<?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?>
<rss version="2.0">
<channel>
<title>Haberler</title>
<link>http://www.woltran.org</link>
<description></description>
<ttl>1</ttl>
<item>
 <title>Milli frekans planı hazırlanacak</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;   	&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/030101404a4d2e44893e3.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun (BTK) Spektrum Yönetimi Yönetmeliği'yle milli frekans planı hazırlanacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmeliğe göre, TSK ile RTÜK, plan çerçevesinde BTK'nın tahsis ettiği bantlarda frekans planlaması yapacak ve uygulayacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Telsiz frekans tahsisi ve tescili işlemlerini yapacak olan BTK, komşu ülke sistemlerinden kaynaklanan zararlı elektromanyetik girişim durumunda çözüme yönelik faaliyetleri de yürütecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hazırlanacak Milli Frekans Planı'ndaki frekans aralıklarının her biri 9 frekans bandına bölünecek. Milli Frekans Planı'nda, genel ve detay frekans planı, kanal aralığı, çıkış gücü, yetkilendirme prosedürü, referans bilgiler ve Türk Silahlı Kuvvetlerince (TSK) kullanılacak frekans aralığı ile yayın amacıyla Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından kullandırılacak frekans bantları da belirtilecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Telsiz cihaz/sistemi kurmak ve işletmek isteyenlerin frekans tahsis işlemlerini de BTK'ya yaptırmaları gerekecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Frekans tahsislerinde, Dışişleri Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı ihtiyaçları da dahil TSK, Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığına ve Emniyet Genel Müdürlüğü ile acil durum ihtiyaçlarına öncelik tanınacak. TSK ile RTÜK, Milli Frekans Planı çerçevesinde BTK tarafından kendilerine tahsis edilen frekans bantlarında frekans planlamasını yapacak ve uygulayacak.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4378</link>
 <pubDate>Fri, 03 Jul 2009 01:02:14 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>İnternette yeni dönem mi?</title>
 <description>&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;strong&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/282141044a47b9407b7c4.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İnternette yeni dönem başlıyor mu?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Avrupa ve ABD'yi kapsayan dev ortaklık önerisi, internetin geleceğini baştan aşağı değiştirebilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İnternet ve medyadan sorumlu AB komisyonu ABD'ye ortak bir internet yönetimi kurulması çağrısında bulundu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İnternet isimleri ve numaraları kâr amacı gütmeyen Kaliforniya merkezli ICANN (Internet Corporation for Assigned Names and Numbers) grubu tarafından yönetiliyor. Ama grubun ABD ile anlaşması önümüzdeki Eylül ayında sona eriyor. AB'nin önerisi ise bütün devletlerin katılabileceği ortak bir yönetimin kurulması.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Aslında AB'nin önerisi ICANN'nin yine özel olarak çalışması ama sadece ABD yerine bütün devletlere karşı sorumlu olması: &quot;Önümüzdeki dönemde gelişmekte olan ülkelerden geniş katılımlar olacak. Bu yüzden internetin yönetimi çokuluslu olmalı.&quot;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
ABD bu öneriye ne der bilemiyoruz ama umarız kurulacak yeni sistem demokratik bir sistem olur.&lt;br /&gt;
&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4377</link>
 <pubDate>Sun, 28 Jun 2009 21:45:00 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>F.'nin internet kâbusu</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt; 	&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/282143074a47b9bbcb9b7.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Ayrıldığı sevgilisinin internet sitelerine koyduğu fotoğrafları kaldırtmak için 11 ay uğraşan ve 2 bakanlık gezen F.Ç.'ye izlemesi gereken yol bildirildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Günlük yaşamın vazgeçilmezi haline gelen internet, kötü amaçlarla kullanıldığında tahrip gücü yüksek tehlikeli bir silaha dönüşüyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bursa'da yaşayan F.Ç.'nin yaşamı da internet yoluyla alt üst oldu. F.Ç., bir süre birlikte yaşadığı erkek arkadaşından evli ve bir kızı olduğunun ortaya çıkması üzerine ayrıldı. F.Ç., bir süre sonra değişik internet sitelerinde ayrıldığı erkek arkadaşıyla çekilmiş 'samimi sayılacak' fotoğraflarını gördü.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İnternete düşen bu fotoğraflar, F.Ç.'nin adeta kâbusu oldu. Sosyal yaşamını sürdüremez hale gelen F.Ç., psikolojisinin bozulmasına yol açan fotoğrafların kaldırılması için Ankara'da girişimlerde bulundu. F.Ç., öncelikle Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı'na başvurdu. Devlet Bakanlığı, konuyu Ulaştırma Bakanlığı'na taşıdı. Ulaştırma Bakanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) bünyesindeki İnternet Daire Başkanlığı'na talebi iletti. İnternet Daire Başkanlığı, F.Ç.'nin talebini inceledi. 11 ay süren bu karmaşık hak arama yolunun sonunda Başkanlık, talebin İnternet Daire Başkanlığı'nın görev alanına girmediğine işaret ederek, F.Ç.'ye izlemesi gereken yolu bildirdi.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4376</link>
 <pubDate>Sun, 28 Jun 2009 21:44:18 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Woltan İmage sizlerle</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Değişim başladı demiştik arkadaşlar resim upload sitemiz yayında anasayfamızdaki deqişiklikleri qörmüşsünüzdür ve cok yakında başka yeniliklerimizi de sizlerle paylaşmaya dewam edeceğiz ...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
 Linkleri görebilmek için &lt;a href=&quot;uyeler.php?m=kayitol&quot;&gt;Üye&lt;/a&gt; olmalısınız. woltran için tıkayın ;)[/url]&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4375</link>
 <pubDate>Sat, 27 Jun 2009 23:49:00 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Pirate Bay kurtuldu mu?</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/272342084a468420cfeea.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Pirate Bay hapis cezasından kurtuldu mu?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Pirate Bay yöneticileri mahkemenin verdiği hapis cezasına itiraz etmişti. Peki sonuç ne oldu?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Pirate Bay'in dört yöneticisi haklarında açılan davada geçtiğimiz Mart ayında bir yıl hapis cezasına ve toplam 6 milyon TL para cezasına çarptırılmışlardı. Ama dörtlü, dava hakiminin aynı zamanda İsveç Telif Hakları Topluluğunun yöneticisi olması sebebiyle taraflı olduğunu iddia ederek karara itiraz etmişti. Bunun ardından da İsveç yargısı konu ile ilgisi olmayan hakim bulmak için oldukça zorlanmıştı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sonunda itiraz davası da sona erdi ve Pirate Bay'in itirazının yersiz olduğu açıklandı. Bu aynı zamanda Pirate Bay dörtlüsüne bütün yargı yollarını kapatmış oldu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ceza alan Pirate Bay yöneticilerinden Peter Kolmisoppi Sunde kararın ardından Tweeter sayfasında sıradaki adımlarının İsveç'e insan haklarına aykırı davranmaktan dava açmak olduğunu yazdı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Korsanlar bütün olanakları değerlendirmeden pes etmeyecek gibi gözüküyor...&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4374</link>
 <pubDate>Sat, 27 Jun 2009 23:42:52 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Facebook ve Google: İki devin savaşı kapıda!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt; &lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/272339484a46839412da6.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;	&lt;br /&gt;
Google korkuyor, Facebook saldırıyor: İki internet devini kavganın eşiğine getiren ne?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2007 sonbaharı Google'ın kurucularından Larry Page için iyi geçmedi. Kendisi Avrupa'daki Google ofislerini gezerken aklı ABD'deydi. Satın almayı düşündüğü bir şirket ile ilgili haber bekliyordu. Haber geldi ama umduğu gibi değildi. Almayı düşündüğü şirketin %1,6'lık hissesi Microsoft'a 240 milyon dolara satılmış ve Google'ın teklifi reddedilmişti. Facebook adlı bir şirket, Google'ın teklifini geri çevirmişti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sonrasında Facebook yetkilileri Google'ı sevmediklerini ve teklifini sadece değeri belirmek için kullandıklarını açıkladılar. O günden sonra Google ve Facebook hep karşı karşıya oldular. Google'ın Facebook'u bu kadar çok istemesinin sebebi tüm internet kullanıcılarının 5'te birinin hesabına sahip olmasının ötesinde, bu kullanıcıların internetin hiç bir yerinde yapmadıkları şekilde, kişisel bilgilerini Facebook'a vermek konusunda cömert olmalarıydı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Google'ı rahatsız eden ne?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Geleceğin kişisel bilgiler üzerine kurulacağını bilen Google, her ne kadar hala Facebook'tan çok büyük olsa da, geçtiğimiz 10 yıl boyunca internetin tek hakimi olsa da, Facebook zarar ederken 4,2 milyar dolar kar etse de kullanıcıları hakkında Facebook'un bildiği kadar çok şeyi bilmediği için rahatsız.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Google'ın en büyük rahatsızlığı ise Facebook'un internet üzerinden aramayı değiştirmeye niyetlenmiş olması. Facebook'un yeni planı kullanıcıların arkadaşlarının sağladıkları bağlantılar ile aradıklarına erişebilmeleri. Ulaştığı kullanıcı sayısı ve elindeki bilgilerle bunu yapabilecek gücü de var. Şu anda Google rahat değil. Bir zamanlar satın almak istediği küçük şirket onun gelirlerine göz dikti. Bakalım bugünün iki devinin online reklam savaşının galibi kim olacak...&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4372</link>
 <pubDate>Sat, 27 Jun 2009 23:40:36 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>İnternetten alışveriş 9 milyar doları aştı</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/272336504a4682e2e0d8f.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
 	Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, bilgi iletişim sektörünün krizde büyüyen tek sektör olduğunu belirterek, Türkiye&amp;#8217;de internet üzerinden alışverişin 9 milyar doları aştığını bildirdi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Dün Çeşme&amp;#8217;de düzenlenen Bilgi Teknolojileri Konferansına katılan Yıldırım, şunları söyledi: &quot;Geniş bat internet erişiminde Türkiye, dünyada 13&amp;#8217;üncü, Avrupa&amp;#8217;da ise altıncı. Sektörün pazar büyüklüğünün beş yılda üç kat arttı. İnternet suçlarıyla ilgili verilen cezalar orantılı olmalıdır. Bu kanun güvenlik belgesi almayı öngörüyor. Burada içerik sağlayıcıların ülkenin yasalarına uygun hareket etmesi gerekir. Baz istasyonları konusunda Yargıtay &amp;#8217;Şehir dışına taşınsın&amp;#8217; kararı aldı. Bu hukukçuların bu teknik konuyu bilmediğini, aynı şekilde teknik çalışanların da hukuk bilmediğini sorundan kaynaklanıyor. Baz istasyonları cep telefonlarının olmazsa olmazı. Gülü seven dikenine katlanır. Burada dikenin ne kadar zarar verdiği tartışılıyor. Şeriatın kestiği parmak acımaz. Biz baz istasyonlarının kaldırırız. O zaman herkes cep telefonunu unutsun. Hukukçular teknik konulardan anlamaz. Teknikçiler de hukuktan anlamaz. İki ayrı kurum birbirinin yaptığı işi anlamadığı için hukuki yorumlarına göre karar veriyorlar. Bu konuda hukukçuları bilgilendirmemiz lazım.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Beraber ölçüm yapalım&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu konuda yapılması gereken baz istasyonlarının geneli için bir karar almak yerine, şikayetlerin değerlendirilmesi. BTK&amp;#8217;ya gelen ilk şikayet üzerine Başkan Tayfun Acarer ile birlikte şikayeti yerinde görmeye gideriz. Gereken ölçümleri yapıp insan sağlığına zarar veren bir durum varsa baz istasyonunu taşıyacağız.&quot;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bilişim mahkemeleri kurmak gerekiyor&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
BİLGİ Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Tayfun Acarer, Youtube&amp;#8217;un kapatılması konusunda 5651 sayılı yasanın değil, Atatürk ile ilgili özel bir yasanın kapsamına girdiği için bu işlemin gerçekleştirildiğini söyledi. İnternet güvenliği konusunda son dönemde siber ortamda tehditlerin arttığına dikkat çeken Acarer, &quot;Bilişim suçları gerçekten hızlı artıyor. Türkiye zombi uygulamasında 10. Sırada yer alıyor. Geçen sene bu suçlardaki artış oranı yüzde 40 olarak gerçekleşti. Bununla ilgili özel uzmanlık isteyen mahkemelerin kurulması gerekiyor. Buna yetişmemiz çok zor&quot; dedi.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4370</link>
 <pubDate>Sat, 27 Jun 2009 23:37:53 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Facebook gelişiyor...</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/272334174a4682492a3ff.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Facebook yeniliklere doymuyor...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Facebook yaptığı yeniliklerle gücüne güç katmayı sürdürüyor: İşte sosyal ağın son marifeti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Günümüz popüler sosyal paylaşım ağlarından Facebook yeniliklerle ayakta kalmak istiyor. Henüz test aşamasındaki uygulama ile Facebook, kullanıcıların; not, durum güncellemeleri, bağlantılar, fotoğraf, videolar ve diğer profil seçeneklerini arkadaşları ile paylaşmasına olanak sağlıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Genelde paylaşım yapan kullanıcıların daha aktif bir şekilde Facebook kullanmasını amaçlayan uygulama ile gelişimini sürdürmeye çalışan Facebook paylaşım konusunda sınır tanımıyor. Eğer isterseniz paylaşımlarınızı sadece bir kişi veya gruba indirgeyerek başkalarının görmesini istemediğiniz fotoğraf veya videolarınızı endişe etmeden arkadaşınız veya aileniz ile paylaşabileceksiniz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Mart ayında uygulama geçen buna benzer başka bir uygulama ile profil gösterim ayarlarınızı isteğe bağlı düzenleyebiliyorsunuz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Fakat Facebook kullanımının artırması amacı ile geliştirilen yeni uygulama ile Facebook üyesi olmayanların da uygulamadan yararlanması planlanıyor. Bu yenilik ile Facebook, Twitter karşısında daha sıkı bir rakip olarak karşımıza çıkıyor.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4369</link>
 <pubDate>Sat, 27 Jun 2009 23:34:53 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Kadınlar da porno bağımlısı</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/212351574a3e9d6d463e8.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Kötü ilişki, kadınları porno bağımlısı yapıyor...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İnternetin her eve girmesi çeşitli hastalıkları da beraberinde getirdi. Evlilikleri ve ilişkileri tehdit eden &amp;#8216;porno bağımlılığı&amp;#8217; bu hastalıklardan en önemlisi. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Gazete Habertürk'ten Yasemin Candemir'in haberi...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Üstelik bu bağımlılık artık sadece erkeklerin tekelinde değil. Türkiye&amp;#8217;deki porno bağımlılarının yüzde 35&amp;#8217;i kadınlar...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
CEP telefonuma elektronik postalarım internet bağlantılı bir ortamda olmasam bile geliyor. İstediğim an wireless olmayan bir ortamdan bile parasını ödeyerek girebiliyorum.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İşyerindeki telefon fihristimi telefonumun excel&amp;#8217;ine yükledim. Koca telefon defterini yanımda taşımıyorum.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İnternetten görüntü indirebiliyor, istediğim zaman seyredebiliyorum. Bunlar teknolojinin hayatı güzelleştiren tarafları. Bir de sakıncalı, bağımlılığı körükleyen tarafları var ki, konumuz bu. Türkiye&amp;#8217;deki sayıları tespit edilememekle birlikte internet ya da porno bağımlıları, gelişen teknolojiyle bağımlılıktan kurtulmak bir yana aksine daha bağımlı hale geliyorlar. Ayrıca porno artık erkeklerin tekelinde bir bağımlılık değil. Kadınlar, Türkiye&amp;#8217;de porno bağımlılarının neredeyse yüzde 35&amp;#8217;ini oluşturuyor. Ve sadece porno bağımlılığını tedavi eden klinikler açılıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
HASTA SAYISI ARTTI&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kadınların pornografik yayın izlemeye başlamasının çeşitli nedenleri olabiliyor. Cinsel tatminsizlik, libidonun yüksek olması, iyi sosyal ilişkiler içinde olamama, kötü bir ilişki deneyimi yaşamış olma gibi sayısız neden kadınları porno sitelerine çekiyor. İstanbul Balıklı Rum Hastanesi uzmanlarından Doç. Dr. Hasan Mırsal, &amp;#8220;İnternet bağımlılığının birçok boyut ve alanı var. Porno bunlardan birisi. Belki de yaşamı en fazla etkileyen kısmı. Ancak tedavisi güç. Son zamanlarda kadınların başvuruları arttı&amp;#8221; diyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
KEYİFLİ BİR HASTALIK&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Mırsal, kendilerine gelen bağımlıların pornoya bakışlarını değiştirmeye çalıştıklarını da söylüyor. Kadınlarında kendilerine sıklıkla başvurduğunu, fakat porno keyifli bir hastalık olduğu için tedavisinin de zor olduğunu vurguluyor.Mırsal bir porno bağımlısının nasıl tanınabileceğiyle ilgili ise şunları söylüyor: &amp;#8220;Arkadaşınızla bir kafede buluştunuz. Fakat elinden cep telefonu bir türlü düşmüyor. Sırtını duvara vermiş hemsizi dinliyor hemgözlerini cep telefonunun ekranından ayırmıyor. O muhtemelen porno kuşağının bir temsilcisi ve masadan kalkıp gitmeniz için gözlerinizin içine bakoyor.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4368</link>
 <pubDate>Sun, 21 Jun 2009 23:48:13 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>''mp3'' indirene 3 milyon TL ceza !</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/212350534a3e9d2db0243.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
İnternetten yasal olmayan yollarla 24 şarkı indiren ABD&amp;#8217;li kadın, 2.9 milyon lira para cezasına çarptırılınca şoke oldu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
ABD&amp;#8217;NİN Minnesota eyaletinde bir mahkeme, internetten yasal olmayan yollarla 24 şarkı indiren Jammie Thomas-Rasset&amp;#8217;i suçlu buldu. 4 çocuk annesi kadın, tam 1.9 milyon dolar (yaklaşık 2.9 milyon TL) para cezasına çarptırıldı. Jammie Thomas-Rasset&amp;#8217;in avukatı, davanın ABD&amp;#8217;de bir benzerinin daha olmadığını ifade etti. 32 yaşındaki Jammie Thomas-Rasset&amp;#8217;ın ise cezayı öğrenince şok geçirdiği ifade edildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
NO Doubt, Sheryl Crow  ve Linkin Park&amp;#8217;ın toplam 24 şarkısını indiren kadın, normalde tanesi 99 sente indirilebilen şarkıların her biri için 80 bin dolar (yaklaşık 124 bin TL) ödemiş oldu. Thomas-Rasset&amp;#8217;ın ilk yargılanmasında 220 bin dolar para cezasına çarptırıldığı, ancak daha sonra hâkimin 2007&amp;#8217;de yeni bir duruşma istediği öğrenildi. Amerika Kayıt Endüstrisi Birliği sonuçtan memnun olduklarını bildirdi.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4367</link>
 <pubDate>Sun, 21 Jun 2009 23:47:03 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Sivrisinek kovucu giysi geliyor</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt; 	&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/212349524a3e9cf0bcc2d.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Yaz aylarının kabusu sivrisinekleri kovucu özelliği bulunan giysi üretimine başlandığı bildirdi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Damat, Tween, D'S ve ADV markalarını bünyesinde barındıran Orka Group Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, mağaza açılışı nedeniyle geldiği Hatay'ın İskenderun ilçesinde, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ar-Ge çalışmalarına büyük önem verdiklerini, teknolojiye yatırım yaptıklarını, bunun sonucunda da mağazalarını yeni ve farklı ürünlerle donattıklarını belirtti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Orakçıoğlu, bir süre önce nanoteknoloji ile üretmeye başladıkları ''leke tutmayan'' gömlek ile satışlarının 3 katı artırdıklarını ifade ederek, ''Sinek kovan giyside de aynı başarıyı yakalayacağımıza inanıyorum'' dedi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Nanoteknoloji ile sadece leke tutmayan gömlek ve sivrisinek kovan giysiler değil, ütü problemi olmayan gömlek, serin tutan, doğal klima özelliği veren giysiler de ürettiklerini belirten Orakçıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
''Bizim ürünlerimizi diğerlerinden farklı kılan, yaşamı kolaylaştıran kumaş özelliklerinin yanı sıra tasarımdaki ayrıcalıktır. Ürünlerimizde tasarım farklılığını ilk bakışta fark etmek mümkün.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bir başka avantajımız ise kendimize ait üretim tesislerimizin olması. Ürünlerimizin tümünü ülkemizin emeği, iş gücü ile üretiyoruz. Bu çok önemli. Biz Uzak Doğu ürünlerini satan bir firma değiliz. Kendi kalitemizin ön planda olmasını çok önemsiyoruz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hem yurt içi hem yurt dışında 130 civarında satış noktamız var. Siz, her şeyi çok iyi yapabilirsiniz, ama satış noktalarınız yoksa, ürünleri kendi değerinde satma imkanınız kalmaz. Bu yıl hedefimiz satış noktasını 150'ye çıkarabilmek.''&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
-''DÜNYA STARLARI''NIN TERCİHİ-&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Orakçıoğlu, krizin olumsuz etkilerine karşı hükümetin gösterdiği çabaya da dikkati çekerek, ''Yeni teşvikler önümüzdeki süreçte yatırım açısından çok iyi hazırlanmış bir paket, güzel bir çalışma. Ancak, şu anda eli taşın altında olan, her türlü yükümlülüklerini yerine getiren, işgücünü koruyan firmalara da az da olsa destek verilmesi, onlar açısından bir motivasyon olur'' dedi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
AB pazarında daralma olmasına rağmen geçtiğimiz ay Üsküp ve Kazakistan'ın Astana kentinde yeni mağazalar açtıklarını, önümüzdeki aylarda yine yurt dışında 3, yurt içinde de 12-13 mağazalarının hizmete gireceğini belirten Orakçıoğlu, öte yandan maliyetleri fazla olan 2-3 mağazayı da kapatmayı düşündüklerini ifade etti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
''Holywood starları''nın da mağazalarından alışveriş yapmaya başladıklarını belirten Orakçıoğlu, şunları söyledi:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
''Byonce ve Nicole Kidman'ın da aralarında bulunduğu sanatçıların bizi tercih etmesi önemli gelişmelerdi. Dünya starlarının da bildiği bir marka olmak, hedeflerimizi daha da büyütüyor, bizi gururlandırıyor. Türkiye'de değişimin ve gelişimin öncüsü olarak bu işe başladık ve bu şekilde de devam edeceğiz.''&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4366</link>
 <pubDate>Sun, 21 Jun 2009 23:46:03 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Türk Telekom - Autodesk işbirliği</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/212348254a3e9c991ebdd.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Türk Telekom, oyun ve animasyon yazılım şirketi Autodesk ile ''TTÇocuk'' platformunda işbirliği başlatacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Türk Telekom, oyun ve animasyon yazılım şirketi Autodesk ile ''TTÇocuk'' platformunda işbirliği başlatacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Türk Telekom'dan yapılan açıklamada, ''TTÇocuk'' platformundaki içeriklerin, Autodesk teknolojileri kullanılarak animasyon haline getirileceği belirtildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Türk Telekom ve Autodesk ortaklığının, çocuklara ve gençlere yakın zamanda sunulması planlanan animasyon ve oyun içeriklerinin sağlanmasını kapsadığına işaret edilen açıklamada, bu işbirliği doğrultusunda ayrıca ''TTÇocuk'' platformunda, kısa derslerin, tekniklerin ve yarışmalar gibi sürpriz içeriklerin de izlenebileceği ifade edildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Açıklamada görüşlerine yer verilen Autodesk Türkiye Genel Müdürü Tolunay Tomruk, bu işbirliğinden dolayı büyük bir mutluluk duyduklarını, Türk Telekom'un deneyiminin ve gücünün yeni nesillere ulaşmalarında önemli katkıları olacağına inandıklarını bildirdi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Tomruk, şunları kaydetti:&lt;br /&gt;
''Autodesk olarak geliştirdiğimiz 2 ve 3 boyutlu yazılımlarımız, medya ve eğlence pazarlarındaki birçok firma ve profesyonelin fikirlerini tasarlamasına, analiz etmesine ve görselleştirilmesine yardımcı oluyor ve verimliliklerini artırıyor. Bu teknolojilerin özelliklerinden yeni yetişen gençlerimizin daha iyi yararlanabilmesi için TTÇocuk ile işbirliğimizin büyük fayda sağlayacağına inanıyoruz.''&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4365</link>
 <pubDate>Sun, 21 Jun 2009 23:44:35 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Google'a akıllı rakip geliyor</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://image.woltran.com/pict/212347104a3e9c4e3b32e.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Herhangi bir iddia ile karşılaştığınızda, artık doğruluğundan emin olmak için, Intel'in yeni hizmeti ile internette aksi iddia ediliyor mu diye bakabileceksiniz.  &lt;br /&gt;
 &lt;br /&gt;
Intel şirketinin yeni başlattığı hizmet, herhangi bir iddianın aksinin varolup varolmadığını, internet dünyasında kontrol edip, buluyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Berkeley Üniversitesi'ndeki Intel araştırmacılarının hazırladığı &quot;Dispute Finder&quot; adlı arama motoru, sayfasındaki boş satıra cümle olarak yazdığınız iddianın, aksinin dile getirildiği bağlantıları sıralıyor. Arama motorunun veri tabanının kullanıcıların girdileri ile de büyüyeceği belirtildi. Intel araştırmacılarından Robert Ennals, yeni arama motorunu kurma nedenlerini, &quot;Bir internet sitesinde bir şey okuyorsunuz ve bunun madalyonun sadece bir yüzü olduğunu fark edemiyorsunuz&quot; diyerek açıkladı. Yeni arama motoruna &quot;disputefinder.cs.berkeley.edu&quot; adresinden ulaşılabiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4364</link>
 <pubDate>Sun, 21 Jun 2009 23:43:32 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Bilim adamlarımızdan çığır açacak buluş</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img512.imageshack.us/img512/3461/2009061102512049063.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt; &lt;br /&gt;
AÜ Manyetik Malzemeler Araştırma Grubu'nun, manyetik soğutma teknolojisinde kullanılabilecek en üstün özellikli malzemeyi üretmeyi başardığını bildirdi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ankara Üniversitesi Rektörlüğü'nden yapılan yazılı açıklamada, dünyada nanoteknoloji konusunda önde gelen bilim adamlarından biri olarak kabul edilen Prof. Dr. Yalçın Elerman başkanlığındaki AÜ Manyetik Malzemeler Araştırma Grubu'nun, manyetik soğutma teknolojisinde ''büyük bir atılım sağlayacak ve bugüne kadar bilinen malzemelerden çok daha üstün özelliklere bir sahip malzemeleri üretmeyi başardığı'' kaydedildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Açıklamada, yaklaşık 5 yıldır manyetik soğutma teknolojisi üzerinde çalışan araştırmacıların, Mayıs ayında manyetik soğutma teknolojisinde kullanılabilecek en üstün özellikli malzemeyi ürettikleri ifade edildi. Soğutucu malzeme konusunda bir çok gelişmiş ülkenin araştırma yürüttüğüne dikkat çekilen açıklamada, ''ilk kez Ankara Üniversitesi bilim insanları tarafından geliştirilen soğutucu malzemenin yalnızca Türkiye için değil, dünya için çığır açıcı olacağı'' ifade edildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yeni teknolojiyle ilgili ayrıntılı bilgi, yarın saat 13.30'da AÜ Mühendislik Fakültesi Fizik Mühendisliği Bölümü'nde düzenlenecek basın toplantısında verilecek.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4363</link>
 <pubDate>Fri, 12 Jun 2009 16:54:50 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>En büyük tehlike USB'den geliyor</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img512.imageshack.us/img512/4545/2009061102441832236.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Antivirüs yazılım sektöründe faaliyet gösteren Eset, Dünya Tehdit Eğilimleri mayıs raporunda bilgisayar kullanıcılarına yönelik en büyük tehdidin yüzde 10,90 ile USB Flash Disk gibi çıkarılabilir aletlerden geldiği bildirildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Raporda, kendilerini bu tür ürünlere kopyalayan zararlı yazılımların, bilgisayarın otomatik olarak devreye girmesi nedeniyle bir anda sisteme yayılabildiği kaydedildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Raporda, mayıs ayında karşılaşılan on tehdit kaynağı sıralanıyor. Rapora göre ilk sırayı yüzde 10,90 ile bilgisayar kullanıcıları arasında revaçta olan çıkarılabilir aletler alıyor. İkinci sırada yüzde 9,98 ile Windows işletim sistemlerindeki bir açığı kullanarak ağ üzerinde yayılan bir solucan türü olan Win32/Conficker türevleri bulunurken, üçüncü sırada yüzde 6,01 ile masif, çok eşli, çevrim içi oyunlar, Win32/PSW yer aldı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Raporda, tehlikenin bilgisayara takılıp çıkarılabilir aygıtlar (USB Flash Disk gibi) üzerindeki kendi kendine çalışması gereken programlar hakkında bilgileri içeren INF/Autorun dosyalarından kaynaklandığı belirtiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Windows işletim sistemindeki varsayılan Autorun ayarı, çıkarılabilir medyaları taktığınızda autorun.inf listesindeki programları otomatik olarak başlatma görevi üstleniyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
ESET uzmanları, bu mekanizmayı kullanan zararlı yazılım türevlerinin sezgisel tarama kullanan bir güvenlik yazılımı tarafından tespit edilmesinin daha kolay olduğunu iletirken, tehdidin antivirus tarafından tespit edileceğine güvenmektense Windows Autorun özelliğinin kapatılmasını öneriyor.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4362</link>
