti sağlayıcı yasal düzenlemeleri yapmasına paralel olarak hızlanan çalışmalar sonucu Avrupa'nın yarısından fazlası, saniyede 2 Megabits'den hızlı internet erişimine kavuşmuş durumda. Toplam geniş bant erişiminin yaklaşık yüzde 10'u saniyede 10 Megabits gibi &quot;çılgın&quot; bir hıza sahip. Hatta bu hız oranı ABD'den bile fazla. ABD'de nüfusun yüzde 37'sine geniş bant internet erişimi imkanı sunulurken sadece yüzde 4'ü saniyede 10 Megabits ya da üzeri hıza sahip.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Geniş bant internet erişiminde Güney Kore ve Japonya önemli başarılara imza atmış durumda. Güney Koreli kullanıcıların yüzde 45 ve Japon kullanıcıların yüzde 39'u geniş bant internet erişimi için ideal olan fiberoptik kablo üzerinden abonelik hizmetleri alıyor. Oysa AB'deki abonelerin yüzde 1,4'ü ve ABD'deki abonelerin de sadece yüzde 1,5'i fiber optik hatlar üzerinden hizmet alıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Genişbant doygunluk oranı açısından bir değerlendirme yapmak gerekirse Temmuz 2008 itibarıyla AB ülkeleri arasında bu oran yüzde 21,7 oranındaydı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Danimarka, Hollanda, İsveç ve Finlandiya yüzde 30 ve civarında oranlarla Avrupa'nın liderleri durumunda. Avrupa'da kırsal alanlar teknoloji açısından &quot;acı çekiyor&quot;.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Özellikle Bulgaristan ve Romanya gibi ülkelerde bir çok kırsal alan, geleneksel telefon hatlarına bile sahip değil. Yunanistan, Polonya ve Slovakya gibi ülkelerde ise yatırım eksikliği ve zor coğrafi koşullar dolayısıyla geniş bant internet erişimi yaygınlaştırılmada zor durumda bulunuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Çek Cumhuriyeti, Estonya, İrlanda, Letonya ve Litvanya altyapı konusunda hala sıkıntı çekerken, gelişmiş ülkeler kapsamındaki Almanya, Fransa, İtalya ve Avusturya da bile kırsal alanlarda altyapı sorunları hala bulunuyor.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4187</link>
 <pubDate>Sat, 31 Jan 2009 03:34:08 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Dünyanın en ince televizyonu</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img220.imageshack.us/img220/4386/20090130061459lcdse8.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Bu televizyon bir tost ekmeği diliminden bile ince.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Elektronik devi Sony, üstün özelliklerle donattığı dünyanın en ince LCD TV'sini tanıttı. Sony Bravia ZX1 Edge LED teknolojisi sayesinde sadece 9,9 mm kalınlığa sahip.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bir dilim tost ekmeğinden bile ince olan bu son teknoloji ürünü televizyon İngiltere'de 3 bin 489 sterlinden satışa sunuldu.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4186</link>
 <pubDate>Sat, 31 Jan 2009 03:32:11 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Mp3 indirmeye radikal darbe</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img230.imageshack.us/img230/484/20090130071712mp3st3.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Yasal olmayan mp3 indirmeye radikal darbe.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İnternet servis sağlayıcısı Eircom firması, İrlanda'da yasadışı müzik indiren kullanıcıların bağlantılarının kesileceğini açıkladı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Müzik dünyasının dev şirketleriyle anlaşan Eircom, İrlanda medyasına göre, dünyada bu konuda alınmış en radikal karara imza atmış oldu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Eircom, EMI, Sony, Universal ve Warner'ın baskıları sonucu bu firmaların telifindeki şarkılarda bulunan dijital parmakizlerini anlayarak yasal olmayan müzik indirildiğini tespit etmeyi sağlayacak bir yazılımı sistemine kurmayı kabul etti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Servis sağlayıcı şirket, böylece kendi ağında olan kullanıcıların bu izlere sahip müzik dosyalarını birbirleriyle paylaşmaları durumunda bunu tespit edebilecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Tespit sonucu yaptırıma gidecek olan Aircom, öncelikle iki kez uyarıda bulunacak.  Uyarılara rağmen yasal olmayan bu işlemi yapmaya devam edenler cezalandarılarak kullanıcıların bağlantıları kesilecek.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4185</link>
 <pubDate>Sat, 31 Jan 2009 03:30:36 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Kuyruklu yıldız hızla yaklaşıyor</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img206.imageshack.us/img206/3017/20090130063306kuyrukluynp0.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Çinli gök bilimcilerce 11 Ağustos 2007'de keşfedilen C/2007 N3 (Lulin) kuyruklu yıldızı dünyaya yaklaşmaya devam ediyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Çinli gök bilimcilerce 11 Ağustos 2007'de keşfedilen C/2007 N3 (Lulin) kuyruklu yıldızı dünyaya yaklaşmaya devam ediyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Rus medyasına göre, Lulin kuyruklu yıldızının yörüngesi güneşin merkezine en yakın noktadan 10 Ocak 2009'da geçti. Dünyaya en yakın noktadan ise 24 Şubat'ta geçecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Lulin kuyruklu yıldızı, Dünya'ya yaklaştıkça parlaklığı, 6 yıldız parlaklığı kadar artacak ve çıplak gözle rahatlıkla görülebilecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kuyruklu yıldızın bugün bile çıplak gözle görüldüğü bildiriliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Lulin kuyruklu yıldızının belirgin özelliğinin, arka kısmında yer alan çatal kuyruğun karşısında, ilerleme yönünde de bir kuyruğunun bulunması olduğu belirtiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4184</link>
 <pubDate>Sat, 31 Jan 2009 03:28:43 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>PAGEV ödülleri&amp;#8217;ne başvurular başladı</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img231.imageshack.us/img231/5098/20090129014316pagevgs1.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
PAGEV Plastik Teknoloji Ödülleri&amp;#8217;ne Başvurular Başladı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Türk plastik sektörünün, uluslararası alanda rekabetçi bir yapıya sahip olması için yeni teknolojilerin yaratılması gerektiğine inanan Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) tarafından hayata geçirilen, &amp;#8220;PAGEV Plastik Teknoloji Ödülleri&amp;#8221; yarışması için başvurular başladı. Plastik sektörünün yanı sıra araştırmacılar, akademisyenler ve öğrenciler tarafından da merakla beklenen yarışmanın bu yıl beşincisi düzenleniyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
PAGEV, artık gelenekselleşen bu yarışma ile Türk plastik sanayiinin tüm dallarında yenilik ve mükemmelliği yaymayı, plastik ürünlerinin araştırılmasında ve geliştirilmesinde etkin rol oynayan sanayicileri, kurumları, profesyonelleri, araştırmacıları ve öğrencileri teşvik etmeyi hedefliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
