Kullanıcı Adı :   Şifre:  
  Online: 282 kişi (11 kayıtlı kullanıcı, 271 konuk),   [Üye ol]   [Şifremi Unuttum
 

Bakın Tarih Tekrar Ediyor..

Sayfa 1 / 1: 1

Yazıcı Versiyonu | Sık Kullanılar'a Ekle
Yazan Mesaj

schizophrenic_

Durum


Süper Üye


Mesaj: 4,048
Puan: 5,000
Meslek: : ImpossibLe is Nothing...
Rep :



  #185815 2008-05-09 15:22 GMT   0

AKP’nin kapatılma davasına yabancılar büyük tepki gösterdi.

AKP, Batı’dan gelen açıklamalardan, medyada yer alan yorumlardan çok memnun. Peki, Batı, parti kapatılmasına niye karşı; demokrasiye, insan haklarına ve hukuka saygılı olduğu için mi?

Bunun için düne bakmamız gerekiyor.

Dün, "Fransız Partisi" ile "İngiliz Partisi" arasında büyük kapışma vardı ve iktidarı ele geçirmek için her yol mubahtı; belden aşağı vurmak da dahil!

BUNDAN tam 153 yıl önce...

Paris’te yayımlanan bir kitap, kısa sürede üç baskı yaptı.

Yazar, "Destrilhes" takma adını kullanmıştı.

Kitabın adı; "Türkiye Hakkında Sırlar" (Confidences sur la Turquie) idi.

Bestseller olan kitap, Osmanlı Devleti’nin bazı sırlarını ifşa ediyordu.

Bu kitaba yanıt gecikmedi.

Emile Tarin adlı avukat, iddialara yanıt veren bir kitap kaleme aldı:

"Türkiye Hakkındaki Sırlara Yanıt" (Reponse aux Confidences sur la Turquie).

Tartışmalar sürüp gitti.

Taraflar belliydi; "İngiliz Partisi" ile "Fransız Partisi".

Önce bu partiler de neyin nesiydi onu açıklayalım; sonra Paris’teki kitaplara dönelim.

Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde hizipler/gruplaşmalar arttı.

Ancak bunlar kitle tabanı olan, halkın ilgilendiği siyasal kavgalar değildi. Yönetici zümre arasındaki kişisel nedenlere dayalı ayrılıklardı. Batılılar Osmanlı’daki bu hiziplere/gruplaşmalara kendi terminolojilerine uygun olarak "parti" ismini verdi.

Diplomatik yazışmalarında, Osmanlı’daki gruplaşmalardan "Fransız Partisi", "İngiliz Partisi", "Rus Partisi" diye bahsediyorlardı.

Çünkü bu gruplar sırtlarını mutlaka yabancı güçlere dayıyorlardı.

Ne acı ki "Bağımsız Parti" yoktu!

Örneğin, dönemin sadrazamı Mustafa Reşid Paşa "İngiliz Partisi"ne mensuptu!

Bir diğer sadrazam Mehmed Ali Paşa ise "Fransız Partisi"ndendi!

Gruplara, yakın oldukları ülkenin adını veren diplomatlar, kamuoyuna yönelik açıklamalarda bu partilere ne isim veriyordu biliyor musunuz:

"Reform Partisi", "Yenilikçi Parti", "Muhafazakár Parti" vs...

"Muhafazakár-Demokrat Parti" henüz "icat" edilmemişti anlaşılan! Neyse...

İngilizlere göre Sadrazam Mustafa Reşid Paşa "büyük reformcu"ydu!

Ve işte bestseller kitabın yazılış nedenine geldik:

Fransa’da yazılan Destrilhes imzalı kitaba göre ise reformcu Mustafa Reşid Paşa, bakın aslında neydi.

Yazar Destrilhes, kitabında Mustafa Reşid Paşa’yı şöyle tanımlıyordu:

Yiyici, yeteneksiz ve her türlü ahlaki ilkeden yoksun bir memur sürüsünü ayakta tutmak ve statükoyu korumak için çabalıyordu.

Batılılığı sağlam bir kültüre dayanmıyor; salon adabının sınırlarını aşamıyordu.

Londra ve Paris elçiliklerinde bulunmasına rağmen sağlam bir formasyon sahibi olamamıştı. Vaktini sürekli tavla oynayarak geçirmişti.

Kitap uzun uzadıya Mustafa Reşid Paşa’nın serveti üzerinde de duruyordu.

Sadece Mustafa Reşid Paşa’yı değil ekibi içinde yer alan Musa Saffeti Paşa, Rıfat Paşa, Rıza Paşa vb. de cehalet ve yiyicilikle itham ediyordu.

Sadrazam Mustafa Reşid Paşa’yı yerden yere vuran kitap kimi övüyordu?

Sadrazam Mehmed Ali Paşa’yı.

Sultan Abdülmecid’in kız kardeşi Adile Sultan’la evli olan Damat Mehmed Ali Paşa, Fransızlara yakındı.

Destrilhes; Ömer Paşa, Ali Paşa, Mehmed Rüştü Paşa, Kıbrıslı Mehmed Paşa gibi isimlerden oluşan bu ekibe "Ulusal Parti" adını veriyor ve onları öve öve bitiremiyordu.