 <pubDate>Fri, 12 Jun 2009 16:53:46 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>'Bilgi Güvenliği' riski artıyor!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;img src=&quot;http://img355.imageshack.us/img355/4402/20090611022636cuneytkirk.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Krizle birlikte 'Bilgi Güvenliği' riski artıyor...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Deloitte&amp;#8217;un son araştırmasına göre ekonomik krizle birlikte büyük finansal kurumlarda bilgi güvenliği riskleri de artıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Türkiye&amp;#8217;den de aktif büyüklük olarak Türk bankacılık sektörünün %50&amp;#8217;sini temsil eden 15 bankanın katılımıyla gerçekleştirilen Deloitte 2008 Global Finansal Hizmetler Güvenlik Araştırması,  dünyanın önde gelen finans kuruluşlarında bilgi güvenliği endişelerinin arttığını ortaya koydu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Dünyanın yaşadığı ekonomik belirsizlikler finans sektöründeki bilgi güvenliği risklerini de tetikliyor. Dünyanın önde gelen yönetim danışmanlığı şirketlerinden Deloitte&amp;#8217;un 2008 Global Finansal Hizmetler Güvenlik Araştırması&amp;#8217;nın ortaya koyduğu bulgular, önümüzdeki dönemde bilgi güvenliği ihlallerinde bir artış olabileceğine işaret ediyor. Kriz nedeniyle insan hatalarından ve küskün çalışanlardan kaynaklanan güvenlik ihlalleri, kurumların bu alandaki politikalarını yeniden gözden geçirmelerini gerektiriyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Altı yıldır bu araştırmayı yapan Deloitte, bu yıl kurumlardaki bilgi güvenliği açıklarının %86  gibi çok büyük bir oranda insan hatasından kaynaklandığını ortaya çıkardı. İnsan kaynağı birçok kurum için en önemli değer olmakla beraber aynı zamanda bilgi güvenliği için en zayıf halka olabiliyor. Bu durum özellikle ekonomik kriz dönemlerinde iş güvencesinin azaldığı ve stresin arttığı dönemlerde daha da belirgin bir hale geliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Deloitte Türkiye Kurumsal Risk Hizmetleri Ortağı Cüneyt Kırlar, 2008 Global Finansal Hizmetler Güvenlik Araştırması hakkında şunları söyledi:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;#8220;Günümüzde finansal kuruluşlar tüketicilerin kişisel bilgilerini korumak için iki cephede birden savaş vermek zorunda kalıyor. Bir cephede gelişen teknoloji nedeniyle saldırıların giderek artan karmaşıklığı veri kayıpları ile tüketici bilgileri ihlallerini artırıyor. Diğer cephede ise toplu işten çıkarmalar nedeniyle içeride güvenini ve konsantrasyonunu yitirmiş çalışanlardan kaynaklanan hatalar söz konusu. Dolayısıyla kurumsal veri güvenliği belirgin bir risk altına giriyor. Ayrıca değişken ekonomik şartlarda regülasyonlar nedeniyle çalışanlardaki huzursuzluk da giderek artıyor. Böyle bir ortamda, finansal kuruluşların verilerini korumakta, güvenlik ihlallerinin olasılığını ve etkisini azaltacak kontroller ve önlemler geliştirmekte her zamankinden daha ihtiyatlı olması gerekmektedir&amp;#8221;.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Deloitte 2008 Global Finansal Hizmetler Güvenlik Araştırması, dünyanın en büyük 100 finansal hizmetler şirketinden de bilgi güvenliği yöneticilerinin katılımıyla gerçekleştiriliyor. Finans sektörünün nabzını tutan değerli bir araştırma olarak kabul gören bu çalışmaya Türkiye&amp;#8217;den de, aktif büyüklük olarak bankacılık sektörünün %50&amp;#8217;sini temsil eden 15 banka ve 1 sigorta şirketi katıldı. Deloitte Türkiye Kurumsal Risk Hizmetleri Müdürü Kaan Günay, son dört yıldır Türkiye&amp;#8217;de de gerçekleştirilen bu araştırmanın önümüzdeki yıllarda da katılımın arttırılarak devam ettirilmesini ve bilgi güvenliği alanında Türk Finans Sektörü için  bir referans oluşturmasını hedeflediklerini belirtti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Suistimale dikkat!&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Deloitte araştırması geçen yıl finansal hizmetler sektöründe içeriden ve dışarıdan kaynaklanan bilgi güvenliği ihlallerinin önceki yıllara göre azaldığını ortaya koymakla birlikte çalışan suistimali endişesinin de benzer oranda arttığını saptadı. Araştırmaya katılanların neredeyse üçte biri (%36) suistimal endişesini dile getirirken sadece %13&amp;#8217;ü dışarıdan saldırılar konusunda endişe duyuyor. Araştırmaya Türkiye&amp;#8217;den katılanlara bakıldığında bu oranların biraz daha üzerinde bir endişenin olduğu gözlenmektedir:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Katılımcıların %37&amp;#8217;si suistimal endişesini belirtirken, %18&amp;#8217;i de dışarıdan saldırılar konusundaki endişe duyduğunu ifade etti. Ayrıca yine katılımcıların %58&amp;#8217;i kurumlarını içeriden istismarlara karşı koruma konusunda &amp;#8220;kendinden emin değil&amp;#8221; veya &amp;#8220;bir dereceye kadar emin&amp;#8221; görünüyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Teknoloji ve İnternet riski artırıyor&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sosyal ağların yükselen popülaritesi ve USB bellekler, MP3 çalarlar, PDA&amp;#8217;ler gibi taşınabilir medyanın artması hem iç hem de dış güvenlik üzerine fazladan yük getiriyor. Buna rağmen Deloitte araştırmasına katılan finansal kuruluşların %53&amp;#8217;ü sosyal ağları ve %58&amp;#8217;i ise sohbet programlarını yasaklamakta, buna karşılık %90&amp;#8217;ı çalışanlarının taşınabilir cihazlar kullanmasına izin vermektedir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Günümüz çalışma ortamında üretkenliği artırmasına karşın taşınabilir dijital cihazlar veri güvenliğinin zayıf halkasıdır. Bu cihazlar, verilerin yetkisiz kopyalanmasına, gizli bilgilerin potansiyel olarak korumasız ortamlarda saklanmasına, veri sızıntısına ya da kaybına sebep olacak ortamlarda saklanmasına fırsat yaratmaktadır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Araştırmaya katılan finansal kuruluşların sadece %55&amp;#8217;inin kurum çapında şifreleme kullanması Deloitte uzmanları tarafından endişe verici olarak değerlendiriliyor. Katılımcıların üçte birinden azı (%28) sabit veri şifrelemesi ya da bilgi sızıntısı ve iç tehdit tespit araçları kullanırken, gelecek 12 ay içerisinde katılımcıların %32&amp;#8217;sinin iç tehdit tespit araçlarını kullanmayı planladığını açıklaması olumlu bir gelişme olarak kaydedildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Güvenlik bütçelerinde artış&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Deloitte&amp;#8217;un global araştırmasında katılımcıların %60&amp;#8217;ı ve Türkiye katılımcılarının %75&amp;#8217;i bilgi güvenliğine ayırdıkları bütçenin artış gösterdiğini ifade etti. Buna karşılık olarak birçok katılımcı söz konusu artışın mevcut güvenlik mücadeleleri ve ihtiyaçlarıyla aynı düzeyde gerçekleşmediği kanısında.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Katılımcıların yarısından çoğu (%56), bütçe kısıtlarının veya kaynak eksikliklerinin bilgi güvenliği sağlamak karşısında büyük bir engel oluşturduğunu belirtiyor. Öte yandan bilgi güvenliği projelerindeki başarısızlığının ana gerekçesinin ise %33 ile &amp;#8220;yetersiz kaynak&amp;#8221; olduğu belirtildi. Ayrıca, katılımcıların giderek artan bir bölümü (2007&amp;#8217;de %13, 2008&amp;#8217;de %15) bilgi güvenliği harcamalarının gerileme eğiliminde olduğunu kabul ediyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Deloitte Türkiye Kurumsal Risk Hizmetleri Ortağı Cüneyt Kırlar, ekonomik kriz derinleşmeye devam ettikçe, kurumlar BT bütçelerinden tasarruf yoluna gidiyor olabileceğini belirterek şöyle konuştu:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;#8220;Bu yaklaşım cazip gözüküyor da olsa, içinde bulunduğumuz dönem güvenlik harcamalarını kısıtlamak için uygun bir zaman değil. Eğer savunma kalkanı indirilirse, bu tarz &amp;#8220;masraf azaltma&amp;#8221; yöntemlerinden kaynaklanan zafiyetleri istismar etmeye hazır kişiler olacaktır. Finansal kurumlar, güvenlik üzerine yatırımlarına bugün her zamankinden daha fazla odaklanmalıdır&amp;#8221;. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Deloitte 2008 Global Finansal Hizmetler Güvenlik Araştırması&amp;#8217;nın ayrıntılı bilgiler içeren elketronik versiyonunu www.deloitte.com.tr web adresinden indirebilirsiniz.&lt;br /&gt;
Yaşar KARA&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4361</link>
 <pubDate>Fri, 12 Jun 2009 16:51:28 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Lenovo&amp;#8217;nun dahi çocukları</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img35.imageshack.us/img35/4928/lenovoideapady650.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Lenovo&amp;#8217;nun Dahi Çocukları; IdeaPad Y550 ve IdeaPad Y650.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Lenovo&amp;#8217;nun en yeni ürünleri arasında yer alan IdeaPad Y550, zarafetiyle olduğu kadar teknik özellikleriyle de göz dolduruyor. Yüksek performans hedefleyenler için tasarlanmış olan IdeaPad Y550, 15.6&amp;#8221; büyüklüğünde ekranı ile kullanıcılarıyla buluşuyor. Modern tasarımlı IdeaPad ailesinin en genç üyesi olan Y550,16:9 ekran formatına sahip 1366×768 piksel çözünürlükte ekranıyla tüm film ve fotoğraflarınız için keskin bir görüntü kalitesi ve keyifli bir ortam sunuyor. Ayrıca cihazda bulunan OneKey Theater tuşu ile bir düğmeye basıp normal moddan film moduna geçiş yaparak video ve ses kalitenizi iyileştirmeniz mümkün oluyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bünyesinde kendine has teknolojik özellikler bulunduran Lenovo IdeaPad Y550, Lenovo Desktop Navigator özelliği sayesinde dosyalar ve diğer sık kullanılan programlar arasında dokunmatik kaydırma çubuğu yoluyla kolayca dolaşmanıza izin veriyor. Cihazın sahip olduğu Multi-touch pad, web sayfaları veya dosyalar arasında dolaşmanızı, parmak uçlarınızla resimleri büyütüp küçültmenizi, zoom yapmanızı ve düzenlemenizi sağlıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
500 GB kapasitedeki dev hard diski ile tüm arşivinizi sürekli yanınızda taşımanıza izin veren Lenovo&amp;#8217;nun dahi bilgisayarı Y550, T6500 &amp;#8211; P7350 &amp;#8211; P7550 ve P8700 işlemci teknolojisini kullanarak, 4GB DDR3 belleği ve NV GeForce GT 130M 512mb DDRIII ekran kartı ile oyun tutkunlarının başını döndürmeye hazırlanıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Üstün teknik özelliklerle donatılmış olan IdeaPad Y550, performansının yanı sıra uzun pil ömrü ile de iddiasını sürdürüyor. 6 hücreli pili ile 3.5 saat kullanım imkanı sunan IdeaPad Y550, tümleşik Blu-Ray optik ile* eksiksiz bir bilgisayar deneyimi yaşatıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İnce yapısı ve siyah-turuncu tasarımıyla şıklığa önem verenlerin beklentilerini karşılayan Y550, WiFi Link 5100 a/g/n desteğiyle her yerde yüksek hızda internete bağlanabilme ve Bluetooth özelliği bulunan tüm cihazlarla hızlı ve kolay bilgi alışverişi yapabilme olanağı sunuyor.&lt;br /&gt;
* Seçili modeller Blu-Ray optik ile geliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Lenovo&amp;#8217;nun ince devi; Y650&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Başlı başına bir mulltimedya merkezi olarak konumlandırılan Y650, 16:9 ekran formatında 16.0&amp;#8221; büyüklüğünde ekranı ve JBL marka hoparlörleri sayesinde kullanıcılarını kendisine hayran bırakacak. Grafik tasarımcılar ve bilgisayar oyunu meraklılarına yönelik özellikler barındıran IdeaPad Y650, üzerinde tümleşik veya tercihe göre Nv G105M 256mb DDRIII ekran kartı bulunduruyor. Çevredeki ışığa göre ekranın parlaklığını ayarlayan bir sensörü bulunan IdeaPad Y650, bu sayede ekranınızdan tüm ışık koşullarında aynı kalitede görüntü almanıza imkan tanıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
4 GB DDRIII bellek, 500 GB hard disk ve Intel'in Centrino 2 platformundaki P8600 işlemcisi sayesinde bilgisayarınızda gerçekleştireceğiniz zorlu işlemlerin üstesinden kolayca gelebilen Y650, geniş ekran boyutu sayesinde masaüstü bilgisayarları aratmıyor. 1.3 Megapiksel dâhili web kamerası ile bilgisayar başında geçirdiğiniz dakikaların keyfini arttıran Lenovo IdeaPad Y650&amp;#8217;yi, 6 hücreli pili sayesinde kesintisiz olarak 3.5 saat kullanabiliyorsunuz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2.54 cm kalınlıkta ve 2.5 kg. ağırlıkta olan IdeaPad Y650&amp;#8217;de karbon fiber kasa kullanılıyor. Cihaz aynı zamanda ince tasarımına rağmen DVD yazıcı, Bluetooth 2.0 + EDR ve Intel WiFi link 5100 802.11a/g/n kablosuz ağ bağlantısı gibi özellikleri üzerinde bulunduruyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Y serisinin yanı sıra, tüketiciler tarafından merakla beklenen ve büyük ses getirecek IdeaCentre A600 de yaz aylarında Türk tüketicileriyle buluşacak. Ayrıca Lenovo&amp;#8217;nun netbook segmentinde büyük beğeni toplayan IdeaPad S10 modelinin devamı olan IdeaPad S10-2 ve bilgisayar sektörünün en çarpıcı yeniliklerinden Ultra Low Voltage IdeaPad U350 de çok yakında Türkiye pazarına girecek olan Lenovo ürünleri arasında yerlerini alacaklar.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4360</link>
 <pubDate>Fri, 12 Jun 2009 16:48:29 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Bu teknolojiler bize çok uzak...</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img3.imageshack.us/img3/5041/20090611015108teknoloji.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
 	&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu 4 teknoloji uzak diyarlarda çok seviliyor ama bizim yakınımızdan bile geçmiyor...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Teknolojinin sadece son 10 yıl içerisinde baş döndürücü bir hızla dünyayı değiştirdiği artık herkesin malumu. Hemen her alanda artık insanoğlunun hayatına giren ve birçok amaca hizmet eden teknoloji, yakın gelecekte çok daha farklı alanlarda yine insanoğlunun yardımcısı olacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Teknolojinin tamamen dünyaya mâl olduğu ve dünyanın neresinde olursa olsun hemen herkese hizmet ettiği bir gerçek. Ama bazı teknolojilerin sadece belirli bölgelerle sınırlı kaldığı da bir gerçek. Özellikle Amerika ve yakınçevresinde kullanılan birçok teknoloji, dünyanın diğer bölgelerinde hiçbir şekilde kullanılamıyor veya yayılma olanağı bulamıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu makalemizde, Amerika'da kendisine yer bulan ancak dünyanın diğer bölgelerinde pek rastlanmayan 4 teknolojiyi masaya yatırıyoruz. Makalemizin devamını galeri sayfalarımızdan takip edebilirsiniz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
TiVo&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bilindiği gibi, TV kaydı dendiğinde TiVo, uzun bir zamandır hiç tartışmasız alanının en iyi teknolojilerinden biri. Diğer rakipleri ise TiVo'dan çok sonra adını yavaş yavaş kullanıcılara duyurmaya başladı. Ancak dijital video kaydedicilerin (DVR) bir numaralı ismi olan TiVo her ne kadar oldukça popüler bir platform olsa da, kullanım alanı oldukça dar. TiVo, şu an için Kanada, İngiltere, Meksika ve Avustralya gibi sadece belli ülkelerde kullanılabiliyor. Son olarak TVNZ tarafından yapılan son bir açıklamaya göre TiVo'nun bu yılın sonlarına doğru Yeni Zelanda'ya da ulaşması bekleniyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kindle&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bir e-reader yani e-okuyucu olan Kindle, ABD dolaylarında oldukça popüler bir cihaz. Gazete, dergi ve kitap gibi birçok materyale kolayca ulaşabilen Kindle'ın tek sorunu ise kullanım alanı. Sahip olduğu teknolojiden ziyade bağlı olduğu servisler dolayısıyla benzerlerinden oldukça farklı bir ürün olan Kindle, bugün için sadece ABD'de kullanılabiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Uydu radyo&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Dijital radyo olarak da bilinen ve şimdilik sadece ABD çevresinde kullanılan uydu radyo, uydu üzerinden radyo yayını olarak tanımlanıyor. ABD'de öne çıkan ve bu alanda hizmet veren Sirius ve XM şirketleri ise, daha sonra 'Sirius XM' adı altında birleşerek abonelerine tek çatı altından hizmet sunmaya başladı. Bu yeni teknolojinin en büyük farkı ise radyo istasyonlarının bir şehirden diğerine farklılık göstermemesi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Video On Demand&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Video On Demand adı verilen bir sistem sayesinde kullanıcılar bir müzik ya da video yayınını diledikleri zaman dinleyebiliyor ya da izleyebiliyorlar. Bu alanda varlığını en fazla hissettiren ülke ise hiç tartışmasız Amerika Birleşik Devletleri. Hatta bu nedenle kendi eğlence endüstrisi olan ülkeler bile, Amerikan TV'lerinden yüksek oranda içerik alabiliyor. Bu hizmetin bulunmadığı ülkelerde ise resimde görmüş olduğunuz ve 'maalesef ülkenizde bu sistem kullanılabilir durumda olmadığından ilgili video'yu izleyebilmeniz mümkün değil' şeklinde hata mesajı ekrana geliyor. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4359</link>
 <pubDate>Fri, 12 Jun 2009 16:46:36 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>TÜBİTAK MAM'dan temel genetik</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt; 	&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img199.imageshack.us/img199/1271/20090604072430tubitaklo.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Marmara Araştırma Merkezi'nde (TÜBİTAK MAM) ''Memeli Hücre Biyolojisinde İleri Yöntemler Uygulamalı Eğitimi'' tamamlandı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
TÜBİTAK MAM Başkanı Vekili Mehmet Önder Yetiş, yaptığı yazılı açıklamada, Uluslararası Gen Mühendisliği ve Biyoteknoloji Araştırma Merkezi'nin (ICGEB) gelişmekte olan ülkelerde biyoteknoloji altyapısının kurulmasını desteklemek ve bu ülkelerin biyoteknoloji alanındaki etkileşimlerini artırmak amacıyla kurulduğunu bildirdi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
ICGEB'in yönetim merkezinin İtalya'nın Trieste kentinde, ICGEB'e bağlı 3 araştırma merkezinin ise Trieste, Hindistan'ın Yeni Delhi ve Güney Afrika'nın Cape Town kentlerinde bulunduğunu belirten Yetiş, ICGEB'in bunların yanı sıra biyoteknoloji alanında dünya çapında 57 tam üye ülkede yer alan 38 bağlaşık merkezin oluşturduğu bir ''mükemmeliyet merkezi'' olduğunu ifade etti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
TÜBİTAK MAM Gen Mühendisliği ve Biyoteknoloji Enstitüsünün (GMBE) bir bağlaşık merkez olarak 1989 yılından bu yana TÜBİTAK'ı ve Türkiye'yi bu organizasyonda temsil ettiğini belirten Yetiş, şunları kaydetti:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
''Üye ülkeler bu kuruluşun proje, burs, kurs, toplantı, workshop desteklerinden yararlanabilmektedir. Uluslararası katılımlı bir uygulamalı eğitim kursu düzenlemek amacıyla TÜBİTAK MAM GMBE'den bu kuruluşa yapılan başvuru kabul edilmiştir. Bu kapsamda 'Memeli Hücre Biyolojisinde İleri Yöntemler Uygulamalı Eğitimi' başlıklı uluslararası katılımlı eğitim, ICGEB'den alınan 20 bin avro destekle 25 Mayıs-4 Haziranda TÜBİTAK MAM GMBE'de düzenlenmiştir.''&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Önder Yetiş, eğitime Türkiye'den 6, Irak'tan 3, Pakistan, Sudan, Tunus, Hırvatistan, Romanya ve Suriye'den 2'şer, Hindistan, İran, Mısır, Bulgaristan ve Mauritius'tan 1'er olmak üzere toplam 26 bilim adamının katıldığını bildirdi.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4358</link>
 <pubDate>Thu, 04 Jun 2009 22:42:45 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Türk lafına tahammül edemediler</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;br /&gt;
	  	&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img269.imageshack.us/img269/9343/20090604093455googlelog.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Google Ermeni diasporasını kızdırdı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Dünyanın en büyük internet arama motorlarından ve online ilan sitelerinden Google, Ermeni Diasporası&amp;#8217;nı kızdırdı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
ABD&amp;#8217;de yerleşik Ermeni Diasporası&amp;#8217;nı çatısı altında toplayan Amerika Ermeni Ulusal Komitesi (Armenian National Committee of America-ANCA) Google'ın arama motorunda &amp;#8216;Ermeni Soykırımı, Ermenistan, Ermeni&amp;#8217; sözcüklerinin aranması halinde ABD&amp;#8217;deki en etkin Türk lobicilik kurumlarından biri olan Amerika&amp;#8217;nın Türk Koalisyonu&amp;#8217;nun (Turkish Coalition of America-TCA) web sitesine yönlendirilip, İngilizce karşılığı &amp;#8216;şeytana uyma' olan &amp;#8216;Don&amp;#8217;t be evil' ilanlarıyla karşılaşıldığını öne sürerek, Ermeni Diasporası&amp;#8217;nı, Google&amp;#8217;a tepki göstermeye çağırdı.   &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Google&amp;#8217;u &amp;#8216;yanlış yönlendiren, soykırımı inkar eden ve moral olarak saldırgan reklam kampanyalarını kabul etmekle&amp;#8217; suçlayan ANCA, üyelerinden, Google CEO'su Eric E. Schmidt&amp;#8217;e, tepkilerini gösteren mektup yazmaları çağrısında bulundu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
ANCA kendi internet sitesinde yayınladığı örnek mektubunda, &amp;#8220;Ermeni Soykırım ve buna bağlı terimlerin, Amerika&amp;#8217;nın Türk Koalisyonu ile olan reklam kampanya anlaşmanızı gözden geçirmenizi, bundan da öte Koalisyon&amp;#8217;un, Google&amp;#8217;u uluslararası platformda soykırım karşıtı kampanyada kullanmasına izin vermenizin şirketinize ve pay sahiplerine yansıyacağını anımsatmak istiyorum&amp;#8221; dediğine yer verildi.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4357</link>
 <pubDate>Thu, 04 Jun 2009 22:41:44 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Yapay zekanın geliştirildiği Pes 2010 (VİDEO)</title>
 <description>&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img199.imageshack.us/img199/755/20090604083527342384086.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;E3'te 2.gün Konami standında tanıtımı yapıldı Pes 2010'un. Yapay zekanın biraz daha geliştirildiği anlaşılıyor videodan.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Şampiyonlar ligi galibi Barcelona'nın yıldızı Messi yine kapak olacağa benziyor, videoda da baş kahraman. Messi'yi oyunda bile durdurmak zor, yapay zeka geliştirilmiş Messi'ye önlem olarak  İnce bir espri de var videoda.Oyun hakkında oyun içi videoları görmeden pek birşey söylemek mümkün değil. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt; Linkleri görebilmek için &lt;a href=&quot;uyeler.php?m=kayitol&quot;&gt;Üye&lt;/a&gt; olmalısınız.</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4356</link>
 <pubDate>Thu, 04 Jun 2009 22:40:00 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>AMD'den dünyada bir ilk</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img269.imageshack.us/img269/1397/20090604093248293351624.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Dünyanın DirectX 11 dostu ilk resmi grafik işlemcisi Tayvan&amp;#8217;da ortaya çıktı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
AMD tarafından gösterimi yapılan DX11&amp;#8242;in 2010 yılı gelmeden önce lanse edilmesi bekleniyor. Bunun dışında şu anda birçok ayrıntının üstü örtülüyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
AMD&amp;#8217;nin gerçekleştirdiği demonun esas amacı işlerin şu anda yolunda gittiğini göstermek. Ayrıca AMD DirectX 11&amp;#8242;i sunan ilk üretici olmayı planlıyor. İlgilenenler için basın bülteni yazının devamındaki bağlantıda yer alıyor.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4355</link>
 <pubDate>Thu, 04 Jun 2009 22:39:12 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Sims oyunu iPhone ve iPod'da</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img269.imageshack.us/img269/448/20090604091344sims3ipho.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Dokuz yıldan fazla bir süredir tahtını kimselere kaptırmayan Sims oyunu Pc ve Mac oyun dünyasında çok seviliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Oyun çıtasını bir adım daha yükselterek iPhone için de oynanabilir hale geldi. Sims 3&amp;#8217;ün iPhone versiyonunda diğer oyunlarda olduğu gibi kendinize bir karakter yaratıyorsunuz. iPhone ve iPod touch sahipleri Sims 3&amp;#8217;e iTunes App Store&amp;#8217;dan 7,99 Euro&amp;#8217;ya sahip olabilirler. Oyun için en azından OS 2.2 versiyon ve üstüne ihtiyacınız var.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ayrıca oyunun müziklerini oyun dışında da dinlemek isteyenler için müzikler iTunes&amp;#8217;te satışa da sunuldu.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4354</link>
 <pubDate>Thu, 04 Jun 2009 22:38:36 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Microsoft 'Bing' yarın işbaşında</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img144.imageshack.us/img144/1796/20090602091640microsoft.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Microsoft'un eski adıyla Kumo, yenilenmiş adıyla 'Bing' olarak isimlendirdiği akıllı arama motoru, 1 Haziran'da Amerika'da, 3 Haziran itibariyle de tüm dünyada işbaşı yapıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&quot;Arama yapmanın daha iyi bir yolu&quot; sloganıyla tüketicilerin tercihini etkilemeye çalışacak olan Microsoft, Bing'i bir &quot;Karar Alma Motoru&quot; olarak tanımlıyor. Halihazırdaki Live Search'ün yerine konumlandıralacak olan yeni arama motorunu benzerlerinden farklı kılacak başlıca özellikler, ilgili sitelere direkt bağlantılar yerine altbaşlıklar düsturunu benimsemesi ve kullanıcının karar verme aşamasında yardımcı olacak unsurları barındırması olacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Şöyle ki; örneğin &quot;Orhan Pamuk&quot; yazan kullanıcının karşısına, Orhan Pamuk'un hayatı, kitapları, ödülleri vb. temel altbaşlıklar sıralanacak ve kullanıcının da aradığı ne yönde ise yoluna bu doğrultuda devam edecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bing'in aynı zamanda &quot;Karar Motoru&quot; olarak tanımlanmasındaki amaçsa, kullanıcının aradığı şeyi motorun aklına gayet net biçimde sokabilmesinde yatıyor. Bunu da şöyle örnekleyelim: Misal karımızı ya da kız arkadaşımızı bir yerde bir akşam yemeğine çıkartmak istiyoruz. Yapacağımız şey, örneğin yer tercihimizi, yemek tercihimizi, tahmini fiyat aralığımızı notlara eklemek ve tıklamaktan ibaret olacak. Bing'de bizim isteklerimiz doğrultusunda, bizim karar almamıza yardımcı olacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yukarıda da belirttiğimiz gibi ilk etapta Amerika'da devreye girecek Bing'in, İngiltere'de dahil olmak üzere tüm diğer ülkelerde başlangıç itibariyle beta sürümü yer alacak. Motoru akıllı yapan tüm bu özelliklerinin yer alacağı tam sürüme ise İngiltere ve Kanada'da birkaç hafta sonra, diğer bölgelerde ise kademeli olarak birkaç ay içerisinde geçilecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
 Linkleri görebilmek için &lt;a href=&quot;uyeler.php?m=kayitol&quot;&gt;Üye&lt;/a&gt; olmalısınız. anda Beta olan bing'i denemek için buraya tıklayabilirsiniz...[/url]&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4353</link>
 <pubDate>Wed, 03 Jun 2009 02:50:17 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Yeni iPhone'nun resimleri sızdı</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img230.imageshack.us/img230/8397/20090602093633appleipho.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Asya&amp;#8217;da ortaya çıkan bu resimlerde yeni iPhone prototipi görülüyor. Tabii ki bu bir prototip olduğu için telefonun son halinin bunun aynısı olacağı garanti değil ama yeni birkaç özellik hakkında fikir sahibi olmamıza yarıyorlar en azından.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Telefonun dış görünüşünde pek bir farklılık gize çarpmasa da Autofokus özelliğine sahip kamera ve kompas yeni özelliklerden bazıları.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Fotoğraflarda görünenlerin ne kadarının yeni iPhone&amp;#8217;da bulunacağını görmek için beklemek tek yol gibi görünüyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt; Linkleri görebilmek için &lt;a href=&quot;uyeler.php?m=kayitol&quot;&gt;Üye&lt;/a&gt; olmalısınız.</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4352</link>
 <pubDate>Wed, 03 Jun 2009 02:48:54 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>İnternet hızlanıyor, fiyat sabit kalıyor</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt; 	&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img230.imageshack.us/img230/2610/20090602093503internet.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
smile adsl ile internet hızlanıyor, fiyatlar sabit kalıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
smile adsl, Avrupa standartlarında interneti çok özel fırsatla Türkiye&amp;#8217;ye sunuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
smile adsl, &amp;#8220;8 Mb&amp;#8217;e Kadar Hızlı İnternet Kampanyası&amp;#8221; ile abonelerine ücretsiz internet kullanımı hakkı tanıyan tek firma. smile adsl&amp;#8217;in 30 Haziran 2009&amp;#8217;a kadar devam edecek olan yeni kampanyasında 8 Mb 4 GB 29 TL, 8 Mb 6 GB 39 TL ve 8 Mb sınırsız 49 TL üzerinden satışa sunulacak. Üstelik aboneler smile adsl&amp;#8217;in bu hızlı ve avantajlı paketini, kredi kartı ile ödemelerde ilk 3 ay ücretsiz, diğer ödemelerde ise 2 ay ücretsiz olarak kullanabilecekler. Kampanyanın detayları www.smile.adsl.com &amp;#8217;da.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
smile adsl, daha hızlı internete bağlanmak ve çok daha az ödemek isteyen herkes için yepyeni bir kampanya başlattı. &amp;#8220;8 Mb&amp;#8217;e Kadar Hızlı İnternet Kampanyası&amp;#8221; ile smile adsl, 8 Mb hıza kadar (abonenin hattının santrale olan uzaklığına bağlı olarak) tüm hızlarda tek fiyat uyguluyor. Ancak Türkiye&amp;#8217;nin en çok aboneye sahip 2. internet servis sağlayısı olan smile adsl,  8 Mb&amp;#8217;e kadar olan hızlarda yerleşik operatör tarafından belirlenmiş sabit fiyatları sunarken diğer operatörlerden farklı olarak da ücretsiz kullanım ve bedava telefon konuşması hediye ediyor. smile adsl&amp;#8217;in 30 Haziran 2009&amp;#8217;a kadar devam edecek olan yeni kampanyasında; 8 Mb 4 GB 29 TL, 8 Mb 6 GB 39 TL ve 8 Mb sınırsız 49 TL üzerinden satışa sunuldu. Üstelik aboneler smile adsl&amp;#8217;in bu hızlı ve avantajlı paketini, kredi kartı ile ödemelerde ilk 3 ayı ücretsiz, diğer ödemelerde ise ilk 2 ayı ücretsiz olarak kullanabilecekler. Ayrıca smile adsl tüm bu avantajların yanına bir de abonelerine ilk 1 ay 1038 ile 30 dakika görüşme hizmetini de hediye ediyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
smile adsl Satış ve Pazarlama Müdürü Çağatay Arslan 8 Mb&amp;#8217;e Kadar Hızlı İnternet Kampanyası ile ilgili olarak &amp;#8220;Daha hızlı erişim paketlerini ekonomik fiyatlarla sunmak, hiç şüphesiz hem internet yaygınlığını artıracak, hem de kullanılan hızları ortalama Avrupa standartlarına yakınlaştıracaktır&amp;#8221; dedi. Arslan açıklamasında &amp;#8220;smile adsl olarak uygulamaya koyduğumuz yeni kampanya ile telefon hattınızın fiziksel olarak desteklediği en yüksek hız ile (8 Mb&amp;#8217;e kadar) internete bağlanmanızı sağlıyoruz. Ancak gerçek hızın etkin kullanımı; bağlantı sağlayacağınız binanın telefon santraline olan uzaklığı - ki ne kadar yakınsanız o kadar hızlı bağlantı sağlayabilirsiniz - telefon kablosunun kalitesi ve son olarak da modem, bilgisayar, hatta duvarınızdaki kablonun uzunluğu ve kalitesi gibi faktörlere bağlı&amp;#8221; diyerek devam eden Arslan ayrıca, &amp;#8220;Bir diğer önemli nokta ise yerleşik operatörün belirlediği adil kullanım uygulaması doğrultusunda 8 Mb hızda limitsiz pakette 15 GB kotası aşıldıktan sonra, o ay içinde  hızın 512 Kbps&amp;#8217;lere düşmesidir&amp;#8221; dedi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
smile adsl&amp;#8217;in diğer operatörlere kıyasla sağladığı avantajlara da değinen Arslan &amp;#8220;Hem mevcut abonelerimiz hem de yeni aboneler, internette yüksek hızları çok daha uygun fiyatlarla kullanabilecekler. Biz de bu yeni hizmetimizi standart fiyattan veriyoruz. Ancak diğer operatörlerden farklı olarak biz, smile adsl&amp;#8217;e yeni abone olacaklara kredi kartı ile ödemelerde ilk 3 ay ücretsiz, diğer ödemelerde ise ilk 2 ay ücretsiz kullanım hakkı tanıyoruz. Bu kampanyada ücretsiz hak tanıyan başka bir firma şu an için yok. Ayrıca ilk 1 ay, 1038 ile 30 dk görüşmeyi de hediye ediyoruz. Elbette bu gelişmeler piyasayı canlandıracak unsurları içinde barındırmaktadır. Bu yeni uygulama, özellikle film indirmek, müzik dinlemek gibi hız gerektiren uygulamaları kullanan ve daha yüksek hızlara ihtiyaç duyanlar için önem taşımaktadır&amp;#8221; dedi. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;#8220;8 Mb&amp;#8217;e Kadar Hızlı İnternet Kampanyası&amp;#8221; tarife tablosu:&lt;br /&gt;
&lt;img src=&quot;http://img230.imageshack.us/img230/306/smilefiyattablo.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;br /&gt;
Fiyatlara KDV ve ÖİV dahildir.&lt;br /&gt;