9 Ekim 2009 tarihine kadar başvuruların devam ettiği yarışmaya başvuran çalışmalar; ürün, plastik işleme teknolojisi, malzeme, yeniden işleme teknolojisi, araştırma, öğrenci projesi ve patent olmak üzere yedi farklı kategoride değerlendirilecek. PAGEV Teknoloji Ödülleri yarışmasına katılan projelerin; eşsizlik, yenilikçilik, tasarım, malzemelerin stratejik kullanımı, imalat ve kullanımda güvenlik, işlevsel kolaylık, geleneksel malzemelerin yerini alma, enerji tasarrufu, yeniden işlenebilirlik ve çevre dostu olma kriterlerinden en az birine sahip olması gerekiyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Her kategoride üç ödülün verileceği yarışmada, eserler yedi kişilik bir jüri tarafından değerlendirilecek. Her dalda birinci olan yarışmacılar, 2010 yılında PAGEV&amp;#8217;in katıldığı uluslararası plastik fuarlarından birine götürülecek. Patent dalında birinciliğe hak kazanan yarışmacı da TÜYAP (Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş.) tarafından 2 bin Euro&amp;#8217;yla ödüllendirilecek. Ayrıca tüm kategorilerde 2 mansiyon ödülü de bulunuyor. Ödül alan çalışmalar, PlastEurasia İstanbul 2009 Fuarı&amp;#8217;nda kurulacak olan PAGEV standında sergilenme şansına sahip olacak. Yarışmada dereceye girenlerin ödülleri 19 Kasım 2009 tarihinde yapılacak törende verilecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yarışmayla ilgili detaylı bilgi almak ve başvuru formuna ulaşmak isteyenler &lt;span style=&quot;color:#FFFFFF&quot;&gt;www.pagev.org.tr&lt;/span&gt; adresini ziyaret edebilir.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4183</link>
 <pubDate>Fri, 30 Jan 2009 00:28:50 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Mozilla'dan 100 bin Dolar!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img147.imageshack.us/img147/87/20090129023117mozillaks4.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Mozilla, Vikipedia'nın da aralarında bulunduğu servisleri geliştiren Wikimedia Kuruluş'una 100 bin dolar bağışta bulundu. Peki neden?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Mozilla'yı duymayanımız kaldı mı bilmiyorum, ama hatırlatmakta fayda var. Şu anda en popüler ürünleri Firefox İnternet tarayıcısı. Bununla birlikte Thunderbird isminde bir e-posta istemcileri de bulunuyor. Özet olarak Mozilla böyle bir şirket, Google genel merkezinde de çalışma alanları var. Peki Wikimedia Kuruluş'u kim? Wikimedia tamamen bağımsız bir kuruluş ve bağış esasına dayanarak geçimini sürdürüyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Peki Mozilla, Wikimedia'ya neden bağışta bulundu? Tamamen iyiliksever olduğu için mi, yoksa &quot;stratejik&quot; mi? Sorumuzun yanıtı &quot;stretejik&quot;.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Amaç Internet üzerindeki açık kaynaklı videoları geliştirmek ve bu videolar için açık kaynağın devam etmesi. Peki ne demek bu şimdi? Şu demek: Internet üzerinde Ogg, Theora ve Vorbis isminde medya kodlayıcıları ve kod çözücüleri (codec) bulunuyor. Her şeyden önemlisi bu medya kodlayıcıları ve kod çözücüleri açık kaynak! Yani herhangi bir yazılım patenti bulunmuyor, siz bunlar üzerinde dilediğinizi yaptıktan sonra kimseye para ödemeden paşa gönlünüzce kullanabilirsiniz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ogg formatının geliştirilmesi ve idamesi Wikimedia tarafından sağlanıyor. Mozilla Firefox ise 3.1 versiyonundan itibaren Ogg formatını doğrudan destekliyor. Dolayısıyla Mozilla'daki amaç, popüler Firefox tarayıcıları için Ogg formatını desteklemeyi sürdürmesi ve Firefox yüklemiş olan bir kullanıcının Ogg formatlı video kullanmak istediğinde herhangi bir kod çözücü (codec) yüklemesine gerek kalmaması.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Şimdi buraya kadar her şey biraz bulanık. &quot;Amaaan canım, desteklemez, olur biter,&quot; gibi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü Web'in geleceği olan HTML 5 versiyonunda Ogg özellikle DOM (Document Object Model &amp;#8211; Belge Nesnesi Modeli) kavramında oldukça kullanılacak bir yapı. Dolayısıyla Mozilla, yeni nesil Internet tarayıcısında Ogg'u gönül rahatlığıyla kullanmak istiyor. Çünkü dünyadaki pek çok insan &quot;Armut piş, ağzıma düş&quot; modelini benimsediğinden, Firefox'u yükledikten sonra bir de Ogg için kodlayıcı ya da kod çözücü (codec) yüklemek istemeyecektir. Opera'nın şu andaki Internet tarayıcısı da Ogg'u çalıştırabilir durumda.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4182</link>
 <pubDate>Fri, 30 Jan 2009 00:26:48 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Dünyanın en küçük USB belleği</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img440.imageshack.us/img440/9445/20090129035946miniusbicxm3.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Dikkat edin kaybolmasın: İşte karşınızda dünyanın en küçük USB belleği.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Güncel USB bellekler arasında en ufak olanı Integral'in sunduğu &quot;Mini&quot;si. 32 x 15,5 x 7,7 mm gibi ufak ebatları ve 7 gramlık ağırlığı ile son derece ufak ve kompakt.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Fakat teknik veriler bu hacimsel küçüklük sebebiyle hayal kırıklığına uğratmıyor: Kapasite miktarı 8 GB'a kadar çıkabiliyor. Minik belleğin okuma hızı 22 MB/s, yazma hızı ise 12 MB/s.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Birçok farklı renkte temin edilebilen modeller kapasiteye göre 10 ila 25 Euro arasında bir bedel karşılığında temin edilebiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4181</link>
 <pubDate>Fri, 30 Jan 2009 00:25:19 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Artık birleştirilmiş iletişim çağında yaşayacağız</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img120.imageshack.us/img120/6766/20090129015434hpcepcozuvk5.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt; 	&lt;br /&gt;
Cep Telefonu faturalarından korkmadan, kimin nerede olduğunu kaçırmadan, mesafelere aldırmadan iletişin.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hep söylenen bir laf vardır: İletişim çağında yaşıyoruz. Ama bundan sonra birleştirilmiş iletişim çağında yaşayacağız. Bu gerçekliği gören HP, Türkiye&amp;#8217;deki 20 yılında şirketlere iletişimde verimlilik ve maliyet avantajı sağlayacak bir çözüm portföyü hazırladı: Birleştirilmiş İletişim (Unified Communication) portföyü.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Birleştirilmiş İletişim portföyündeki çözümleri kullandığınızda cep telefonunuzu ofise girdiğinizde ofis telefonu gibi kullanmanız, arayacağınız numaraya en uygun hat ve tarifenin otomatik olarak seçilmesiyle telefon faturalarını azaltmanız, kilometrelerce uzaktaki kişilerle yolculuk için saatlerinizi ve paralarınızı harcamadan aynı masadaymış gibi toplantılar yapmanız mümkün oluyor. Ayrıca çok sayıda çalışana hizmet verecek dev boyutlarda ve her yeni çalışana hat bağlamak için uzman ekipler ve uzun süreler gerektiren santrallerden de kurtulabiliyorsunuz. Küçücük bir yer kaplayan bir sunucuda binlerce kullanıcıya hizmet verebilir, istediğiniz anda, istediğiniz kadar yeni hattı, uzmanlık gerektirmeyen bir işlemle açabiliyorsunuz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bir işi sonuçlandırmak için ulaşmanız gereken kişinin nerede olduğunu, kendisine ne zaman ulaşabileceğinizi araştırmak için ajan ya da onu beklemek için derviş olmanız da gerekmiyor. İlgili olduğunuz herkesin o anda ne durumda olduğunu, ne zaman ulaşılabilir olacağını her an görebiliyorsunuz. Elbette ilgili kişiler de bulundukları yerden, uygun oldukları anda her türlü araçla işi takip edip gerekeni yapabiliyorlar, böylece işleriniz kısa sürede sonuçlanıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
