İstanbuL'un fethinin 555. yıLı
![]() |
||
|
İstanbuL'un fethinin 555. yıLı
|
#188631 2008-05-29 13:09 GMT 1
Bizans, Rumeli ve Anadolu arasında bir çıban gibi duruyordu.Bu bakımdan,İstanbul’un fethinin stratejik bir önemi vardı.Haçlı orduları,genellikle Bizans ın tahrik ve teşviki ile oluşturuluyordu.Bizans,Türk beyliklerini Osmanlı aleyhine kışkırtıyor, Osmanlı taht kavgalarında taraf tutuyor,devleti böylece karışıklıklara sürüklüyordu.İstanbul, üç kıtayı birbirine bağlayan deniz ve kara yollarının kesiştiği tek merkezdi.Dünya ticaretine hâkim olmak için de devrin en büyük bu liman şehrinin fethedilmesi şarttı. II. Mehmet'in fetih için yaptığı hazırlıklar . Bizans'a, Karadeniz'den gelecek yardımları engellemek ve kuşatma sırasında üs olarak kullanılmak üzere Yıldırım Beyazıt zamanında yapılmış olan Anadolu Hisarı'nın (Güzelce Hisar) karşısına Rumeli Hisarı'nı (Boğazkesen) yaptırıldı. . Boğazlardan gelebilecek yardımları engellemek ve İstanbul'u denizden de kuşatmak amacıyla 400 parçalık büyük bir donanma kuruldu. . Bizans'ın, İstanbul çevresindeki kaleleri ele geçirildi. . Surların üzerinden aşırtma gülleler atacak havan topları yapıldı. . Edirne'de, İstanbul surlarını yıkmak için büyük toplar döktürdü. Bu topların planlarını Fatih'in kendisi çizdi. . Surlara yaklaşmayı ve tırmanmayı kolaylaştırmak amacıyla tekerlekli kuleler yaptırıldı. . Kuşatma sırasında sınırların güvenliği için Macaristan, Sırbistan, Eflak, Venedik ve Karamanoğulları'yla barış anlaşmaları yapıldı. . Avrupa'dan gelebilecek yardımları önlemek için Balkanlara ordu gönderildi. Osmanlı Devleti'nin hazırlıklarını gören Bizans imparatoru Kostantin; • Haliç’ten gelebilecek Türk saldırılarına karşı Haliç’in ağzını zincirle kapattı. • Surları ve kaleleri tamir ettirdi. Halktan bir kısmını askere aldı. • Halkı silahlandırdı. • Avrupa devletlerinden yardım istedi. • Bizanslıların en önemli silahlarından biri de hem karada hem de suda yanabilen Grejuva ateşiydi. Sultan II.Mehmed 23 Mart 1453’te Edirne’den hareket etti. 5 Nisan 1453’te karadan ve denizden kuşatmayı başlattı. Sultan boş yere kan dökülmemesi için imparatordan şehrin teslimini istedi. İmparator bu teklifi reddetti. 6 Nisan sabahı şahi topların ortalığı cehenneme çeviren atışları ile savaş başladı. Papalıktan gelen yardım gemilerinin Haliç’e girmesi Sultanı çok kızdırdı. Çünkü,Haliç’in ağzı zincirle kapatılmıştı.Buradan Osmanlı gemileri geçemiyordu. Bunun üzerine 72 parçalık Osmanlı hafif gemisini 21 – 22 Nisan gecesi Tophane-Tepebaşı yoluyla kızaklar üzerinden kaydırarak Haliç’e indirtti. Bu manzara, sabahleyin Bizanslıları şaşkına çevirdi. Karadan kızaklarla kaydırılarak gerçekleştirilen bu hareket, o güne kadar ne görülmüş ne de düşünülmüştü. 