   &lt;br /&gt;
* Bu hizmet ile alınacak hız garanti edilmemekte olup hattın uygunluğuna ve santrale olan mesafeye bağlı olarak 8 Mb'e kadar alınabilecek en yüksek hızda hizmet alınabilir.&lt;br /&gt;
** Adil Kullanım Uygulaması Politikası gereğince kotasız paketlerde ayda 15 GB'nin aşılması durumunda, aşılan tarihten itibaren kullanım hızı en fazla 512 Kbps ile sınırlandırılacak ve dönem sonunda normal hızına dönecektir.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4351</link>
 <pubDate>Wed, 03 Jun 2009 02:42:39 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Hayat kurtaran hap</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img2.imageshack.us/img2/668/20090602090114hap.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
İngiliz bilim adamları, domatesten üretilen bir kalp hapının her yıl binlerce insanın yaşamını kuratabileceğini öne sürüyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cambridge Theranostic isimli biyoteknoloji firması tarafından geliştirilen ilaç, tıkanık damarları açarak felç riskinin de önüne geçmeye yardımcı oluyor. Ayrıca 8 haftada kolesterol sorununu da ortadan kaldırıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yıllardır domatesin koruyucu etkisi üzerinde deney yürüten uzmanlar, domatesin kabuğuna kırmızı rengini veren &quot;Lypocene&quot; maddesinin kolesterolü düşürdüğünü belirledi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Daha sonra Lypocene maddesi, soya fasulyesinden alınan proteinlerle birleştirilerek &quot;Ateronon&quot; ismi verilen güçlü bir hap haline getirildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İngiliz bilim adamları, tamamen doğal besinlerden üretilen Ateronon hapının statinlerden bile daha etkili olabileceğini öne sürüyor. Çalışmalar da ilacın kandaki zararlı yağlar vücuttan attığını ortaya koydu. İlaç, bugün Londra'daki İngiliz Kardiyovasküler Birliği konferansında basına tanıtılacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cambridge Üniversitesi profesörü Peter Kirkpatrick &quot;Ateronon damarları korur ve kalp krizi ve felç riskni azaltır. Bu ilaç dünya çapında insanların ömrü uzatmaya yardımcı olabilir. Büyük bir potansiyel&quot; diye konuştu. Lypocene maddesi domatesin kabuğunda daha yoğun bir şekilde bulunuyor.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4350</link>
 <pubDate>Wed, 03 Jun 2009 02:40:40 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Efsanevi deniz canavarı bulundu</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt; 	&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img2.imageshack.us/img2/1472/20090602091010cana.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
İngiliz bilim insanları, Manş Denizi sahillerinde yaptıkları araştırmada, 200 milyon yıl önce öldüğü sanılan efsanevi &amp;#8216;Loch Ness Canavarı&amp;#8217; türü yaratık keşfetti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Tarih öncesine deniz canavarına ait kalıntılar, İngiltere&amp;#8217;nin güneyinde bulunan Lyme Regis'in ünlü &amp;#8216;Dinazorlar Sahili&amp;#8217;nde bir kez daha su yüzüne çıktı. Fosil avcısı Tracey Marler ve fosil uzmanı Chris Moore tarafından Monmouth Sahili'nde bir kayanın altında bulunan kalıntılar, ilk başlarda dev bir yap-bozu andırıyordu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Çok sayıda kemikten oluşan dev &amp;#8216;yap-boz'u bir araya getirmek için aylar süren çalışmalar yürüten arkeologlar, çalışmalar sonunda kemiklerin 12 feet uzunluğunda &amp;#8216;Plesiosaur' ve yaklaşık 2 ton ağırlığında bir deniz canlisına ait olduğunu ortaya çıkardı. Yüzde 70&amp;#8217;i tamamlanan dev canavar iskeletin Lyme Regis Müzesi'nde sergileneceği belirtildi.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4349</link>
 <pubDate>Wed, 03 Jun 2009 02:39:53 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Ses duvarını böyle geçti</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img219.imageshack.us/img219/8350/20090528094530ses.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Ses duvarını geçiş anı görüntülendi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
New York&amp;#8217;ta Jonas Plajı&amp;#8217;nda düzenlenen havacılık fuarı New York Air Show&amp;#8217;da düzenlenen bir etkinlikte, Teğmen Justin Halligan ve Teğmen Michael Witt&amp;#8217;in kullandığı F/A-18F Super Hornet, ses duvarını aşarken böyle görüntülendi.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4348</link>
 <pubDate>Fri, 29 May 2009 00:17:48 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Siz de kendinizi klonlayabilirsiniz</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt; 	&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img219.imageshack.us/img219/9517/20090528100523klon.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Kendini klonlama sevdasına düşmüş bir kız, ne yapıp edip çoğaltmak istediği bir 'ben'in en kolay yolunu bulmuş bulmasına. Ancak bunun bir internet çılgınlığı yaratacağını hesaba katmamış hiç.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Natalie Dybisz, bilim dünyasından ilham alarak kopyalama yöntemini bir de kendisi denemek istemiş olacak açmış bilgisayarını, teknolojinin kendisine tanıdığı tüm hizmetleri kullanarak onlarca Natalie yaratmış birkaç tuşla.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Fotoğraf makinesinde deklanşörün hızını erteleyerek kullandığı teknikle kendini çeken, ardından çektiği fotoğrafları bilgisayar ortamında photoshop yardımıyla düzenleyen genç kız, internet üzerinden tam 4.4 milyon hit sahibi olmuş.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İngiltere'nin Brighton kentinde yaşayan 22 yaşındaki Dybisz, &quot;Kendimi her rolü oynayan bir aktris gibi hissediyorum, fotoğraflarıma baktıkça. Bu oldukça eğlenceli bir iş&quot; açıkamasında bulunuyor.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4347</link>
 <pubDate>Fri, 29 May 2009 00:16:59 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Turkcell'den 100.000&amp;#8217;den fazla Wi-Fi</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt; 	&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img140.imageshack.us/img140/1134/20090528112225241516515.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Avrupa&amp;#8217;nın abone sayısı itibarıyla ikinci büyük GSM operatörü olan Turkcell, şirketlerin mobil iletişimlerini bir bütün halinde yönetmelerine olanak tanıyan servislerin sağlayıcısı iPass ile yaptığı işbirliği çerçevesinde, kurumsal abonelerine uluslararası Wi-Fi dolaşım hizmeti sunuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu işbirliğiyle, Turkcell&amp;#8217;in kurumsal aboneleri 160&amp;#8217;tan fazla ülkeyi kapsayan ve Küresel Sanal iPass ağında yer alan 100.000&amp;#8217;den fazla Wi-Fi erişim noktasında süratli, kesintisiz ve kolayca internet erişimi gerçekleştirecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kesintisiz internet&lt;br /&gt;
Turkcell&amp;#8217;liler, 450&amp;#8217;den fazla havaalanı ve 24.000&amp;#8217;den fazla otel ve kongre merkezinde kredi kartı bilgilerini vermeden, sadece kullanıcı adı ve şifre girerek tek bir arabirimden güvenli ve kesintisiz biçimde internete bağlanabilecek. İştewifi servisinden yararlanabilmek için yurtdışına çıkmadan önce Wi-Fi uyumlu bir notebook bilgisayar veya akıllı telefona iPassConnect yazılım istemcisini kurmak yeterli olacak. Turkcell, 5 MB&amp;#8217;lık uluslararası GPRS dolaşım paketini 6 ay süreyle kullanmayı taahhüt eden kurumsal abonelerine sınırsız Wi-Fi hizmetini hediye ediyor.&lt;br /&gt;
Engin DAL&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4346</link>
 <pubDate>Fri, 29 May 2009 00:16:02 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Japonlar bunu da yaptı!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img140.imageshack.us/img140/4797/20090528095921maymun.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Japon bilim adamları, ilk kez morötesi ışık altında yeşil renkte görünen bir maymun türünden yeni nesil oluşturmayı başardı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Japonya'daki Keio Üniversitesi'nden Erika Sasaki ve ekibi, beyaz yüzlü ipek maymunlarının (Callithrix jacchus) embriyonlarını yeşil floresan proteinleri (GFP) yardımıyla aldı. Daha sonra bu embriyonlar, 7 taşıyıcı &quot;anneye&quot; nakledildi. Bu annelerden 3'ü düşük yaptı, 4'ü 5 yavru dünyaya getirdi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İkinci nesilde, GFP geninin bu 5 maymunun 2'sinin üretici hücrelerinde olduğu görüldü. Maymunlardan 2'si bu geni bir sonraki nesle aktardı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Nature dergisinde yayımlanan araştırmada, ilk kez bu genin başarıyla bir sonraki maymun nesline aktarıldığını belirten bilim adamları, ileri aşamada Parkinson ya da amiyotrofik lateral skleroz-Charcot hastalıklarının genetik olarak değişime uğrayan bu maymunlarda oluşmasını sağlamayı amaçladıklarını ifade etti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ancak dergiye yorum yapan Amerikalı uzmanlar, ipek maymunlarına insan hastalıklarının aynısını bulaştırmanın, babunlar ya da rhesus maymunlarındaki kadar kadar kolay olmadığı görüşünde.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Benzer deneyler fare ve sıçanlar üzerinde yapılmıştı, ancak maymun ile insan arasında benzerlik olması, insanda görülen bazı hastalıkların gelişimini gözlemek amacıyla maymunlara başka genlerin aktarılabilmesi ihtimalini akla getiriyor. Maymunlar üzerinde yapılan bu tür deneylere bazı çevreler, insanın gen haritasında oynamaların yolunu açabileceği düşüncesiyle karşı çıkıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Fransa Ulusal Tarım Araştırma Enstitüsü bilim adamları tarafından geçen yıl, genetik deneyler sonunda dünyaya getirilen &quot;yeşil tavşan&quot; da bilim ve sanat dünyasında tartışmalara konu olmuştu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Denizanalarında gözlenen ve biyokimyanın gelişmesinde önemli olan yeşil floresan proteinini keşfeden Amerikalı bilim adamları Roger Tsien ve Martin Chalfie ile Japon bilim adamı Osamu Shimomura, geçen yıl Nobel Kimya Ödülünün sahibi olmuştu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yeşil floresan proteini, yaygın biçimde laboratuvar ortamında, beyin hücrelerinin gelişimi ya da kanser hücrelerinin yayılması gibi canlı hücre süreçlerinin anlatmak için kullanıldı.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4345</link>
 <pubDate>Fri, 29 May 2009 00:14:56 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Photoshop gibi kamera!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img219.imageshack.us/img219/2951/20090528094939samsungpl.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Bu fotoğraf makinesi yüzdeki kırışıklık, akne, çil, sivilce ve lekeleri temizliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Samsung'un piyasaya sürdüğü PL50 dijital fotoğraf makinesi bayanların hoşuna gidebilecek bir özelliğe sahip: Yüzdeki kırışıklık, akne, çil, sivilce ve lekeleri temizliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Firmanın en yeni modellerinden biri olan PL50, 10.2 Megapiksel çözünürlüğe sahip. Sadece 21.5 mm kalınlığında olan fotoğraf makinesi Bayanların gözdesi olmaya aday PL50 otomatik olarak yüze odaklanarak kırışıklıkları, çilleri, akne, sivilce ve lekeleri azaltarak, daha genç ve çekici görünmenizi sağlıyor. &amp;#8220;Beauty Shot&amp;#8221; ile pekiştirilen çekim kalitesi sayesinde yüzünüzdeki ton farklılığı ve parlaklık da otomatik olarak ayarlanıyor. &amp;#8220;Gözlerim kapalı çıktı&amp;#8221; şikayetine son veren PL50, gözleri açık yakalamak için otomatik olarak iki kere çekim yaparak en mükemmel kareyi buluyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
PL50, 3X optik zoom, Samsung&amp;#8217;a özel dijital görüntü sabitleme teknolojisi (Digital Image Stabilizer) ve yüksek ISO değeri gibi özelliklere sahip. Ürünün fiyatı 429 TL olarak açıklandı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Teknik Özellikler:&lt;br /&gt;
&amp;#8226;10.2 MP&lt;br /&gt;
&amp;#8226;2.7 in. LCD ekran&lt;br /&gt;
&amp;#8226;1600 ISO değeri&lt;br /&gt;
&amp;#8226;35mm odak uzaklığı&lt;br /&gt;
&amp;#8226;Smart Albüm&lt;br /&gt;
&amp;#8226;Beauty shot ve perfect portrait&lt;br /&gt;
&amp;#8226;Türkçe menü&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4344</link>
 <pubDate>Fri, 29 May 2009 00:13:43 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Nokia'nın yeni bombası!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img268.imageshack.us/img268/4598/20090520032355nokia.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
İddia: Nokia'dan bomba cep telefonu geliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Nokia, kimsenin beklemediği sürpriz bir üst düzey telefon hazırlığında olabilir. İşte tüm detaylar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Son zamanlarda ortalıkta dolaşan söylentiler Nokia hayranlarını sevindireceğe benziyor. Söylentilerin kökeni Tayvan ve konusu Nokia'nın yeni cep telefonu. İddialara göre Nokia şu anda yeni bir dokunmatik ekranlı cep telefonunu piyasaya sürmeye hazırlanıyor. İleri seviye bir cep telefonu olacağı söylenen bu yeni Nokia'nın çoklu dokunmatik ekranı olup olmayacağı hakkında ise şu an için bir bilgi yok.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Söylentiler telefonun 2009'un üçüncü çeyreğinde piyasada olacağı yönünden. Bu telefonun Haziran ayında çıkacak olan N97 olmadığı kesin. Tayvan kökenli dedikoduların sebebinin Nokia'nın yakın zamanda Wintek firmasına vermiş olduğu yüklü miktarda dokunmatik ekran sipariş olduğu belirtiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
 &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bilgi için: Nokia Danışma Hattı&lt;br /&gt;
Telefon: 0 212 337 17 17&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4343</link>
 <pubDate>Thu, 21 May 2009 10:04:47 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Facebook çalışanları yaşadı</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img269.imageshack.us/img269/3443/20090520104427facebook.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Facbook yönetimi, 150 milyon dolar karşılığında kendi çalışanlarına dağıttığı 15 milyon hisse payını satın almaya karar verdi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ekonomik kriz yüzünden web girişimcilerinin can damarı yatırımcılar son 10 yılın en sessiz dönemini yaşıyor. Bu ilginç süreçte web dünyasındaki en cüretkar girişim sosyal ağların lider markası Facebook&amp;#8217;tan geldi. Şirket 150 milyon dolar karşılığında kendi çalışanlarına dağıttığı 15 milyon hisse payını geri satın almaya karar verdi. Daha önce yatırımcılardan 400 milyon dolar toplayan, ardından 100 milyon dolar borç alan site halka açık olmadığı için finansal verileri de tam olarak bilinmiyor. Kesin olan tek bilgi Facebook&amp;#8217;un en büyük masraf kapısının üyelerin paylaşılan fotoğrafların yarattığı trafiğin bedeli olduğu.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4342</link>
 <pubDate>Thu, 21 May 2009 10:03:56 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>İşte kırılamayan şifreler !</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img154.imageshack.us/img154/9449/20090520014855271678.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Özellikle internette kullanacağınız şifreyi belirlerken bu uyarıları dikkate alın.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Güvenli parola, başkalarının tahmin yoluyla veya otomatik programlar kullanarak belirlemesi çok zor olan paroladır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sizin açınızdan hatırlanması kolay ancak başkalarının belirlemesi güç, güvenli bir parola oluşturmak için şu tekniklerden birini deneyin:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İki veya daha çok sözcüğü bir araya getirip, sözcükleri sayılar ve simgeler ile birleştirin. Örneğin: Benim[Köpeğimi]Gezdir, Pa#34tates, Şampiyonlar=1995.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hatırlayacağınız bir tümcenin baş harflerini kullanın. Sayıları ve simgeleri veya sözcüklerin yerine kullanabileceğiniz sayıları ve simgeleri içerebilir. Örneğin: Her Cumartesi 5 km bisiklet sürerim tümcesiyle şu parola oluşturulabilir: HC5kbs.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Noktalama işaretlerini ve sayıları kullanarak, en sevdiğiniz atletler, arkadaşlar, filmler, kitaplar veya tarihi şahsiyetler gibi bilindik bir gruba ait kişilerin veya nesnelerin baş harflerini birleştirin. Örneğin: Gandhi, Abraham Lincoln ve Jeanne D&amp;#8217;arc ile şu parola oluşturulabilir: 1G,2AL,JA.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sevilen bir deyişteki tüm sesli harfleri çıkarın ve sonra sayılar ve simgeler ekleyin. Örneğin: Ne Mutlu Türküm Diyene! ile şu parola oluşturulabilir 1N2Mtl3Trkm4Dyn.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bir parolanın güvenli olması için şu özelliklere sahip olması gerekir:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
En az yedi, en çok 16 karakter içermelidir.&lt;br /&gt;
Farklı türden dört karakterin üçünü birleştirin:&lt;br /&gt;
Büyük harfler (örneğin: A, B, C).&lt;br /&gt;
Küçük harfler (örneğin: a, b, c).&lt;br /&gt;
Rakamlar (örneğin: 1, 2, 3).&lt;br /&gt;
Simgeler (` ~ ! @ # &amp;#36; % ^ &amp; * ( ) _ + - = { } | [ ] \ : &quot; ; &amp;#8217; &lt; &gt; ? , . /).&lt;br /&gt;
Yaygın bir sözcük veya ad ya da yakın bir varyasyon olmamalıdır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bazı servis sağlayıcıları güvenli bir parolanın ayrıca şu özelliklerde olmasını gerektirir:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Önceki dört sevilen parolanızdan biriyle aynı olamaz.&lt;br /&gt;
Eski parolanızın z değiştirilmişi olamaz. Örneğin, eski parolanız Şampiyonlar=1995 ise, yeni parolanızın Şampiyonlar=1996 olması kabul edilemez.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Önemli&lt;br /&gt;
Yukarıda verilen örneklerden birini parolanız olarak kullanmayın.&lt;br /&gt;
Parolanızı bir yere yazmayın.&lt;br /&gt;
Parolanızı asla bir anlık ileti görüşmesinde başkalarına vermeyin veya kimseyle paylaşmayın. Microsoft Passport Network hiçbir zaman bir e-posta içinde sizden parola isteminde bulunmayacaktır.&lt;br /&gt;
Birden fazla e-posta hesabınız varsa (örneğin, biri iş biri kişisel kullanım için), her bir hesap için farklı bir parola kullanmalısınız&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4341</link>
 <pubDate>Thu, 21 May 2009 10:01:12 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Kişiliğiniz kopyalanacak!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img265.imageshack.us/img265/7804/20090520125645beyinkopy.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt; &lt;/div&gt;	&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kişiliğinizi birebir kopyalayan sensörler, bulunduğunuz ortamı size göre ayarlayacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Avrupa Birliği'nin (AB) sanayiye dönük EUREKA programı kapsamında desteklenen 'sayısal kişilikler' projesinde, evlere, iş yerlerine, alışveriş merkezlerine ve lokantalara yerleştirilen sensörler, kişiler hakkında sürekli bilgi toplayacak ve böylece kişiliklerin sayısal birer kopyası çıkarılacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cep telefonu, sensör ve bilgisayar yazılımından oluşan sistem, kişinin yeme, içme, alışveriş, müzik, TV, internet gibi gündelik alışkanlıklarını tanıyabilecek ve kişinin bulunduğu mekanı alışkanlıklarına göre ayarlayacak. Yeni teknolojide, kişilik özellikleri cep telefonunda saklanacak ve bilgiler sensörlerle etkileşime girecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Projenin Türkiye koordinatörü Mobilera Bilişim ve İletişim Teknolojileri Tic. A.Ş'nin yönetici ortağı Zeynep Sarılar Akaltan, şirketlerinin 2 yıl önce geliştirdiği 'akıllı evler-AMEC' projesinin EUREKA platformundaki 'En İyi ITEA2 Projesi Ödülünü' kazandığını bildirdi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Akıllı evler projesinde dijital ürünler ve interaktif servislerin, geleceğin ev ortamındaki yaşamı ne şekilde destekleyebileceğiyle ilgili bir çalışma yaptıklarını anlatan Akaltan, projede kullanıcının merkez noktasını oluşturduğu, akıllı ve interaktif sistemlerin, farklı arayüzler ile internet servislerine bağlanabildiği bir sistem tasarladıklarını söyledi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sistemin 8 ortaklı bir konsorsiyum tarafından 2 yıllık bir sürede hayata geçirildiğini kaydeden Akaltan, projede Mobilera'nın, AMEC platformunu geliştirerek aktif bir rol üstlendiğini belirtti. Akaltan, konsorsiyumun yakın gelecekte, bireylerin ev yaşamlarının, ortam uyumlu ev aletleri, ev içi internet servisleri ve duruma uyumlu içeriklerle ne kadar kolaylaşacağını gösteren ikna edici pilot uygulamalar geliştirdiğini ifade etti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Akıllı evlerden sayısal kişiliklere&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Akaltan, &quot;Akıllı Evler&quot; projesinin ardından Türkiye'de koordinasyonunu TÜBİTAK'ın üstlendiği EUREKA-Celtic tarafından desteklenen &quot;Bağlam Temelli Sayısal Kişilik Sistemleri Projesi&quot;ni geçen yıl hayata geçirmeye başladıklarını bildirdi. Çalışmaları hızla süren, Türkiye, İspanya ve Fransa'nın yer aldığı projenin uluslararası koordinatörlüğünü İspanya'dan European Software Institude (ESI), Türkiye konsorsiyumu koordinatörlüğünü ise Mobilera'nın yürüttüğünü dile getiren Akaltan, Türkiye'deki konsorsiyumda, Turkcell, Caretta ve STM firmalarının yer aldığını kaydetti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sayısal kişiliklerin oluşturulacağı projede geliştirilen sistemlerin, kişilerin bulundukları ortamdaki davranışlarını gözleyerek, alışkanlıkları tespit edebildiğini belirten Akaltan, sayısal kişiliklerin bu davranış setine göre oluşturulacağını söyledi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Projenin sayısal kişilikler üzerine yapılan ilk çalışma olduğunu kaydeden Akaltan, &quot;Ev, iş yeri, alışveriş merkezi gibi mekanlara sensörler aracılığıyla sürekli bilgi toplayan ve bu bilgilerden yola çıkarak kişiliğin sayısal bir kopyasını çıkartan yapı, sayısal kişilik olarak tanımlanıyor. Bu yapı kişinin etrafındaki cihazları kolaylıkla kontrol edebilmesini ve ayarlamasını sağlıyor&quot; dedi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Akaltan, projedeki çalışmaların 5 iş paketi üzerinden yürütüldüğünü, Mobilera'nın özellikle sistem mimarisinin oluşturulması ve platformun geliştirilmesi konularında çalışmalar yaptığını dile getirdi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Akaltan, sayısal kişiliklerin pek çok mekanda kullanılabileceğini belirterek, bunlar arasında evler, iş yerleri, alışveriş merkezleri ve restoranların geldiğini dile getirdi. Bu yapı sayesinde mağazalarda kişinin ilgi duyduğu ürünlerin ön plana çıkarılacağını ifade eden Akaltan, sözlerini şöyle sürdürdü: &quot;Alışveriş merkezine girildiğinde buraya önceden yerleştirilen sensörler daha önce bu merkezdeki alışkanlıkların kayıtlarını inceleyecek ve kişiyi kısa zamanda yönlendirecek. Cep telefonunuzdaki kişilik yazılımları da yeni davranışları kayıt altına alacak. Kişiliklere uygun ürünler, bilgi ekranlarından cep telefonuyla uyumlu şekilde yansıtılacak. Aynı sistem, restoranlarda da geçerli olacak.&quot;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sayısal kişiliklerin hastanelerde ve evlerde de kullanım alanı bulacağına işaret eden Akaltan, şunları kaydetti: &quot;Hastanelerde bu yapılar sayesinde kişiler otomatik olarak tanınabilecek. Kayıt işlemleri çok kısa sürecek. Farklı bölümlerdeki muayenelerde kişinin sağlık geçmişi otomatik olarak görüntülenebilecek ve böylece daha hızlı ve doğru teşhis imkanı sağlanacak. Sayısal kişilikler, akıllı ev sistemlerinde de kullanım alanı bulacak. Akıllı ev uygulamaları, sayısal kişilikler sayesinde otomatik olarak tepki verecek. Örneğin TV seyrederken ışıklar, tercih edilen ayarlara otomatik olarak gelecek, kişinin ruh haline göre müzik çalacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İş yerlerinde de sistem devreye girdiğinde, kişi kendi masasının dışında hangi masada olursa olsun bilgisayarı ve telefonu otomatik olarak kendine göre ayarlanacak.&quot;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sistem nasıl işliyor?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&quot;Bağlam Temelli Sayısal Kişilik Sistemleri&quot; projesinin çalışmalarının devam ettiğini bildiren Akaltan, sistemin temel yapısının sayısal kişilik bilgilerinin GSM platformu üzerinden, cep telefonları aracılığıyla taşınabilir olmasına dayandığını belirtti. Sistemin etraftaki sensörlerden sürekli gelen bilgilerle güncelleneceğini ve bu bilgilere göre kişiye özel tepkiler vereceğini dile getiren Akaltan, şöyle konuştu: &quot;Cep telefonu ve sensörlerin ilişkisi, NFC ya da bluetooth gibi mevcut kanallar aracılığıyla yapılacak. Cep telefonu kişinin tüm davranışlarını algılayabilecek ve etrafla kişilik arasında sürekli bir iletişim kurulmasını sağlayacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Burada bir anlamlandırma mühendisi olacak. Bunun merkezi de kişinin istediği bir yerde saklanacak. Sayısal kişilik, kişinin ne yediğini, eve ne zaman geldiğini ve geldikten sonra TV'de ne izlediğini, hangi internet sitelerine girdiğini, hangi müziği dinlediğini bilecek. Bir anlamda kişinin nelerden hoşlandığını, nelerden hoşlanmadığını kayıt altına alacak. Daha sonra da kişinin nerede ne yapmak istediğini otomatik olarak yapacak. Projede, eve girdiğinde kişinin yüz hareketlerine göre duygusal durumunun da algılanıp ona göre düzenlemelerin de yapılması gibi çok uç planlamalar da olabilir. Tüm bu bilgiler, kişinin istediği anlarda kayıt altına alınacak.&quot;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Akaltan, konsorsiyumun çalışmalarını hızla sürdürdüğü projenin gelecek yılın sonunda tamamlanacağını sözlerine ekledi.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4340</link>
 <pubDate>Thu, 21 May 2009 09:59:53 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Windows Mobile 6.5 hazır!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img265.imageshack.us/img265/3628/20090520123758200905191.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Microsoft, Windows Mobile 6.5'i tamamladı!&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Microsoft Windows Mobile 6.5'in tamamlandığını müjdeledi; önemli bir itirafı da ağzından kaçırdı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Microsoft, nihayet uzun zamandır üzerinde çalıştığı Windows Mobile 6.5 ile ilgili çalışmalarını tamamladı. Geliştirici ekip yeni sistemin tamamlandığını bir Twitter mesajı ile duyurdu. Microsoft, şu anda final sürümünden hemen önceki aşama olan RTM seviyesine gelen Windows Mobile 6.5'ten son derece ümitli.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yeni sistemin dokunmatik yapıları destekleyen yeni ara birimi ile menüler, e-postalar ve telefon özellikleri artık daha pratik hale geldi. Ayrıca yeni sistemde sesli mesaj ve e-posta gibi sık kullanılan özelliklere kısa yollar ile ulaşmak da mümkün. Bunun yanı sıra Windows Mobile 6.5, Microsoft'un Apple'ın App Store adlı online mağazasına rakip olarak hazırladığı Windows Marketplace'e de doğrudan erişim olanağı sağlıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Windows Mobile 6i5 sadece bir ara sürüm!&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
.5 sürümü ile artık widget yapısını ve Office 2007 dosya türleri de destekleniyor. MyPhone adlı özel bir servis ise telefondaki verileri online bir yedekleme alanına yükleme imkanı da sağlıyor. 6.5 sürümü, daha eski olan 6.1 sürümüne göre son derece gelişmiş özelliklere sahip fakat Microsoft, 7 sürümünün çok farklı olacağını söylüyor. Microsoft'un söylediğine göre 6.5 sürümü ara bir sürüm ve kullanıcıları 7 sürümüne hazırlamayı hedefliyor. Başka bir deyişle yazılım devi, Windows Mobile 6.5'in 7 sürümü için bir geçişten başka bir şey olmadığını samimi olarak kabul ediyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Windows Mobile 7 ile ilgili çalışmalarını sürdüren firma, bu yeni sürümün ne zaman hazır olacağına dair herhangi bir bilgi vermedi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bilgi için: Microsoft&lt;br /&gt;
Telefon: (212) 258 59 98 pbx&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4339</link>
 <pubDate>Thu, 21 May 2009 09:58:53 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Korsanlar için umut ışığı</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://xs539.xs.to/xs539/09204/7744.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
The Pirate Bay baştan mı yargılanacak?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
The Pirate Bay eline geçirdiği kozu iyi kullanmak niyetinde: Korsanların yeni planı burada.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
En ünlü torrent sitelerinden biri olan The Pirate Bay'in İsveç'te görülen ve korsanların aleyhine sonuçlanan dava kararı ile ilgili olarak korsan cephesinde umutlar yeninde yeşermeye başladı. Karar açıklandıktan sonra davanın yargıcı Tomas Norström'ün iki farklı telif hakları topluluğuna üye olmasının ortaya çıkması, yargıcın konuyla ilgili tarafsız olmadığı söylentilerine yol açmıştı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İsveç'te yapılan bir araştırmada İsveç'li hukukçuların konuyla ilgili görüşlerine yer verildi. Pek çok hukukçu ismini vermeden yorum yaptı ama Gothenburg Üniversitesi Hukuk Bölümü'nde profesör olan Eric Bylander; &quot;adalet sistemi bu davanın yeniden görülmesini gerektirir&quot; şeklinde konuştu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Eğer karar bozulacak ve dava tekrar görülecek olursa The Pirate Bay polis soruşturmasının da yeniden yapılmasını talep edecek. Bunun gerekçesi ise zamanında soruşturmayı yürüten Jim Keyzer adlı polis memuruna Warner Bros tarafından iş teklif edilmesi ve bunun çıkar çatışmasına dönüştüğü iddiaları olacak.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4338</link>
 <pubDate>Fri, 15 May 2009 02:36:38 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Uyanık tamircinin planı!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt; 	&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img521.imageshack.us/img521/2745/20090514060818200905092.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Uyanık tamircinin akla gelmeyecek planı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kriz insana akla gelmeyecek şeyler yaptırıyor: İşte ters giden bir dolandırıcılık planı daha.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Dünya çağında milyonlarca insan, ekonomik krizin pençesinde zor günler geçiriyor. Çoğu kişi masraflarını kısmaya ve düşen gelirlerini arttırmaya çalışıyor. Kriz dönemi aynı zamanda insanları daha yaratıcı olmaya da teşvik ediyor. Bazıları ise yaratıcılıklarını ancak üç kağıtçılığa kullanıyorlar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İşte ABD'li bir tamircinin durumu tam olarak bu. Tamirci önce bir müşterisinin mağazasına zorla girdi. İçeriden sadece müşterisinin bilgisayarının sabit diskini çaldı ve bilgisayara ufak hasarlar verdi. Ertesi gün müşterisi, PC'nin tamiri için onu aradığında bilgisayarı tamir etmekle kalmayacağını, kaybolan tüm verilerini de geri getirebileceğini söyledi. Bilgisayarlardan hiç anlamayan ve tüm ticari bilgilerini kaybeden çaresiz müşterisi, tamircinin saat başına 50 dolarlık fiyat teklifini kabul etti. Tamirci 40 saatlik &quot;çalışması&quot; sonrasında müşterisinin PC'si içerisinde sabit diski ve 2000 dolarlık faturası ile geldi. Fakat sorun bu arada müşterinin bilgisayarı aldığı yeri arayıp, sabit disk olmadan verilerin kurtarılmasının mümkün olmadığını öğrenmesi oldu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Uyanık tamirci şu sıralarda demir parmaklıklar arasında planın hangi aşamasında hata yaptığını düşünmekle meşgul...&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4337</link>