HP Türkiye&amp;#8217;nin internet üzerinden telefon görüşmesi, ses ve video konferans olanağı, kurum içi anında mesajlaşma ve durum izleme, takım çalışması ve işbirliği, iletişim sistemleri yönetimi gibi bileşenlerden oluşan Birleştirilmiş İletişim portföyü sayesinde karar verme süreçleri hızlanıyor, hızlı yanıt yeteneği elde ediliyor, takım çalışması sonucu verimlilik artıyor, sermaye ve işletme maliyetleri azalıyor, lokasyon ve cihaz bağımlılığından kurtulmak mümkün oluyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
HP Hizmetler Direktörü Nur Yolcu &amp;#8220;Kendi güçlü ürün ve hizmetlerimizle Birleştirilmiş İletişim konusunda lider firmalar olan Cisco ve Microsoft&amp;#8217;un çözümlerini bir araya getirdiğimiz bu portföyün kullanımı sonucunda şirketler telefon masraflarında yüzde 60&amp;#8217;a varan tasarruflar sağlayabiliyorlar. Türkiye&amp;#8217;deki 20. yılımızda şirketlere iletişimde tasarruf ve verimlilik sağlayan bu portföyü sunmaktan mutluluk duyuyoruz,&amp;#8221; diyor.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4180</link>
 <pubDate>Fri, 30 Jan 2009 00:22:52 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Çift sim kart destekli Android cep!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img99.imageshack.us/img99/3368/20090129120419dstl1wc9.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;General Mobile, çift sim kart desteğini Android işletim sisteminin gücü ile birleştiriyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İspanya'nın Barselona kentinde gerçekleştirilecek olan 2009 Mobile World Congress, kapılarını önümüzdeki ay mobil teknoloji meraklılarına açıyor. Bu platformu en iyi şekilde değerlendirmek isteyen General Mobile ise yepyeni telefonuyla önümüzdeki ay kullanıcıların karşısında olacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
DSTL1 ismini taşıyan General Mobile'ın bu cep telefonunun en büyük özelliği ise hiç şüphesiz Google'ın Android yazılımını kullanacak olması. 135 gram ağırlığında ve 112x54x16mm ebatlara sahip olan ürünün bu yılın üçüncü çeyreğinde satışa sunulması beklenirken, fiyatıyla ilgili ise ortada herhangi bir açıklama henüz yok.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ürünün diğer temel özellikleri ise şöyle:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
- Çift SIM kart desteği&lt;br /&gt;
- 624MHz Marvell PXA 310 işlemci&lt;br /&gt;
- GSM/EDGE desteği (900/1800/1900MHz)&lt;br /&gt;
- 3 inç WQVGA dokunmatik ekran&lt;br /&gt;
- 802.11b/g WiFi desteği&lt;br /&gt;
- 5 megapiksel otofokus kamera (Flaşlı)&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4179</link>
 <pubDate>Fri, 30 Jan 2009 00:21:11 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Duck'tan yeni Core i7 overclock rekoru!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div style=&quot;text-align:center;&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img230.imageshack.us/img230/296/overclock2sq7.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
 	Overclock depremi: Önce Core i7, sonra Phenom.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Önce Core i7 ile müthiş bir hıza ulaşıldı, ardından AMD Phenom ile kırılan yeni rekor geldi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Duck'u tanıyorsunuz. Onun overclock konusundaki becerilerine daha önce de şahit olmuştunuz. Ve Japon overclock ustası yine yapacağını yaptı. En sevdiği oyuncağı olan Intel Core i7 3.2 GHz Extreme işlemcisini, bir Asus P6T6 WS Revolution ana kart ile birleştirerek, daha önce ki 5.510,09 MHz'lik rekoruna tarihe gömen 5.611,22 MHz hıza ulaştı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Duck'ın ulaşmış olduğu overclock oranı ise %75,4 olarak saptandı. Bu oran, Aralık ayında ulaşmış olduğu %73'ün oldukça üzerine ve bundan daha iyisini yapmak artık gerçekten çok zor. Duck'ın yeni rekorunun sırrı ise tabi ki Asus'un overclock meraklıları için özel olarak geliştirmiş olduğu P6T6 WS Revolution ana kartı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Tabii ki bu hız Core i7 ile ulaşılmış en yüksek hız. Sistemin uzun süre bu hızda kalmasını sağlamak ise var olan imkanlarla Duck için bile mümkün değil.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Phenon II X4 6,5 GHz'e overclock edildi&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
ABD'de donanım çılgınlarından oluşan diğer bir grup ise, bir AMD Phenom II X4 işlemciyi 6,5 GHz'e overclock etti. İşlemci bu süreç içerisinde sıvı nitrojen ve sıvı helyum ile soğutuldu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Phenom yongasının aşırı ısınmaması ve bunun sonucu olarak erimemesi için işlemcinin etrafı -232 derece sıcaklığında olmalıydı. 6,5 GHz'lik etkileyici bir saat hızının yanında yepyeni bir 3DMark dünya rekoruna da ulaşıldı: Overclock edilmiş sistem 3DMark 2005'te 45.474 puana ulaştı.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4178</link>
 <pubDate>Wed, 28 Jan 2009 01:53:49 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Dünyanın en zeki çocuğu</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img134.imageshack.us/img134/7025/20090127073223zekacp4.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;9 yaşındaki dahi çocuk Ainan Cawley, periyodik tabloyu ve Pi sayısının 518 basamağını ezbere biliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Singapur&amp;#8217;da yaşayan İngiltere göçmeni bir ailenin oğlu olan Cawley, dünyanın en zeki çocuklarından biri olarak gösteriliyor. Küçük yaşına rağmen bilimin kimya, biyoloji ve fizik dallarıyla ilgilenen Cawley, 7 yaşındayken başarıyla tamamladığı yüksek öğrenim sınavlarından sonra şimdi de üniversitede kimya eğitimi alıyor.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4177</link>
 <pubDate>Wed, 28 Jan 2009 01:52:29 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Tüm öğrenci ve öğretmenler izlenecek</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img134.imageshack.us/img134/9454/20090127070926eokulzn9.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
MEB, e-okul projesi ile Türkiye 15 milyon öğrenci ve 600 bin öğretmenin her türlü bilgisinin kayıt altına aldı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
15 milyon öğrenci ve 600 bin öğretmenin tüm bilgileri kayıt altına alındı. Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Nizami Aktürk, e-okul projesi ile Türkiye'deki 15 milyon öğrenci ve 600 bin öğretmenin her türlü bilgisinin kayıt altına alındığını açıkladı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Aktürk, &quot;Devletin verilerini sağlıklı hale getirdik. E-okul bir devrimdir&quot; dedi. Proje kapsamında öğrencilerin yaş, cinsiyet, boy, kilo hatta ayakkabı numarası bilgilerinin bile sistemde kayıtlı olduğunu belirten Aktürk, &quot;Bu proje ile çocukların bedensel ve ruhsal gelişimlerini daha yakından takip edebilir hale geleceğiz. Bu sayede gelecekteki eğitim yaklaşımları belirlenebilecek&quot; diye konuştu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