Osmanlı’daki hizip çatışmaları Paris-Londra’nın sürekli gündemindeydi.

Kendilerine bağlı hizipleri öven haberler yaptırıyorlardı. Bütün amaçları, ne reformdu ne de hürriyet!

Tek çıkarları vardı; kendi siyasal nüfuzlarını artırmak.

Ve işin ucunda ise hep para vardı.

Ferdinand de Lessepse, Fransa İmparatoru III. Napolyon’un eşi Eguenie’nin kuzeniydi.

Mühendisti.

Osmanlı paşaları arasındaki hizip kavgasının giderek büyüdüğü o günlerde mühendis Lessepse elinin altındaki dosya için İstanbul ve Kahire’de kulis yapıyordu.

"Fransız Partisi" ile "İngiliz Partisi" arasındaki hizip kavgasının en önemli nedeni, mühendis Lessepse’nin koltuğunun altındaki bu dosyaydı.

KAVGANIN NEDENİ

Dosyanın üzerinde; "Süveyş Kanalı Projesi" yazıyordu.

Uzakdoğu’dan Avrupa’ya mal getiren gemiler, Afrika kıtasını dolaşmak zorunda kalıyordu.

Mühendis Lessepse, Akdeniz ile Kızıldeniz’i birleştirecek (uzunluğu 163 km olacak) Süveyş kanalını hayata geçirmek istiyordu.

İngilizler, Fransızlara büyük ticari üstünlük getirecek bu projenin hayata geçmesini istemiyordu.

Akdeniz ve Hindistan’daki hákimiyetleri zora girebilirdi. Projeyi engellemeleri şarttı.

Güvenceleri Sadrazam Mustafa Reşid Paşa’ydı.

Ama önce "Fransız Partisi" başkanı Sadrazam Mehmed Ali Paşa’yı "yemeleri" gerekiyordu.

Ermeni Sarraf Cezayirli Mıgırdiç’i harekete geçirdiler.

Sarraf Mıgırdiç, Sadrazam Mehmed Ali Paşa’ya her biri 4.5 milyon kuruş olmak üzere üç kez rüşvet verdiğini açıkladı.

Dava "yüksek mahkeme" Meclis-i Ali-yi Tanzimat’ta görüldü.

Raporlar ve deliller sadrazamı aklasa da, İngilizlerin baskısıyla Mehmed Ali Paşa Kastamonu’ya sürüldü.

İngiliz Büyükelçisi Stratford Canning’in sözünden çıkmayan Mustafa Reşid Paşa, Süveyş Kanalı Projesi’ni "uyutmak" için elinden geleni yaptı.

İşte Fransa’daki "Türkiye Hakkında Sırlar" (Confidences sur la Turquie) adlı kitap o tarihte piyasa çıkarıldı.

Yetmedi, medrese öğrencileri de Mustafa Reşid Paşa’ya karşı ayaklandı.

Tarih bu olayları "reformcular" ile "anti-reformcular" arasındaki kavga diye yazmaktadır!

Heyhat!

Ve bugün de ülkeler arasındaki nüfuz kavgaları hálá "reform" maskesi altında sürmektedir!

Batılılar, Türkiye’deki gerici partileri bile bugün "ilerici", "reformcu" diye göstermektedir!

Kendi diplomatik yazışmalarında ne diye isim verdiklerini siz tahmin edin.

Dün Süveyş Kanalı için çatışan güçler, bugün Kuzey Irak petrolleri için entrikalar çevirmektedir.

Onların stratejisine göre siz "reformcusunuz" ya da "tutucusunuz"!

Görünen manzara acıdır; Batılılar için önemli olan çıkarlarıdır.

Gerisi hikáyedir. Ben demiyorum.

Tarih öyle diyor.

Soner Yalçın - Hürriyet


[b][center]Kalbin, kalbimdeki [red]C4[/red]'ü defuse edecek kadar [red]adi[/red] ise, ellerim consola [red]quit[/red] yazacak kadar [purple]asildir...[/purple] [blue]Sen Vodafone Gibi Anı Yaşarken Ben TurkceLL Gibi Seni Heryerde Çekemem =)[/blue] [red]ImpossibLe is Nothing...[/red][/center][/b]


Etiketler: BakınTarihTekrarEdiyor..
Sayfa 1 / 1: 1
Benzer Konular (Şuan okuduğunuz konu ile benzer olan konular listelenmektedir)
#Benzer BaşlıklarKonuyu AçanMesajOkunmaTarih
1Rüstü Tekrar Fb''de !! Nasıl Oldu Demeyin Bakın !SultanofTURKEY22432007-12-17 20:40
2Warez Tekrar Tekrar Tekrar Yasaklandı !Destroyer191502008-04-03 01:10
3Home Tekrar ErtelendiExaLTeD_1772008-04-23 08:23
4AntiBan Tekrar YayındaPİSKOP@T H@CKER23612007-04-22 04:32
5image.woltran.com tekrar onLineschizophrenic_6322008-05-27 20:53
38.103.63.56 logged
Sayfa oluşturma süresi 0.075 saniye
SQL toplam zamanı: 0.029 saniye - SQL sorgusu: 42 - Ortalama SQL zamanı: 0.00068 saniye

[ Site - Sayfa ]
Bağlantılar:
W : Seditio : WordPress