 <pubDate>Fri, 15 May 2009 02:26:00 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>HP ve RIM mobil iş ortaklığı kuruyor</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img200.imageshack.us/img200/2396/20090514015235090513hpr.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
HP ve Research In Motion (RIM) BlackBerry platformu üzerinde mobil iş için bir çözüm portföyü sunmak üzere stratejik bir işbirliği oluşturduklarını duyurdular.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
HP ve RIM giderek artan sayıda küresel mobil çalışanın verimliliklerini artıracak özellikleri tasarlamayı ve sunmayı planlıyorlar. Bu sayede işletmelerin mobiliteye yatırımlarının geri dönüşünü artırmalarına olanak sağlanacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;#8220;İşletmeler hizmet düzeylerini ve verimliliklerini artırmanın, işletme maliyetlerini düşürmenin yeni yollarını arıyorlar, bu hedeflerine mobil işgüçlerini destekleyen altyapılarının yönetim biçimlerini dönüştürerek ulaşabilirler,&amp;#8221; diyen HP Teknoloji Çözümleri Grubu Başkan Yardımcısı Ann Livermore, &amp;#8220;İletişimin ve takım çalışmasının gelişen modelleri RIM ve HP&amp;#8217;nin müşterilere değer katacak hizmet tabanlı mobil çözümler sunmaları için bir fırsat oluşturdu,&amp;#8221; diye belirtiyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;#8220;RIM ve HP, yenilikçi bulutta hizmetlerden yönetilen mobil hizmetlere kadar her alanda mobiliteyi günlük operasyonlarına dahil eden müşterilere çözümler sunmak üzere birlikte çalışıyor,&amp;#8221; diye açıklayan Research In Motion yardımcı CEO&amp;#8217;su Jim Balsillie, &amp;#8220;HP ile işbirliğimiz sayesinde işletmeler BlackBerry akıllı telefon kullanımları için çok çeşitli uygulama ve hizmetlere erişim elde edecekler,&amp;#8221; diyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
BlackBerry akıllı telefonları için HP CloudPrint&lt;br /&gt;
BlackBerry akıllı telefonları için HP CloudPrint kullanıcıların evde, ofiste, yolda, nerede olurlarsa olsunlar, bir BlackBerry akıllı telefon kullanarak e-postalarını, belgelerini, fotoğraflarını ve web sayfalarını bastırmalarını sağlayan web hizmetleri tabanlı bir çözüm sunuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
CloudPrint hizmeti mobil kullanıcıların en yakınlarındaki yazıcıdan kolaylıkla baskı alabilmelerini sağlıyor. Hizmet yazıcı tanıma özelliğine sahip, sürücü gerektirmiyor ve basit bir internet erişimi yeterli oluyor. HP ve RIM CloudPrint hizmetini BlackBerry Internet Service üyelerinin yanı sıra BlackBerry Enterprise Server müşterilerinin de kullanımına sunmayı planlıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
CloudPrint teknolojisi, şirketin merkez araştırma kolu olan HP Labs tarafından geliştirildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
BlackBerry Enterprise Server için HP Operations Manager&lt;br /&gt;
HP sanal ya da fiziksel ortamlar üzerinde geniş BlackBerry çözümü ekosistemini merkezi olarak izlemek ve yönetmek üzere bir yazılım da sunuyor. Bu ekosistem BlackBerry Enterprise Server yazılımını, posta sunucularını, veritabanlarını, Microsoft Active Directory ve Windows Server gibi sunucu işletim sistemlerini de içeriyor. Ayrıca BlackBerry platformunda çalışan kurumsal uygulamaların uçtan uca bir görünümünü elde etmek üzere izleme çözümünün yeteneklerinin artırılması da planlanıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
BlackBerry Enterprise Server için HP Operations Manager müşterilerin olası sorunları görmesi ve bunları düzeltmek üzere çeşitli işlemler gerçekleştirmelerine yardımcı olmak için mobil ekosistemin her parçasındaki olayları birbirine bağıntılı olarak gösteriyor. Bu tek konsol, birden çok konsoldan izlemeyle ilgili maliyetleri azaltıyor ve müşterilere olayların birleştirilmiş bir görünümünü sunuyor. Bu sayede müşterilerin BlackBerry mesajlaşma hizmetleri için performansı yönetmelerini ve en uygun hizmet düzeylerini sunmalarını sağlıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Buna ek olarak HP müşterilerin mobil altyapılarını optimize etmek üzere hizmetler ve ürünler sunuyor:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yönetilen BlackBerry Hizmetleri&lt;br /&gt;
EDS Mobil İşgücü Hizmetlerinin bir parçası olan Yönetilen BlackBerry Hizmetleri, kuruluşların BlackBerry akıllı telefon uygulamalarının yönetimini dış kaynak kullanarak gerçekleştirmelerini, böylece kendi temel işlerine odaklanabilmelerini sağlıyor. Hizmetler ister EDS&amp;#8217;nin veri merkezlerinde ister müşterinin kendi ortamında barındırılsın, geniş kurumlar için mobilite ekosistemini tümleştirmek üzere tasarlandı. Şu anda EDS müşterileri için 500.000&amp;#8217;e yakın BlackBerry akıllı telefonunu yönetiyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
BlackBerry Enterprise Server&amp;#8217;ı çalıştırmak üzere HP ProLiant sunucuları&lt;br /&gt;
HP&amp;#8217;nin kurumsal müşterileri BlackBerry Enterprise Server yazılımını çalıştırmak üzere HP ProLiant sunucularını kullanabiliyorlar. En yeni nesil HP ProLiant G6 sunucuları enerji kullanım verimliliği, sanallaştırma ve hizmetler konusunda en iyi HP yeniliklerini bir araya getirerek büyük ve küçük ölçekli müşterilerin daha azıyla daha çok iş yapmalarına olanak tanıyor. HP önceki nesle göre iki kat performans sunmak üzere sunucu ekonomisini yeniden tanımlıyor, müşterilerin BT&amp;#8217;ye harcadıkları her kuruştan en yüksek değeri elde etmelerini sağlıyor.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4336</link>
 <pubDate>Fri, 15 May 2009 02:23:09 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Rus uzmandan şok iddia</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img200.imageshack.us/img200/6062/20090514061220grip.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Domuz gribi biyolojik savaşın bir parçası.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Domuz gribi ile ilgili ilginç değerlendirmeler ve bilimsel çalışmalar dünyanın farklı bölgelerinde sürdürülürken, virüs binlerce insanı etkisi altına aldı ve bulaştığı insanları da öldürmeye devam ediyor&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Rusya basınına açıklamada bulunan politolog Sergey Markelov önemli iddialarda bulundu. Rus uzmana göre hızla yayılmaya devam eden domuz gribi, biyolojik savaşın bir parçası.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Meksika'da ve Latin Amerika'da bulunan gizli laboratuarlarda virüsün geliştirildiği iddia eden uzman, &quot;Virüsün küresel olarak yayılmasının önünde iki alternatif var. Birincisi tabi yollardan mutasyon. İnsan müdahale etmeden virüs değişebilir. İkinci yöntem ise dış müdahalede bulunarak virüsün mutasyonudur. Bu da gizli laboratuarlarda yapılıyor.&quot; dedi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bir doktor ve politolog olarak konuştuğunu kaydeden Markelov, &quot;Ben domuz gribinin bu şekilde gizli çalışan laboratuarlardan bir sızıntı olarak görüyorum. Gizli laboratuarlarda öldürücü domuz gribi üzerine çalışılıyor. Şimdi bu gizleniyor. Biyolojik silahlar sürekli olarak geliştiriliyor. Kuş gribinin de ilk kez Çin'de ortaya çıkmasını düşünmek gerekiyor.&quot; ifadelerini kullandı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
CIA'in gizli denemelerinin yoğun olduğu Meksika'da gizli laboratuarların olabileceğini kaydeden Rus uzman şu şekilde konuştu: &quot;Ben o bölgede doktor olarak bulundum. Ormanların derinliklerinde yüzlerce laboratuar vardı. Şimdi onların bir kısmı otel olarak kullanılıyor. Böyle bir otelde de kaldım. Bölgede bulunan laboratuarlara baktığınızda dışarıdan odundan bir baraka gibi görünüyor. Ancak içerisi son derece teknolojik donatılmış.&quot;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Vahşi hayvanlar ve diğer zararlılara karşı bu laboratuarların son derece korunaklı olduğunu ifade eden Rus uzman, 4-5 metre yükseklikteki binaların ormana uyumlu olduğunu ve her birinde 40-50 kadar bilim adamının çalıştığını iddia etti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Rus uzman ekonomik krizin etkisini azaltmak için geliştirilen enformasyon savaşının da bir parçası olabileceğine dikkat çekerek, &quot;Şimdi dünya iki konu konuşuyor; ekonomik kriz ve domuz gribi.&quot; tespitinde bulundu.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4335</link>
 <pubDate>Fri, 15 May 2009 02:16:43 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>İnternet çok elektrik harcıyor</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;  	&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img526.imageshack.us/img526/1753/20090514015537090514dat.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
İnternet'in ne kadar elektrik harcadığı tam olarak bilinmiyor ancak, yarattığı karbon salınımı her geçen gün artıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İnternet'in gün geçtikçe artan bir ihtiyaç haline gelmesiyle birlikte kullanımının artması, her gün yeni sunucuların çalıştırılması anlamına geliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Endüstri liderleri ve servis sağlayıcılar, İnternet'i erişilebilir kılan web sunucuları ve ağ donanımının harcadığı enerji nedeniyle meydana getirdikleri karbon salınımının bir an önce azaltılmasının gerektiğini ifade ediyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İnternet'in harcadığı enerji, yalnızca veri merkezleri ve arabağlantı donanımı ile sınırlı değil. İnternet'e erişen bilgisayar, cep telefonu, mobil cihazlar ve ağ bağlantılı kişisel müzik çalarlar gibi diğer ekipmanlar da hesaba katıldığında, harcanan enerjinin tahmin edilenden çok daha yüksek olduğu ortaya çıkıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İnternet şirketleri, milyarlarca web sayfası, video ve diğer dosyaların kullanıcılara sunmak için çok büyük maliyetlerle boğuşuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sun Microsystems'in başkan yardımcısı Subodh Bapat, &quot;Enerjiye duyarlı bir dünyada, İnternet yüzünden karbon salınımını arttıramayız, enerji tüketimini azaltmanın yolunu bulmalıyız&quot; şeklinde konuşuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bapat, web sunucuları ağının işletilmesinin ve veri merkezi masraflarının küresel ekonomik durum nedeniyle her geçen gün daha da arttığını belirtiyor ve ekliyor: &quot;Yeni veri merkezlerine ihtiyacımız var. Her sunucu bir önceki nesilden daha fazla enerji tüketiyor ve daha fazla paraya mal oluyor.&quot;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
1.5 milyardan fazla insanın yaşadığı dünyanda, bilim insanlarının tahminlerine göre karbon salınımı her yıl %10'dan fazla bir oranda artıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu oran içinde, şüphesiz ki en büyük kalemlerden birini çevrimiçi dünya oluşturuyor. Google'ın resmi günlüğünde konuyla ilgili bir açıklama yapan operasyon birimi başkan yardımcısı Urs Hölzle, arama başına salınan karbon miktarını 0.2 gram olduğunu belirtti. Bu rakamın toplamda büyük bir orana tekabul ettiği aşikar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ancak Hölzle, bu büyük enerji tüketiminin bir yandan da -dolaylı olarak da olsa- daha büyük enerji tüketim ihtiyacını azalttığını belirtiyor. Hölzle'ye göre, hızlı ağ teknolojileri sayesinde kazanılanlar sayesinde, gidilecek yol tarifinin yola çıkılmadan önce İnternet'ten almak veya mobil cihazlar ile daha kısa bir rota çizmek gibi otomobiller tarafından salınan daha yüksek karbonun tutulması gözden kaçırılmaması gereken bir nokta. Bununla birlikte, günlük işlemlerde kağıt yerine elektronik posta, elektronik çek gibi ürünlerin kullanılması da yüksek teknolojinin kazanımları arasında bulunuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Peki Hölzle'nin bu çıkarımı doğru olabilir mi? Elbette mümkün. Yüksek teknoloji sistemleri sayesinde yapılan enerji tasarrufu konusu sürekli olarak araştırılıyor. Bu konuda en son yapılan bir araştırma, 40 kadar şirket tarafından oluşturulan ve çeşitli devletlerin destek verdiği Climate Group tarafından yayınlandı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Enerji tüketiminden ziyade karbondioksit salınımına odaklanan araştırma, 2020 yılında İnternet'in karbon salınımının kişisel bilgisayar, mobil telefon gibi ürünler nedeniyle üç katına çıkacağını ve 1.43 milyar tona ulaşabileceğini ifade ediyor. Ancak araştırmanın vardığı bir diğer noktada, akıllı lojistik, enerjiyi akıllı kullanan binalar ve diğer bilişim teknolojileri gelişmelerinin toplam karbon salınımını %15 oranında azaltabileceğini gösteriyor.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4334</link>
 <pubDate>Fri, 15 May 2009 02:12:07 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>ADSL'de büyük indirim!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img525.imageshack.us/img525/313/20090512070719adsl.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt; 	&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Türk Telekom, ADSL tarifelerinde büyük bir indirim yapacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Türk Telekom ADSL tarifelerinde büyük indirimlerin yer aldığı paketini 13 Mayıs Çarşamba günü Türk Telekom Operasyon Başkanı Celalettin Dinçer, Türk Telekom Uluslararası ve Toptan Satış Başkanı Mehmet Toros ve Türk Telekom Pazarlama ve İletişim Başkanı Erem Demircan'ın katılımıyla düzenlenecek basın toplantısında duyuracak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
BT Dünyası.Net'in haberine göre, tarifelerine Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndan onay alan Türk Telekom ADSL fiyatlarını Megabit sınırı olmadan kotalı tarifelerde sabitleyecek gibi duruyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
ADSL'in teknik olarak sunulan hızı pratikte verememesinden yola çıkan Türk Telekom yetkilileri bu sorunu tek ücret prensibi ile aşmayı planlıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Edinilen bilgilere göre, yeni tarifelerde 1 ile 8 Megabit hızlar arasında sunulan ADSL fiyatlarının tek bir çatı altında toplanması ve en küçük kotalı tarifede fiyatın mevcut en alt limit olan 29 TL'de sabitlenmesi bekleniyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
DETAYLAR ÇARŞAMBA GÜNÜ&lt;br /&gt;
Türk Telekom'un tüm ADSL satıcılarına yönelik olarak uygulayacağı yeni tarifeler ile Türkiye'de birbirinden değişik servisler sunarak pazardan pay kapmaya çalışan ADSL satıcıları bu indirim ile pazarlarını daha da büyütme şansına sahip olacaklar.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4333</link>
 <pubDate>Tue, 12 May 2009 22:11:50 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Trafik kazalarını engelleyecek sistem</title>
 <description>&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt; &lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img387.imageshack.us/img387/6334/20090512085720wwwihlass.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt; &lt;/div&gt; 	&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İngiltere'de trafik canavarının kökünü kazıyacak bir sistem geliştirildi. Araçlara yerleştirilen bilgisayar, sürücü gaza bassa da hız yapmasına izin vermiyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İngiltere'de geliştirilen yeni teknoloji sayesinde artık sürücüler isteseler de hız yapamayacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Otomobil içine yerleştirilen gelişmiş bir bilgisayar sistemi, sürücülerin hız yapmasını imkansız kılacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sistem, hız limitini kontrol ediyor ve eğer araç çok hızlı sürülüyorsa otomatik olarak aracı yavaşlatıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sistem uydu aracılığıyla aracın yerini tam olarak saptıyor ve aracın ne kadar hızlı sürülmesi gerektiğini tayin etmek için tüm hız limitlerinin bilgisini içeren veritabanıyla karşılaştırma yapıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Akıllı Hız Adaptasyonu adı verilen sistem, dün İngiltere'de görücüye çıkarıldı. Sistemin bir aracın fiyatını yaklaşık 500 sterlin artırması bekleniyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ancak söz konusu sisteme devletin müdahaleciliğinin kanıtı olduğu gerekçesiyle karşı çıkarlar da var. Bunu savunanlar, uygulamanın sürücülerin özgürlüğünü sınırladığını ve yol güvenliğine yardımdan ziyade engel olabileceğini öne sürüyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sistemin denemeleri, Londra'da otobüslerden, trenlerden, metrodan ve ana yollardan sorumlu olan Londra Ulaşımı tarafından gerçekleştiriliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kurum, uygulamanın bu yaz başlayacağını belirtiyor. Altı aylık deneme sürecinde, sistemin yol güvenliğine ve yoğunluğuna etkisi gözlemlenecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kurum, sistemin Londra'daki kazaları yüzde 10 oranında azaltacağını savunuyor. Halihazırda bilgisayar, Londra ile sınırlı veritabanına sahip, ancak hükümet ülke çapında uygulamaya geçirilmesini planlıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sistem iki türlü çalışıyor. Bunlardan biri 'zorunlu' biri de 'öneri.' Tavsiyede bilgisayar ekranı olması gereken hız limitini gösteriyor ve eğer araç sınırı aşmamışsa gülen yüz, çok hızlı gidiyorsa somurtan yüz görünüyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Zorunlu seçenekte ise, hız sınırına ulaşıldığında bilgisayar aracın hızlanmasına engel oluyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Frenlere herhangi bir zarar vermediği kaydedilen sistem, Technolution adlı bir Hollanda firmasının İngiltere'deki şubesi tarafından üretildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
TÜRKİYE'YE DE LAZIM&lt;br /&gt;
Korkutucu trafik kazaları istatistiklerine bakıldığında böyle bir sistemin Türkiye'ye de gerektiğini düşündürüyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Türkiye'de motorlu araç sayısı 14 milyonu, sürücü sayısı da 20 milyonu aşarken, 1980-2008 yılları arasındaki kazalarda yaralananların sayısı 7 milyon 258 bini buldu ve yılda ortalama 10 bin kişi öldü.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Türkiye'de 1980-2008 yıllarını kapsayan raporlara göre, bu dönemdeki kazalarda 146 bin 641 kişi öldü ve 7 milyon 258 bin 342 kişi de yaralandı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yaralananların 30 gün takibinin yapılmaması nedeniyle sonrasındaki ölümlerin bu kapsamdaki istatistiklere yansımadığı da belirtiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Türkiye'de 2009 yılının ilk 3 ayında da 62 bin 685 trafik kazası meydana geldi. Bu kazalar 555 kişinin ölümüne, 30 bin 75 kişinin yaralanmasına neden oldu. Kazaların başlıca sebebini aşırı hız ve dikkatsizlik oluşturuyor.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4332</link>
 <pubDate>Tue, 12 May 2009 22:10:08 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>AMD'den büyük bir adım!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#FFFFFF&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img387.imageshack.us/img387/17/20090512054328amd.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt; &lt;br /&gt;
AMD'nin yeni adımı geleceğe ışık tutuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
AMD, aldığı yeni ve önemli bir kararla geleceğin teknolojileri için ilk adımı attı. Detaylar burada.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
AMD, hafta içinde yaptığı bir açıklama ile firma içindeki farklı departmanları tek bir çatı altında toplayacağını açıkladı. Bu stratejik kararın sebebinin işlemci ve grafik teknolojilerinin, ilerideki zamanlarda tek bir ürün olarak piyasaya çıkarmak olarak açıklandı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu birleşme ile hem üretim, hem de satış ve pazarlama konusunda işlemci v grafik ünitelerinin farklı yönlere doğru değil, aynı yöne doğru hareket etmesini planlayan AMD, oluşturduğu bu yeni grubun başına daha önce grafik departmanını yöneten Rick Bergman'ı getirdi. Bergman bundan sonra hem işlemci hem de grafik üniteleri konusunda eş zamanlı olarak çalışacak yeni departmanın tek sorumlusu olacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu birleşme, AMD'nin 2006 yılında 5,4 milyar dolara satın aldığı ama bugüne kadar bağımsız bir kuruluş olarak çalışmasına izin verdiği ATI'yi de aktif olarak bünyesine kattığı anlamına geliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Daha önce hem GPU hem de CPU'yu tek bir işlemci olarak 2009 yılında piyasaya süreceğini açıklayan AMD, planlarını 2011'e ertelemişti. ATI'nin AMD bünyesine katılması ile GPU-CPU'nun erkene çekilmesi bekleniyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
 &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bilgi için: Amd -K2&lt;br /&gt;
Telefon: (216) 362 46 24&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4331</link>
 <pubDate>Tue, 12 May 2009 22:09:08 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Sun'dan yeni &quot;Açık Ağ Sistemleri&quot;</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img228.imageshack.us/img228/315/20090512042915sunmicros.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sun Yeni Açık Ağ Sistemlerini Duyurdu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sun Microsystems yeni ağ iletişimi becerilerine, yönetim kolaylığı sağlayan özelliklere ve soğutma yönetimine sahip gelişmiş Blade mimarisini; flash kullanımına hazır yeni sunucularını ve Intel Xeon 5500 İşlemci Serisi ile güçlendirilen Blade ürünlerini tanıttı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sun&amp;#8217;ın yeni ürünleri, bilgiişlem, ağ iletişimi ve depolamayı benzersiz performans ve olağanüstü verimlilikle buluşturuyor.&lt;br /&gt;
www.veteknoloji.com&lt;br /&gt;
Açık bilgiişlem, ağ iletişimi, yazılım ve depolama sistemlerinin birleştirilmesi (yakınsama) konusunda pazara öncülük eden Sun Microsystems, veri merkezleri ve bulut bilgiişlem ekonomisinde yüksek verimliliğe ve ölçeklenebilirliğe sahip, uygulama performansında büyük başarı sağlayan, Açık Ağ Sistemleri stratejisinin bir parçası olan yeni ürün ve teknolojilerini tanıttı. Sun&amp;#8217;ın veri merkezlerini de kapsayan geniş kapsamlı yeni ürün portföyü; gelişmiş yeni bir blade mimarisi, yeni ağ iletişimi teknolojileri ve Intel Xeon işlemci 5500 serisine dayanan yedi yeni sistemi kapsıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sun'ın &quot;The Network is the Computer&quot; (Ağ Bilgisayardır) vizyonunu yol gösterici bir teknoloji ilkesi olarak gören yaklaşımı, Sun teknolojileriyle entegre biçimde; Flash tabanlı kalıcı depolama sağlayan diskleri (SSD) ve Açık depolama platformları ile hız; entegre ağ iletişimi ile kullanım kolaylığı ve gelişmiş termal yönetimi içeren Solaris İşletim Sistemi ile tasarruf avantajı sağlıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sun Microsystems Sistem Grubu Başkan Yardımcısı John Fowler, &quot;Günümüzde BT müşterisi üç şeye önem veriyor: Hız, kullanım kolaylığı ve tasarruf. Sun&amp;#8217;ın Açık Ağ Sistemleri yaklaşımıyla; ürün bileşenlerini benzersiz uygulama performansına, verimliliğe ve ölçeklenme becerisine sahip yeni platformlara dönüştürmek için ağ iletişiminde kaydettiğimiz ilerleme, sistem uzmanlığı, temel IP ve yenilikçi tasarımlarımızı birleştiriyoruz. Entegre edilmiş ağ iletişimi teknolojilerine, gelişmiş termal yönetime, açık yazılıma ve Açık Depolama geliştirmelerine sahip yeni x64 sistemlerimiz, veri merkezlerinin görünümünü büyük ölçüde değiştirecek, verimliliği artıracak ve BT yatırımını en üst düzeye çıkaracak&quot; diye konuştu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sun'ın yeni x64 sistemleri ile sanallaştırma, işletme, Web ve HPC altyapılarına yönelik benzersiz uygulama performansı&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sun'ın yeni sunucuları Solaris, Linux ve Windows gibi birden çok işletim sistemini ve aralarında Sun xVM Ops Center, VMware, Microsoft Hyper-V ve Solaris Containers gibi ürünlerin bulunduğu çeşitli sanallaştırma çözümlerini desteklerken, veri merkezinde maksimum performans, verimlilik ve ölçeklenme kapasitesi sunuyor. Böylece, düşük bir ek yükle, maliyetsiz bir şekilde entegre edilmiş sanallaştırmaya olanak tanıyor. Sun'ın Intel Xeon işlemci 5500 serisi tarafından desteklenen yeni x64 sunucuları ve blade sistemleri şöyle:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;#8226; Sanallaştırma: Sun Fire X4270 sunucu ve Sun Blade X6270 sunucu modülü&lt;br /&gt;
&amp;#8226; İşletme ve Web: Sun Fire X4170 sunucu, Sun Fire X2270, Sun Fire X4275 sunucu ve Sun Ultra 27 iş istasyonu&lt;br /&gt;
&amp;#8226; Yüksek Performanslı Bilgiişlem: Sun Blade X6275 sunucu modülü&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sun, tüm platformlarda SSD sunan tek üretici ve kart üzerinde Flash modüllerine sahip sistem sağlayan ilk ve tek şirket olma özelliğini taşıyor. Bu yeni nesil depolama teknolojileri, I/O darboğazlarının ortadan kaldırılmasına ve uygulama performansının daha da geliştirilmesine yardımcı oluyor. Yazılım, sistem ve depolama düzeyinde SSD entegrasyonuyla kurumlar, geleneksel döner sabit disk sürücülü sunuculara göre 70 kata kadar daha hızlı yanıt süreleri, sekiz kata kadar daha iyi verimlilik ve yüzde 38&amp;#8217;e kadar daha az güç tüketimi elde edebiliyor. Ayrıca, Sun Storage J4000 dizilerindeki bağlantı ve performans geliştirmeleri ve Sun Fire x4540 depolama sunucusundaki işlemci güncelleştirmesiyle Sun'ın Açık Depolama ürünü, GB başına daha düşük maliyete sahip yığın depolama yoğunluğuyla daha da fazla performans sağlıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Entegre Blade Ağ İletişimi ve Yönetimi Çözümü ile Kullanım Kolaylığı Geliyor&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sun, maliyet ve karmaşıklığı ortadan kaldırmaya yardımcı olması için entegre ağ iletişiminden yararlanan, yeni Sun x64 sunucularında ve Sun Blade&amp;#8217;lerine gömülü şekilde düşük bekleme süreli, yüksek performanslı ağ iletişimi sunabilen ilk şirket. Kurumlar, Sun Blade modüler sistemlerine ve sunucularına ilişkin Sun NEM teknolojisini kullanarak maliyet ve karmaşıklığı önemli ölçüde azaltabiliyor ve mevcut ağ yöneltme yapılarına büyük ölçekli blade sunucusu dağıtımlarını basitleştirebiliyor. Sun'ın entegre ağ iletişimi çözümleri şöyle:&lt;br /&gt;
&amp;#8226; Sun Blade 6000 Virtual Network Express Module (NEM) , &lt;br /&gt;
&amp;#8226; Sun Blade 6048 InfiniBand (IB) Quad Data Rate NEM (QNEM&lt;br /&gt;
&amp;#8226; Sun Quad Data Rate IB and Host Channel Adaptors (QDR HCA)&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ayrıca, Sun'ın Entegre Lights Out Manager (ILOM) ürününün sağladığı birleşik sistem yönetimi hizmetiyle kurumlar, Sun blade&amp;#8217;lerini ve sunucularını basit ve kolay bir şekilde yönetebiliyor. Sun'ın ILOM ürünü, Sun xVM Ops Center gibi önde gelen sistem yönetimi platformlarıyla ve diğer üçüncü taraf yönetim ve izleme yapılarıyla da basit ve kolay bir şekilde entegre oluyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Solaris optimizasyonu ile gelişmiş Termal Yönetim Enerji Verimliliğini Artıyor&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Solaris 10 işletim sistemi ve OpenSolaris&amp;#8217;i içeren Solaris platformu, yeni Intel Xeon 5500 işlemci serisi için performans, enerji verimliliği ve güvenlik geliştirmeleri sağlayacak şekilde genişletildi. Intel Xeon 5500 işlemci serisini kullanan Solaris tabanlı sistemler, performans ve ölçeklenme kapasitelerini daha da geliştirmek için yeni Intel Quick Path Interconnect, Intel Turbo Boost ve Intel Hyper-Threading teknolojilerinden otomatik olarak yararlanabiliyor.  35.000W&amp;#8217;ye kadar kapasiteye sahip Sun Blade 6048 modüler sistemine ilişkin yeni Sun Cooling Door ürünü, standart veri merkezi soğutma sistemlerinde altı kata kadar daha etkili raf soğutması sağlıyor ve mevcut bilgiişlem yoğunluğunu, geleneksel sırayla soğutma seçeneklerine göre yüzde 70&amp;#8217;e kadar artırıyor. Sun Cooling Door, mevcut soğutulmuş su altyapılarından veya çevre dostu soğutucu gazdan yararlanabiliyor.&lt;br /&gt;
Engin DAL&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4330</link>
 <pubDate>Tue, 12 May 2009 21:59:05 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Google'a sor, sana yıldızını söylesin</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img387.imageshack.us/img387/7799/20090512095526yildiz.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Güzel bir yaz akşamı uzanmış gökyüzüne bakıyorsunuz ve gözünüze parlak bir yıldız takılıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Belki sadece meraktan belki de partnerinize bilginizi göstermek için bu yıldızın adını bilmek istiyorsunuz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Dünyaca ünlü arama motoru Google bu konuda da imdada yetişti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Artık cep telefonuz ve Google aracılığıyla istediğiniz yıldızın ya da gezegenin adını öğrenebileceksiniz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Google, uzak yıldızları ve galaksileri bir cep telefonuyla çekilen fotoğraftan belirleyebilen bir veritabanını kullanıcıların hizmetine sunmaya hazırlanıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Star Droid adlı Google Earth teknolojisi yene cep telefonların çoğunda bulunan GPS harita sistemini kullanarak, cep telefonun sahibinin bulunduğu yeri belirleyecek ve bunu mevcut uzay haritalarıyla karşılaştıracak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Daha sonra cep telefonun fotoğraf makinesinin vizoründen görülebilen yıldızların ve gezegenlerin isimlerini otomatik olarak etiketleyecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cambridge Üniversitesi astronomi enstitüsünden Carolin Crawford, &quot;Bu, insanların neye baktıklarını öğrenmesi açısından yararlı bir buluş gibi görünüyor. Ancak geceleri gökyüzü epey kalabalıktır. Venüs parıldarken, çok sayıda yıldız belli belirsiz görünür ve bir ceptelefonu kamerasının saptaması zor olabilir&quot; diyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu hafta başlatılması beklenen uygulama, söz konusu yıldız ya  da gezegenin Dünya'ya uzaklığını ve takımyıldızı içindeki konumunu da belirleyecek.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4329</link>
 <pubDate>Tue, 12 May 2009 21:56:16 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Nokia 5900 XM bu mu?</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;   	&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img219.imageshack.us/img219/8466/20090510090211nokia.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Nokia 5900 XpressMusic: Resimler internette.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
5800 XpressMusic'in varisi olduğu iddia edilen telefonun ilk görüntüleri burada.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Popüler dokunmatik telefonun halefi mi? İnternette Nokia 5900 XpressMusic olduğu iddia edilen bir telefonun resimleri ortaya çıktı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Symbianfreak.com sitesinin verdiği bilgilere göre bu cihaz, Nokia'nın dokunmatik bombası 5800 XM'nin halefi olacak. İddialara göre donanım listesi içinde Carl Zeiss mercekli 5 Megapiksel kamera var. Kameranın aynı N97 de olduğu gibi katlanabilir ayaklığı da var. İşletim sistemi olarak güncel 5. sürümü ile Series 60 bildiriliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Fakat dedikoduyu çıkaranlar gösterilen telefonun Nokia çıkışlı mı olduğu yoksa Asya kökenli bir taklit mi olduğu konusunda emin değiller.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4328</link>