BİLGİLERİ HERKES GÖREMEYECEK&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Aktürk, E-okul sistemine kayıtlı olan bilgilerin tamamının yalnızca Milli Eğitim Bakanı ve üst düzey bürokratlar tarafından görülebildiğini kaydetti. Çocuklarla ilgili bu bilgileri şu an için kimseyle paylaşmadıklarını belirten Aktürk bu verilerin MERNİS ve TÜİK tarafından derlendiğini, verilerin birkaç yıl içerisinde sadece eğitim alanında değil başka alanlarda da gelişmelere öncü olacağını söyledi.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4176</link>
 <pubDate>Wed, 28 Jan 2009 01:50:51 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Uzaya asansör hayal değil</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img145.imageshack.us/img145/1431/20090127075502asansorvp6.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Önünde pratik engeller bulunan uzaya asansörle ulaşma fikri konusunda bilimadamları yeni bir materyal geliştirdi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
NASA'nın maddi katkıları ile Cambridge Üniversitesi laboratuarlarında oluşturulan materyal yeni bir tür form karbon şeritlerden oluşuyor. Materyalin sadece bir gramı sağlamlığından hiçbirşey kaybetmeden 27 kilometre uzayıp esneyebiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Süper güçlü ve süper esnek bu materyal sayesinde önümüzdeki aylarda ilk model uzay asansör prototiplerinin yapılmaya başlanması bekleniyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Prensibi herhangi bir nesneyi atmosfer dışına kadar yükseltip uzayın ağırlıksız ortamında serbest bırakmak olan asansörlerin başarılması halinde uzaya çıkmanın maliyetinin de son derece düşük olacağı tahmin ediliyor.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4175</link>
 <pubDate>Wed, 28 Jan 2009 01:48:53 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Bilgisayarlar kapanacak!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img217.imageshack.us/img217/905/20090126031554bilgisayaqs4.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt; 	&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
'Bilgisayar sistemleri çok yakında işlemez hale gelebilir'.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Türkiye Bilişim Sanayicileri Derneği(TÜBİSAD) 2008 sonu itibariyle yürürlüğe giren yeni yedek parça ithalat rejiminin ciddi bir yedek parça sıkıntısı doğacağını bildirdi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
AB ile imzalanan Gümrük Birliği mevzuatına da aykırı olan bu düzenleme ile bir günde tamamlanan yedek parça ithalat işlemlerinin 20 günde tamamlanamaz hale geldiği ifade edildi. &lt;br /&gt;
 &lt;br /&gt;
TÜBİSAD, 31.12. 2008 tarihinde duyurularak yürürlüğe koyulan yeni düzenlemeler ile ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Türkiye'de son yıllarda hızlı bir bilgisayarlaşma süreci yaşandığına ve bilgisayarların günlük hayatın her alanında yoğun olarak kullanılmaya başladığına işaret edilen açıklamada, &quot;Artık kesintilerine tahammüle edemeyeceğimiz kadar hayatımıza nüfuz eden bilişim sistemleri 31.12. 2008 itibari ile yürürlüğe giren yeni yedek parça ithalat rejimi ile ciddi bir yedek parça sıkıntısı ile karşı karşıya gelmiştir. AB ile imzaladığımız Gümrük Birliği mevzuatına da aykırı olan bu düzenleme ile bir günde tamamlanan yedek parça ithalat işlemleri 20 günde tamamlanamaz hale gelmiştir. Yedek parça stokları tükenmek üzere olduğundan çok kısa bir zaman sonra sektörümüz zorunlu olduğu garanti hizmetlerini bile veremeyecek noktaya gelecektir.&quot; denildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bilgisayar ve diğer elektronik cihazların içerisinde kullanılan, hiçbir zaman son kullanıcının göremeyeceği parçalar için kullanım kitapçığı hazırlanmasının, garanti belgesi alınmasının, 2004/108 Elektromanyetik Uyumluluk kapsamına girmeyen yedek parçalar için TSE'den onay alınması uygulamalarını anlamanın mümkün olmadığının dile getirildiği açıklamada, &quot;Sektörümüzün çalışmalarını durma noktasına getiren bu düzenlemelerin en kısa zamanda düzeltilmesi kamu yararı gereğidir.&quot; İfadeleri kullanıldı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yedek parça ithali için yapılan düzenleme&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
- İthal edilecek yedek parça için kullanım kitapçığı hazırlanır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
- İthal edilecek yedek parçanın gümrük işlemlerinin başlayabilmesi için Sanayi Bakanlığından Garanti Belgesi alınır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
- Gümrük İdaresi ürünün CE uygunluğunu denetlemek üzere TSE (Türk Standartları Enstitüsü) 'ye gönderir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
- TSE yedek parçaya CE kapsam dışı belgesi vermek için aşağıdaki bilgi ve belgeleri talep eder.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
- Yedek parçanın kullanılacağı cihaz için &quot;Declaration of Conformity&quot; Belgesi verilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
- Cihazın üreticisi tarafından onaylanmış, cihazın içindeki parçaların adı ve kod numaralarının listesi verilir .&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
- Cihaza ait parçalarında görüldüğü katalog, patlak resim (cihazın içindeki parçaları gösteren resim) verilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
- İthal edilmek istenen parçanın söz konusu cihazda kullanılacağına dair taahhütname verilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
- TSE onayı gümrüklere ibraz edilir, çekim işlemi başlatılır.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4173</link>
 <pubDate>Tue, 27 Jan 2009 02:35:05 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Windows 7'nin yıldızı 64 bit olacak!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img134.imageshack.us/img134/6757/20090126043609win7kz0.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Windows 7 betasını indirenlerin önemli bir kısmı 64bit'lik sürümü tercih etti. Bu ne anlama geliyor?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yazılım devi Microsoft'a yakın kaynaklara göre, ABD'de Windows Vista işletim sistemini bilgisayarlarına yükleyen kullanıcıların %25'lik bir bölümü Vista'nın 64-bit'lik sürümünü tercih etti. Peki bu ne anlama geliyor?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İşletim sistemlerinin 64-bit'lik sürümlerinin bilgisayarlara yüklenmesinin en büyük nedeni, bilgisayarlarda bulunan belleklerin kapasitesinin gün geçtikçe artması ve bellek fiyatlarının ciddi oranlarda düşüşe geçmesi. Sadece maksimum 3-3.5GB'lık bellek kapasitesini tanımlayabilen 32-bit'lik sürümlerin aksine 64-bit'lik Windows sürümleri, bilgisayarınızda bulunan bellek kapasitenizin tamamını tanımlayabilir; diğer bir deyişle 8GB RAM kullanan bir kullanıcı Windows'un 64-bit'lik sürümü sayesinde sisteminde bulundurduğu belleklerinden tam anlamıyla faydalanabilirken, diğer işletim sistemi sürümünde ise 4GB'ı aşan bellek kapasiteleri Windows tarafından algılanmıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Windows 7'yi sistemlerine kuracak kullanıcıların büyük bir bölümünün 64-bit'lik Windows 7 sürümünü tercih edeceğini ifade eden Windows Core Operating System Division'ın başkan yardımcısı Jon DeVaan, 32-bit'lik Windows Vista'ya sahip olan kullanıcıların sadece kargo ücretini karşılamak kaydıyla işletim sistemlerini 64-bit'e ücretsiz olarak yükseltebileceklerinin de altını çizdi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bilgi için: Microsoft&lt;br /&gt;