28 Mayıs 1453'te bütün orduya İstanbul'a yapılacak son saldırı için hazırlanmaları emri verildi. Hocası Akşemsettin II. Mehmet’e cesaret veriyor; Hz. Peygamberin, "Konstantin elbet fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne iyi komutan ve onun askerleri ne güzel askerlerdir" sözüyle müjdelenen komutanın kendisi olduğunu söylüyordu. Bu inançla 29 Mayıs günü son taarruz başladı.29 Mayıs sabahı gün ağarmadan genç padişahın emriyle savaş naraları atarak saldıran askerlerin sesleriyle son hücum başladı. Hiç durmadan çalan mehter askeri coşturuyordu. Bizanslılar bu seslere karşılık vermek için şehirdeki bütün kiliselerin çanlarını çaldılar. II. Mehmed , şehrin en zayıf kısmı olduğunu anladığı Topkapı-Edirnekapı arasındaki surları günlerce süren top ateşiyle ve lağım patlatarak tahrip ettirmişti. Bu yüzden asıl hücum bu bölgeden yapılmaktaydı. Bir gülle parçası şehrin en büyük savunucularından olan Cenevizli Giustiniani'yi yaraladı. Adamlarının komutanlarını alarak Haliç'teki gemilerine gitmeleri, Bizanslılar'ın son direncini de kırdı. Bu sırada Topkapı civarındaki surlara çıkan Türk askerlerini gören Bizanslılar haykırarak şehrin iç kısımlarına doğru kaçmaya başladılar. Topkapı surlarında ardı ardına Türk bayrakları dalgalanmaya başladı. İstanbul bir anda "Şehir düştü, şehir düştü" sesleriyle çalkalanmaya başladı. Surlarda dalgalanan Bizans Kartalı ve Aziz Markos'un aslanı bulunan bayrakların yerini Türk sancakları almıştı. Çok kanlı ve zorlu bir savaştan sonra birçok şehit verildi. Bu şehitler arasında, Bizans surlarına Türk bayrağını diken Ulubatlı Hasan da vardı. Şehrin savunması çökmüştü. Binlerce Türk askeri içeriye girmeye başladı. Bizanslılar evlerine, ailelerinin yanına giderken, bir kısım ahali ile yabancılar Haliç'teki gemilere kaçıyorlardı. Öğlen olduğunda şehir tamamen Türkler'in eline geçmişti. Sultan II.Mehmed, hocası Akşemseddin’in arkasında şehre girdi. Bizanslılar,bu manzara ve genç hükümdar karşısında çok şaşırdılar.Sultan doğruca Ayasofya’ya gitti. Burayı fetih hakkı olarak camiye çevirtti. Bundan sonra Sultan Mehmed, fetheden anlamında ki Fatih unvanıyla anılacaktır. İstanbul’un Fethinin Türk ve Dünya Tarihi Bakımından Önemli Sonuçları • Osmanlı Devleti’nin Asya ile Avrupa toprakları birleşmiş, böylece toprak bütünlüğü sağlanmıştır. • Karadeniz ile Akdeniz arasındaki su yolları Osmanlı Devleti’nin eline geçmiştir. İstanbul’un fethinden sonra Kuzey ve Doğu Avrupa’dan gelen ticaret yolları bütünüyle Türklerin denetimine girmiştir. Boğazların savunulması kolaylaşmış ve Osmanlı Devleti tabii başkentine kavuşmuştur. Roma İmparatorluğu’nun son kalıntısının ortadan kalkması ile Türk sultanları büyük bir itibar ve saygıya ulaşmıştır. • Osmanlı Devleti merkeziyetçi, mutlak bir imparatorluk haline gelmiş ve devlet Yükselme Devri’ne girmiştir. • Karadeniz, Akdeniz ve Ege ticaretinin Türklerin eline geçmesi, Avrupa devletlerini Coğrafi Keşiflere yöneltmiştir. • Bizans İmparatorluğu yıkılmış, ticari çıkarları elden giden Venediklilerle Osmanlıların arası bozulmuştur. • İstanbul’un fethi surların yıkılabileceğini göstermiştir. Bu durum Avrupa’da feodalitenin yıkılmasına ve merkeziyetçi devletlerin kurulmasına ortam hazırlamıştır. • İstanbul’un fethi Ortaçağ’ın sonu, Yeniçağ’ın başlangıcı kabul edilmiştir. • İstanbul’dan İtalya’ya giden Bizanslı bilginler burada Rönesans hareketlerinin başlamasına katkıda bulunmuştur. • Türkler İstanbul’u fethettikten sonra halka din ve vicdan hürriyeti tanımışlar ve Ortodoks Kilisesi’ni koruma altına almışlardır. Böylece; Hristiyan dünyasının birleşmesinin engellenmesi, Katolik Kilisesi’ne karşı güç oluşturulması ve halka hoşgörülü davranıldığının kanıtlanması amaçlanmıştır. Balkanlarda Fetihlerin Devam Etmesi Daha önce yapılan ve başarısız olan kuşatmalar sırayla şunlardır: --M.