 <pubDate>Mon, 11 May 2009 07:39:36 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>PSP-telefonun sinyalleri!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img219.imageshack.us/img219/4450/20090510114256pspcep.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Yoksa PSP-telefon gerçek mi oluyor?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Uzun zamandır üzerinde konuşulan PlayStation telefonu gerçek mi oluyor? İşte sürprüz gelişme.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sony Ericsson yönetim kurulu başkanı Hideki Komiyama, şirketin kârlılığını arttırmak için bütün projeleri değerlendirdiklerini ve PSP telefonun da Xperia gibi gündemlerinde olan bir proje olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Xperia serisini Sony Ericsson için oldukça olumlu gelişen bir proje olduğunu belirten Komiyama ileride Android ve Symbian işletim sistemine sahip Xperia'ları da yakında piyasaya süreceklerini söyledi. Yeni Xperia'larla ilgili detayları burada bulabilirsiniz...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bilgi için: Sony Ericsson&lt;br /&gt;
Telefon: (212) 473 77 77&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4327</link>
 <pubDate>Mon, 11 May 2009 07:37:44 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>e-kitap gençlerden çok genç kalanlara</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt; 	&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img230.imageshack.us/img230/6994/20090510122730ekitap.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Elektronik kitap okuyanların yüzde 70'ten fazlasını 40 yaş üstü kullanıcılardan oluşuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Amazon'un elektronik kitabı Kindle kullanıcıları arasında yaptığı araştırmada okurların yüzde 70'i 40 yaş üstü insanlardan oluşuyor. Bu oran teknolojiyi yalnızca gençler sever ezberini bozuyor. Teknolojinin sadece gençlere yönelik tasarlandığı gerçeğini ortaya çıkarıyor. Yani 40 yaş üstü insanların ihtiyaçlarına yönelik tasarımların da ilgi görebileceğini gösteriyor.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4326</link>
 <pubDate>Mon, 11 May 2009 07:36:20 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Bu işlemci çok farklı!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img26.imageshack.us/img26/8905/20090510081523intel.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Intel: Grafik işlemcili CPU'ya Hybrid desteği.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Notebook'lara hem GPU hem de CPU takviyesi: Intel'in Arrendale işlemcisi ortaya çıkıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Intel'in çıkacak olan Arrendale-CPU'ları tümleşik bir grafik çekirdeği ile beraber gelecek. İdeal olarak bu işlemciler Hybrid teknolojisini de destekliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Arrendale-işlemci notebook'larda kullanılacak ve modern 32-nm tekniğine göre üretilecek. Buna ek olarak CPU'nun içine yerleştirilmiş 45-nm.lik bir grafik ünitesi söz konusu oluyor. Bu grafik birimi Hybrid fonksiyonlarını destekliyor. Böylece Windows Aero masaüstü gibi grafiksel görevler tümleşik grafik çekirdeğinden devralınıyor. 3B oyunlar veya daha yoğun uygulamalar ise harici ekran kartları tarafından işleniyor. Uygun bir sürücü akıllı bir şekilde iki mod arasında geçişi sağlayacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Arrendale işlemcisi Westmere çekirdeğini baz alıyor, çift çekirdekli ve 2009'un dördüncü çeyreğinde piyasaya sürülecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bilgi için: Intel&lt;br /&gt;
Telefon: (212) 349 15 00&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4325</link>
 <pubDate>Mon, 11 May 2009 07:34:53 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Facebook'nuzu Google Maps'ta paylaşın</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt; &lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img26.imageshack.us/img26/4439/20090510060917320285049.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Bir Facebook uygulamasıyla arkadaşlarınızı Google Maps'ta bulabilirsiniz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Map Motive facebook'taki arkadaşlarınızın coğrafi konumlarını Google Map üzerinde gösteren ve kendi konumunuzu paylaşmanızı sağlayan bir Facebook Uygulaması olmasıyla beraber farklı web siteleri ait api'lerin bir arada kullanımına dair güzel bir örnek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
 Linkleri görebilmek için &lt;a href=&quot;uyeler.php?m=kayitol&quot;&gt;Üye&lt;/a&gt; olmalısınız. Buradan[/url]&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;img src=&quot;http://img26.imageshack.us/img26/6204/app3469130687481487.gif&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4324</link>
 <pubDate>Mon, 11 May 2009 07:33:49 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Tek şarjla 23 gün bekleme süresi</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img517.imageshack.us/img517/5083/20090507084351nokiae52a.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Cep telefonu üreticisi Nokia, tek bir şarjla 23 gün bekleme süresi sunan yeni modeli E52'nin duyurusunu yaptı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İki farklı renk seçeneğine sahip olan yeni telefon 8 saat konuşma süresine sahip. Firmanın iş adamlarına yönelik serisine ait bir model olan üründe 2.4 inç'lik LCD ekran, A-GPS özelliğine sahip navigasyon sistemi, HSDPA desteği ve 3.2 Megapiksel kamera gibi özellikler bulunuyor. Ürün aynı zamanda Exchange ve Lotus Notes gibi özellikle kurumlarda kullanılan sistemlerle uyumlu olarak çalışabiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ülkemizdeki fiyatı henüz belli olmayan telefonun Avrupa fiyatı 245 Euro olarak açıklandı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4323</link>
 <pubDate>Thu, 07 May 2009 22:06:47 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>MSN'de eş aldatmaya boşama!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img514.imageshack.us/img514/8158/20090507060211msn.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
 Mahkeme msn'de eşini aldatan kadını boşadı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Manisa'da gazete sahibi İ.A'nın eşine açtığı boşanma davasında, karısı S.A'yı kusurlu bulan mahkeme, kadını 1000 TL tazminata mahkum ederek çifti boşadı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Duruşma sonunda İ.A, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. 21 yıllık evliliklerinden 2 çocukları bulunduğunu dile getiren İsmail A, &quot;Bir gün eve erken gelip bilgisayarı açtım. Messenger programının görüşmeleri kaydettiğini o güne kadar bilmiyordum. Eşim arkadaşıyla beni aldattığını ima eden konuşmalar yapmış. Oğlum S.C.A. da ben yurt dışındayken, eşimin çeşitli arkadaşlık sitelerine girdiğini ve başka erkeklerle konuştuğuna tanık olmuş&quot; dedi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Manisa'da yerel gazete sahibi İ.A, aldatıldığını öne sürerek boşanma davası açmış, eşinin yaptığını öne sürdüğü bilgisayardaki &quot;chat&quot; görüşmesi kayıtlarını da mahkemeye sunmuştu. Eşi S.A. da eşinin uzun süre yurt dışında bulunduğunu öne sürerek kendisinin aldatıldığını iddia etmişti.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4322</link>
 <pubDate>Thu, 07 May 2009 22:05:07 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Toshiba'dan yeni HD kamera</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img213.imageshack.us/img213/8227/20090507095713toshiba.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Toshiba HD Kayıt Özellikli Kamera Portföyünü Yeni ve Şık Camileo H20 ile Genişletiyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Toshiba serisine yeni katılan Camileo H20, yüksek kalitede video özelliğini kolay kullanım ile&lt;br /&gt;
çekici ve şık bir  tasarımla sunuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Toshiba üst segment HD kayıt özellikli kamera serisine yeni bir ürün kattığını duyurdu. Camileo H20, her türlü kullanıcıya uygun çok amaçlı bir HD kamera yaratmak için 1080p yüksek çözünürlük (HD) işlevi ile üstün güç tasarruf teknolojisini birleştirdi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yalnızca 340 gr. ağırlığındaki hafif ve küçük Camileo H20 kolayca avuç içinize sığıyor ve ergonomik tasarımı ile en uygun şekilde konumlandırılan düğmeler rahat kullanım sağlıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kaydedilen görüntüler, (16:9 formatındaki) 3&amp;#8221; TFT döndürülebilen ekranda veya dilenirse entegre HDMI çıkışı sayesinde HD TV&amp;#8217;ye bağlanarak izlenebiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Toshiba Avrupa PC Aksesuarları, Çevre Birim Donatıları ve Servis Departmanı Genel Müdürü Marco Perino yaptığı açıklamada, &amp;#8220;Her geçen gün daha fazla tüketici kendi yüksek çözünürlüklü içeriklerini yaratıyor ve fiyatlar da tüketiciye daha fazla yaklaşıyor. Yeni Camileo H20, HD (1440 x 1080p) çözünürlüğü uygun fiyatla sunarak bu kategoriye mükemmel olarak uyum gösteriyor. &amp;#8220;dedi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kompakt ve şık tasarımı ile Camileo H20, açık hava yürüyüşleri veya arkadaşlarla dışarıda geçirilen bir gece gibi tüm etkinlikler için ideal bir video cihazı. 5x optik zoom ve 4x dijital zoom kombinasyonu (2 x 1080p) uzak görüntülerin bile son derece net kaydedilmesini sağlarken, güç tasarruflu CMOS sensör teknolojisi şarjlar arasında dört saate kadar video kayıt süresi olanağı veriyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ayrıca, 3200 x 2400 pixel&amp;#8217;e kadar dijital durağan görüntü (fotoğraf) çekebilme özelliğine sahip Camileo H20&amp;#8217;de bir entegre flaş ve kırmızı-göz giderme fonksiyonu bulunuyor. 32 GB'a kadar SD/SDHC hafıza kartlarını destekleyen ürün kart okuyucu, slayt gösterimi, bilgi depolama, sahne desteği, YouTube'a yükleme özelliklerinede sahip.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Zengin aksesuar içeriği ile bir kameradan beklediğiniz tüm yan ürünler kutusundan çıkıyor. Camileo H20 paketin  bir HDMI kablosu (1.2m), AV kablosu (1.2m), USB-kablosu (0.9m), NP60 Li-ion şarj edilebilir pil, güç adaptörü, kılıf (çanta), temizleme bezi, bilek askısı, Arcsoft gibi yardımcı yazılımları içeren CD, hızlı başlangıç kılavuzu ve kullanıcı el kitabı sunuluyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Fiyatı: 699 TL KDV DAHİL&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
www.toshibatr.com&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4321</link>
 <pubDate>Thu, 07 May 2009 22:02:10 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Dünyanın en küçük kablosuz faresi</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img528.imageshack.us/img528/5995/20090507084310farekucuk.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Tokyo merkezli bir firma tarafından üretilen Lingo isimli fare, dünyanın en küçük kablosuz faresi ünvanına aday.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kablosuz fareler genelde belli bir ebadın üzerinde olsalar da Lingo gerçekten çok küçük. Sadece bir pil boyutunda olan fare 23 gram ağırlığında. 27.5x60x19 mm ebatlarındaki yeni ürün 800 dpi çözünürlüğe sahip. 2.4 GHz frekansını kullanan kablosuz farenin alıcısı da kendisi gibi çok küçük.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bir adet standart kalem (AA) pille çalışan ürünün önümüzdeki ay Japonya'da satışa sunulması bekleniyor. Bu minik farenin satış fiyatı ise 50 dolar olarak belirlendi.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4320</link>
 <pubDate>Thu, 07 May 2009 22:00:42 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Maksimum Crysis!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt; 	&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img122.imageshack.us/img122/556/20090507061814oyun.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Crysis Maksimum Edition: Tam gaz Crysis.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Fanatik Crysis hayranlarına FPS dopingi: İşte Electronic Arts'tan çok sevineceğiniz bir haber.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yayımlayıcı Electronic Arts bu hafta içerisinde Crysis Maximum Edition'u sunacak. Paket, Crysis, Crysis Warhead ve Crysis Wars'dan oluşuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Üçlü oyun paketi 5 Mayıs 2009'da piyasaya sürülecek. Oyunların üçü de en güncel sürümleriyle sunuluyor ve birbirlerinden bağımsız olarak oynanabiliyorlar. Crysis Maximum, Amazon alışveriş sitesinde 39 Dolara satışa sunulacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Orijinaliyle yakından ilgilenen oyuncular Crysis serisinin Türkiye resmi dağıtıcısı Aral Games'ten Crysis Collector's Edition'ı KDV dahil 59,98 TL'ye alabilir. Koleksiyonculara hitap eden bu sürüm özel bir çelik kutu ile sunuluyor, yapım aşaması videoları, geliştiricilerle röportajlar, çoklu oyuncu modu için özel bir araç ve oyunun müziklerini barındırıyor.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4319</link>
 <pubDate>Thu, 07 May 2009 21:56:38 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>BlackBerry'nin güvenliği tescillendi</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img162.imageshack.us/img162/9132/20090505121521sqlserver.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt; &lt;br /&gt;
BlackBerry Kurumsal Sunucusu, tüm dünyada 26 ülke tarafından kabul edilen Ortak Kriterler Sertifikasyonu&amp;#8217;nun EAL4+ Güvenlik Seviyesi belgesini almayı başaran ilk mobil platform oldu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
BlackBerry akıllı telefonları üreticisi Research In Motion (RIM), BlackBerry Enterprise Server 5.0 (BlackBerry Kurumsal Sunucusu) ile tüm dünyada 26 ülke tarafından kabul edilen Ortak Kriterler Sertifikasyonu&amp;#8217;nun EAL4+ Güvenlik Seviyesi belgesini almayı başaran ilk mobil platform oldu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bağımsız bir kuruluş tarafından kapsamlı ve ayrıntılı bir şekilde incelenen BlackBerry Enterprise Server, Ortak Kriterler kapsamında EAL4+ güvenlik kriterleri baz alınarak; tasarım, yazılım geliştirme metodolojisi ve güvenlik mekanizmaları konularında değerlendirildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
BlackBerry Güvenlik Grubu Başkan Yardımcısı Scott Totzke, güvenli ve mobil çözümlerde pazar lideri olarak RIM&amp;#8217;in sahip olduğu BlackBerry güvenlik mimarisiyle, bağımsız üçüncü kuruluşlar tarafından onaylanmaya ve sertifikasyon almaya kendini adadığını belirterek; &amp;#8220;BlackBerry Enterprise Server&amp;#8217;ın bu zorlu sertifikasyonu alan ilk mobil platform olmasından dolayı büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu başarı, RIM&amp;#8217;in güvenliğe büyük önem veren şirketlerin ve devlet kurumlarının güvenlik ihtiyaçlarını karşılamaya olan bağlılığının bir göstergesidir&amp;#8221; şeklinde konuştu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Teknoloji analisti ve J.Gold Başkanı Jack Gold da, mobil cihazların ilk kullanılmaya başlaması ve kullanım oranının artmasıyla beraber güvenlik konusunun şirketler tarafından değerlendirilen en önemli konulardan biri olduğunu ifade etti. Gold ayrıca; &amp;#8220;Finans, sigorta, yatırım, perakende, hukuk, sağlık ve kamu gibi alanlarda çalışan ve denetlenen şirketler, verilerinin güvenliğinden veya zorunlu uyumluluk gerekliliklerini yerine getirmekten ödün veremez. Uluslararası alanda onay görmüş güvenlik sertifikasyonlarını almaya hak kazanmış mobil platformları seçmek, şirketlerin güvenlik ihtiyaçlarının en üst seviyede karşılanması için bir gereklilik oluşturuyor ve şirketlerin de bu çözümleri kullanarak kendilerini güvende hissetmelerini sağlıyor&amp;#8221; dedi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
BlackBerry Enterprise Server, halen dünya çapında güvenliğe büyük önem veren binlerce kurum ve devlet tarafından kullanılıyor. BlackBerry Enterprise Server 2008 yılı sonunda da, dünyaca ünlü enstitülerden biri olan Fraunhofer Enstitüsü&amp;#8217;nün kapsamlı güvenlik değerlendirmelerini başarıyla geçerek SIT güvenlik sertifikasıyla ödüllendirilmişti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
BlackBerry Device Software 5.0&amp;#8217;ın (BlackBerry Cihaz Yazılımı 5.0) güvenlik testleri ise devam ediyor. Bu yazılımın da pazara sunulmasıyla eşzamanlı olarak EAL4+ sertifikasyonuyla ödüllendirilmesi bekleniyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ortak Kriterler, Bilgi Teknolojileri ürünlerinin belirli güvenlik kriterlerine uygunluklarını onaylayan uluslararası standartlardan oluşuyor. Bu kapsamda EAL 4+ güvenlik kriteri değerlendirmesinde güvenlik seviyesi Ortak Kriterler Tanıma Sözleşmesi (CCRA) kapsamında aşağıdaki ülkeleri de kapsayan 26 ülke tarafından kabul ediliyor:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Avustralya, Avusturya, Kanada, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, Macaristan, Hindistan, İsrail, İtalya, Japonya, Kore Cumhuriyeti, Malezya, Yeni Zelanda, Hollanda, Norveç, Pakistan, Singapur, İspanya, İsveç, Türkiye, İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4318</link>
 <pubDate>Wed, 06 May 2009 00:28:09 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>BlackBerry'nin güvenliği tescillendi</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img21.imageshack.us/img21/205/20090505060006090505bla.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
BlackBerry Kurumsal Sunucusu, tüm dünyada 26 ülke tarafından kabul edilen Ortak Kriterler Sertifikasyonu&amp;#8217;nun EAL4+ Güvenlik Seviyesi belgesini almayı başaran ilk mobil platform oldu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
BlackBerry akıllı telefonları üreticisi Research In Motion (RIM), BlackBerry Enterprise Server 5.0 (BlackBerry Kurumsal Sunucusu) ile tüm dünyada 26 ülke tarafından kabul edilen Ortak Kriterler Sertifikasyonu&amp;#8217;nun EAL4+ Güvenlik Seviyesi belgesini almayı başaran ilk mobil platform oldu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bağımsız bir kuruluş tarafından kapsamlı ve ayrıntılı bir şekilde incelenen BlackBerry Enterprise Server, Ortak Kriterler kapsamında EAL4+ güvenlik kriterleri baz alınarak; tasarım, yazılım geliştirme metodolojisi ve güvenlik mekanizmaları konularında değerlendirildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
BlackBerry Güvenlik Grubu Başkan Yardımcısı Scott Totzke, güvenli ve mobil çözümlerde pazar lideri olarak RIM&amp;#8217;in sahip olduğu BlackBerry güvenlik mimarisiyle, bağımsız üçüncü kuruluşlar tarafından onaylanmaya ve sertifikasyon almaya kendini adadığını belirterek; &amp;#8220;BlackBerry Enterprise Server&amp;#8217;ın bu zorlu sertifikasyonu alan ilk mobil platform olmasından dolayı büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu başarı, RIM&amp;#8217;in güvenliğe büyük önem veren şirketlerin ve devlet kurumlarının güvenlik ihtiyaçlarını karşılamaya olan bağlılığının bir göstergesidir&amp;#8221; şeklinde konuştu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Teknoloji analisti ve J.Gold Başkanı Jack Gold da, mobil cihazların ilk kullanılmaya başlaması ve kullanım oranının artmasıyla beraber güvenlik konusunun şirketler tarafından değerlendirilen en önemli konulardan biri olduğunu ifade etti. Gold ayrıca; &amp;#8220;Finans, sigorta, yatırım, perakende, hukuk, sağlık ve kamu gibi alanlarda çalışan ve denetlenen şirketler, verilerinin güvenliğinden veya zorunlu uyumluluk gerekliliklerini yerine getirmekten ödün veremez. Uluslararası alanda onay görmüş güvenlik sertifikasyonlarını almaya hak kazanmış mobil platformları seçmek, şirketlerin güvenlik ihtiyaçlarının en üst seviyede karşılanması için bir gereklilik oluşturuyor ve şirketlerin de bu çözümleri kullanarak kendilerini güvende hissetmelerini sağlıyor&amp;#8221; dedi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
BlackBerry Enterprise Server, halen dünya çapında güvenliğe büyük önem veren binlerce kurum ve devlet tarafından kullanılıyor. BlackBerry Enterprise Server 2008 yılı sonunda da, dünyaca ünlü enstitülerden biri olan Fraunhofer Enstitüsü&amp;#8217;nün kapsamlı güvenlik değerlendirmelerini başarıyla geçerek SIT güvenlik sertifikasıyla ödüllendirilmişti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
BlackBerry Device Software 5.0&amp;#8217;ın (BlackBerry Cihaz Yazılımı 5.0) güvenlik testleri ise devam ediyor. Bu yazılımın da pazara sunulmasıyla eşzamanlı olarak EAL4+ sertifikasyonuyla ödüllendirilmesi bekleniyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ortak Kriterler, Bilgi Teknolojileri ürünlerinin belirli güvenlik kriterlerine uygunluklarını onaylayan uluslararası standartlardan oluşuyor. Bu kapsamda EAL 4+ güvenlik kriteri değerlendirmesinde güvenlik seviyesi Ortak Kriterler Tanıma Sözleşmesi (CCRA) kapsamında aşağıdaki ülkeleri de kapsayan 26 ülke tarafından kabul ediliyor:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Avustralya, Avusturya, Kanada, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, Macaristan, Hindistan, İsrail, İtalya, Japonya, Kore Cumhuriyeti, Malezya, Yeni Zelanda, Hollanda, Norveç, Pakistan, Singapur, İspanya, İsveç, Türkiye, İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4317</link>
 <pubDate>Wed, 06 May 2009 00:26:28 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Elektrikli arabaya dönüştürme!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img162.imageshack.us/img162/3268/20090505011413wlwk.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Bir grup Finli amatör, standart petrolle çalışan binek arabaları 0 emisyonlu elektrikli araçlara dönüştürüyor. Amaçları ise para kazanmak değil, çevre dostu ulaşım araçları üretmek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Finlandiya nın güney bölgesi Hausjbir tesiste çalışmalarını sürdüren 'Şimdi E-Araba' adlı internet grubu, bu ayın sonlarına doğru ilk elektrikli binek araçlarını trafiğe çıkarmayı planlıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Grubun bir sonraki hedefi, 500 normal Toyota Corolla'yı, elektrik gücüyle çalışan araçlara dönüştürmek. Daha önce projelerini kamuoyuna duyuran grup, otomobil endüstrisinin ilgisizliğinden dolayı projelerini kendileri hayata geçirme kararı almış. Grubun liderleri, standart elektrikli ve 150 kilometre kadranlı bir Toyota Corolla prototipinin saatte 130 kilometre hıza erişebileceğini söylüyor. Finli oto meraklıları, yeni bir konfigürasyonla kadranın saatte 300 kilometreye çıkartılabileceğini iddia ediyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
E-Araba grubu, www.sahkoautot.fi adlı web sayfalarında yaptıkları açıklamalarında, otomobil endüstrisinin toplu üretime geçerek elektrikli araçları otomobil pazarına uygun fiyatlarla sunabileceklerine de dikkat çekiyor. Ancak dev otomobil sektöründeki hiçbir büyük firma henüz bu projeye pek sıcak bakmadı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Finlandiya Çevre Bakanı Paula Lehtomprojenin desteklendiğini ve 2020 yıllarında petrol istasyonlarındaki pompalarının yerini, batarya şarz aletlerinin alacağına inandığını belirtti.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4316</link>
 <pubDate>Wed, 06 May 2009 00:24:49 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Sınıflara ışınlama dönemi!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt; 	&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img7.imageshack.us/img7/50/20090505024414mansetic1.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Öğretmenleri sınıflara ışınlama dönemi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Eğitmen açığı bulunan okullara sanal öğretmen çözümü geliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
e-Devlet Araştırma ve Uygulama Merkezi&amp;#8217;nin (EDMER) Intel ve Cisco ile birlikte yürüttüğü proje, Sanal Sınıf ve 1:1 e-Öğrenme uygulamalarını birleştirdi Ankara&amp;#8217;nın merkezi ile Beynam köyünden 11-12 yaşlarındaki 80 ilköğretim öğrencisi, Türkiye&amp;#8217;nin ilk sanal sınıfında birlikte eğitim alarak Bilim ve Teknoloji dersindeki &amp;#8220;Dünya, Güneş ve Ay&amp;#8221; konusunu beraber öğrendi. Birbirinden 45 kilometre uzaklıkta bulunan iki okulun 1:1 e-Öğrenme sistemiyle donatılmış sınıfları, geniş bant ve kablosuz internet üzerinden IP telefonlar, ClassMate PC&amp;#8217;ler (CMPC), akıllı tahtalar ile online ve geleneksel eğitim içeriği sunuluyor.  e-Öğrenme projesi, Türkiye&amp;#8217;nin 21&amp;#8217;inci yüzyıldaki eğitim ortamının neye benzeyeceğini tanımlamayı amaçlıyor ve kamu ile özel sektör ve yüksek öğretim kurumları arasındaki işbirliğine işaret ediyor. Milli Eğitim Bakanlığı&amp;#8217;nın sponsorluğunda ODTÜ-EDMER&amp;#8217;in yönetimindeki proje, Cisco ve Intel&amp;#8217;in yanı sıra Sebit, Oracle, Smarttech ve Polycom&amp;#8217;un desteğiyle hayata geçirildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
TÜRKİYE'DE EĞİTİM ANLAYIŞINI DEĞİŞTERECEK&lt;br /&gt;
&amp;#8226; E-Öğrenme projesi 21&amp;#8217;inci yüzyılın eğitim ortamının, teknolojinin okul müfredatına sorunsuz bir şekilde dahil edilmesini, kent ve kırsalda kaliteli eğitime erişimde eşit fırsat sunulmasını ve sınıf dahilinde ve ötesinde öğrenciler ve öğretmenler arasında işbirliğinin artırılmasını nasıl sağlayacağını göstermeyi amaçlıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;#8226; 21&amp;#8217;inci yüzyılın eğitim ortamı öğrenciye odaklı ve gruplar arasında işbirliğine, 1:1 e-Öğrenmeye, en iyi uygulamaların paylaşımına, yerel içerik oluşturulmasına ve interaktif yöntemlerin yaratılmasına öncelik veriyor; tüm bunlar, sadece eğitim değil, küresel bilgi ekonomisindeki iş ortamı için de önemli nitelikler.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;#8226; Proje ayrıca geniş bant internet bağlantısının bilgiye erişimi ve uzak mesafelerdeki kırsal alanlar arasında bilgi paylaşımını nasıl kolaylaştırdığını gösteriyor. İletişim ağları ve ileri BİT uygulamaları, öğrenciler ve öğretmenlerin işbirliği platformları haline geliyor, video ve mobil cihazlarla sanal dersler gerçekleşiyor ve müfredat geliştiriliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;#8226; 1:1 e-öğrenme modeli, Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü&amp;#8217;nün aktif desteği ile her zaman ve her yerde eğitim ortamı yaratılması amacıyla geliştirildi. Ders sırasında bilgisayar kullanımı, öğretmenlerin teknolojiyi derse en etkin şekilde nasıl entegre edecekleri üzerine eğitilmeleri ve mevcut müfredata ek olarak geliştirilen online eğitim içeriği, öğrencilerin günümüz bilgi ekonomisinde başarılı olmalarını sağlayacak yetenekleri geliştirmelerini sağlamada eğitmen ve öğretmenlere destek olan en önemli unsurlar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;#8226; Projenin ön analizi, öğrenci ve öğretmenlerin motivasyonu ve verimliliğinde artışı, içerik bazlı konuların işlendiğini, daha etkili zaman yönetimi ve artan öğrenci performansı olduğunu gösterdi. Analiz çerçevesinde, ankete katılan ebeveynlerin yüzde 90&amp;#8217;ı, çocuklarının iletişim yeteneklerinde, öğrenme ve birlikte çalışma heveslerinde ve bilgisayar kullanmalarında belirgin bir gelişme gördükleri için projeden memnun olduklarını belirtti.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4315</link>
 <pubDate>Wed, 06 May 2009 00:23:30 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Brocade ve IBM işbirliği...</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img129.imageshack.us/img129/4277/20090505113258brocade.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Brocade ve IBM kurumsal IP Ağ çözümleri üzerinde isbirliklerini genişletiyorlar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Global anlaşmanın sayesinde, Brocade IP Tabanlı Ağ çözümler portföyü için dağıtım kanallarını çeşitlendiriyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Brocade® (Nasdaq: BRCD) dün Brocade'in kurumsal IP tabanlı ürün ailesinin IBM'in tüm satış ekipleri ve yetkili iş ortakları tarafından, kendi markası adı altında satacağını duyurdu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu yeni orijinal ekipman üreticisi (OEM) anlaşması, Brocade ve IBM arasında veri depolama ağı (SAN) pazarında varolan beraberliklerini tamamlıyor ve genişletiyor. Bu OEM anlaşması kapsamında, IBM aşağıdaki Brocade'in IP ağ ürün serisini satmayı planlıyor ve portfoyu de  ilerde genisletmeyi hedefliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
IBM her ürün grubu için birden fazla model sunacaktır:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;#8226; Brocade NetIron MLX Serisi IBM m-series Ethernet Yönlendiricileri adı altında satışa sunulacak;&lt;br /&gt;
&amp;#8226; Brocade NetIron CES 2000 Serisi IBM c-series Ethernet Anahtarları adı altında satışa sunulacak;&lt;br /&gt;
&amp;#8226; Brocade FastIron SuperX Ailesi  IBM s-series Ethernet Anahtarları adı altında satışa sunulacak;&lt;br /&gt;
&amp;#8226; Brocade FastIron GS Serisi IBM g-series Ethernet Anahtarları adı altında satışa sunulacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu anlaşmayı desteklemek amacıyla, Brocade satışlar, pazarlama, eğitim, sertifikalanma, teknik destek ve hizmetler gibi birçok önemli alanlarda, özel programlar geliştirmek için IBM ile birlikte çalışmaktadir..&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
IBM&amp;#8217;in System Storage Başkan Yardımcısı, Barry Rudolph, bu konuda şunları söylüyor: &amp;#8220;Bu yeni anlaşma, müşterilerimizin BT altyapıların ve faaliyetlerin birleşimini yönetmelerine yardımcı olan dinamik altyapısı projemizin ayrılmaz bir parçası olarak gördüğümüz ağı desteklemektedir. IBM müşterilerine her zaman en iyi ağ seçenekleri ve opsiyonları sağlamaya özen göstermiştir ve bu nedenle Brocade ile olan iş ortaklığımızı genişlettiğimiz için çok memnunuz&amp;#8221;.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Brocade'in CEO'su Mike Klayko, IBM ile yeni anlaşmayı şöyle yorumluyor : &quot;IBM ile yaptığımız bu anlaşma, Brocade'in OEM ortaklarına ne kadar bağlı olduğunu yeniden gösteriyor. Bu strateji müşterilerimizin BT yatırımlarını tescil edilmemiş ve pratik bir şekilde koruyarak, son nesil çözümlerin garantisini verdiğine inaniyoruz. IBM'in seçtiği Brocade'in yüksek performanslı ve yüksek hacimli ağ ürün ailesi, müşterilerinin BT altyapıları için çok rekabetçi bir seçenek sağlamaktadır. IBM'in global satış kanalları aracılığıyla bu çözümleri piyasaya sunmayı dört gözle beklemekteyiz.&quot;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
IBM şu anda Brocade'in ürettiği çok-protokollü Brocade DCX Backbone ile birlikte Fiber Kanal yönlendiriciler, bağımsız ve entegre edilmiş anahtarlar, Ana Veriyolu (Host Bus) Adaptörleri, bağlı yazılımlar içeren kapsamlı veri depolama ağ ürünleri ve teknolojileri portföyü kendi markası adı altında satmaktadır. Bugün imzalanan anlaşma, Brocade'in kurumsal IP ağ portföyünün satış kanallarını güçlendirip, daha da zenginleştiriyor. Müşteriler artık Brocade'in Ağ ürünlerini ve hizmetlerini OEM ortaklarından, genel satıcılardan ve Brocade'den direkt bir şekilde alabilecekler.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yankee Group Global Kurumsal Araştırma Başkan Yardımcısı Zeus Kerravala, &amp;#8221;Bu OEM anlaşması, hem IBM&amp;#8217;in hem de Brocade&amp;#8217;in güçlerini sergilemektedir. Brocade için, itibarlı bir BT çözüm sağlayıcısı aracılığıyla kurumsal IP ağ portföyü için yeni ve önemli bir dağıtım yolunun sağlanması anlamına geliyor. Brocade Foundry Networks&amp;#8217;ü satın alırken tespit ettiği kurumsal ağ sistemlerinin büyüme stratejisini doğrulayan en somut adimlardan biridir&amp;#8221; diyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu ürünlerinin IBM tarafindan Mayıs 2009&amp;#8217;dan itibaren piyasaya sunulması bekleniyor.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4314</link>