Telefon: (212) 258 59 98 pbx&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4172</link>
 <pubDate>Tue, 27 Jan 2009 02:32:21 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Piri Reis&amp;#8217;in büyük sırrı</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img142.imageshack.us/img142/5822/20090126043928piriyq8.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Piri Reis&amp;#8217;in Kristof Kolomb hakkındaki büyük sırrı neydi ? Avrupa Barbaros&amp;#8217;tan nasıl korkuyordu ?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Piri Reis hakkında belgesel çeken Çeliker, Piri Reis&amp;#8217;in ünlü haritalarını hazırlarken Kristof Kolomb&amp;#8217;un haritalarından yararlandığını belirterek, &amp;#8220;Araştırmalarıma göre, birbirlerinden bilgi alışverişi bile yapıyorlar&amp;#8221; dedi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Türk havacılığının ilk kadın savaş pilotu, Atatürk&amp;#8217;ün manevi kızı Sabiha Gökçen belgeseliyle tanınan yapımcı-yönetmen Gülşah Çeliker, yıllardır üzerinde çalıştığı Piri Reis belgeselini tamamladı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Uzun zamandır Piri Reis&amp;#8217;in izini süren Çeliker, Kristof Kolomb&amp;#8217;un Cenova&amp;#8217;daki evine ve Vatikan arşivlerine girmeyi başararak, ünlü kaptan Andrea Doria&amp;#8217;nın Papalık&amp;#8217;a yazdığı Barbaros Hayrettin Paşa&amp;#8217;yla ilgili &amp;#8220;Barbaros Raporu&amp;#8221;nu da buldu. Çeliker, Doria&amp;#8217;nin raporunda, &amp;#8220;Barbaros&amp;#8217;un çok güçlendiğini, Osmanlı donanmasını organize ettiğini, güçlü denizciler yetiştirdiğini, Papalık&amp;#8217;ın bu güçlü donanmaya karşı önlem alması gerektiğini&amp;#8221; yazdığını belirtti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
SEMPOZYUM ETKİLEDİ&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Çeliker, 2004&amp;#8217;te Deniz Kuvvetleri Komutanlığı&amp;#8217;nın düzenlediği Uluslararası Piri Reis Sempozyumu sonrasında böyle bir belgesel için kolları sıvadığını belirterek, &amp;#8220;Özellikle Prof. Svat Soucek bana çok yardımcı oldu. 2006 - 2007 yılları zor geçti. Hiç kimseye ciddiyetimi anlatamadım. Benim asıl amacım, bu tamamladığım 36 dakikalık belgeselden daha global boyutta bir Piri Reis belgeseli hazırlamak&amp;#8221; dedi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
HARİTALAR SAVAŞ GANİMETİ&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Dünyaca ünlü uzmanlarla görüşerek belgeseli tamamlayan Çeliker, Piri Reis&amp;#8217;in ünlü haritalarını hazırlarken Kolomb&amp;#8217;un haritalarından yararlandığını belirterek, şöyle dedi:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;#8220;Kolomb&amp;#8217;la Piri Reis meslektaş. Yani birbirlerine saygı duyan iki denizci. Birbirlerinden bilgi alışverişi bile yapıyorlar. Araştırmalarıma göre Piri Reis, Kolomb&amp;#8217;un haritalarını savaş sırasında ganimet olarak ele geçiriyor.&amp;#8221;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
BAKANLIK DESTEK VERDİ&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İspanyolların Piri Reis projesini sahiplenmek için Kültür ve Turizm Bakanlığı&amp;#8217;na dosya gönderdiklerini öğrendikten sonra çalışmalarına hız verdiğini anlatan Gülşah Çeliker, şöyle devam etti:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;#8220;Sonunda Kültür Bakanlığı&amp;#8217;na resmen başvurdum ve destek aldım. Kurduğum ulusal ve uluslararası kontakları, tüm araştırmalarımı derleyerek aralık sonuna kadar filmin ilk kopyalarını Türkçe ve İngilizce olarak bitirdik. Gelibolu&amp;#8217;da Piri Reis Müzesi, Vatikan ve Cenova&amp;#8217;da çekimler yaptık. Cenova&amp;#8217;da Kolomb&amp;#8217;un evini, Captan De Albertis&amp;#8217;in kale müzesini gezdik. Vatikan arşivlerinde aldığım izinle Andrea Doria&amp;#8217;nın Barbaros hakkındaki Papalık&amp;#8217;a yazdığı raporu buldum. Orada yazanlar o zamanki Osmanlı ve Kanuni dönemi için ve belgeselin bu tarihi dönemi için gerçekten önemliydiler.&amp;#8221;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4171</link>
 <pubDate>Tue, 27 Jan 2009 02:30:04 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Parmak izi sensörlü' ve 'su geçirmez' telefon</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img228.imageshack.us/img228/6059/20090126024847fujitsucexj1.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Dünyanın ilk 'parmak izi sensörlü' ve 'su geçirmez' telefonu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ülkemizde adını mobil sektörden ziyade sabit disk başlıkları altında sık sık duyduğumuz Tokyo merkezli dev teknoji şirketi Fujitsu firması, dünyanın ilk parmak izi sensörlü 'su geçirmez' telefonu ile karşımıza çıkıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Parmakizi sensörleri ve ilintili çözümler sunan AuthenTec firması tarafından yapılan haberlendirmeyle, Japon mobil operatör firması NTT DoCoMo aracılığıyla sunulacak model Fujitsu F-01A ismini taşıyacak. AuthenTec'in  TouchStone paketi altında sunulan AES1711 isimli parmak izi sensörü üzerinden navigasyon (dolaşım) kontrolünün sağlanacağı modelde TrueNav teknolojisi kullanılacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Telefonun teknik özelliklerine baktığımız zamansa karşımıza çıkanlar şunlar:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
    * Symbian işletim sistemi&lt;br /&gt;
    * 3.5&quot; lik VGA dokunmatik ekran (geniş ekran tasarımı)&lt;br /&gt;
    * 5.2 MP kamera (Otomatik odaklanma mevcut)&lt;br /&gt;
    * GPS (Sokak görüntülemeli mobil Google haritası)&lt;br /&gt;
    * E-Cüzdan&lt;br /&gt;
    * Mobil TV alıcısı &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
IPX5 ve IPX7 spesifikasyonlarını karşılayan su geçirmez modelin bu sayede 1 metre derinlikte 30 dakikaya kadar kalabilmesi mümkün hale gelirken, Touch Stone teknolojisi sayesinde ise parmak izi sensörünün üzerindeki koruyucu kaplamanın üç kat daha sağlamlaştırılması sağlanmış.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
TruePrint teknolojisi üzerine bina edilen AES1711 parmak izi sensörü ise insanın dış parmak derisinin altında yer olan canlı dokudaki gerçek parmak izlerini okuyor. Bu alt katmana erişim sayesinde sensörlerin her parmak izini her defasında rahatlıkla okuyabilmesi de mümkün hale geliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Telefonun tüm bunlara ek olarak  TruNAV menü dolaşım özelliklerini, TrueFinger teknolojisini (yanıltmayı önleyici güvenlik sistemi) ve yüksek oranda güvenlik ve kullanılabilirliği sağlama odaklı TrueMatch görüntü eşlenimini de içerdiği belirtilenler arasında.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4170</link>
 <pubDate>Tue, 27 Jan 2009 02:18:19 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Microsoft yabancı çalışanları kovsun!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img142.imageshack.us/img142/1338/20090126034644msbz3.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