Ö 340 Makedonya Kralı Phillippe --M.Ö 194 Roma İmparatoru Septim Severus (Başarılı olmuştur.Şehir artık Romalılara bağlanmıştır.) --M.S 616 İran Hükümdarı Keyhüsrev --M.S 626 İranlılar ve Avar Türkleri ortak --M.S 665 Emevi Halifesi Muaviye --M.S 667 Emevi Halifesi Muaviye --M.S 672 Emevi Halifesi Muaviye --M.S 712 Emevi Halifesi I.Velid --M.S 722 Emevi Halifesi I.Velid (Yalnızca Galata Limanı alınmış,Arap Camii inşa edilmiştir.) --M.S 782 Abbasiler (Kent haraca bağlanmıştır.) --M.S 854 Abbasi Halifesi Mütevekkil --M.S 864 Ruslar --M.S 869 Abbasi Halifesi Mütevekkil --M.S 936 Ruslar --M.S 959 Macarlar --M.S 970 Abbasiler (Kent haraca bağlanmıştır.) --M.S 1203 Latinler (Latinler İstanbul'u 1261'e kadar ellerinde tuttular.) --M.S 1302 Venedikliler --M.S 1348 Cenovalılar --M.S 1391-1396 Osmanlı Padişahı I.Bayazid (Şehir İstanbul'da bir Türk Mahallesi kurulması isteğine karşı çıkılması üzerine ablukaya alınmıştır.) --M.S 1412 Osmanlı Şehzadesi Musa Çelebi --M.S 1422 Osmanlı Padişahı II.Murat --M.S 1437 Cenovalılar --M.S 1453 Osmanlı Padişahı II.Mehmed (Başarılı olmuştur.Sonrasında şehir Türklerin hakimiyeti haline girmiştir.) Bunun yanında Atilla'nın, Vikinglerin, Bulgarın ve Gotların da kuşatma yaptığı bazı kaynaklarda geçer ama tarihleri bilinmemektedir. çeşitLi makaLaLerden derLenmiştir. [b][blue]her maL deqerini piyasa koşuLLarına qöre buLur..[/blue][/b]
|
#188641 2008-05-29 15:28 GMT 0
verdiğin bilgilerden ötürü çok teşekkürler..hiç yorum yapılmaması da halkımızın eğitim seviyesini gösteriyor...önemsiz konulara yapılan yorumlara bak bi de bizi biz yapan olaylara verilen öneme bak..heyy yurdum insanı...tarihini bilmeyen bir millet yok olmaya mahkumdur....ellerine sağlıkk ![]() ![]()
|
#188657 2008-05-29 16:49 GMT 1
arkadaşım benim dikkatimi çeken bir konu da şu oLdu.. yorum yapıLmaması oLayı aLınan eqitim ve konuya oLan iLqisizLik veya başka sebepLer kadar, konuyu açan kişi de önemLi bir faktör. bu başLık aLtında yazdıqım yazıyı daha popuLer biri yazmış oLsaydı eminim yorum sayısı 20'nin aLtına düşmezdi ki zaten benim miLLet qeLsin aLtına yorum yapsın diye bir derdim yoq, 29 mayıs 1453 İstanbuL'un Fethi ve bu sene 555. yıLı, bu tarihi ve bu zaferi unutmasınLar unutturmasınLar, başka bekLentisi oLanın ne diyim qösterdiqin iLqi için teşekkürLer.. [b][blue]her maL deqerini piyasa koşuLLarına qöre buLur..[/blue][/b]
|
#188660 2008-05-29 16:53 GMT 0
Bilgilerine teşekkürler İyi ki bi FATİH imiz Varmış İyi ki o ordumuz varmış 555. yıl dönümü hepimize kutlu olsun sevmek çay gibidir sevilmekse şeker bizim gibiler çayı şekersiz içer
|
#188667 2008-05-29 17:33 GMT 0
Alıntı aynen valla
|
#188668 2008-05-29 17:35 GMT 0
teşekkürler...
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||