 <pubDate>Wed, 06 May 2009 00:21:47 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Türk'ler 1. sırada!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img17.imageshack.us/img17/3802/facefacefaceturk.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Facebook'ta Türk'ler 1. sırada.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İngiliz &amp;#8216;The Sunday Times&amp;#8217; gazetesi, internet dünyasının en popüler sosyal ağı Facebook&amp;#8217;un Türkiye&amp;#8217;deki kullanıcı sayısının 1 ay içinde yüzde 466 artığını ve büyüme hızıyla bütün dünya ülkelerini geride bıraktığını yazdı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Amerikan Koleji öğrencileri arasında yapılan araştırmanın sonuçlarını yayınlayan gazete, Facebook&amp;#8217;un, ipod&amp;#8217;dan sonra ikinci sıradaki popülerliğini koruduğunu yazdı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Geçen yıl 26 Ekim- 25 Kasım arasında 1 aylık istatistikler dikkate alınarak oluşturulan dünya büyüme grafiğinde, Türkiye&amp;#8217;nin yüzde 466 büyüme ile ilk sırada yer aldığı, bunu sırasıyla İsrail (yüzde 171), Fransa (yüzde 109), Çin (yüzde 87), Suudi Arabistan (yüzde 31), Pakistan (yüzde 24) ve İngiltere&amp;#8217;nin (yüzde 18) izlediği bildirildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Haberde, dünya üzerinde 62 milyon kişinin Facebook&amp;#8217;a &amp;#8216;kilitlendiği&amp;#8217;, 24 milyon kullanıcı ile İngiltere&amp;#8217;nin, ABD ve Kanada&amp;#8217;dan sonra üçüncü sırada yer aldığı belirtildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hızla yayılan Facebook ağının etkilerin tahmin edilemez düzeye ulaştığı belirtilen haberde, bazı on-line şirket sahiplerinin bunu endişe uyandırıcı bulduğuna ilişkin görüşleri yayınlandı. Adı açıklanmayan bir on-line pazarlama müdürünün Facebook ile ilgili olarak, &amp;#8220;Birinin zararsız olduğunu söyleyerek denemeniz için size esrar vermesi gibi birşey&amp;#8221; sözleri yer aldı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Haberde ayrıca şirket sahiplerinin son günlerde yaşadığı sıkıntılara da değinildi. Çalışanların iş saatlerini Facebook başında geçirmeye başladıkları ve bunun işçi ve işveren arasında büyüyen sorun olduğuna dikkat çekildi. Ayrıca Facebook&amp;#8217;un gerçek iletişimi öldürdüğü de iddia edildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Türkiye&amp;#8217;de 42 milyon kullanıcısı olduğu sanılan Facebook, yeni ve eski arkadaş bulmak için kullanılan sosyal bir ağ. 2006 yılında Harvard Koleji öğrencilerinin aralarında haberleşmek için oluşturdukları bu site daha sonra ABD ve İngiltere&amp;#8217;de üniversite öğrencileri arasında da yaygınlaştı. Mezun olduktan sonra da haberleşme ağını devam ettirmek istemeyen öğrencilerin oluşturduğu Facebook 17 ay içinde bütün internet kullanıcılarına açıldı.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4313</link>
 <pubDate>Sat, 02 May 2009 02:21:59 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Portatif USB kaydedici</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt; 	&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img17.imageshack.us/img17/2617/20090501121521vest2thum.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Vestax USB kaydedici sayesinde, geçmişin büyüsü geleceğin harikalarıyla buluşacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hala, haklı olarak plaklara hayranlık duyan pekçok insan olduğu bir gerçek. Nostalji severler için özenle tasarlanmış bu ürünün çok ilgi çekici olacağı da diğer bir gerçek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Vestax Portatif USB kaydedici sayesinde, plaktaki şarkıların orijinalliği aynen korunacak ve bilgisayar, MP3 çalar gibi ortamlara aktarılacak. Ürün bir kaydedici olmanın yanında, mono ses düzeneği ile bir plak-çalar olarak da kullanılabilecek. Cihazın pil ömrü, uzunluğuyla herkesi şaşırtacak. Şarj edilmiş pille tam 65 saat kullanım mümkün olacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ürün önce Japonya'da piyasaya sürülecek ve fiyatı 300 dolar seviyesinde olacak&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4312</link>
 <pubDate>Sat, 02 May 2009 02:20:42 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Blu-ray atağa kalktı!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img11.imageshack.us/img11/4564/20090501123721200904172.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Blu-ray asıl atağını yapmaya mı hazırlanıyor?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Blu-ray'in ölü bir teknoloji olduğunu mu düşünüyorsunuz? Bu rakamlara göz atın ve bir daha düşünün.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2009'da Blu-ray oynatıcıların pazarı yüzde 113 oranında genişleyecek. Bitkom topluluğu bu analizi uluslar arası pazar araştırması enstitüsü EITO'nun teşhisini baz alarak açıkladı. Buna göre toplam ciro miktarı 93 milyon Euro miktarında yükselecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Teşhise konu olan ülkelerde bu sene içerisinde satılacak Blu-ray oynatıcıların miktarının, 2010 yılında iki katına çıkacağı tahmin ediliyor. Buna PlayStation 3 ve bilgisayarlarla beraber verilecek olan 1 milyon Blu-ray sürücü de ekleniyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu gelişme, düşen fiyatlar sayesinde mümkün tetiklenebilecek. Şu sıralar 200 dolardan itibaren basit Blu-ray çalarlar bulmak mümkün.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4311</link>
 <pubDate>Sat, 02 May 2009 02:19:51 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Google sosyal ağ'da pes etmiyor</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img11.imageshack.us/img11/2117/20090501040743friendcon.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Google facebook,myspace,bebo gibi sosyal ağların gördüğü ilgiden biraz rahatsız olmuş olacak ki Yeni bir sosyal ağ projesine imza atıyor. daha önce de orkut.com'u satın alarak kısmen başarısız bir sosyal network deneyimi yaşayan google pes etmiyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Diğer ağlardan farklı olarak bu yeni ağın google hizmetleriyle bütünleşik çalışağı söyleniyor. yani network'ünüzdeki kişilerler gtalk ile sohbet vb işlemler gerçekleştirebilecekmiş.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ayrıca yaygınlaşan google apps engine ile de geliştiricilerin çeşitli uygulamalar ile sisteme katkı sağlaması bekleniyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
ne kadar google da olsa bence başarısız sayılabilecek kötü uygulamları var. daha önce groups denendi gerçekten kötü bir uygulamaydı. sanırım google'ın bu konuda pişmesi gerekiyor biraz.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4310</link>
 <pubDate>Sat, 02 May 2009 02:19:03 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Microsoft'ta işler kötü</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img21.imageshack.us/img21/5111/20090501095318ms.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Microsoft'un güzel günleri geri de mi kaldı?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Microsoft ile ilgili son finansal rakamları firmanın üzerine kara bulutların dolaştığını gösteriyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Geçtiğimiz günlerde sizlere Apple'ın son derece parlak finansal tablosunu iletmiştik. Microsoft tarafından gelen rakamlar ise pek iç açıcı değil. Microsoft, 2009'un ilk çeyreğinde toplam 13,65 milyar dolarlık gelir elde ettiğini açıkladı. Bu bir önceki yılın aynı dönemine göre %6'lık bir düşüş anlamına geliyor. Hisse başına dağıtılan kar payı ise %30 düşmüş durumda.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ekonomi uzmanları bunun sebebini araştırdı ve ortaya birkaç sebep çıkarttılar. İlk sebep tahmin edebileceğiniz gibi var olan küresel ekonomik kriz. Red Hat dışındaki işletim sistemleri büyük oranda krizden etkilendiler.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Uzmanların bir kısmı bu durumda Steve Ballmer'ı da sorumlu tutuyorlar. Uzmanlar Ballmer'ın satış ve pazarlama konusunda çok yetenekli olduğunu kabul etmenin dışında, Bill Gates'in yokluğunda Microsoft çapında bir firmanın tüm sorunlarına çözüm üretemediği düşüncesindeler.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Microsoft'un kârı neden düşüyor?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Üçüncü sebep olarak ise netbook'ların önlenemez yükselişi gösteriliyor. Her ne kadar Windows işletim sistemi netbook piyasasına hakim olsa da, bunu başarabilmek için çok ciddi fiyat indirimlerine gitmek zorunda kalması, firmanın karlılığını doğrudan etkilediğini söyleyenlerin sayısı az değil.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bazı uzmanlar dördüncü sebep olarak Apple'ın yükselişini gösteriyorlar. Her ne kadar Windows yüklü bilgisayarlar daha ucuz olsa da, uygun fiyatlar kriz döneminde satışların düşmesine engel olamadı. Mac'lerin satışları krizden daha az etkilendi ve daha yüksek kar marjı ile satıldığı için Apple'ın karlılığını etkilenmedi. Fakat Microsoft, Apple'a oranla daha çok sürümden kazanmak zorunda ve satışlardaki her düşüş firma içerisinde daha net hissediliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bakalım, Microsoft bu durumu tersine çevirmek için önümüzdeki günlerde ne gibi önlemler alacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bilgi için: Microsoft&lt;br /&gt;
Telefon: (212) 258 59 98 pbx&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4309</link>
 <pubDate>Sat, 02 May 2009 02:17:29 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>1 Mayıs İşçi Bayramız Kutlu Olsun</title>
 <description>&lt;div style=&quot;text-align:center;&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img22.imageshack.us/img22/1759/1mayis.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4308</link>
 <pubDate>Fri, 01 May 2009 01:08:46 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Microsoft'tan Facebook'a rakip!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img205.imageshack.us/img205/6779/20090430085350gp446886.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Dünyanın en büyük yazılım şirketi, Facebook ve Twitter'ın performansından etkilenerek 'vine' adlı yeni bir sosyal paylaşım sitesi kuruyor. Yeni sitenin ücretli üyelik sistemiyle çalışacağı ifade ediliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Amerikan yazılım devi Microsoft sosyal paylaşım sitesi işine giriyor. Facebook'un kısa sürede dünyada milyonlarca üye elde edip yüksek performans sergilemesi, yazılım devinin sosyal paylaşım sitesi kurmaya teşvik ettiğini ifade ediliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
ÜCRETLİ OLACAK&lt;br /&gt;
Microsoft Vine'ı Facebook ve Twitter'dan ayıracak olan en büyük özellik ise ücretli olacak olması. Microsotf Stratejisti Craig Mundie, 'Vine' üzerinde bir süredir çalışmalar yapıldığını, yeni sosyal paylaşım sitesinin reklam platformu üzerinden ücretli üyelik sistemiyle çalışacağını söyledi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
GÜVENLİK EN BÜYÜK AVANTAJI&lt;br /&gt;
Mundie, Vine'ın diğer sosyal paylaşım sitelerine göre daha güvenli bir tabana sahip olacağını sözlerine ekledi.  Microsoft yetkilileri, Vine kullanıcılarının ayrıca doğal afet gerçekleşmesi durumunda güvenlik birimleriyle de anında iletişime geçebileceği ifade edildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Microsoft yetkilileri, Vine'ın baz versiyonunun ücretsiz olarak hizmet vereceğini, özel servislerden ise abonelerden belli bir ücret alınacağını söyledi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Facebook ve Twitter'dan sonra hayatımıza şimdi de Microsoft Vine girmeye hazırlanıyor.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4307</link>
 <pubDate>Fri, 01 May 2009 00:48:47 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Facebook&amp;#8217;ta Dayı Tehlikesi</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img162.imageshack.us/img162/3048/2009043010131940251.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Banka hesaplarınızın boşalmasını istemiyorsanız bu yazıyı mutlaka okuyun. Kişisel bilgilerinizin hırsızların eline geçmesi an meselesi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sosyal ağların en gözde ismi olan Facebook, beraberinde bazı tehlikeleri de getiriyor. Profilinizi doldururken verdiğiniz bilgiler, her ne kadar zararsız gibi görünse de, eksik olan verilerle birleştirildiğinde çok ciddi zararlar ortaya çıkabilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Telefon üzerinden önemli işlerinizi halletmek için sizden istenen bilgiler arasında; adınız soyadınız, doğum tarihiniz ve doğum yeri gibi verilerin yanı sıra annenizin kızlık soyadı da soruluyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Tek Eksik: Anne Kızlık Soyadı!&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İlk bilgiler herkes tarafından kolayca öğrenilebilir olsa da annenin kızlı soyadı, herkes tarafından bilinmeyen bir bilgi olduğundan dolayı kimlik doğrulama sırasında güvenliğiniz de sağlanmış oluyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Oysa, bu bilgiye Facebook üzerinden ulaşmak çok kolay. Annenizin kızlık soyadı, dayınızın şu andaki soyadı olduğundan dolayı, korsanların veya kötü amaçlı kişilerin bu bilgiye ulaşması da oldukça kolay oluyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Dayıya Elveda Zamanı&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
O nedenle dayınızı Facebook'tan silmenin veya bunu yapamıyorsanız da en azından yakınlık derecenizi belirtmemenizi ve resmi işlemler için telefonda sizden istenen bilgileri profil alanından kaldırmanızı öneriyoruz.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4306</link>
 <pubDate>Fri, 01 May 2009 00:47:30 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>OpenOffice'e ne olacak?</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt; 	&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img162.imageshack.us/img162/4311/20090501120726090430ope.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Oracle'ın Sun'ı satın almasından sonra bilişim dünyası pek çok soruya cevap arıyor. Açık kaynak camiasının aklındaki sorulardan biri de OpenOffice'e ne olacağı...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Oracle'ın bilişim dünyasında beklenmedik bir sürpriz etkisi oluşturan Sun'ı satın alma süreci, özellikle Linux dağıtımlarının ayrılmaz bir parçası haline gelen açık kaynaklı üretkenlik yazılımı OpenOffice'in geleceğinin ne olacağı sorusunu ortaya çıkardı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sun'ın açık kaynak topluluğuna sunduğu MySQL veritabanı yazılımından sonra en büyük takdir toplayan OpenOffice, TÜBİTAK tarafından geliştirilen Pardus Linux işletim sisteminde de varsayılan kelime işlemci, tablo ve sunu hazırlama yazılımı olarak kullanılıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
OpenOffice'in kullanıcı topluluğu Sun tarafından Star Office'in açık kaynaklı hale getirilmesi ardından büyük başarıya ulaşan masaüstü üretkenlik yazılımının ücretsiz ve açık kaynaklı olarak devam ettirilmesi için lobi çalışmalarına başladı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kullanıcı topluluğunun bir kısmı, OpenOffice'in tamamen özgür bırakılmasını isterken, bir kısmı ise yazılımın Oracle tarafından evlat edilmesini ve geliştirilmesinde, Sun'ın yaptığı gibi, Oracle'ın ön ayak olmasını istiyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
OpenOffice yazılımın pazarlama direktörü John McCreesh yayınladığı resmi bir bültenle OpenOffice'in geleceğinin şu ana kadar tamamen bağımsız bir proje olarak devam etmesi yönünde ilerlediğini, önümüzdeki dönemlerde Oracle'dan tamamen bağımsız olarak devam ettirileceğini tahmin ettiğini söyledi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
McCreesh'in aksine, bir kısım kullanıcı ve geliştirici topluluğu ise, yazılımın arkasında Oracle'ın olmasının, yazılımın firmanın iş ortakları tarafından daha çok kabul görmesine yardımcı olabileceğini ileri sürerek pazarda Microsoft Office'e karşı daha güçlü bir rekabet içine girebileceğini ifade ediyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
OpenOffice'in geleceğinin ne olacağı tamamen Oracle'a bağlı. Ancak bilişim devi, şu ana kadar açık kaynak topluluğunun aklındaki soruları tamamen yok edecek bir açıklama yapmadı.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4305</link>
 <pubDate>Fri, 01 May 2009 00:40:15 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Kod yazmadan uygulama geliştirme imkanı</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;img src=&quot;http://img162.imageshack.us/img162/8628/20090501121728090430enf.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
ERM XRAD yazılımı, yazılım geliştirme bilgisine ihtiyaç duymadan KOBİ'lere uygun ERP çözümü geliştirmeye olanak tanıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İzmir menşeli Enfotek Endüstriyel Bilişim ve Danışmanlık tarafından geliştirilen ERM XRAD hızlı yazılım geliştirme platformu sayesinde, küçük ve orta büyüklü firmaların kendi iş süreçlerine uygun ERP (Enterprise Resource Planning - Kurumsal Kaynak Planlaması) çözümlerini uygulama geliştirme (kod yazma) bilgisine ihtiyaç duymadan geliştirmelerine olanak tanıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kod yazılımı gerektirmeyen, algoritmik iş modeli oluşturma sürecini kısaltan, hazır tasarım sayesinde sektörel iş süreçlerine odaklı, yazılım geliştirme tecrübesi olmayan teknik yönetici ve uzmanların da iş yönetim yazılımları geliştirmesine olanak tanıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sektörel deneyime sahip, bilişim sektörü ve çözümlerine ilgi duyan kişilere uygulama geliştirme imkanı sunan yazılım, aynı zamanda yazılım uzmanlarına da daha kısa sürede proje geliştirmelerine olanak tanıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İş zekası ile yazılım tasarımı arasındaki boşluğu kapatmaya çalışan uygulama, firmaların değişen ve gelişen ihtiyaçlarına göre sürekli geliştirme ve uyarlamaya imkan tanıyan bir altyapı sunuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Uygylama konfeksiyon, tekstil, mümessillik, mobilya, otomotiv ve yan sanayi firmaları için geliştirilmiş farklı ERP çözümleri ile 50'ye yakın firmaya çözüm tanıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Uygulamanın teknik özellikleri şu şekilde:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kod yazılımını en aza indiren tasarım ve arayüz&lt;br /&gt;
Otomatik olarak ilişkilendirilip arayüzlere dönüştürülebilen veritabanı özellikleri&lt;br /&gt;
SQL veritabanı üzerinde çalışan fakat Oracle, MySQL, DB2, Firebird gibi farklı veritabanı dilleriyle çalışma imkanı sağlayan database bağımsız altyapısı,&lt;br /&gt;
Linux gibi lisans bedeli olmayan platformlarda çalışmasına imkan sağlayan bağımsız paltform altyapısı,&lt;br /&gt;
Web ve mobil tabanlı çözüm ve entegrasyonları,&lt;br /&gt;
Gelişmiş grafik ve rapor tasarım araçları,&lt;br /&gt;
Çok kullanıcılı esnek ve sınırsız yetkilendirme,otomatik uyarı ve mesaj yönetimi özellikleri.&lt;br /&gt;
 Linkleri görebilmek için &lt;a href=&quot;uyeler.php?m=kayitol&quot;&gt;Üye&lt;/a&gt; olmalısınız. ile yazılım geliştirme süreci Enfotek tarafından hazırlanan video ile takip edilebilir.[/url]&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4304</link>
 <pubDate>Fri, 01 May 2009 00:39:18 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Salma Hayek &quot;hack&quot;lendi</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img240.imageshack.us/img240/825/20090429043146salmahaye.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Dikkatsizlik ünlü olmayla telafi olmuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Salma Hayek vakası teknoloji alanında bilgili olmanın ünlü/ünsüz herkese yarayabileceğini hatırlattı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bir ünlünün e-postasına girmenin veya kişisel bilgilerine ulaşmanın çok zor olacağını düşünebilirsiniz. Ama geçtiğimiz günlerde çeşitli blog sitelerinde ortaya çıkan Salma Hayek'in e-postalarından ekran görüntüleri, onların da herkes gibi standart birer kullanıcı olduğunu ve basit hatalar yapabildiklerini gösteriyor. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ünlülerin çoğunun e-posta servislerinde, isimlerine yakın e-posta hesapları var. Yazımızın kahramanı Salma Hayek'in de böyle bir hesabı olabileceğini düşünen biraz hınzır bir kullanıcı birkaç denemeden sonra Hayek'in &quot;shayek@mac.com&quot; adresine ulaşmış. E-posta hesabının parolasını bulması ise sandığından çok daha kolay olmuş. &quot;Parola hatırlat&quot; seçeneğine tıklayan hınzır kullanıcı, sistemin sorduğu &quot;Doğum gününüz&quot; sorusunu Vikipedi'nin yardımıyla kolayca cevaplamış. Ardından gelen hatırlatma sorusu ise hayranı olduğu oyuncunun filmlerini çok iyi bilen hınzır kullanıcımız için hiç de zor olmamış: En beğendiğim karakter. Oscar ödüllü Frida adlı filmdeki &quot;Frida Kahlo&quot; karakterini hatırlayan hınzır kullanıcımız bir anda kendisini oyuncunun e-postaları arasında bulmuş.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Salma Hayek'in bu olaydan çıkardığı ders ne olabilir bilemiyoruz ama bizim çıkardığımız ders parolaların ve hatırlatma sorularının önemli olduğu. Sonuçta ister ünlü olun isterseniz de sıradan bir insan, kişisel bilgilerinize ulaşılmasını engellemek için ilk yapmanız gereken parolalarınızı ve hatırlatma ipuçlarınızı daha zor bulunabilecek ve kişisel bir hale getirmek. Tabi burada Apple'ın parola sıfırlama işlevinin bu kadar basit oluşunu da eleştirebiliriz. Ama hatırlatma sorusunu ve cevabını bu kadar basit oluşturduktan sonra bütün suçu Apple'a yüklemek büyük haksızlık olur.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4303</link>
 <pubDate>Wed, 29 Apr 2009 19:04:51 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>BT Forum ve Fuarı. İlk defa...</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img240.imageshack.us/img240/6566/20090429102757bt.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
IDC BT Müdürleri Forum ve Fuarı ilk defa Orta Doğu, Afrika ve Türkiye&amp;#8217;de. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
IDC Orta Doğu, Afrika ve Türkiye, ilk defa bu  bu yıl düzenlenecek IDC BT Müdürleri Forum ve Fuarı&amp;#8217;nı duyurmaktan memnuniyet duymaktadır. &amp;#8220;Yeni fırsatlar ve değerler yaratarak, bilgi teknolojilerini yönetmek&amp;#8221; teması ile gerçekleşecek olan forum, BT ve üst düzey yöneticilerine iş model ve süreçlerini harekete geçirmek için teknolojiden nasıl yararlanabilecekleri gibi ihtiyaç duydukları bilgileri aktarmayı hedeflemektedir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İlk durağı 12 Mayıs Abu Dhabi olan forum, 13 Mayıs&amp;#8217;ta Istanbul&amp;#8217;a uğrayacak ve en son 28 Ekim Kuwait&amp;#8217;te sona erecek. Dubai, Riyad, Kazablanka, Ankara, Nairobi, Johannesburg gibi illerle birlikte toplam 10 ili kapsayan IDC BT Müdürleri Forum ve Fuarı ICT ve iş dünyasından 3000 kişiyi biraraya getirmeyi amaçlamaktadır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;#8220;BT Yöneticileri bilgi teknolojileri geleceğinin kendi sorumluluklarında olduğunun farkına varmışlardır&amp;#8221; diyor, IDC Orta Doğu, Afirika ve Türkiye Bölge Başkan Yardımcısı Jyoti Lalchandani.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Inovasyon ve organizasyonel yaklaşımınızı gideceğiniz yöne yardımcı olabilecek şekilde nasıl değiştirebilirsiniz? Organizasyonunuz için daha pozitif ve daha heyecanlı bir geleceği nasıl inşa edersiniz? &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Forum, özellikle ekonominin belirsiz olduğu bu dönemde hızla değişen teknoloji ve karışıklığı yönetebilmenin ne kadar hayati önem taşıdığının altını çizecektir. Aynı zamanda teknolojiden maksimum fayda elde edilmesi konusunda uzman olan BT Müdürleri için kurumlara en hızlı şekilde çağrıda bulunacaktır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kısaca IDC&amp;#8217;nin BT Müdürleri Forum &amp; Fuarı 2009, BT ve diğer yöneticilere teknolojinin iş model ve süreçlerini nasıl aktifleştirebileceğine dair eşsiz fırsatlar sunarak, önümüzdeki yıllarda BT pazarı için kritik olabilecek unsurların altını çizecektir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;#61656; Bilgi teknolojilerini daha büyük iş stratejileri ile yan yana getirmeyi teşvik eden teknolojiler &lt;br /&gt;
&amp;#61656; BT Yönetcilerinin olumsuz gidişatı tersine çevirmek için izlemek zorunda olduğu kurum odaklı stratejiler&lt;br /&gt;
&amp;#61656; Teknoloji güdümlü insiyatiflerin bu belirsiz dönemde nasıl büyüme gerçekleştirebileceği&lt;br /&gt;
&amp;#61656; Başarı için bilgi teknolojilerinin odaklanması gereken yatırım getirileri ve stratejiler &lt;br /&gt;
&amp;#61656; Operasyonel verimliliği arttırmak, maliyetleri kısmak, kâr hanesini geliştirmek ve müşterileri muhafaza etmek için Bilgi teknolojilerinden nasıl yararlanılır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
IDC Türkiye Ülke Müdürü Nevin Çizmecioğulları&amp;#8217;nın açılış konuşmasını takiben IDC Program Müdürü, Naser Sha'sha'a&amp;#8217; global ekonomik krizin ICT üzerindeki etkilerine değinecek ve günümüz modern organizasyonları için kritik olan konuların gündeme taşınması ve tartışılması için interaktif oturumların moderatörlüğünü üstlenecek. Oturumlarda ICT liderlerinden sanallaştırma, veri depolama, iş optimizasyonu, SOA gibi konularda sunum ve başarı hikayelerine de yer verilecek. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
13 Mayıs 2009, Çarşamba, 09:00&lt;br /&gt;
Hilton Convention Center&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
BT Müdürleri Forum &amp; Fuarı 2009&amp;#8217;a katılım son kullanıcılar için ücretsizdir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Daha fazla bilgi için Türkiye Konferans Müdürü Zeynep Genç.&lt;br /&gt;
Tel: +90212 3560678 &lt;br /&gt;
E-posta: &lt;a href=&quot;mailto:zgenc@idc.com&quot;&gt;zgenc@idc.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt; Linkleri görebilmek için &lt;a href=&quot;uyeler.php?m=kayitol&quot;&gt;Üye&lt;/a&gt; olmalısınız.</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4302</link>
 <pubDate>Wed, 29 Apr 2009 19:03:25 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Google meydan okudu!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;img src=&quot;http://img240.imageshack.us/img240/4152/20090429033725200904041.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Google'ın patronundan meydan okuyan açıklama!&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Google iddialı konuştu: Ne Symbian ne de Windows Mobile... Bu yıl bizim yılımız olacak!&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İnternetin tartışmasız bir numaralı ismi olan Google'ın patronu Eric Schmidt, Google'ın her geçen gün biraz daha popülerleşen açık kaynak kodlu işletim sistemi Android ile ilgili oldukça iddialı konuştu. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2009 yılının Android yazılımının yılı olacağını savunan ve Android'in bu yıl içerisinde çok daha güçlü bir konuma geleceğin ifade eden Schmidt, Android'in açık kaynak kodlu olmasının önemine dikkat çekti. Google'ın geçtiğimiz günlerde yeni bir Android güncellemesi yayınladığını dile getiren Schmidt, ileriki günlerde Android'i tercih eden donanım ortaklarında da ciddi bir artış yaşanacağına dikkat çekti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ancak Google'ın kullanıcılara bedava sunduğu Android'den nasıl bir gelir elde edeceği ise kafaları karıştırmıyor değil. Bu yönde sorulan sorular üzerine bir açıklama yapan Schmidt, Android'in cep telefonu abonelerinin en azından %20'sine ulaşması gerektiğinin altını çizerken, Android'i kullanan kullanıcıların haliyle Google arama motorunu kullanacağını ve Google reklamlarına tıklayacağına vurgu yaptı.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4301</link>
 <pubDate>Wed, 29 Apr 2009 19:01:56 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Creative yeni mp3 çalıcısını ZEN MX adıyla duyurdu.</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img240.imageshack.us/img240/1622/20090429012237creative.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Giriş seviyesi sayılabilecek ürün oldukça sade ve hoş bir görünüme sahip. 2.5 inçlik, 320×240 çözünürlüğüne sahip bir LCD ekrana sahip olan Creative ZEN MX&amp;#8217;in 8GB ve 16GB olarak iki ayrı modeli olacak. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ayrıca hafızayı artırmak isteyenler için SDHC kart yuvası da bulunan ürün WMA, MP3, Audible 4 ve video-CMV formatlarının yanında sık kullanılan bir çok farklı formatı da destekliyor. Ürün 30 saat boyunca kesintisiz ses çalabilmeye olanak tanıyor, eğer video oynatacaksanız 5 saat kadar dayanma süresi var. 5 Mayıs&amp;#8217; tan itibaren teknoloji marketlerde yerini alacak Creative ZEN MX&amp;#8217;in fiyatı 8GB için &amp;#36;102 ve 16GB için &amp;#36;144 olarak&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4300</link>
 <pubDate>Wed, 29 Apr 2009 18:59:36 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Google Haritaları Artık Cebinizde</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img240.imageshack.us/img240/8582/20090429052130200904290.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Japon  GPS  pazarında elde ettiği başarının ardından Panasonic, PNS alanına da atılım yapmaya hazırlanıyor. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Japonyada yaptığı reklam kampanyasında PNS serisi CN-MP100 ile CN MP200&amp;#8217;ü tanıttı.Her ikisininde ortak özelliği, 5 inch dokunmatik ekran ve SD bölme olması.Ebatları 129 x 87 x32 mm, ağırlıkları ise MP100 281gram, MP200  ise 292 gram olarak tasarlanmış.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
MP200 serisi, 1 seg Tv alıcısı barındırıyor. Ayrıca PNS&amp;#8217; ten yapması beklenen lokasyon bulma ve navigasyon özellikleride cabası. GPS fonksiyonlarının yerine getirmesi için gerekli mekanizma her iki seride de mevcut.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4299</link>
 <pubDate>Wed, 29 Apr 2009 18:56:53 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>AMD İstanbul'a güveniyor!</title>
 <description>&lt;strong&gt; 	&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img524.imageshack.us/img524/9185/20090424043343amd.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
AMD, Intel'e karşı İstanbul kozuna güveniyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İşlemci üreticisi AMD, Intel ile devam eden rekabetinde &quot;İstanbul&quot; kozunu oynamaya hazırlanıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İşlemci savaşlarında AMD yeni kozlarını birer birer oynamaya hazırlanıyor. AMD'nin ilk hamleleri arasında, sizlere daha önce detaylarını aktardığımız İstanbul kod adlı 6 çekirdekli işlemcisi de yer alıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
AMD'nin özellikle sunucular için tasarladığı yeni işlemcilerinden ilk çıkacak olan 45 nanometrelik işlemcilerin 40 watt versiyonu olan dört çekirdekli Opteron işlemcisi. Piyasaya çıkan Opteron'un ardından %30 daha fazla performans sağlayacak 6 çekirdekli İstanbul, daha önce açıklandığı gibi Temmuz'da değil, Mayıs ayında piyasada olacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