ABD'li senatörün MS'ten şok isteği: İşten eleman çıkartacaksan, ABD'lileri değil yabancıları çıkart.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Küresel kriz ayrım yapmadan pek çok farklı sektördeki, pek çok irili ufaklı firmayı etkiliyor. Biraz daha fazla zaman alsa da, dev firmalara ulaşması da kaçınılmazdı. Microsoft'un hafta içinde yayınladığı mali raporunda Wall Street'in ön gördüğü rakamların altında kaldığı ortaya çıkmış ve yatırımcıları şaşırtmıştı. Bunun üzerine dev bilişim firması tam 5.000 kişiyi işten çıkartacağını açıklamıştı. Kimlerin çıkartılacağı açıklanmadı fakat bu konuda ABD senatosunda görev yapan Charles Grassley, Microsoft'tan hızlı davranarak konuyla ilgili görüşlerini açıkladı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Microsoft'tan Steve Ballmer'a özel olarak yazdığı mektupta, işten çıkartılacak bu 5.000 kişi içerisinde ABD'de çalışma izniyle bulunan yabancıların ağırlıklı olması gerektiğini ifade etti. Grassley, aynı özelliklere sahip ABD vatandaşlarının bu işten çıkarmadan etkilenmemesi gerektiğini ve onlar yerine H-1B vize programı ile ülkede bulunan ve çalışan yabancı uyrukluların işten çıkartılmasının, Microsoft'un ahlaki görevi olduğunu iddia etti. Microsoft ise henüz konuyla ilgili bir yorum yapmadı.&lt;br /&gt;
&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4169</link>
 <pubDate>Tue, 27 Jan 2009 02:13:00 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Türk bilim adamı ENI Award 2009'a aday oldu</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img525.imageshack.us/img525/6959/20090123125147adszzx6.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;Eni Award Bilim Komitesi'nin, Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa İlbaş'ı, &quot;hidrojen-hidrokarbon kompozit yakıt çalışmaları&quot; nedeniyle Eni Award-2009 ödülüne aday gösterdiği bildirildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Prof. Dr. Mustafa İlbaş, yaptığı açıklamada, İtalyan Eni firması tarafından verilen ve enerjinin Nobel'i olarak adlandırılan Eni Award-2009 ödülüne aday gösterilmesinden dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Her yıl enerji dalında 5 kategoride verilen ödüllerin bu yıl ki sonuçlarının Ocak ayı sonunda açıklanacağını ifade eden İlbaş, dereceye girenlere 300 bin euro para ödülünün yanı sıra altın madalya ve üstün hizmet nişanı verildiğini anlattı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İlbaş, Eni Award-2009 ödülüne aday gösterilmesini sağlayan çalışması hakkında da şu bilgileri verdi:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&quot;Birçok bilim adamı, çevresel sorunların çözümünün, mevcut fosil yakıt sisteminin yerine, hidrojen enerji sistemine geçilmesi ile mümkün olabileceği konusunda hemfikirdirler. Hidrojen kütlesel bazda yüksek enerjiye sahip, yanma limitleri oldukça geniş ve temiz bir yakıttır. Yanması sonucunda yalnızca su buharı ortaya çıkmaktadır. Ortaya çıkacak ürünler kesinlikle sera gazı, ozon tabakasına zarar veren kimyasal maddeler, asit yağmurlarına sebep olacak maddeler ve hava kirliliği yaratmayacaktır. Hidrojen, yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilirse, bunun sonucunda yenilenebilir bir enerji kaynağı ve hiçbir zaman değişmeyecek, kalıcı bir enerji sistemi kurulmuş olacaktır.&quot;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hidrojen ekonomisine geçişi hızlandırmak ve geçiş dönemini başarılı olarak atlatmak için en uygun modelin hidrojen-doğal gaz karışımı kompozit yakıt kullanmak olduğunu ifade eden İlbaş, bunun oldukça kolay ve pratik bir yol olduğunu, yenilenebilir enerji kaynakları kullanılarak elde edilecek hidrojenin, varolan doğal gaz boru hatlarına enjekte edilerek hidrojen-metan karışımı kompozit yakıt üretileceğini anlattı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İlbaş, araştırmaları sonucu yüzde 50 hidrojen ve yüzde 50 metan karışımına kadar kompozit yakıtı konvansiyonel sistemlerde kullanmanın mümkün olduğunun ortaya çıktığını kaydederek, şunları anlattı:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&quot;Bunun için yakma sistemlerinde önemli modifikasyonlara gerek olmadığını göstermiştir. Ancak ideal oran bize göre yüzde 30 hidrojen ve yüzde 70 metan karışımıdır. Bunun anlamı şudur; ülkemizde potansiyeli çok yüksek olan rüzgar ve güneş enerjisi kullanılarak ülkemizin çeşitli yerlerinde sudan hidrojen üretilecek ve üretilen hidrojen varolan doğal gaz boru hattına enjekte edilecek. Enjekte edilen miktar ne kadar ise o kadar oranda daha az hava kirliliği oluşacak, dışarıya daha az döviz gidecek, ve doğal gazda dışa bağımlılık azalacak.&quot;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu proje, araştırma ve önerilerinin dünya kamuoyunda yankı bulduğunu ve enerjinin Nobel'i olarak bilinen Eni Award-2009 için bilim komitesi tarafından aday gösterildiğini dile getiren İlbaş, &quot;Umarız ödülü biz alırız, ancak bizim için önemli ve gurur verici olan, bir Türk bilim adamı olarak araştırmalarımızın enerji alanında dünyanın en saygın bilim komitesinin dikkatini çekmesi ve bizi bu ödül için aday göstermesidir. Bundan daha da önemlisi ise çalışmalarımızın başta milletimiz olmak üzere tüm insanlığa fayda sağlamasıdır&quot; diye konuştu.</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4168</link>
 <pubDate>Sat, 24 Jan 2009 14:57:28 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Görünmez olmak mümkün mü?</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img522.imageshack.us/img522/4585/20090123125617200901220bc2.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Görünmez olma yolunda dev adım!&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bilim adamları, uzun yılların hayali görünmez olmak konusunda önemli bir adım daha attı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bilim kurgunun büyük ustası H. G. Wells, Görünmez Adam adlı romanını 1897 yılında yazmıştı. Fakat bu konuda kafa yoran ilk kişi değildi. Kitabın üzerinden 112 yıl geçmiş olmasına rağmen bilim adamları hala büyük bir hevesle aynı konu üzerinde uğraşıyorlar; objeleri ve belki de insanları görünmez yapmak. Bu konuda farklı denemeler yapıldı ama en ciddi olarak kabul edileni 2006 yılında Duke Üniversitesi'nde görev alan bilim adamları tarafından geliştirilmişti. Geçtiğimiz 3 yıl içerisinde aynı bilim adamları boş durmadılar ve geliştirdikleri görünmezlik yöntemini bir adım daha ileriye taşıdılar. İlk araştırmada da görev almış olan David Smith, yeni yaklaşımlarını &quot;bir çeşit serap yaratmak&quot; olarak nitelendiriyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bilim adamlarının geliştirdiği yöntem kısaca; objelerin üzerine yerleştirdikleri &quot;meta materyaller&quot; ile objenin çevresindeki ışık gibi farklı elektromanyetik dalgaları bükmelerini sağlıyor. Bu sayede objeler aslında aynı yerde olmalarına rağmen, yokmuş gibi görünüyorlar. Biz objeleri, üzerlerinden yansıyan ışık sayesinde algılayabiliyoruz. Eğer objelerin üzerinden yansıyan ışık bükülebilirse, bahsi geçen objelerin varlığını gözlerimiz ile tespit etmemiz imkansız hale gelebiliyor. David Smith konuyu bir örnekle açıklıyor: &quot;Yaz aylarında otobanlarda sanki yolun üzerinde su akıyormuş gibi görürüz. Ama bu aslında gökyüzünün yansımasının görüntüsüdür. Bizim yapmaya çalıştığımız buna benzer bir serabı bilimsel olarak oluşturmak&quot;.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Her ne kadar bilim adamları halen çalışmanın çok başında olduklarını söyleseler de, ilk sonuçlar doğru yolda olduklarını gösteriyor.</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4167</link>
