Adalet Bakanları Suçluları Koruyamaz Vural Savaş
![]() |
|||||
|
|||||
|
Adalet Bakanları Suçluları Koruyamaz Vural Savaş
|
#201165 2008-08-31 14:54 GMT 0
Danıştay saldırısının yapılmasından kısa bir süre sonra, o günlerde Başbakan Yardımcısı olan Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Sürprizlere hazır olun demişti. Biz hukukçular için en büyük sürpriz, Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgulara ve sahte olduğu daha önce kanıtlanmış belgelere dayanarak; anayasamızda güvenceye alınmış özel hayatın gizliliği, haberleşme özgürlüğü de hiçe sayılarak düzenlenmiş, üç savcının imzasını taşıyan Ergenekon adıyla anılan iddianame oldu. Son günlerdeki her yazımda, bu iddianameyle savcıların Türk Ceza Kanununun çeşitli maddelerini ihlal eden suçlar işlediklerini kanıtlamaya çalışıyorum. TCKnun 204üncü maddesinde sahte resmî belgeyi kullanan kamu görevlisinin cezalandırılacağı hükme bağlanmıştır. Bugünlerde hukukç ular arasında en çok tartışılan konu: Sahte olduğu aşikâr şekilde ortada olan veya sahteliği kanıtlanmış belgelere dayanarak kamu davası açan savcıların; görevi kötüye kullanmak suçunu mu, resmi belgede sahtecilik suçunu mu işlemiş sayılacakları hususudur. Ergenekon iddianamesine konan, Çok Gizli ibareli, 02.02.1993 tarihli, Milli İstihbarat Teşkilatından Başbakanlığa gönderilen Uğur Mumcuyu öldürmek amacıyla, ABD haber alma Servisi CIA denetiminde, İsrail kontrolünde altı kişilik özel timin botla Türkiyeye giriş yaptıklarına dair belge hakkında MİT Müsteşarlığı; Ergenekon İddianamesi düzenlenmeden, 9 Mayıs 2008 tarihinde Ergenekon savcılarına yazdığı yazıda Sahte olan bu belgenin, hedef saptırmak amacıyla düzenlenmiş dezenformasyon çalışması olduğu Belgenin sahte olduğu daha önce Başbakanlık ve İçişleri Bakanlığına bildirdikleri gibi, ayrıca suç duyurusunda da bulunduklarını belirtmesine rağmen; bu sahte belge, iddianameye konulmuştur. İddianame ekinde, daha önce medyaya servis yapılan ve Fethullah Gülene yakınlığı herkesçe bilinen TVlerde defalarca okunan, Garzan Eyaleti Komutanlığı imzalı, Doğu Perinçeke hitaben yazılmış: Öncelikle parti önderliğimizin size karşı duyduğu güvenin içtenliğini İletmek isteriz diye başlayan ve Bundan sonraki dönemlerde de partimiz sizinle sırt sırta çalışmaktan şeref duyacaktır. Partimiz adına çalışmalarınızda başarılar diler, saygılarımızı sunarız Devrimci selamlar diye biten bir belge var. Doğu Perinçek, 23.03.2008 tarihinde yapılan sorgusunda: Bu belgeyle ilgili olarak 1998 yılında Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesinde yargılandım. Bu belgenin düzmece olduğu adli ekspertiz raporlarıyla saptandı. Devlet Güvenlik Mahkemesi, belgenin sahte olduğunu belirterek hakkımda aklama kararı verdi. Bu belgeyi düzenleyenler hakkında suç duyurusunda bulundum, kendileri hapis cezasıyla cezalandırıldılar demesine rağmen; hiçbir araştırma yapılmadan, gerçek bir belge imiş gibi suç delili olarak gösterilmiştir. Hâkimler ve Savcılar Kanununun savcı ve hakimler hakkında soruşturma yapılmasını Adalet Bakanının iznine tabi kılması; keyfi uygulamalara da izin verildiği şeklinde yorumlanamaz. Aşikâr şekilde suç işleyen savcı ve hakimleri himaye etmeye çalışmak, benzer suçları işlemeye devam etmelerini kolaylaştırmak demektir. Adalet Bakanına, Suçun işlenmesine yardım eden kişilere ilişkin TCKnun 39uncu maddesini bir daha okumasını öneriyorum. Ergenekon İddianamesini, hukukçularımızın bazılarından daha güzel değerlendiren kişiler de var. Bedri Baykam, Cumhuriyet Gazetesinde, 19.08.2008 tarihinde yazdığı yazıda, Mahiye Morgülün Bir Eğitimci Gözüyle Ergenekon İddianamesi başlıklı yazısına değinmiş. İşte bu muhteşem yazıdan bir bölüm: Bu iddianame ile, toplumsal tarihsel belleğimizde kaos yaratılmaktadı r. İddianamenin bizzat kendisi bir tür zihinsel kaos yaratma silahıdır. Sadece tutuklananlar değil, toplum olarak hepimiz aynı zihinsel saldırı altındayız Bu iddianamede, bütünsel olan hiçbir şey yok, paragraflar arasında bile bağlantı yoktur, parçalar orada burada uçuşuyor! Yani bütün iddialar, beyni dağıtmak üzere kurgulanmış!.. İddianamedeki tutarsızlıklara düzgün bir mantıkla cevap vermek mümkün değildir. Parçaları asla diğeriyle yan yana gelmeyecek bir pazıl konulmuştur önümüze ve acaba düzeltmeyi başarır mıyım diye oynadıkça, zihinde yaptığı tahribat derinleşecektir. Bence, bu bozuk pazıl aylarca sürdürülerek, en zihni açık insanların bile bundan zarar görmesi, bu iddianamenin arkasındaki güçlerin isteğidir. Hedefleri, ne olup bittiğini anlamakta zorlanan bir toplam yaratmak Vural SAVAŞ Onursal Yargıtay C.Başsavcısı Not: Kaynak: Sözcü Access to this profil is banned by "TELEKOMÜNİKASYON İLETİŞİM BAŞKANLIĞI" according to the order of: Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı, 10 Temmuz 2004 of 666.66.66.6666-153806.
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||