AMD'nin bir sonraki nesil işlemcileri ise 2010'dan daha önce piyasaya çıkmayacak. Opteron 6000 serisine dahil olan 8 ve 12 çekirdekli işlemcilerin 2010'un ilk bölümünde piyasada olması bekleniyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2011 yılında ise 12 ve 16 çekirdekli Interlagos kod adlı işlemcilerini piyasaya sürecek olan AMD, bu işlemcilerin 32 nanometre işlemciler olacağını açıkladı. 2011 yılında çıkacak olan bu ileri düzey işlemcilerin hem kapasitesi çok daha yüksek olacak, hem de enerji tüketimi minimuma indirilecek.&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4298</link>
 <pubDate>Sun, 26 Apr 2009 00:47:58 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Küçük hacker'a büyük ceza</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img524.imageshack.us/img524/3407/20090424111926hack.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Küçük hacker'a büyük ceza...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sadece 17 yaşındaki hacker yaşının küçük olmasına güvendi ama kaçınılmaz sondan kurtulamadı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
17 yaşındaki ABD'li genç hacker, mahkeme tarafından çeşitli suçlamalar nedeniyle yargılandı ve 11 ay hapse mahkum edildi. Gencin adı açıklanmadı ama internette DShocker takma adını kullandığı belirtildi. Mahkemece yapılan incelemeler sonucunda DShocker'ın kendi botnet ağını yarattığı ve bu ağı çeşitli saldırılar yapmak için kullandığı belirlendi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hakkındaki tüm suçlamaları kabul eden DShocker'ın, kendi oluşturduğu botnet'i kullanarak bazı oyun servislerine ve IRC kanallarına DDoS saldırıları yaptığı belirtildi. Son üç yıldır bu gibi eylemlere giriştiği anlaşılan hacker'ın ayrıca 911 gibi güvenlik numaralarını arayarak sevmediği arkadaşlarının evi veya büyük internet servis sağlayıcılarının ofislerine sahte rehine veya bomba ihbarları da yaptığı belirlendi.&lt;br /&gt;
&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4297</link>
 <pubDate>Sun, 26 Apr 2009 00:47:12 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>MS ve Google'a ortak dava!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img524.imageshack.us/img524/8485/20090424103042dava.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Microsoft ve Google'a ilginç bir suçlama!&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
ABD'li bir adam MS ve Google'a ilginç bir dava açtı; hızını alamayıp Bill Gates'ten de davacı oldu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Utah'lı Ronnie McDaniel elektronik posta hesaplarına kendisinden izinsiz olarak ulaşım engeli getirildiği gerekçesi ile Microsoft, Google ve Bill Gates'den tazminat istiyor. Dava açma nedenini &quot;Benden gizli olarak hesaplarıma erişimimi engellemişler. Sanal posta güvenliğim ihlal edilmiştir ve özel hayatıma müdahale edilmiştir.&quot; sözleriyle açıklayan McDaniel mahkemeden &quot;tüm hesaplarının incelenmesini ve bu süre içerisinde oluşan zararı olan 30 milyon dolar bedelin ödenmesini&quot; istedi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kullanıcı sayısı çok fazla olan Google ve Microsoft'a farklı nedenlerden dolayı defalarca dava açıldı. Ancak davalılardan birinin direkt Bill Gates olması bu davayı daha da ilginç kılıyor. McDaniels'in farklı hesaplarının hala kullanımda olduğunun tespit edilmesi kazanılması zor olan bu davayı daha da imkansız hale getiriyor.&lt;br /&gt;
&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4296</link>
 <pubDate>Sun, 26 Apr 2009 00:46:22 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Yahoo, Geocities'i kapatıyor</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img512.imageshack.us/img512/8288/20090425111849yahoo.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
İnternet kullanıcıların ücretsiz web sayfalarını yayınladıkları Geocities'in kapısına kilit vuruldu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kazançlarının düştüğünü ve yeni yönetim kurulu başkanının artık para kazandıran kaynaklarla ilgileneceğini açıklayan şirket, Geocities'i kapatacağını açıkladı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Geocities, Beverly Hills Internet olarak 1994'de bir hosting hizmeti olarak kurulmuş ve Silikon Vadisi'ndeki dot-com patlaması sırasında 3 milyar dolardan fazla bir rakama Yahoo tarafından satın alınmıştı.&lt;br /&gt;
&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4295</link>
 <pubDate>Sun, 26 Apr 2009 00:45:21 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Intel&amp;#8217;e ceza...</title>
 <description>&lt;strong&gt; 	&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img512.imageshack.us/img512/6772/20090425112021intel.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
AB, Intel&amp;#8217;i cezalandırmaya hazırlanıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Avrupa Komisyonu, raporlar doğrultusunda Intel'e karşı anti-tekel yasalarını ihlal ettiği gerekçesiyle ceza vermeye yönelik bir hamleye hazırlanıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Reuters ve Bloomberg raporlarına göre Avrupa Komisyonu, dünyanın en büyük yonga üretcisine bir taslak karar gönderdi. Komisyon önümüzdeki haftalarda, resmi kararını açıklayabilir diyor Reuters.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yollanan taslak karara göre komisyon Intel'in pazar gücünü AB anti-tekel yasalarını ihlal etmek için kullandığı iddia ediliyor. Intel'in dünya PC işlemci pazarında tek gerçek rekabeti Advanced Micro Devices'la olmuştu ki, 2005 yılında onlar da Intel'i anti-tekel yasalarını ihlal gerekçesiyle dava etmişlerdi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bloomberg'e göre 500 sayfayı bulan taslak 27 &quot;ulusal rekabet otoritesi&quot;ne geçtiğimiz birkaç hafta içinde dağıtılmış.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Pctime'ın haberine göre Intel, AMD'nin şikayeti üzerine 2001'den beri AB ile çekişme halinde.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Geçen Temmuz, komisyon Avrupa'da yonga pazarındaki üstün pozisyonunu kötüye kullandığı gerekçesiyle Intel'e ek suçlamalarda bulundu. Bu suçlamaların arasında AB'deki perakendecilere AMD'den yonga almamaları karşılığında yapılan teşvikler de yer alıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Intel, ayrıca lider bir OEM üreticisine AMD işlemcili ürünlerinin piyasaya çıkışını geciktirmek amacıyla ödeme yapmak ve aynı firmaya yalnızca Intel'den işlemci alması sonucu tatminkar iskontolar önermekle suçlanıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Konuyla ilgili Intel tarafından herhangi bir yorum yapılmadı.&lt;br /&gt;
&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4294</link>
 <pubDate>Sun, 26 Apr 2009 00:44:33 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Aslında 21 yaşında</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img213.imageshack.us/img213/5070/20090413064143bebek.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
ABD'de 21 yıllık dondurulmuş spermden bebek doğması, bu alanda bir dünya rekoru oldu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kuzey Carolina eyaletinin Charlotte kentindeki üreme sağlığı uzmanları, &quot;intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu&quot; yöntemiyle ilk bebeğin 1992'de dünyaya geldiğini anımsatarak, Chris Biblis'in 16 yaşındayken ailesinin zoruyla, bu yöntemin daha bulunmadığı bir dönemde, 1987'de spermlerinin dondurulduğunu belirttiler. Uzmanlar, Biblis'in bu spermleriyle bir bebek sahibi olmasının, tıp literatürüne geçtiğini kaydettiler.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
13-18 yaşları arasında lösemi tedavisi gören ve son 20 yıldır sağlık sorunu bulunmayan 38 yaşındaki Biblis ve eşinin geçen Mayıs'ta kısırlık tedavisi için başvurduğunu belirten hekimler, Biblis'in dondurulmuş spermlerinin enjeksiyonuyla gebeliğin ilk seferde sağlandığını ifade ettiler.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4293</link>
 <pubDate>Mon, 13 Apr 2009 23:52:52 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Denklemleri alt edip dünya rekoru kırdılar</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img520.imageshack.us/img520/8577/20090413020647gp435061.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Bilkent Üniversitesi Bilişimsel Elektromanyetik Araştırma Merkezi (BiLCEM), en çok bilinmeyenli denklem çözümünde kendine ait dünya rekorunu bir yıldan az bir sürede iki katından fazlasına çıkararak, 200 milyondan fazla bilinmeyen içeren problemleri çözebilir duruma geldi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Dünyanın en büyük elektromanyetik problemlerini sahip olduğu güçlü süper bilgisayarlarla son iki yıldır çözebilen BiLCEM, dünyada başkalarının çözmek isteyip de çözemediği fiziksel ve gerçek yaşamda önem taşıyan problemlere çözüm getirerek, bu yeteneğini pek çok değişik uygulama alanında kullanabiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Savunma sanayisinde radar simülasyonları, nanoteknolojide metamalzeme tasarımları, tıpta mikrodalgalarla görüntüleme sistemleri, uydu üstüne yerleştirilen antenlerin tasarımı gibi hem birbirlerinden çok farklı, hem de hepsi gerçek yaşamda önem taşıyan problemleri çözebilen BiLCEM, bu problemlerin, başka ülkelerdeki bilim adamlarının çözemediği kadar büyük versiyonlarını da çözebilme kapasitesine ulaştı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
DÜNYA REKORLARI, ULUSLARARASI ÜSTAT UNVANI GETİRDİ&lt;br /&gt;
BiLCEM'in dünya rekorları ve başarılı çalışmaları dünyanın en büyük uluslararası meslek kuruluşu olan ve IEEE olarak anılan The Institute of Electrical and Electronics Engineering kuruluşunun dikkatini çekti. Mühendislik kuram ve uygulamalarının ilerlemesi için profesyonel çalışmalarda bulunan IEEE, BiLCEM Direktörü Prof. Dr. Levent Gürel'i &quot;Fellow&quot; (en üst düzey üyelik-üstat) unvanına layık gördü.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Prof. Dr. Gürel'i dünya rekorları ve dünya çapındaki başarılı araştırma çalışmalarından ötürü &quot;IEEE Fellow&quot; ödülüyle onurlandıran IEEE, her yıl tüm dünyadaki üyelerinin binde birinden daha azını &quot;IEEE Fellow&quot; seviyesine yükseltiyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bilkent Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Gürel,  son iki yıldır dünyanın en büyük elektromanyetik problemlerini BiLCEM'de çözebildiklerini ve Ocak 2008'de kırdıkları 85 milyon içeren denklemlerin çözümüyle ilgili dünya rekorunu, Ekim 2008'de 205 milyona yükselttiklerini kaydetti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&quot;Burada önemli olan sadece sayılar değil, bu kadar büyük elektromanyetik problemleri çözebilme kabiliyetini kazanmamızla birlikte, artık dünyada başkalarının çözmek isteyip de çözemedikleri fiziksel ve gerçek yaşamda önem taşıyan problemleri çözebiliyor olmamız&quot; diyen Gürel, savunma sanayisinde radar simülasyonlarından, nanoteknolojide metamalzeme tasarımlarına, tıpta mikrodalgalarla görüntüleme sistemlerinden, uydu üstüne yerleştirilen antenlerin tasarımına kadar, hem birbirlerinden çok farklı, hem de hepsi gerçek yaşamda önem taşıyan problemleri çözebildiklerini, hatta bu problemlerin başka ülkelerdeki bilim adamlarının çözemediği kadar büyük versiyonlarına çözüm getirebildiklerini söyledi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
1912'den beri verilen &quot;Fellow&quot; unvanına daha önce bu üniversiteden Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Abdullah Atalar, Prof. Dr. Özay Oral ve Prof. Dr. Levent Onural layık görülmüştü.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Havacılık ve uzaydan bilgisayar ve telekomünikasyona, biyomedikal mühendisliğinden elektrik enerjisi ve elektronik sistemlere yayılan bir alanda faaliyet gösteren IEEE'nin, 150 ülkede 365 bini aşkın üyesi bulunuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
ÜNİVERSİTENİN SÜPER BİLGİSAYARI&lt;br /&gt;
BiLCEM'e dünya rekorları getiren bu çalışmalardaki problemler, bu merkezde kurulu süper bilgisayarlarla çözülüyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Doktora öğrencileri Özgür Ergül ve Tahir Malas'ın çalışmalarıyla kurulan 64 ve 128 çekirdek kapasiteli iki süper bilgisayar sisteminin dünyanın en güçlü ve hızlı bilgisayarları arasında dereceye giremediğini belirten Prof. Dr. Levent Gürel, bu durumun olumlu bir yönüne işaret ederken, &quot;Dünyanın en büyük elektromanyetik problemlerini dünyanın en güçlü bilgisayarları olmadan çözebiliyor olmamız, ülkemizde ürettiğimiz bilimin kalitesini ve gücünü göstermektedir&quot; diyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Türkiye'deki ilk 3 süper bilgisayar arasında yer alan BiLCEM'in 128 çekirdekli süper bilgisayar sisteminin 544 GB bellek kapasitesi var ve her çekirdeği 3 GHz hıza sahip.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
BiLCEM'İN ARAŞTIRMA PROJELERİ&lt;br /&gt;
BiLCEM'in araştırma projeleri, Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM), ASELSAN, TÜBİTAK ve Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) gibi önemli kurumlar tarafından destekleniyor. Uluslararası düzeyde de Intel, IBM, Nokia gibi büyük firmalarla işbirliği içinde çalışan BiLCEM, AB projeleri kapsamında Avrupa'daki üniversitelerle yaptığı işbirliğinin yanı sıra dünyanın önde gelen üniversiteleriyle de ortak çalışmalar yürütüyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Geliştirdiği çözümleri ulusal savunma sanayi ve sivil elektronik endüstrisine yönelik araştırma projelerinde kullanan BiLCEM'in uzaktan algılama, radarlar, antenler, uydu teknolojisi, nanoteknoloji ve paralel süper bilgisayarlar gibi alanlarda yürüttüğü çalışmalar, hem savunma, hem de sivil amaçlara hizmet ediyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
SSM ve ASELSAN tarafından desteklenen projelerde, hava, deniz ve kara hedeflerinin uzaktan algılanması, radar izlerinin çıkarılması, bunların yüksek çözünürlüklü görüntülerinin elde edilmesi çalışmaları yürütülürken, TÜBİTAK ve TÜBA tarafından desteklenen projelerde, lazer ve optik görüntüleme sistemlerinin modellenmesi, nanoteknoloji ürünü metamalzemelerin tasarını ve analizi yapılıyor.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4292</link>
 <pubDate>Mon, 13 Apr 2009 23:51:58 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>SGK Pardus'a...</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img520.imageshack.us/img520/693/20090413022654081118par.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
SGK, Pardus'a göç etmeye hazırlanıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
SGK Donanım ve Altyapı Hizmetleri Daire Başkanı Adem Onar, kurumun Milli Linux dağıtımını kullanmaya hazırlandığını ifade etti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Açık kaynak kodlu yazılımlarda devletin en somut çalışması olan PARDUS projesine geçmeye hazırlandıklarını açıklayan Sosyal Güvenlik Kurumu Donanım ve Altyapı Hizmetleri Daire Başkanı Adem Onar, TÜBİTAK mühendisleri ile kurumsal ihtiyaçlarını analiz ettiklerini belirterek, PARDUS&amp;#8217;a göç etme planınını uygulamaya aldıklarını ifade etti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Onar, &amp;#8220;&amp;#8220;Bu ciddi ve doğru girişimi SGK olarak destekliyoruz&amp;#8221; dedi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Pardus&amp;#8217;a geçme planları aşamasında yaklaşık 600 kişilik gönüllü mühendisin desteğini aldıklarını belirten Onar, PARDUS&amp;#8217;u güvenlik altyapısı sağlam ulusal bir işletim sistemi olarak kabul ettiklerini dile getirdi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;#8220;PARDUS standart işletim sistemi olarak kabul edilmeli&amp;#8221;&lt;br /&gt;
PARDUS&amp;#8217;un TÜBİTAK UEKAE tarafından resmi bir proje olarak profesyonel bir ekip tarafından geliştirildiği bilgisini veren Onar, PARDUS&amp;#8217;un ulusal kripto kısmı hariç açık kaynak kod topluluklarına devredilmesi ile kendi iş modelini kendi etrafında oluşturduğunu söyledi. Onar, Pardus&amp;#8217;un standart bir işletim sistemi olarak son kullanıcıya sunulması gerektiğini savunarak şöyle devam etti; &amp;#8221;Bu güne kadar belirli bir geliştirici grubun himayesinde geliştirilen ve şimdi çok daha geniş kitleler tarafından kabul ve destek gören PARDUS&amp;#8217;un ulusal düzlemde desteğinin nasıl ve kimler tarafından verileceği hususunda çok ciddi olumlu gelişmeler olmaktadır. Sivil toplum kuruluşlarının da desteği alınarak PC üreticilerinin desteklemesi sağlanmalıdır ve PARDUS standart işletim sistemi olarak son kullanıcıya sunulmalıdır. Yerli ve yabancı PC üreticileri, ülkemizin gururu olan PARDUS &amp;#8216;a bu anlamda samimi destek olmalıdır. Örneğin biz kısa zaman dilimi içerisinde alacağımız tüm PC alımlarında SGK olarak bunu gündemde tutacağız. Şimdiden 1700 SGM, SSGM ve GSS-SGM ve primsiz ödemeler SGM gibi yurdun dört bir yanını saracak onbinlerce PC ve ince istemci (Thin Client) donanımı için bu anlamda hazırlıklara başladık.&amp;#8221;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;#8220;Açık kaynak, Türkiye için tek çıkış noktası&amp;#8221;&lt;br /&gt;
Açık kaynak kodlu yazılımların Türkiye&amp;#8217;nin tek çıkış noktası haline geldiğini savlayan Onar, ekonominin zorlayıcı koşullarında ,tüm dünyayı ve Türkiye&amp;#8217;yi etkileyen global kriz ortamında açık kaynak kodlu yazılımların ciddi tasarruflar sağladığını ifade etti. Onar, &amp;#8220;Ülkemizin bu kriz ortamından kurtuluşunda, en başta yetişmiş son derece yetenekli ve başarılı insan kaynağının yanısıra açık kaynak stratejilerinin çok önemli rol oynayacağı açıktır. Kısa zamanda, İngiltere, Almanya, Hollanda, Belçika, Danimarka gibi açık kaynak açık devlet stratejisini resmi devlet politikamız olmasına karar verip, duyurmalıyız.&amp;#8221; şeklinde konuştu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Açık doküman uygulamaları tercih ediliyor&lt;br /&gt;
Brezilya da kurumların yüzde 80&amp;#8216;in den fazlasının, Hindistan ve Malezya gibi ülkelerde ise 100 milyondan fazla kullanıcının Open Office&amp;#8217;in kalbi olan Açık Doküman Formatı&amp;#8217;nı (ODF) kullanarak ciddi maliyet avantajlarını elde ettiklerini aktaran Onar, 10 yıl içerisinde ODF&amp;#8217;in tüm dünyada en çok kullanılan döküman formatı olacağını söyledi. Onar, &amp;#8220; GARTNER&amp;#8217;a göre 2012 yılında dünya çapında kamu kurum ve kuruluşlarının yüzde 90 &amp;#8216;ı Açık kaynak kodlu yazılımlar kullanacak. Bu öngörü kurumsal şirketlerin yanı sıra, hükümetleri, kamu kurum ve kuruluşlarını da kapsamaktadır. Açık doküman formatı (ODF) standart olarak SGK evrak ve elektronik belge yönetim sistemi (EBYS) alt yapısında AB standartlarının 2010 sonuna kadar öngördüğü şekilde kurulacak. Sosyal Güvenlikte Bilgi Paylaşımı esaslarının ve kararların alındığı Arnavutluk (2008) toplantısında bu husus AB üyesi ve üyeliğe aday ülkelere de deklare edilmiştir.&amp;#8221; dedi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Açık kaynak kodu stratejisinin SGK için kritik bir noktaya geldiğini bildiren Onar, açık kaynak kodunu tercih edilmesinde güvenilirlik konusunun önemli rol oynadığını söyledi. Onar, &amp;#8220; Devletin kritik tüm birimlerinin mensupları ile eş ve çocuklarının gerçek bilgilerini tutma noktasındayız. Bunun için güvenilirlik bizim için kritik bir noktadır.&amp;#8221; şeklinde konuştu.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4291</link>
 <pubDate>Mon, 13 Apr 2009 23:51:04 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Yahoo'dan ses getirecek 7 proje</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt; &lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img522.imageshack.us/img522/7549/2009041306261943926.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Hep Google ya da Microsoft'un projelerinden bahsediyoruz; ama bu arada Yahoo da boş durmuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
1994 yılında Jerry Yang ve David Filo tarafından kurulan Yahoo yılda yaklaşık 1,5 milyar ziyaretçiye hizmet veriyor. Ortalama bir günde ortalama 3,5 milyar sayfa gösterime sahip olan Yahoo'nun en çok tanınan hizmeti kuşkusuz ki arama motoru. Fakat aslında Yahoo sadece bir arama motorundan çok daha fazlasını sunuyor. Zaten Microsoft'un Yahoo'yu ısrarla satın almak istemesinin sebebi de arama motorunun yanı sıra diğer hizmetlerini de elde edebilmek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yahoo bir yandan, Flickr.com gibi yeni başlayan şirketleri satın alarak hizmet ve ürünlerini geliştirirken, diğer yandan bünyesinde barındırdığı sayısız araştırmacının ortaya attığı ilginç projeyi hayata geçirmek için çalışıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İşte sizler için derlediğimiz Yahoo'nun en ilgi çekici 7 projesi...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
MapChat&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yahoo'nun en ilgi çekici projelerinden biri MapChat adını taşıyor. MapChat kullanıcıların Yahoo haritalarına bakarken aynı anda birbirleri ile sohbet edebilmeleri mantığı üzerine kurulu bir proje. İlk bakışta bu projeyi garip bulabilirsiniz ama unutmayın ki sanal sosyal ağların çağında yaşıyoruz. Artık sosyal ağlar büyük firmalar için olmazsa olmaz hale geldiler. Üstelik Facebook gibi örnekleri piyasaya o kadar büyük oranda hakim ki başarılı olmak için bir farklılık yatmak şart.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İşte MapChat de bu düşüncenin bir ürünü. Sohbet ettiğiniz arkadaşlarınızın yerlerini harita üzerinde tam olarak görerek, coğrafi bir arkadaşlık ağı kurmanın pek çok kullanıcı için ilgi çekici olacağı tahmin ediliyor. Aynı zamanda Google Earth'ün de online harita piyasasındaki üstünlüğü de düşünülünce, iki farklı servisi tek bir çatı altında sunmak kesinlikle Yahoo'nun işine yarayacak gibi görünüyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hadoop&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yahoo'nun bilgisayar kümesi üzerine çalışmaları yeni değil. Uzun zamandan beri Yahoo birden fazla bilgisayarın birbirlerine bağlı olarak tek bir sistem üzerinden kullanılması çalışmaları yürütüyor. Bilgisayar kümeleri çok karmaşık e çok fazla sistem kaynağı isteyen devasa işlemleri gerçekleştirebilmenin en etkili, belki de tek yolu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yahoo'nun bilgisayar kümeleri kullanımına ilk önek olarak Yahoo Arama hizmeti gösterilir. Bu sistem kurulduktan sonra Yahoo, işlemlerin daha hızlı ve mümkün olduğu kadar ucuza mal olması için bilgisayar kümeleri üzerinde çalışmaya devam etti. Hadoop, Yahoo'nun bu amaçla özel olarak geliştirdiği yazılım. Her ne kadar bu konudaki tek yazılım Hadoop olmasa da, bunun bir farkı var; açık kaynak kodlu olması. Bu sayede aralarında üniversitelerin yanı sıra, IBM, Amazon, Facebook, Intel ve hatta söylentilere göre Google'ın da bulunduğu pek çok kurum Hadoop'u kullanıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Geçtiğimiz yılın rakamlarına göre Yahoo'nun Hadoop kullanan bilgisayar kümesi 4000 makineyi aştı. Bu cihazların her biri ikişer tane dört çekirdekli 2,5 GHz'lik Xeon işlemci, 8 GB bellek ve 4 TB sabit disk ile donatılmış durumda.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bilimsel reklamcılık&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hepimiz, hangi hizmeti kullanıyor olursak olalım internet üzerinden e-postalarımızı okurken, ama yaparken ve herhangi bir internet sitesini ziyaret ederken reklamlar görüyoruz. Gözümüze çarpan bu grafik banner reklamlar veya metin tabanlı reklamlar her zaman o anda önümüzdeki tarayıcı sayfasında açık olan konu ile ilgili oluyor. Tahmin edebileceğiniz gibi bunu yapabilmek kolay bir şey değil ve bir noktadan sonra iş reklamcılıktan çıkıp, bilimin alanına girmeye başlıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İşin bilimsel olması; hem doğru koşullarda doğru reklamlar görüntülenmesi, hem de reklamların doğru konumlandırılmasını sağlıyor. Fakat sürekli evrim geçiren insan beyni artık eski moda reklam yerleştirmelerine alıştı ve algıda seçici bir davranış gösterip öğrendiği reklamların yerlerini artık dikkate almamaya başladı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yahoo pek çok internet sitensin ve servisinin tek gelir kaynağı olan reklamları tekrar etkili hale getirebilmek amacıyla araştırmalarını sürdürüyor. Bu amaçla göz takip yazılımı kullanarak deneyler gerçekleştiren Yahoo, kullanıcıların hangi sitelerin içeriklerini nasıl okuduklarını ve reklamların nerelerde daha etkili olacağını araştırıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ayrıca birden fazla sitede eş zamanı yürütülen reklam kampanyalarına ait verilerin en sağlıklı şekilde değerlendirilebilmesi için 400'den fazla ağı kapsayan bir site kümesini aynı anda yönetebilecek özel bir sistem geliştirmiş durumda.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Uzamsal çözümleme&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sadece adı bile insanı etkilemeye yeterli olan bu konu, Yahoo'nun son yıllarda ağırlık verdiği araştırma projelerinden biri. İnterneti bir bilgi kümesi olarak düşündüğünüzde, bir haber sitesindeki başlık, ya da bir resim birbirinden bağımsız içerikler olarak ele alınabilir. Tüm interneti düşündüğünüzde ise bunun gibi birbirinden tamamen bağımsız, ya da (bütün içerisinde) çok ince hatlarla bir arada tutulan içeriklerden bahsediyoruz demektir. Fakat Yahoo'nun uzamsal çözümleme mantığı, tüm bu verileri coğrafi olarak internet üzerinde konumlandırabilmek amacına dayanıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Başında Oxford Üniversitesi mezunu Tyler Bell'in bulunduğu Yahoo Geo ekibi, internet üzerindeki verinin coğrafi olarak konumlandırılması sadece bir harita üzerindeki bir noktdan ibaret değil. Bu verinin ne, nerede ve ne zaman var olduğunu açıklamanın tek yolu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Uzamsal çözümleme tahmin edebileceğiniz gibi özellikle arama sonuçları ve ilgili içerik tespit etme alanlarında kullanılıyor. Yahoo Geo ekibinin bu sistem ile yapmaya çalıştığı şey, ele aldığı içeriğin nerede olduğu ve bu içeriği üreten kişinin nerede olduğunun ilgisini kurabilmek. Bu sayede hangi bilgilerin kökenlerinin tam olarak nereden geldiğini ve nerelere ulaştığını tespit etmek mümkün olabilecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Y!OS&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yahoo'nun pek çok online servisi ama en büyük sorunu bu servislerin büyük oranda kendi aralarında haberleşmiyor olmaları. Her biri ayrı birer servis olmasına rağmen, hepsinin Yahoo'ya ait olmasının sağlayabileceği avantajlar bu yüzden kullanılamıyor. Her ne kadar bu konuda bazı çabalar olsa da, henüz istenen aşamaya gelinememiş olduğunu Yahoo'nun mühendislik departmanı başkanı Neal Sample da kabul ediyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu yüzden de şimdi tüm servisleri bir araya toplayacak Y!OS kod adlı projeye büyük önem veriyor. Bu proje tüm servislere tek Yahoo hesabınızdan erişmenizi sağlamakla kalmayacak, uygulama geliştirenlerin de işlerini büyük oranda kolaylaştıracak. XML tabanlı bir sistem oluşturmaya çalışan Yahoo, bu sayede bağımsız geliştiricilerin Yahoo'nun servisleri için uygulamalar geliştirebilmesini hedefliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ama tahmin edebileceğiniz gibi Y!OS arkasında çok daha büyük bir potansiyel barındırıyor; web tabanlı Yahoo'ya ait bir işletim sistemi! Üstteki diagramda da görebileceğiniz şekilde tasarlanan sistemin çok yakın zamanda hayata geçmesi mümkün görünmese de, tüm çalışmalar bir gün bunu gerçekleştirebilmek için...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Open Mail&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yahoo'nun Open Mail projesi, Y!OS'un en önemli parçalarından birini oluşturuyor. Open Mail ile Yahoo'nun gerçekleştirmeye çalıştığı şey, e-posta hesabınız içerisinden diğer bazı Yahoo servislerine doğrudan ulaşabilmeniz. Şu anda beta halen sürecinde olan Open Mail, örneğin bir arkadaşınıza göndermek üzere e-posta hazırlarken doğrudan e-posta mesajın içerisinde Flickr.com hesabınızdaki resimleri size gösterebiliyor. Bu sayede orada yer alan resimlerden seçim yaparak doğrudan istediğiniz resmi gönderebiliyorsunuz. Hatta sistem e-posta hesabınızdan kontrol ettiğiniz Flickr.com hesabınızda bulunan resimleri görmenin ötesinde, yeni resim ekleme veya istediklerinizi silme olanağı da tanıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Fakat pek çok imkan sunan bu özellik ile Yahoo'nun yapılabileceğini düşündüğü daha çok şey var. Yahoo, e-posta hesabınızı pek çok online servis için bir başlangıç noktası haline getirmeyi planlıyor. Örneğin beta sürecinin ilerleyen aşamalarında Facebook veya MySpace gibi sosyal ağ sitelerinden size gönderilmiş olan mesajları e-posta hesabınız içerisinden görebilmeniz ve buradan yanıtlayabilmeniz gibi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Zync&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hemen hepimiz internet üzerinden anında mesajlaşma programlarını kullanıyoruz. Çoğu zaman amacımız sadece sohbet etmektir ama günümüzde anında mesajlaşma programları metin tabanlı mesajları iletmenin ötesinde pek çok yetene sahip. Yahoo'nun Zync mesajlaşma projesi ise teknik olarak anında mesajlaşma programlarının nerelere uzanabileceğini görmek değil, kullanıcıların anında mesajlaşma hizmetlerini ne şekilde algıladıkları ve bu sürecin nasıl daha kullanışlı hale getirilebileceği üzerine kurulu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yahoo'nun Zync mesajlaşma projesi insanların internet üzerinde yaşadıkları tecrübeleri farklı şekillerde yorumladıkları üzerine kurulu. Bazıları sohbet esnasında sadece konuştuklarını hatırlar, bazıları kendilerine gönderilen bağlantıdan izledikleri videoyu hatırlarlar. Zync sohbetten çok paylaşımı öne çıkartmayı, dolayısıyla anında mesajlaşma tecrübesini kişiler için daha özel hale getirmeyi planlıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Zync ile kullanıcılar örneğin aynı video'yu bir arada seyredebiliyorlar. Bu sayede sadece biri diğerine bir şey göndermiş olmuyor, biri diğerini bir tecrübeyi paylaşmaya davet etmiş oluyor.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4290</link>
 <pubDate>Mon, 13 Apr 2009 23:50:19 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Microsoft'tan Kiev!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img522.imageshack.us/img522/5248/20090413013339200904102.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Microsoft'un yeni umudu Kiev!&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Microsoft Google'ı geçmeyi kafaya koydu: Yazılım devinin yeni umudu &quot;Kiev&quot;...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Microsoft, arama motoru devi Google'ı kendi oyununda geçebilmek için elinden geleni yapıyor. Live Search ile beklediği seviyeye ir türlü gelemeyen Microsoft, önce Kumo, ardından Bing markaları üzerinde durmuştu. Ama gelen bilgilere göre firma bu iki projeden vazgeçti ve rotasını başka bir isme yöneltti. Yeni arama motoru projesinin ismi Kiev olacak. Üstelik bu kez son derece kararlı görünen Microsoft, İngiliz reklam ajansı JWT ile 100 milyon dolarlık bir reklam kampanyası anlaşması imzalamış bile.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Microsoft'un tespitlerine göre arama konusunda Live Search'ün en büyük sıkıntısının, kullanıcılar tarafından sürekli olarak firmanın diğer hizmetleri ile birlikte düşünülmesi. Microsoft markasının bir arama motorundan çok bir işletim sistemini çağrıştırıyor olması, firmanın bu konuda arzu ettiği başarıyı bir türlü yakalayamamış olmasının sebebi olarak gösteriliyor. Bu nedenle Microsoft'un Haziran ayında açması beklenen Kiev kod adlı yeni arama motorunun, firmanın diğer hizmetlerinden gözle görünür farklılıklara sahip olması bekleniyor.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4289</link>