 <pubDate>Sat, 24 Jan 2009 14:55:09 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Uzaya turist gönderme devri kapanıyor</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img212.imageshack.us/img212/4516/20090123052743filemh4.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;Rus Federal Uzay Ajansı, Mart ayından sonra uzaya artık turist götürülmeyeceğini duyurdu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ajans Başkanı Anatoly Perminov, Uluslararası Uzay İstasyonu'ndaki personel sayısının önümüzdeki aylardan itibaren ikiye katlanacağını ve bu nedenle istasyonda &amp;#8220;iş dışı kişilere yer kalmayacağını söyledi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Rossiiskaya Gazetesi'nin haberine göre, önümüzdeki Mart ayında Kazakistan'daki Baykonur Uzay Üssü'nden uzaya gidecek olan Amerikalı yazılım milyarderi Charles Simonyi son &amp;#8220;uzay turisti&quot; olacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Rusya bugüne kadar uzaya 6 turist götürdü. Rus yapımı Soyuz araçlarıyla gönderilen ilk turistler 20'şer milyon dolar öderken, son olarak istasyona götürülen bilgisayar oyunları tasarımcısı Richard Garriott'un 35 milyon dolar ödediği öne sürülmüştü.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Perminov, halen üç olan Uluslararası Uzay İstasyonu'ndaki personel sayısının önümüzdeki aylarda altıya çıkarılacağını söyledi.&lt;br /&gt;
Turistleri uzay istasyonuna taşıyan Soyuz araçları dışında Uzay İstasyonu'na Amerikan mekikleri sefer yapıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ancak uzay mekikleri 2010'dan itibaren tamamen seferden kaldırılacak ve 2015 yılına kadar uzay istasyonuna bütün astronot ve kozmonotlar Soyuz araçları ile taşınacak. Bu tarihte ise Soyuz'ların yerini ABD'nin halen geliştirmekte olduğu yeni araçlar alacak.</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4166</link>
 <pubDate>Sat, 24 Jan 2009 14:53:46 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Linux Win 7'yi çok sevdi!</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img253.imageshack.us/img253/6517/20090124125227200901231uv4.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;Linux Windows 7'yi heyecanla bekliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
En popüler Linux sürümlerinden olan Ubunutu'nun mimarı, Windows 7'den çok ümitli. İşte nedeni.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Windows ve diğer işletim sistemleri arasındaki amasız yarışı dikkate aldığınızda, bazı belden aşağı saldırıların da kaçınılmaz olduğunu tahmin etmek zor değil. Bu nedenle Ubuntu'nun mimarlarından olan Mark Shuttlewort'un Windows 7 hakkında konuşmasında, Microsoft'u yermesi çok da mantıksız olmaz. Fakat öyle olmadı. Shuttlewort, Windows 7 hakkındaki övgü ve beklenti dolu açıklamalarıyla herkesi şaşırttı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Shuttlewort, Windows 7'nin mükemmel bir işletim sistemi olduğunu ve çok büyük bir başarı yakalayacağını umduğunu söyledi. Kimse bunun şaşkınlığını üzerinden atamadan da ekledi: &quot;Şu anda çok ilginç bir durumdayız. Microsoft OEM satıcılara Windows XP'yi neredeyse ücretsiz olarak veriyor. Microsoft'un bu son derece agresif tutumu yüzünden Linux pahallıymış gibi görünüyor&quot;. Mark Shuttlewort, Windows 7 hakkında şimdiye kadar gördükleri ve duydukları her şeyin Windows 7'nin mükemmel bir sistem olacağını gösterdiğini söyledi ve &quot;umarım bu sayede artık Microsoft, Windows'u neredeyse bedava dağıtmak yerine gerçek fiyatıyla satmaya başlayacak ve notebook pazarındaki işletim sistemleri çekişmesi daha gerçekçi koşullarda meydana gelecek&quot; diye konuştu.</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4165</link>
 <pubDate>Sat, 24 Jan 2009 14:11:46 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Intel'den erteleme!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img522.imageshack.us/img522/8387/20090124020901inteluq2.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Intel'in yeni işlemcileri gecikecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Intel, merakla beklenen Lynnfield işlemcilerinin çıkışını erteledi. İşte ertelemenin nedenleri.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Dünyanın önde gelen işlemci üreticilerinden Intel, yeni jenerasyon Lynnfield işlemcilerinin ve P55 yonga setinin çıkış tarihini erteleme kararı aldı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bazı anakart üreticilerinden sızan habere göre erteleme kararının ardından çıkış tarihi Eylül ayının başına atılmış durumda. bunun yanında, Lynnfield'in çıkış tarihi daha ileri bir tarihe de ertelenebilir. Normal takvime göre Temmuz'un sonu gibi pazara sürülmesi planlanan Lynnfield ve P55'in ertelenme nedeni ise ekonomik kriz dolayısıyla anakart üreticilerinin envanterlerinde fazlaca yonga kalması ve bunları şu an için elden çıkarmaya çalışmaları gösteriliyor.&lt;br /&gt;
&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4164</link>
 <pubDate>Sat, 24 Jan 2009 14:10:36 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>8 yaşında bilgi işlemci oldu</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt; &lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img80.imageshack.us/img80/9763/20090119101720250236yk2.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
İnanılır gibi değil ama o dünyanın en genç sertifikalı sistem yöneticisi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Makedonyalı Marko Calasan dünyanın en genç sertifikalı sistem yöneticisi oldu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Küçük çocuk başarısı hakkında şunları söyledi: &quot;Büyüyünce bilgisayar mühendisi olmak ve yeni bir işletim sistemi kurmak istiyorum.&quot;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Telegraph'ın haberine göre, Marko iki yaşında okuma ve yazmayı öğrendi ve okulda en sevdiği ders matematik.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
37 yaşındaki annesi Radica, oğlu için şunları söyledi: &quot;Kesinlikle üstün yeteneklere sahip bir çocuk ama insanların düşündüğünün aksine altı yaş üstü çocuklar bilgisayarlar hakkında çok fazla şey öğrenebiliyorlar.&quot;&lt;br /&gt;
&lt;span style=&quot;color:#FF9900&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Not : ben 8 yaşındayken atari oyunları memlekete yeni qelmişti : ) siz topuqunuza tükürün : )&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4163</link>
 <pubDate>Mon, 19 Jan 2009 23:14:41 +0200</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Kimlik bilgilerinizi korumanın yolu: Elektronik imza</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img80.imageshack.us/img80/7707/20090119120111eimzayl2.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Bir kişinin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasını kullanarak, lise diploma notundan ne kadar maaş aldığına, su ve telefon borcundan ÖSS'de aldığı puana kadar pek çok bilgiye ulaşılabiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
''e-devlet'' uygulaması sayesinde pek çok bilgiye ulaşılması mümkün hale geldi. Vatandaşların ya da iş dünyasının devlet kurumlarıyla olan ilişki ve işlemlerinin elektronik ortamda gerçekleştirilmesi olarak tanımlanan e-devlet uygulaması, internetin yaşamımızda daha etkin rol üstlenmesiyle kamu hizmetlerini, vatandaşın daha kolay ulaşabileceği bir konuma getirdi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Devleti vatandaşına yakınlaştırmada önemli bir fırsat sunan internet, aynı zamanda kişisel ve özel bilgilere de ulaşılabilmesine olanak sağlıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bir kişinin internet ortamında sadece TC kimlik numarasını kullanarak o kişiyle ilgili yüzlerce bilgiye ulaşılabiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Örneğin bir kurumun internet sitesinin ilgili kısmına yazılacak TC Kimlik numarası ile o kişinin adı, soyadı, doğum tarihi gibi bilgilere erişilebiliyor. Doğum tarihi ve ad soyad bilgilerini bir başka kurumun internet sitesinde kullanarak bu kez o kişinin ikametgah adresi elde ediliyor. Adres bilgileriyle bir başka kurumun internet sitesinden nüfus cüzdanı bilgilerine, vergi numarasına, SSK veya Bağ-Kur numarası gibi bilgilere ulaşılabiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
-ZİNCİRLEME SİSTEM-&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bunun gibi ''zincirleme şeklinde'' elde edilen her yeni bilgi ile bir başka kurumun internet sitesinden öteki kişisel bilgilere ulaşılabiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Elde edilen bu bilgilerle de söz konusu kişinin telefon numarasından, aldığı maaşın miktarına, maaşına ne oranda zam yapıldığına, kaç yıldır çalıştığına, Bağ-Kur maaşını hangi bankanın şubesinden çektiğine, diploma notunun kaç olduğuna, su, elektrik ve telefon faturalarına ve ÖSS'den aldığı puana kadar pek çok bilgiye ulaşmak mümkün hale geliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
-KEY ÖDEMESİ ALMIŞ MI?-&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Örneğin Sosyal Güvenlik Kurumu'nun ''www.sgk.gov.tr'' adresinden, kişinin sosyal güvencesinin olup olmadığı, adı, soyadı, doğum tarihi, kızlık soyadı, işe giriş tarihi, aldığı maaş ve zam oranları, kaç yıldır sigortalı olarak çalıştığı, ilgili aylar içinde kaç gün işe gittiği, ne kadar devamsızlık yaptığı, kaç değişik iş yerinde çalıştığı, prim ödeme gün sayısı, SSK sicil numarası gibi bilgilere kolayca ulaşmak mümkün.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Buradan alınan bilgiler ışığında, SSK sicil numarası ya da TC kimlik numarası ile Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş'ye ait ''www.keyodemeleri.com'' adresine girilerek kişinin ne kadar Konut Edindirme Yardımı aldığı da bulunabiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Aynı şekilde, TC kimlik numarası kullanılarak Sosyal Sigortalar Kurumunun internet sitesinden anne ve baba adı ile gün ay yıl olarak doğum tarihi bilgileri elde edilebiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kişinin anne ve baba adı bilgileri ile Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün internet sitesindeki kimlik numarası sorgulama sayfasından nüfus cüzdanında yer alan aile sıra no, cilt no, birey sıra no, mahalle ve köy bilgilerine de erişilebiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
-MESLEĞE NE ZAMAN BAŞLADI?-&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
TC kimlik numarası ile kişinin Bağ-Kur Genel Müdürlüğünün web sayfasından Bağ-Kur'lu olup olmadığını da öğrenmek mümkün.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bağ-Kur'lu ise mesleğe kabul tarihi, emekli olup olmadığı, Bağ-Kur'a olan borcu, kaç gün hizmet verdiği, Bağ-Kur aylığını hangi bankanın hangi şubesinden aldığı, en son maaşını hangi tarihte aldığı, mesleğini hangi ilde icra ettiği, vergi numarası, Bağ-Kur sağlık hizmetinden yararlanıp yararlanmadığı, sağlık priminin kesilip kesilmediği de ortaya çıkıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Elde edilen bilgilerle Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitesinden söz konusu kişinin evinin bulunduğu cadde, sokak, kapı numarası gibi açık adresine ulaşılabiliyor. Buradaki adres bilgileri kullanılarak ise Türk Telekom'un internet sitesinden kişinin telefon numarası varsa mail adresi, fatura borcu ve faturanın son ödeme tarihi öğrenilebiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
-BAŞARILI BİR ÖĞRENCİ Mİ?-&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İnternetten edinilen bilgilerle, kişinin okul hayatında başarılı olup olmadığı da ortaya çıkıyor. Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezinin internet sitesinde TC kimlik numarası girilerek kişinin lise diploma notu, ÖSS'den aldığı puanı, LES ve KPSS öğrenim süresince burs alıp almadığı, mezun olduğu okulu ve bölümü öğrenilebiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bazı şehirlerin su ve kanalizasyon idarelerinin internet sitelerinde ise ilgili kısıma sadece ad ve soyad yazarak su borcu olup olmadığına, kullanılan su miktarına erişilebiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
-''BİLGİLERE BU KADAR KOLAY ULAŞILABİLMESİ ÇOK SAKINCALI''-&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yazılım Geliştirme Uzmanı Yusuf Çakır, AA muhabirine yaptığı açıklamada, e-devlet uygulamasını desteklediğini ancak, kişisel ve özel bilgilere bu kadar kolay ulaşılabilmesinin çok sakıncalı olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Vatandaşların kişisel bilgilerinin parça parça değişik kurumların internet sitelerinde bulunduğunu anlatan Çakır, bir bilgiye ulaşmaya çalışan kişi, x kurumundan bulamasa da y kurumundan o bilgiyi buluyor. Yani kişinin elimizde sadece birkaç bilgisi varken adı soyadı, yaşı gibi, o bilgilerden yola çıkıp kişinin yüzlerce bilgisine ulaşılıyor'' diye konuştu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kişisel bilgilerin kötü niyetli insanlar tarafından farklı amaçlarla kullanılabileceğine işaret eden Çakır, şunları söyledi:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
''İnternetten elde edilen bu bilgilerle sahte nüfus cüzdanı yapılabilir. Bir bankaya telefon açıp 'kredi kartımı kaybettim adresime yeni gönderin' dediğim zaman bana sorulacak sorular belli. Adı, soyadı, annenizin kızlık soyadı, adresi vs. Bu bilgilerin hepsine ulaşabiliyorsunuz. Kötü niyetli olan bir kişi, vatandaşlık numarasını öğrendiği kişilerin tüm özel bilgilerine ulaşabilir ve illegal işlerde kullanabilir. Bu bilgilerle kredi kartı sahteceliği de dahil birçok yasa dışı iş yapılabilir.''&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Çakır, bütün bu riskleri ortadan kaldırmak için elektronik imza uygulamasına geçilmesi gerektiğini ve kişisel bilgilerin tek bir noktada toplanması gerektiğini belirtti.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4162</link>
 <pubDate>Mon, 19 Jan 2009 23:12:51 +0200</pubDate>
</item>
</channel>
</rss>