 <pubDate>Mon, 13 Apr 2009 23:49:21 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Bıktık bu Türklerden!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img216.imageshack.us/img216/6206/20090412010502rus1.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Rus kızlar sonunda isyan etti...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Populer internet sitesi Facebook'ta öyle bir grup kuruldu ki; Türkiye ile Rusya arasında sanal bir savaşa yol açacağa benziyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Grubun adı 'Rus Kızlarının Türklerin İlgisine İhtiyacı Yok!'&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Rusya'da yaşayan Marja Pitchulina adlı bir genç kız tarafından kurulan sanal gruba sadece Rusya'da yaşayanlar katılabiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Grubun manifesto niteliğindeki amacında şu cümleler yazıyor:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
'Biz Rus kızlar olarak Türk erkeklerinin bizi arkadaş olarak eklemelerinden ve 'merhaba güzellik' diye mesaj atmalarından hoşlanmıyoruz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Biz tüm Türk ulusuna karşı değiliz, sadece artık bizi arkadaş olarak listenize eklemeyi ve mesaj atmayı durdurun.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Facebook flört etme yeri değildir!'&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hal böyle olunca gruba birçok Rus kız katılmış. Ama en çok dikkat çeken ise, Rus kızların yanısıra, şikayet nedeni olan Türk erkekleri de yoğun bir şekilde gruba üye olmuşlar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yaşadıkları yerin Rusya olduğu yazılı olan Türk erkekleri, Rus kızlarına karşı hararetli bir şekilde kendilerini ve Türk ulusunu savunuyorlar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sert tartışmaların da yaşandığı grupta ilginç bir uyarı da gözden kaçmıyor...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Buna göre; grubun sayfasına çirkin Türk erkeklerinin ve çıplak Rus kızlarının fotoğraflarını koymak yasak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ancak yine de orta yaşlarda olan ve Türk olduğu belli olan 'oldukça kıllı bir vücuda sahip'  bir kişinin fotoğrafı grupta yerini alıyor..&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Grubu kuran Rus kızının koyduğu fotoğrafın altında ise şu mesaj yazıyor:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
'Eğer tanımadığınız biri sizinle rastgele arkadaş olmak isterse, aklınızda hep bu fotoğraftaki gibi biri olacağı düşüncesi olsun'&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Elbette bu fotoğraf ve not da, site içinde tartışmaya neden oluyor...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Facebook'taki grupta Türk erkekleri kendilerini savunurken, 'Bazı Rus kızlarının Türkiye'ye gelip fuhuş yaptığı' konusuna da giriyorlar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
İşte yaşanan tartışmalarda asıl film orada kopuyor ve Rus kızlar kendilerinin 'hayat kadını' olarak görülmelerinden şikayetlerini dile getiriyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kısacası, dünyanın en populer sitelerinden biri olan Facebook'ta bugünlerde; Rus kızları Türk erkeklerine karşı isyan ediyor...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
--------------&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Türk Milleti Çalışkandır ...&lt;br /&gt;
Türk Erkeği Rus kadınları sewer :D&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4288</link>
 <pubDate>Sun, 12 Apr 2009 23:02:02 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Sonunda Google'ı da kapatıyoruz!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img216.imageshack.us/img216/3026/20090412121920wwwihlass.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Google için şok kapatma talebi&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Türkiye'yi dünyada 'sansür' ülke konumuna sokan bazı gruplar, YouTube'dan sonra Google'ın kapatılması için de başvurdu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bazı gruplar, çağının çok ilerisindeki Atatürk&amp;#8217;ün hatırasını korumak adına Türkiye&amp;#8217;yi dünyada &amp;#8217;sansürcü&amp;#8217; ülke konumuna soktu. Önce, Dünyanın en büyük görüntü paylaşım sitesi YouTube hakkında, &amp;#8221;Atatürk&amp;#8217;e hakaret içeren videoları yayınlandığı&amp;#8220; gerekçesiyle savcılığa şikayette bulunulmuştu. Bu şikayeti hakkı gören Ankara Cumuhriyet Savcılığı, YouTube&amp;#8217;a yasak getirdi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
YouTube geçen Mayıs ayından beri Türkiye&amp;#8217;de yasaklı. Türkiye bu kararla internete sansür uygulayan Çin, Vietnam, İran, Küba, Tunus, Suriye, Kuzey Kore ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin arasına girdi. Vatan Gazetesi'nin haberine göre, şimdi de Atatürk Düşünce Derneği (ADD) aynı gerekçeyle Google arama motorunun KAPANMASI için başvurdu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
ADD, Google arama motorunda &amp;#8221;Kemalizmin Karın Ağrısı&amp;#8220; şeklindeki kelime ile ulaşılabilen alt sitesinde çeşitli başlıklarda Atatürk&amp;#8217;e hakaret içeren bilgilere ulaşıldığı ileri sürülerek, arama motorunun alt sitesinin yöneticilerinin cezalandırılması ve kapatılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı&amp;#8217;na suç duyurusunda bulundu. ADD adına avukat Kutlay Alpuğan tarafından verilen dilekçede, sözkonusu kelimenin yazılmasının ardından ortaya çıkan &amp;#8221;http://sites.google.com/site/kemalizminkarinagrisi/Home&amp;#8220; sitesinin ana başlıklarında Atatürk&amp;#8217;ün kişilik hakları da dahil olmak üzere her alanda hakaret edildiği ve küçük düşürüldüğü savunuldu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yayınlardan sorumlu olanların tespit edilemediği belirtilen dilekçede, &amp;#8221;Ancak sitenin Google tarafından desteklendiği sayfanın son kısmında belirtilmiştir. Bu nedenle ilgililer hakkında gerekli kovuşturmanın yapılarak cezalandırılmaları için dava açılmasını talep ediyoruz&amp;#8220; denildi.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4287</link>
 <pubDate>Sun, 12 Apr 2009 23:00:26 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>1 DVD'de binlerce film ! Nasıl mı?</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt; &lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img525.imageshack.us/img525/6082/20090412121447wwwihlass.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Bilkent Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma Merkezi'nde, DVD'lerin kapasitelerini günümüzdekinden binlerce kat arttıracak yeni bir teknoloji geliştirildi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bilkent Üniversitesi NANOTAM Başkanı Prof. Dr. Ekmel Özbay'ın başkanlığında doktora öğrencileri Özgür Attila Çakmak ve Koray Aydın tarafından geliştirilen nanoteknoloji tabanlı meta malzemeler, yeni nesil DVD'lere uygulanırsa, bir DVD'ye binlerce filmin kaydedilmesi mümkün olacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yeni teknoloji, dünyanın en prestijli bilim dergilerinden ''Physical Review Letters'' dergisinde yayımlandı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Prof. Dr. Özbay, çalışmayla ilgili AA muhabirine yaptığı açıklamada, DVD teknolojisinde kullanılan temel prensibin DVD yüzeyine uygulanan ışığın bilgiyi yazmasına ve okumasına bağlı olduğunu ve bu durumda bir DVD'ye daha fazla bilgi yazmak için ışığın mümkün olduğunca küçük bir noktaya odaklanması gerektiğini anlattı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Fizik kurallarına göre ışığın dalga boyundan daha küçük boyutlarda odaklanamadığını belirten Özbay, bu nedenle günümüzün en yüksek kapasiteli Blu-Ray DVD'lerinde bile elde edilebilecek en yüksek saklama kapasitesinin bu ''doğa kanunu'' ile sınırlı olduğunu belirtti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bilkent Üniversitesi NANOTAM'da geliştirilen metamalzemelerin doğada rastlanmayan özelliklere sahip olduklarını dile getiren Özbay, şöyle konuştu:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
''Bu anlamda 'sihirli' olarak da nitelendirilen metamalzemeleri kullanarak dalgaboyundan çok daha küçük bir alandan geçen ışık miktarını binlerce kat arttırabilen yeni bir teknoloji geliştirdik. Bu yeni teknoloji sayesinde dijital bilgiler DVD'lere çok daha küçük alanlara yazılabilecek ve var olan bilgi depolama kapasiteleri binlerce kat arttılabilecek.''&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
''TEKNOLOJİ BÜYÜK YANKI UYANDIRDI''&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Günümüzde 50-100 Gbyte ile sınırlı olan DVD kapasitelerinin en az bin kat arttırılabilecek bir teknolojiyi geliştirdiklerini bildiren Özbay, ''Yaptığımız bilimsel araştırmalar sonucunda ışığın doğadaki davranışını değiştirdik. Yani sihirli özelliklere sahip yeni bir nanomalzeme geliştirdik ve bu malzemeyi kullanarak ışığın çok küçük bir alandan geçebileceğini gösterdik. Dünyanın önemli dergileri arasında bulunan 'Physical Review Letters'da yayımlanan bu çalışmamız bu konuda büyük yankı uyandırdı'' diye konuştu.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Türkiye'de kullanılan tüm DVD'lerin okuyucu ve kayıt teknolojilerinin yurt dışı kaynaklı olduğunu anımsatan Özbay, ''Ne yazık ki şu aşamada geliştirdiğimiz bu teknolojiyi Türkiye'de değerlendirebilecek bir şirket bulunmuyor'' dedi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Prof. Dr. Ekmel Özbay, çalışmalarıyla süper DVD'lerin üretim yolunun açıldığını, böylelikle bir DVD'ye binlerce filmin aynı anda kaydedilebileceğini bildirdi.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4286</link>
 <pubDate>Sun, 12 Apr 2009 22:59:36 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Ücretsiz film ve müzik</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt; &lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img525.imageshack.us/img525/2341/20090412125545songbird4.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Bünyesinde geliştirme araçlarından tarayıcıya kadar birçok yazılım bulunduran Mozilla açık kaynak sevenlerin yakından takip ettiği bir firma.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ancak firmanın pek de bilinmeyen Songbird yazılımı sayesinde bilgisayarınıza farklı bir çoklu ortam oynatıcısının kapılarını açabilirsiniz. Programı gerek müzik dinlemek için, gerekse film izlemek için kullanabilirsiniz. Tabii ki hiçbir ücret ödemeden. Türkçe arayüzü ile kolay kullanım hedefleyen Songbird yeni sürümünde de oldukça başarılı. En basitinden artık daha hızlı çalışıyor. Bu program sayesinde internete de girebiliyorsunuz. Hemen hemen tüm işletim sistemlerine kurulabilen Linkleri görebilmek için &lt;a href=&quot;uyeler.php?m=kayitol&quot;&gt;Üye&lt;/a&gt; olmalısınız. Songbird 1.1.2'yi buradan indirebilirsiniz.[/url]&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4285</link>
 <pubDate>Sun, 12 Apr 2009 22:57:51 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Google'dan çok önemli bir teknoloji</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img517.imageshack.us/img517/5249/20090412121833googlefai.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Google Gears (ing. Gears, tr. Çarklar) çok önemli bir teknoloji. Gelecekte daha ve daha çok gears kullanan site göreceğiz.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Neden?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Şu anki tarayıcılar üzerinde çalışan web uygulamalarını sınırlayan bazı limitler var. Bunlar:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
    * Javascript&amp;#8217;in tek iplik (single thread) üzerinde çalışması, yani tarayıcı üzerinde çalışan javascript kodunun tek anda sadece tek iş yapabilmesi.&lt;br /&gt;
    * Önbellek sorunu: Web uygulamaları her sayfa yüklemesinde bazı kaynakları tekrar tekrar yüklemek zorunda. Bunu engellemenin bazı yolları var, ancak teknik olarak maliyetli.&lt;br /&gt;
    * Web uygulamaları istemci tarafında sadece çerezler ile (cookie) veri saklayabiliyor. Stateful bir uygulama yazmak için istemci (tarayıcı) tarafında belirli verileri saklamak gerekiyor, şu anda da bu birtek çerezler ile yapılabiliyor. Her http request başlığında bu çerezler sunucuya tekrar gönderildiği için, çok fazla sayıda çerez kullanırsak performans düşüyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Google Gears yukarıdaki üç sorunu çözebilmek için bir framework&amp;#8217;tur.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
www.veteknoloji.com&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Nasıl?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
    * WorkerPoolAPI - Tek iplik üzerinde çalışan web tarayıcılarında, bir takım zor ve ağır işlemler kullanıcı arayüzünü yavaşlatabilir. WorkerPoolAPI bu işlemleri arka planda çalıştırarak kullanıcı önyüzünü meşgul tutmaz. Diğer bir deyişle aynen java veya diğer bir programlama dilinde olduğu gibi multitask yapabilen web uygulamaları yazmak mümkün olabilir.&lt;br /&gt;
    * LocalServerAPI - bir takım kaynakları (js, css, veya imaj dosyaları, ve hatta herhangi bir dosya) kullanıcının bilgisayarında saklayarak, bu kaynaklar gerektiği zaman internet üzerinden değilde direkt kullanıcının diski üzerinden dosyaya erişmeyi sağlar. Hatta, internete bağlı olmadan çalışabilen web uygulamaları bile yapılabilir. Örnek olarak internete bağlı değilken bir yazı veya bir işlem yapıp (tarayıcınız altında) internete bağlandığınız zaman yaptığınız işlem web sunucusu ile senkronize edilebilir.  LocalServerAPI bir manifest dosyası ile dosya setlerini senkronize tutar. Yani, sunucu tarafında herhangi bir dosya değiştimi, istemciye değişen dosya yeniden gönderilir. Bu bir manifest dosyası ile mümkün kılınır.&lt;br /&gt;
    * DatabaseAPI - browser altında çalışan minik bir veritabanı. Çerezler yerine bu veritabanı içinde bilgileri saklayıp, stateful bir uygulama ve hatta çok daha fazlası yapılabilir. DatabaseAPI SQL komutları ile konuşur. Aynen gerçek bir veritabanı gibi, ancak uygulamanız belirli bilgileri kullanıcının bilgisayarında saklayabilir, ve bu bilgilere çok etkili bir biçimde ulaşabilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Google Gears hakkında daha fazla bilgi için:&lt;br /&gt; Linkleri görebilmek için &lt;a href=&quot;uyeler.php?m=kayitol&quot;&gt;Üye&lt;/a&gt; olmalısınız.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Engin DAL&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4284</link>
 <pubDate>Sun, 12 Apr 2009 22:54:32 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>3 boyutlu fotoğraf çekimi!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt; 	&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img382.imageshack.us/img382/8377/200904090714553d.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Gerçek 3 boyutlu fotoğraf makineleri geliyor!&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Üç boyutlu fotoğraf sizce nasıl görünür? Merak ediyorsanız bu fotoğraf makinesi tam size göre.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
FujiFilm ilk olarak geçtiğimiz son baharda Almanya'da katıldığı bir fuarda üç boyutlu çekim yapabilme özelliğine sahip fotoğraf makinelerini duyurmuştu. &quot;Gerçek 3 Boyut&quot; konsepti ile tanıtılan bu fotoğraf makineleri halen pek çok kişi için bir bilim kurgu filmine ait gibi düşünülse de, firma bu yıl içerisinde 3 boyutlu fotoğrafların gerçek olacağını söyledi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Özel üretilen çift lense sahip kamera, içerisinde bulunan işlemci sayesinde çekilen iki fotoğrafı tek bir kareye yansıtarak üçüncü boyutu oluşturacak. Kameranın 2,8 inçlik LCD ekranı, kullanıcıların çekilen resimleri özel bir gözlük kullanmadan görebilmesine de olanak verecek. Bu yeni kameranın en güzel özelliklerinden biri ise fotoğrafın yanı sıra üç boyutlu ufak video görüntülerini de kaydedebilecek olması.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kötü haber ise henüz ürünün fiyatı hakkında bir bilgi olmaması.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4282</link>
 <pubDate>Fri, 10 Apr 2009 08:36:49 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Türkiye'ye kablosuz internet</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img178.imageshack.us/img178/8343/20090409025440mansetic1.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;	  	&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
EUTELSAT, Türkiye'de 200 bin eve kablo altyapısına gerek kalmadan kesintisiz ve hızlı internet erişimi sağlayacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
EUTELSAT Bölge Satış Müdürü Ali Korur, önümüzdeki dönem Türkiye projelerini Paris'te düzenlenen bir etkinlikle Türk basınına tanıttı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Avrupa'nın en büyük, Türkiye'nin 2. büyük uydu operatörü EUTELSAT, 2010 yılında fırlatılacak KA-SAT uydusu ile ''Tooway'' isimli sistemi hayata geçirecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Korur'un verdiği bilgiye göre, dünyanın 3. büyük uydu operatörü EUTELSAT, 26 uydu filosuyla dünya nüfusunun üçte ikisine ulaşıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Birinci sınıf yörünge pozisyonları, Fransa ve İtalya'daki kara altyapısı ile EUTELSAT, 150 ülkenin yayıncıları, telekomünikasyon operatörleri, devlet kurumları ve internet servis sağlayıcılarından oluşan geniş bir müşteri potansiyeline sahip.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
27 ülkede 590 çalışanıyla hizmet veren EUTELSAT, dünyada 3.200 TV kanalının yayınını sağlıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
EUTELSAT, Türkiye'de, Haber Türk, TRT International, Digitürk, CNN Türk, Kanal Türk, Fox Türk, TGRT Haber, Samanyolu Haber, İhlas Haber Ajansı, Cihan Haber Ajansı, Doğan Haber Ajansı ve Reuters Türkiye Haber Ajansı'na yayıncılık hizmeti sağlıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yayıncılık şirketlerinin yanı sıra Türkiye;deki Telekom şirketlerine de uydu kapasite kiralaması, Skylogic D-Star VSat, Mobil İletişim (EUTELTRACS) hizmetleri veren EUTELSAT, hizmetlerine önümüzdeki dönemde yenilerini eklemeye hazırlanıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
-TOOWAY VE ADLS HİZMETLERİ-&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Tooway ve ADSL birbirini tamamlayıcı hızlı ve kesintisiz internet hizmeti, EUTELSAT'ın önümüzdeki dönemde en önemli projesi olarak gösteriliyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
EUTELSAT, karasal ADSL üzerinden sağlanan hızlı ve kesintisiz internet hizmetini tamamlayıcı olan yeni bir uydu teknolojisi geliştiriyor. EUTELSAT;ın 2010 yılında 13 derece doğuya yerleştireceği KA-SAT uydusu ile geniş bant sektöründeki alt kolu Skylogic ve Amerika merkezli ViaSat'ın birlikte geliştirdiği ''Tooway'' isimli sistem, Türkiye'de yaklaşık 200 bin eve kesintisiz ve hızlı internet, televizyon ve telefon getirecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yüksek kaliteli ve uygun fiyatlı geniş bant uydu bağlantısı Tooway, her yerde çalışabiliyor. Tooway ile hem Türkiye'de hem de dünyada internete erişim için kablo altyapısının beklenmesine gerek kalmayacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ayrıca bu yıl Telekom ve yayıncılık pazarına yönelik ''W2A'' ve ''W7'' isimli iki yeni uydu ile EUTELSAT, Türkiye üzerinde 1.300 MHz;den fazla yeni transponder kapasitesi oluşturacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2008 yılını filosuna iki yeni uydunun katılmasıyla tamamlayan EUTELSAT, 2009 içinde üç yeni uydu fırlatılmaya hazırlanıyor. Yeni uydularıyla birlikte EUTELSAT, bölgedeki en geniş kapsamlı uydu operatörü olma pozisyonunu güçlendirecek.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
-AVRUPA'DA YAŞAYAN TÜRKLER-&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Eutelsat, içerik tedarikçileri ve kablo operatörleri için sunduğu ilk bağımsız hizmet platformu ''KabelKiosk'' ile Almanya;da 2,3 milyon eve ulaşıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Almanya;da yaşayan Türk vatandaşlarının evlerine de ''KabelKiosk'' ile giren Eutelsat, üç ürün grubuyla hizmet veriyor. Tüm Almanca konuşan hedef grupları için ilgi çekici eğlence paketleri, en büyük etnik hedef grupları için dokuz dilde en iyi TV kanalları, en büyük etnik hedef grupları için en iyi uluslararası kanallar ''KabelKiosk''un ürün gruplarını oluşturuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ürün gruplarından Türk asal paketi içinde EuroD, Fox Türk, TRT Int., Kanal 7 Int., Euro Star, Show Turk, ATV Avrupa kanalları yer alırken Türk Premium paketi içinde Türkmax, Lig TV ve Digiturk bulunuyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ayrıca Avusturya, İsviçre, Lüksemburg ve Danimarka'ya ulaşan KabelKiosk için bir sonraki aşamanın ise servis portföyünü diğer Avrupa pazarlarına genişletebilmek olduğu belirtiliyor.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4281</link>
 <pubDate>Fri, 10 Apr 2009 08:35:13 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>XP'ciler ne yapacak?</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt; 	&lt;br /&gt;
&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img515.imageshack.us/img515/1258/20090409015927xp.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Windows 7 çıkınca XP'ler ne olacak?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Microsoft isteyenlere Windows 7'den XP'ye geri dönüş imkanı tanıdı. Peki tam tersi için durum ne?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Microsoft'un en popüler işletim sistemi XP, hayranlarının baskısıyla yaşam zamanını uzatıp duruyor. Hatta o kadar ki Microsoft çok güvendiği Windows 7'den bile XP'ye dönüş izni vermek zorunda kaldı. Fakat işin bir de diğer tarafı var. Windows XP şu anda dünya çapında en yaygın olarak kullanılan işletim sistemi. Görnüşe göre Windows 7 çıktığında milyonlarca kişinin elinde halen XP lisansları olacak. XP sahipleri lisanlarını Windows 7'ye geliştirebilecekler mi?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Microsoft'tan bu konuya net bir yanıt geldi; &quot;Hayır&quot;. Aslında bu tahmin edilen bir durumdu. Microsoft'un iki nesil önceki işletim sistemini, 2 nesil sonraya geliştirmeye izin vermeyeceği tahmine ediliyordu. Fakat pek çok kullanıcı Vista'yı görmezden gelerek, Windows 7'nin XP'den sonraki ilk gerçek işletim sistemi olduğunu iddia ediyor ve Microsoft'un bu hakkı tanıması gerektiğini savunuyordu. Ne yazık ki bu umutlar suya düştü. Microsoft'un 8 yaşındaki işletim sisteminin Windows 7 ile hm hemen hiç bir benzerliği kalmaması, alt yapısının çok ciddi anlamda değişmesi ne yazık ki firma için kolay bir geliştirmeye de izin vermiyor. XP sahipleri için ne yazık ki iki seçenek var; Ya her şeye rağmen XP kullanmaya devam edecekler, ya da Windows 7'yi sağlıklı bir şekilde çalıştırabilecek yeni bir bilgisayar ve Windows 7 lisansı satın alacaklar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bilgi için: Microsoft&lt;br /&gt;
Telefon: (212) 258 59 98 pbx&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4280</link>
 <pubDate>Fri, 10 Apr 2009 08:34:06 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>BioShock'ın filmi yolda</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt; &lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img515.imageshack.us/img515/3945/2009040905561210bioshoc.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
Gladiator'un senaristi, Karayip Korsanları'nın yönetmeni birarada.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
BioShock 2007 yılında çıktığında oyun piyasasına yeni bir soluk getirdi. Role playing ve korku türünün harika bir melezi olan oyun kendine has bir hayran kitlesi yarattı. 1960 yılında, Sualtı şehri Rapture'da geçen birinci oyun, 2009 yılında bir devam ile taçlandırılacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Şimdi BioShock sinemalara geliyor. 300 Spartalı'nın efekt yapısına sahip olacak film, &quot;The Ring&quot; ve &quot;Karayip Korsanları&quot; filmlerinin Yönetmeni Gore Verbinski tarafından çekilecek, &quot;Gladiator&quot;' ve &quot;Sweeney Todd&quot; filmlerinin senaristi John Logan tarafından yazılacak.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Filmin çıkış tarihi ise henüz belli olmadı fakat 2010 sonu ya da 2011 başında gösterime girmesi bekleniyor.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4279</link>
 <pubDate>Fri, 10 Apr 2009 08:32:56 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Google'da 'Turkey' rekoru</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img408.imageshack.us/img408/4550/w245.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
 Obama'nın ilk resmi ziyaretini Türkiye'ye yapması internette milyarlarca dolarlık tanıtım sağladı. Google'da 'Turkey' ismi arama rekoru kırdı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
ABD Başkanı Barack Hüseyin Obama'nın tarihi Türkiye ziyaretinin en somut sonucu dünyanın en büyük internet arama motoru Google'ın rakamlarından çıktı. Yurtdışından Türkiye'yle ilgili arama sayısı rekora ulaşırken ziyaretin tanıtım, turizm ve ekonomi açısından değeri perçinlendi. ABD başkanlarının geleneksel olarak ziyaret ettiği Kanada dışında ilk resmi ülke ziyaretini Türkiye'ye yaparak önemli mesajlar veren Obama'nın Google'daki popülaritesi de başkan seçilip yemin ettikten sonra en yüksek seviyeye ulaştı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
DAVOS'U DA GEÇTİ&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
TÜM dünyada milyarlarca kullanıcısı olan Google'ın resmi istatistikleri ABD Başkanı'nın zamanlama ve yaptığı konuşmalar açısından büyük bir yankı uyandıran Türkiye ziyaretinin başarısını ortaya çıkardı. Google'da yurtdışından yapılan 'Türkiye' ve 'İstanbul' kelimelerine yönelik arama sayısı nisanın ilk haftasında rekor kırdı. Türkiye'nin arama sayısı Başbakan Erdoğan'ın büyük yankı uyandıran 'Davos resti'ni de geçti. Böylece Türkiye'ye yönelik arama sayısı bugüne kadarki zirvesine ulaştı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
POPÜLARİTESİ ARTTI&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
GOOGLE'DAKİ arama trendine göre Obama ve Erdoğan kelimelerini içeren arama sayısı da son 15 gün içinde 3 kata yakın arttı ve rekor kırdı. Ziyaret, İslam dünyasına barış çağrıları yapan ve son derece olumlu bir tutum sergileyen Obama'nın da popülaritesini yükseltti. Google'da 'Obama' kelimesini arayanların sayısı son iki hafta içinde iki kattan fazla arttı. Obama'ya ilişkin arama sayısı ocakta büyük bir medya gösterisiyle yapılan başkanlık yemin töreninden sonraki en yüksek düzeyde gerçekleşti. Google'daki arama sayısında yaşanan artış Türkiye'ye kazandırdı. Türkiye, milyarlarca dolarla ölçülebilecek bir tanıtım faaliyeti gerçekleştirdi.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Grafikler rekoru açıkça gösteriyor&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
GOOGLE'IN Insights for Search adlı programı Google'da aranan kelime ya da kelime gruplarının belirlenen zamanlar içerisinde aranma sıklıkları ile ilgili grafikler sunuyor. Grafiklerde bulunan sayılar kelime ya da kelime gruplarının aranma sayılarını değil, Google'ın çeşitli algoritmik rakamlarını içeriyor. Grafiklerde martın sonu ve nisanın başlangıcında Obama aramalarının hızlı bir yükselişe geçtiği açıkça görülüyor. Bu da Obama'nın Türkiye ziyareti ile ilgili. Bunun dışında grafiklerde ocak ayında gerçekleşen bir diğer yükseliş daha göze çarpıyor. Bunun nedeni ise Obama'nın Başkanlık yemin töreni döneminde yapılan aramaların hızla artış göstermesi. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4278</link>
 <pubDate>Wed, 08 Apr 2009 21:36:35 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Confiker'ın öğrencisi!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img397.imageshack.us/img397/7251/20090408090413virus.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
 	&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Conficker eski virüse yeni teknikler öğretti.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Herkes kabus virüs Conficker'dan kurtulmaya çalışırken; eski virüsler ondan ders almaya başladı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bundan 4 yıl öncesinde, bilgisayar kullanıcılarının güvenlik sorunları bugünkünden çok da farklı değildi. O zamanın güvenlik açıkları ve teknik imkanları dahilinde yine bilgisayarlarda pek çok farklı virüs ve solucan dolaşıyordu. Mayıs 2005'te ortaya çıkan Neeris adlı bir virüs o dönemin önemli tehlikelerinden biriydi. Fakat geçen zaman içerisinde önlemler geliştirildi ve Neeris ciddi bir güvenlik sorunu olmaktan çıktı. En azından yakın zamana kadar öyleydi...&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Fakat Neeris geri dönü. Üstelik görünüşe göre, neredeyse 4. yaşını kutlamaya hazırlanan virüsün yeni birkaç numarası da var. İşin kötüsü bunları Conficker'dan öğrenmişe benziyor. Yeniden hortlayan Neeris, bu kez Conficker'ın da hedef aldığı Windows bileşenlerine saldırıyor. Yine benzer bir şekilde Neeris, Conficker'ın da kullanmayı çok sevdiği Otomatik Kullanma özelliğinden de faydalanıyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Neeris ilk geri dönüş sinyallerini 1 Nisan'da verdi. Uzmanlar bunun Conficker'ın korkutan 1 Nisan tehdidi ile ilgili olmadığını, bağımsız bir olay olduğunu düşünüyorlar.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4277</link>
 <pubDate>Wed, 08 Apr 2009 21:34:25 +0300</pubDate>
</item>
<item>
 <title>Google'a bela olan dava!</title>
 <description>&lt;strong&gt;&lt;span style=&quot;color:#F93737&quot;&gt;&lt;div class=&quot;colleft&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img397.imageshack.us/img397/3442/20090408075633google.jpg&quot; alt=&quot;&quot; /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Google: 2006'da kazandı ama yine kurtulamadı.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
2006'da açtığı davayı kaybeden şirket inatçı çıktı. Google başına bela olan davada neyle suçlanıyor?&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
ABD'de hizmet veren en büyük bilgisayar teknik servis ağlarından biri olan Rescuecom, Google'dan şikayetçi. Aslında ilk şikayetini 2006 yılında yapan firma, o zaman açılan davayı kaybetmişti. Rescuecom davanın sebebi olarak Google'ın reklam verenleri arasında yer alan rakip firmaların, AdWords hizmetinde Rescuecom adını kullanmaları. Bu sayede Rescuecom adı Google'da arandığında, kullanıcılar rakip teknik servis firmaların reklamlarını görüyorlar.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu durumun marka patent kanuna aykırı olduğunu iddia eden Rescuecom'a karşı Google 2006 yılında yaptığı savunmada, bu davranışın ABD yasalarına aykırı olmadığını savunmuş ve davayı kazanmıştı. Fakat Rescuecom inatçı çıktı ve pes etmedi. Aradan geçen süre boyunca itiraz için hazırlanan firma, nihayet temyiz başvurusuna olumlu yanıt aldı ve dava tekrar açılacak. Eğer yeniden açılan davayı Rescuecom kazanacak olursa, firma ile benzer durumdaki pek çok şirketin de kendi haklarını arayacağı tahmin ediliyor.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;</description>
 <category>Haberler</category>
 <link>http://www.woltran.org/sayfa.php?id=4276</link>
 <pubDate>Wed, 08 Apr 2009 21:33:08 +0300</pubDate>
</item>
</channel>
</rss>